En Son Yorumlar
Hamilelikte Psikoloji

Gebelikte Stres Azaltıcı Yöntemler

Kadınların çoğu gebelik döneminde çeşitli düzeylerde stres yaşarlar. Genelde bebeklerinin sağlığı konusunda endişelenmeleri, maddi sorunlar, duygusal olarak yeterince destek alamamak, gebelik döneminde yaşanan çeşitli sağlık sorunu stres kaynaklarından bazılarıdır. Stres aslında gebelik döneminde normaldir. Fakat aşırı stres hem anne hem de bebek için sorular doğurabilir. Bu nedenle gebelik döneminde stres azaltıcı yöntemleri bilmek ve bunları uygulamak gerekir:   1. Gebelik döneminde hissettiğiniz duygularınız hakkında çevrenizdeki insanlarla konuşun. Eşinizle hislerinizi paylaşın. Sizi endişelendiren, stres yaratan durumları konuşun. Arkadaşlarınızla, aile yakınlarınızla ve hekiminizle de konuşabilirsiniz. Diğer insanlarla iletişim kurmak, paylaşmak gebelikte iyi bir stres azaltma yöntemidir.   2. Gebelikte kendinize mutlaka zaman ayırın. Bazen rahatlamaya, üzüntülerinizden, düşüncelerinizden bir an olsun sıyrılmaya ihtiyacınız olur. Kendinize zaman ayırarak güzel, keyifli şeyler yapmaya çalışın. Televizyon seyredin, sinemaya veya tiyatroya gidin, evde kitap okuyun, müzik dinleyin, alışverişe çıkın.   3. Gebelikte yeterli uyku uyumanız önemli. Uyku yetersizliği sizde strese neden olur. Bu nedenle özellikle gece uykunuzu yeterince almaya çalışın. Gün içinde kısa süreli şekerlemeler yapın. 4. Gebelikte stresinizi azaltmak için sizde stres yaratabilecek olaylardan veya konulardan uzak durmaya çalışın. Örneğin bazen gebelikte yaşanan genel sorunlar hakkında çok fazla bilgi sahibi olmak bile sizde gereksiz bir şekilde stres yaratabilir.   5. Gebelik döneminde çok fazla işe boğulmayın. Eğer bir işte çalışıyorsanız ve iş yükünüz fazlaysa işi yükünüzün azaltılmasını talep edebilir veya iş sürenizin kısaltılmasını isteyebilirsiniz. Evdeki işlerde ise eşinizden ve çevrenizdeki yakınlarınızdan yardım isteyin. Her işi kendiniz yapmaya çalışmayın.   6. Gebelikte dönemi kendinize gerçekten çok iyi bankanız gereken bir dönem. Bu dönemde sağlıklı beslenin, egzersiz yapın, sigaradan uzak durun, alkol kullanmayın, Bol yürüyüş yapın. Yoga ve meditasyonu deneyin. Tüm bunlar gebelikte daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.
Bebek Sağlığı

Yeni Doğan Bebeklerde Konjonktivit ( Pembe Göz )

Yeni doğan konjonktiviti nedir?   Yeni doğan konjonktiviti bebeğin gözlerindeki beyaz bölgenin tahriş olması veya enfeksiyonu sonucu gelişen bir durumdur. Buna pembe göz de denir. Genelde bebeğin ilk 1 aylık döneminde gelişir. Yeni doğan bebeklerde yaygın bir sorundur.   Konjonktivit belirtileri nelerdir?   Yeni doğan bebeklerde konjonktivit geliştiğinde gözlerin beyaz kısmında pembe veya kırmız renk oluşur. Işığa karşı duyarlılık Gözlerde irin ve akıntı oluşması Uykuda gözlerdeki irinden dolayı göz kapaklarının bir birine yapışması   Konjonktivit nedenleri nelerdir? Yeni doğan bebeklerde konjonktivit genelde aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır. Bebeğin göz damlası veya sabun gibi tahriş edici şeylere veya kimyasallara maruz kalması Gözyaşı kanallarında tıkanma Doğum sırasında annen geçen bakteri Doğum sonrasında bebeğin yakınındaki diğer kişilerden kapabileceği diğer bakteri ve virüsler. Diğer insnaların bebekle yakın temasında böyle bir virüs veya bakteri bulaşması olabilir. Konjonktivit vakalarında genelde sorun hafif şekilde yaşanır ve kendi kendine geçer. Fakat bazen daha ciddi bir şekilde de yaşanabilir. Örneğin annede cinsel yolla bulaşan bir hastalık varsa bu bebeğe geçebilir ve bebekte daha ciddi bir konjonktivit sorunu yaşanmasına yol açabilir. Bu cinsel yolla bulaşan hastalıklar gonore ( bel soğukluğu ) ve klamidya hastalıklarıdır. Gonoreden kaynaklanan konjonktivit vakalarında sorun hemen tedavi edilmezse bebeğin gözünde körlük gibi alıcı bir sorun gelişme riski de vardır. Doğum sırasında klamidya enfeksiyonuna maruz kalan bebeklerde sıklıkla konjontivit oluşur. Diğer yandan bu tür konjonktivit vakaları yeni doğan bebekte körlük gibi bir kalıcı soruna yol açmaz. Fakat bebekte 1-6 aylık arasında klamidya zatürresi oluşmasına yol açabilir. Zatürre bebekte öksürük ve nefes darlığına yol açar. Eğer doğumda veya sonrasında annede gonore virüsü tespit edilirse bebeğin hemen tedavisine başlamak gerekecektir. Bu bebekte konjonktiviti ve buna bağlı kalıcı görme sorunlarını  yardımcı olur. Bebek doğumda klamidya virüsüne maruz kalırsa bebekte enfeksiyon belirtileri için yakından takip gerekecektir. İlk haftada bebekte göz akıntısı olup olmadığı gözlenir. Eğer böyle bir belirti gözlenirse veya bebek iyi hissetmiyorsa hemen bebeğin hekimine danışmak gerekir.   Eğer annede yağılan testler negatifse yani herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalık yoksa fakat bebekte yine de kırmızı göz ve göz akıntısı oluşursa bebeğin hekimine danışılmalıdır. Bu başka bir enfeksiyonel durumun belirtisi olabilir.   Yeni doğan bebeğinizi korumak için ne yapabilirsiniz?   Yeni doğan bebeğinizde konjontiviti önlemek için veya bebeğinizi korumak için bebeğinizi soğuk algınlığı yaşayan diğer kişilerden korumaya çalışın. Bebeğinize dokunacak kişilerden öncelikle ellerinizi yıkamalarını isteyebilirsiniz. Bundan çekinmenize gerek yoktur. Çünkü soğuk algınlığı veya grip virüsleri bazen bebeklerde konjonktivite neden olabilir. Eğer mümkünse bebeğinizi 3 aylıktan önce soğuk algınlığı veya grip geçiren kişilerden tamamen uzak tutmaya çalışın.
Hamilelik Sorunları

Hamilelikte Sırt Ağrısı Nasıl Önlenir?

Hamilelik döneminde vücudunuzda bulunan ligamentler bu sürecin doğal bir sonucu olarak daha yumuşak ve gergin olur. Bu aslında vücudu doğuma hazırlamak içindir. Bu durum alt sırt bölgesindeki eklemlere ve pelvis bölgesine yük koyarak eklemleri zorlayabilir. Bu yük ve zorlama da sırt ağrıları yaşamanıza neden olabilir.   Hamilelikte sırt ağrılarını önlemek için   Hamilelik döneminizde sırt ağrısını önlemek için yaşabileceğiniz bazı şeyler vardır. Aşağıdaki önlemleri uygulayarak hamileliğinizde sırt ağrılarını önlemeye yardımcı olabilirsiniz.   1. Ağır şeyler kaldırmaktan kaçının. 2. Yerden bir şey alırken sırtınızı eğerek değil dizlerinden bükülerek yere eğilin ve yerdeki şeyi alın. 3. Hamileliğinizde omurganızı bükmemek için etrafınızda dönerken ayaklarınızı döndürerek dönün. Vücudunuzu döndürmeyin. Yani ayaklarını hareket ettirerek vücudunuzun yönünü değiştirin. 4. Vücut ağrılığınızı yere eşit olarak dağıtmak için olabildiğince düz topuklu bir ayakkabı giyinin.Yüksek topuklu ayakkabılardan uzak durun. 5. Eğer çalışıyorsanız mümkün olduğunca eğilmemeye çalışın. Yani vücudunuz mümkün olduğunca düz duralıdır. Bunun için daha yüksek bir yerde çalışmayı deneyin. 6. Otururken sırtınızı iyi destekleyin. Düz oturmaya çalışın. 7. Mutlaka iyi dinlenin. Özellikle hamileliğinizin sonları yaklaşırken iyi dinlenmeye çalışın. 8. hamileliğinizde sırt ağrılarını hafifletmek ve önlemek için yatağınızın da sıkı olması faydalı olacaktır. Eğer yatağınız çok yumuşaksa bunu daha sıkı hale getirmek için altına bir sunta parçası yerleştirin. 9. Masaj yaptırın. Masaj hamilelikte sırt ağrılarına iyi gelir. 10. Aquarobik, akupunktur, sıcak paket uygulaması, yürüyüş yapma gibi yöntemleri deneyin. Bunlar sırt ağrılarını önlemeye ve hafifletmeye yardımcı olur.   Hamilelikte Sırt Ağrısı Nasıl Hafifletilir?
Çocuk Sağlığı

Çocuklarda Sıvı Eksikliğini Önlemek İçin

Sıvı eksikliği her ne kadar tüm yaş gruplarındaki insanlar için ciddi bir durum olsa da küçük çocuklara için daha ciddi bir durumdur. Küçük çocukların beslenme ve sıvı ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamak gerekir. Bu uygun bir şekilde büyümeleri ve gelişmeleri için gereklidir. Çocuklarda sıvı eksikliğini önlemek için aslında yapılabilecekler basittir.   Aşağıdakileri uygulayarak çocuğunuzda olası bir sıvı eksikliğini önleyebilirsiniz.   1. Çocuğunuza bol sıvı içirin. Su, meyve suyu gibi herhangi bir sıvı eksiliğini önlemeye yardımcı olacaktır. Tabi sıvı eksikliğini önlemede su en iyi tercihtir.   2. Her zaman el altında bir şişe su bulundurun. Özellikle sıcak yaz aylarında çocuğunuz oldukça terler ve su kaybeder. Bunu ikame etmek için eliniz altında bir şişe su bulundurun ve çocuğunuza içirin.   3. Çocuğunuzu bir oyun zamanındaysa, oldukça hareketli bir zaman geçirdiyse oldukça enerji harcamıştır ve su kaybetmiştir. Özellikle yaz aylarında bu daha fazla olabilir. Su kaybını önlemek için daha fazla su içmesini sağlayın.   4. Özellikle sıcak havalarda çocuğunuzun diyetinde su düzeyi daha yüksek besinlere yer verin. Karpuz, kavun, üzüm gibi meyveler su düzeyi yükse besinlerdir. Çocuğunuzun vücudundaki su düzeyini dengede tutmaya yardımcı olurlar.   5. Eğer çocuğunuz kusmuşsa, ishal veya ateş gibi bir sorunu varsa ona bol su içirin. Çünkü bu sorunlar çocuğunuzun su kaybetmesine yol açar. Su kaybını önlemek için bol su içirin. Eğer çocuğunuz su içmeyi reddediyorsa bunun sebebi bir boğaz ağrırı veya yutmakta zorlanması olabilir. Eğer çocuğunuz su içmeyi reddederse çocuğunuzu hekime gösterin.   6. Çocuğunuzdaki sıvı eksikliği belirtilerine dikkat edin. Küçük çocuklardaki sıvı eksikliğinde dudaklarda kuruma, ağlarken göz yaşı çıkmaması, idrarın koyu gelmesi, 6 saatte hiç idrar yapmaması ev genel bir uyuşukluk gibi belirtiler görülür. Çocuktaki sıvı eksikliğinin ciddi belirtileri ise el ve ayaklarda soğuma, aşırı uykulu görünme ve batık gözlerdir. Eğer çocuğunuzda bu tür sıvı eksiliği belirtileri görürseniz onu hekimine gösterin.   7. Eğer çocuğunuz çok su kaybettiyse bir elektroilit sıvı satın alın. Elektrolit sıvı, sıvı dengesini sağlamaya yardımcı olacaktır. Çoğu eczanede farklı markalarda bu sıvılardan bulabilirsiniz.   Çocuğunuzun sıvı ihtiyacını karşılamak için ona enerji içeceklerinden vermeyin.
Hamileliğe Fiziksel Hazırlık

Başarısız Tüp Bebek Sonrası

1) Başarısız Tüp Bebek Sonrası Deneme Yapılır mı?   Evlenip yuva kuran her çift evliliklerinin ardından kısa veya uzun bir süreç geçirdikten sonra yuvalarının neşe kaynağı olacak bir çocuk sahibi olmayı planlar. Kimi çiftler bu planlarını kısa bir vadede doğal yolla gerçekleştirebilirken; kimileri içinse bu durum o kadar kolay olmamaktadır. Maalesef ki her çift doğal yolla bebek sahibi olamamaktadır. Bu durumu belirleyen pek çok faktör vardır. Ancak bebek sahibi olmayı engelleyen bir takım faktörlerin önüne tüp bebek tedavisi yöntemi ile geçilerek çocuk sahibi olunabilir.   2) Her çift tüp bebek tedavisi için uygun mudur?   Doğal yollarla gebe kalamamış, nedeni belli olan ya da olmayan kısırlık tedavisinde en başarılı yöntemlerden biri olan tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu yöntemle çocuk sahibi olabilmeleri için de bir takım koşulların bu tedaviye uygun olması gerekmektedir. Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen sebeplerin en başında yaş faktörü bulunmaktadır. Yaş dışında tüp bebek tedavisinde başarı oranını etkileyen diğer faktörler; erkekten alınacak olan sperm durumu, kadının yumurtalarının kalitesi ve kadının rahiminde problem olup olmaması durumudur.   Günümüzde yeni geliştirilen yöntemler ve uygulamalar neticesinde başarı oranı giderek artış gösteren tüp bebek tedavisinin ilk denemesinde eğer başarılı bir netice alınamazsa yeni tüp bebek denemeleri yapılabilir. Çiftler açısından bakıldığında tüp bebek tedavisi biraz meşakkatli bir süreç olsa da, çocuk özlemini giderebilecek umut kaynağı olan bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir.   3) Tüp bebekte başarı şansı kaçtır?   Tüp bebek tedavisinde ilk deneme sonrasında çiftler; gebelik elde etme oranını % 100 olarak görmemelidir. Tüp bebek tedavisinin ilk denemesinde her zaman başarılı netice alınamayabiliniyor. Ancak bu tedavinin sonu değil. İlk tüp bebek tedavisi bitmiş ve başarılı bir sonuç elde edilememiş olabilir ancak yeni bir tüp bebek tedavisi sizi bekliyor. Bu deneme ile gebelik elde edebilirsiniz. Çocuk hayalinize; ikinci veya diğer tüp bebek denemenizde kavuşabilirsiniz.   4) Tüp bebek tedavisinin ilk neticesinde olumlu sonuç alamayan çiftlerin aklında hep aynı soru: Başarısız Tüp Bebek Sonrası Deneme Yapılır mı?   Bu yazımızda çiftlerin merakla yanıt aradığı bu sorunun yanıtı yazımızın devamında yer almaktadır.  Başarısız Tüp Bebek Sonrası Deneme Yapılır mı? konulu yazımızın devamını okumanızda fayda var.   Çiftler başarısız ilk deneme sonrası yapılan yeni tüp bebek denemelerinde çocuk sahibi olabilir. Çiftlerin bu durumda birbirlerine karşı anlayışlı olması ve çocuk sahibi olma konusunda umutlarını yitirmemeleri oldukça önemlidir.   5) Eşler bu durumda nasıl davranmalı?   Tüp bebek tedavisinde eşlerin birbirini motive etmesi gereklidir. Aksi halde ilk tüp bebek denemesinde başarısız netice alınırsa ikinci denemenin başarılı neticeleneceğine karşı olan inanç düşer ve psikoloji elbette ki tedaviyi de etkiler. Tüp bebek tedavisinin kaç kez deneneceği hakkında belirlenen net bir sayı bulunmamaktadır. Çiftlerin isteği, doktorun öneri ve çiftlerin sağlık durumuna bağlı olarak yeni tüp bebek denemeleri yapılabilir.   6) Başarısız denemenin ardından   Her yeni tüp bebek tedavisinin arasında minimum 1 aylık bir süre bırakılarak, çiftlerin hazır olduğunda tüp bebek tedavisinin tekrar yapılmasında mahsur yoktur. Ancak bu süre uzun olmamalıdır. Çünkü yaş ilerlemesi tüp bebek tedavisindeki başarıyı olumsuz etkileyen bir durumdur.   7) Başarı durumu nasıl bir tabloda ilerler?   Uzmanlar her yeni tüp bebek denemesinde başarı oranının diğer tüp bebek tedavisine oranla yarısı kadar azalacağını öngörmüştür. Fakat daha önce uygulanan tüp bebek tedavilerinde gözden kaçmış tüp bebek tedavisindeki başarıyı etkileyen faktörlerin varlığı unutulmamalıdır. Eğer bu tip bir durum söz konusu ise yani daha önceki tüp bebek tedavilerinde bazı problemler saptanamamış ve bu problemler baz alınarak tüp bebek tedavisi uygulanmamışsa başarısız netice elde edilmesi normaldir.   8) Tüp bebek tedavisinde 2. Denemede başarı şansı yüksek midir?   Yeni tüp bebek denemesinde olası bu problemler saptanarak başarı elde etme oranı artırılabilir. Özetle ilk tüp bebek denemesinin başarısızlığının nedenini araştırmak ve ikinci yapılacak olan denemede bu nedeni dikkate alarak yaklaşmak; ikinci tüp bebek denemesi ile hamileliğin oluşmasını mümkün kılmaktadır.   Kaynak: http://www.cemficicioglu.com.tr/tup-bebekte-basarisizlik-nedenleri
Hamilelikte Güzellik ve Bakım

Hamilelikte Saç Boyatmak Güvenli Mi?

Hamilelikte saç boyatmanın güvenli olup olmadığı konusunda tam bir görüş birliği olmamakla birlikte uzmanlar da bu konudan tam olarak emin değildirler. Genel olarak hamilelikte saç boyatmamak daha sağlıklı bir tercihtir. Öte yandan hamilelikte saç boyatmanın güvenli olabileceği söyleye sınırlı sayıda araştırma da bulunmaktadır. Fakat saçlarını boyatmak isteyen hamile kadınlar için hamileliğin ilk 3 ayında bu işlemden kaçınmaları tavsiye edilmektedir.   Saç boyalarının saç derisi tarafından emilebileceği ve böylelikle vücuda nüfuz edebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle birçok hekim de hamilelik döneminde kadınların saçlarını boyatabilecekleri konusunda tereddütte kalmakta ve konuda net bir tavsiyede bulunmamaktadır.   Hamileliğin ilk 3 aylık dönemi bebeklerin gelişimi için çok önemlidir ve bebekler bu ilk 3 aylık dönemde oldukça savunmasızdırlar. Bu nedenle hamilelikte saç boyatmak isteyen kadınlar bebeklerini de düşünerek en azından ilk 3 ay bu isteklerinden vazgeçmelidirler. Bunu iki ve hatta üçüncü 3 aylık döneme bırakmalarında fayda vardır.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: