En Son Yorumlar
Hamilelik Sorunları

Hamilelikte Hemoroit Tedavisi

Hamilelik döneminde yaşanma riski artan komplikasyonlardan birisi de hemoroitlerdir. Hemoroitler anüs ve rektumda oluşan şişmiş damarlar ve buradaki kaşıntı, ağrı ve kimi zaman kanamalardır.   Hamilelikte hemoroit tedavisi için şunları yapabilirsiniz. Bunlar hemoroit belirtilerinizi hafifletmeye yardımcı olacaktır.   1. Sıcak su içine oturun. Küveti sıcak suyla doldurun ve içine oturarak. Bunu günde birkaç defa tekrarlayın. Her seferinde bir 10. kadar oturmuş olun.   2. Hamilelikte hemoroit tedavisi için hamamelis kullanın. Bir parça pamuğu hamamelis suyunun içine batırın ve buna anal bölgenize uygulayın. Pamuğu sık sık değiştirin.   3. Hamilelikte hemoroit tedavisi için buz kullanın. Günde birkaç defa anüse buzlu soğuk kompres uygulayın. Bu şişmeyi rahatlatacaktır.   4. Anal bölgenizi temiz tutun. Islak bir mendille temizliğinizi yapın. Sonra tuvalet kağıdıyla kurutun. Parfüm ve alkol içermeyen ürünleri tercih edin. Veya hemoroit sorunu olan kişiler için özel yapışmış ilaçlı mendiller kullanın.   5. Uzun süre oturmaktan kaçının. Uzun süre oturmanız anüs ve rektumdaki damarlara baskı yapar. Olabildiğince yan tarafınıza doğru oturun. Uyurken de sol yanınıza doğru uyuyun. Eğer oturuyorsanız sık sık ara verin ve biraz ayağa kalkarak gezinin.   6. Hamilelikte hemoroit tedavisi için otc bir ürün kullanın. Bunun için hekiminize danışın. Hekiminiz hamilelikte güvenle kullanılabilen bir hemoroit kremi tavsiye edebilir. Hemoroit kremleri sorunun altında yatan nedeni ortadan kaldırmazlar. Sadece var olan hemoroitlerin yarattığı ağrı, acı ve kaşıntı gibi belirtileri hafifletebilir.   Hamilelikte hemoroiti önlemek veya hafifletmek için şunları da yapın:   Hamilelik diyetinizde lif oranı yüksek besinlere mutlaka yer verin. Bol su ve diğer sıvılardan için. Düzenli olarak egzersiz yağın ve biraz daha aktif olun. Sürekli hareketsiz kalmayın. Dışkı yumuşatıcı ve lif desteği kullanmak için hekiminize danışın.   Eğer kendi kendinize uyguladığınız yukarıdaki önlemler işe yaramazsa veya hemoroitler daha da kötü hale gelirse mutlaka hekiminize danışın. Hekiminiz reçeteli bir ilaç reçete edebilir. Hemoroitler genelde doğum sonrasında ortadan kaybolurlar. Eğer doğum sonrasında da devam ederlerse hekiminiz cerrahi bir operasyon tavsiye edebilir.
Güzellik ve Bakım

Pürüzsüz Bir Cilt İçin Vitaminler

Tükettiğiniz besinler sizi içten olduğu kadar dışınızdan da etkiler. Pürüzsüz ve temiz bir cilde sahip olmak için besinlerin iyileştirici ve önleyici gücünü hafife almamalısınız. Örneğin sebze ve meyveler cildinizin sağlıklı ve güzel kalması için hayati önemde vitamin ve mineraller içerir. Aynı zamanda sebze ve meyveler sindirim sisteminizi de iyi temizler ve iyi çalışmasına yardımcı olurlar.   Sağlık için olduğu kadar cildinizin sağlığı ve pürüzsüzlüğü için önemli olan vitaminler ve mineraller şunlardır:   A vitamini   A vitamini cildinizin sağlığı ve gelişimine yardımcı olur. Güçlü bir antioksidan özelliği vardır. Bu yönüyle A vitamini cildi serbest radikallerden korur ve temizler. A vitamini cildin erken yaşlanmasını önler. Ciltte sebum üretimini azaltmaya yardımcı olur. Ciltteki akne gibi oluşumların en temel nedeni ciltteki aşırı sebum üretimidir.   E vitamini   E vitamini de aynı A vitamini gibi vücuttaki serbest radikallerle mücadelede rol oynar. Önemli bir antioksidan vitamindir. E vitamini sık sık güzellik ürünlerinde kullanılmaktadır.   B kompleks vitaminleri   B komplex vitaminleri hücrelerin yenilenmesi için gerekli olan 7 farklı vitamini içermektedir. B1 ve B3 vitaminleri cilt sağlığı için gerekli olan kan dolaşımını düzenlemeye yardımcı olur. B2 vitamini cilt, saç ve tırnakların sağlıklı gelişimi için faydalıdır. B2 vitamini eksikliğinde ciltte yağlanma, ağız çevresindeki cilt bölgesinde çatlamalar gibi sorular oluşur. B5 vitamini hormon üretimini düzenler, strese iyi gelir. Bilindiği gibi bu etkenler ciltte sorunlar oluşmasına yol açabilmektedir. B6 vitamini eksikliğinde ciltte kuruma ve çatlaklar, egzama ve pigmentasyon sorunları oluşabilir.   C vitamini   C vitamini ciltte kolajen üretimi için gereklidir. Kolajen cilde elastikiyetini veren ve ciltte bulunan bir proteindir.   Beta karoten   Beta-karoten serbest radikallerin cilde vereceği zarar karşı mücadele eder.   Silika ( silikon dioksit)   Silika saç ve cilt gibi bağ dokularında bulunan bir mineraldir. Vücutta tırnak, saç ve cilt sağlığı için bulunması gereken bir mineraldir. Vücudun kolajen üretimine de katkı sağlar.     Çinko   Çinko minerali ciltte iltihaplanma ve alevlenmeleri önlemeye yardımcı olur. Çinko ayrıca yara izlerinin kapanmasına ve cildin daha çabuk iyileşmesine katkı sağlar.
Bebeklerde Beslenme

Anne Sütünü Azaltan Etkenler

Eğer bebeğinizi emziriyorsanız ve sütünüz yetersiz geliyorsa muhtemelen yaptığınız bazı yanlışlar anne sütünüzün azalmasına neden olmuş olabilir. Genelde anne sütün azaltan etkenler aşağıda belirtilmiştir. Bunlara dikkat ederek aslında anne sütünü artırmak için de bir adım atmış olursunuz.   Bebeği mamayla beslemek   Emzirme döneminde bebeğin sürekli veya arar ara mamayla beslenmesi anne sütünü azaltan bir etkendir. Çünkü anne sütünün artırılması için bebeğin düzenli olarak emzirilmesi gerekir. Düzenli emzirilme yapılmadığı zaman anne sütü üretimi yetersiz olur.   Emzirme sıklığının az olması   Anne sütünü azaltan diğer bir etken emzirme sıklığının seyrek olmasıdır. Normalde yeni doğan bebekler orta ama 3 saatte 1 defa emzirilmeye ihtiyaç duyarlar. Bu düzendeki bir emzirme sıklığı annenin süt üretimini de artırır. Tam tersinde ise emzirme sıklığının seyrek olması süt üretimini azaltır.   Bebeği kısa süreyle beslemek   Bebeği kısa süreyle beslemek sütü üretimini olumsuz etkileyen bir faktördür. Örneğin bebeğin 5 dk süreyle emzirme kısa bir emzirme süresidir. Bu hem bebeğin yeterince beslenmesini önler hem de süt üretimini engeller. Süt üretiminin iyi olması için bebeği yeterince emzirmek gerekir. Bu da 20 dk kadar bir süre alabilir.   Bebeğin emzik kullanması   Her bebekte olmasa da bazı bebeklerde sürekli bebeğe emzik vermek bebeğin annesinden emme içgüdüsünü biraz olumsuz etkileyebilir. Emzik emmeyle vakit geçiren bebek emme duygusunu biraz bastırdığı için annesinden emme konusunda uzun bir çaba göstermeyebilir. Bu da anne sütünü azaltabilir.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Muz Alerjisi

Besin alerjisi bebeklerde en sık yaşanan alerjik sorunlardan birisidir. Özellikle 6. aydan itibaren ek besinleri almaya başlayan bebeklerde besin alerjileri görülebilmektedir. Muz alerjisi de bebeklerde yaşanan bir tür besin alerjisi çeşididir.   Bebeklerde muz alerjisi hangi belirtilerle kendini gösterir?   Cilt reaksiyonları   Bebekte muz alerjisi yaşandığı zaman bunu ciltteki bazı belirtilerle gösterebilmektedir. Bebeğin cildinde muz yemekten dolayı kurdeşen, kaşıntı, egzama, dil-yüz-ağız bölgesinde şişme gibi belirtiler görülebilir.   Mide-bağırsak sorunları   Muz alerjisi kendisini bebekte mide bağırsak sorunları olarak da gösterebilir. Örneğin mide bulantısı, kusma, ishal, karında ağrı gibi belirtiler muz alerjisi geçiren bebekte yaşanabilir.   Kardiyovasküler sorunlar   Muz alerjisi bebeğin kardiyovasküler olarak da etkileyebilir. Bebekte bayılmalar görülebilir. Muz yiyen bebek alerjik reaksiyondan dolayı bayılma yaşayabilir.   Solunum problemleri   Muz alerjisi bebekte solunum problemlerine neden olabilir. bebek muz yedikten sonra ortaya çıkan alerjik tepkiler kendisini solunumda zorlanma, hırıltı, burun tıkanıklığı ve burun atkısı gibi belirtilerle gösterir.   Bebekte muz alerjisi nasıl teşhis edilir?   Bebeklerde muz alerjisi teşhisi belirtilere bakılarak koyulur. Hekim bebeği inceler ve muz alerjisi belirtileri konusunda sorular sorar. Bunun yanında aile sağlık geçmişi ile ilgili de sorular sorar. Örneğin aile de muz alerjisi yaşayan başka kişilerin olup olmadığını öğrenmek ister.   Bir bebek muz yedikte sonra alerjik belirtiler görülürse, diğer başka besinlere de alerjik belirtiler gösterebilir. Çünkü muz alerjisi yaşayan bazı bebeklerde başka besinler açısından da alerjik reaksiyonlar görülebilir. Kivi, domates, avokado bu besinler arasındadır. Yani muza alerji gösteren bebek bu besinlere de alerji gösterebilir.
Hamilelikte Sağlık

Hamilelikte Sigara Bebeğin Kilosunu Etkiliyor

Eğer sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek istiyorsanız bu süreçte sağlıklı seçimler yapmanız gerekiyor. Bunlardan birisi de sigarayı bırakmak olmalı. Sigara hamilelikte hem kendi sağlığınız hem de bebeğinizin sağlığı için oldukça risk teşkil etmekte.   Nitekim Valencia Üniversitesi bu konuda bir araştırma yaptı. Yaptığı araştırmada sigaranın hamilelikte anne karnındaki bebeği nasıl etkilediğini inceledi.   Bu amaçla bilim insanları hamilelikte sigara içen anne adaylarıyla, sigara içmeyen anne adaylarının doğan bebeklerinin sağlık bilgilerini incelediler.   İnceleme neticesinde hamileliğin özelikle ilk 3 ayında sigara içen kadınların bebekleri doğdukları zaman, diğer bebeklere göre daha düşük kilolu doğduğu saptandı.   Bilim insanları hamilelikte sigara içmenin bebeğin doğum kilosunu olumsuz etkilemesinin yanında başka sorunlara da neden olabildiğini belirtiyorlar.   Hamilelikte sigara içmenin başka zararları da bulunuyor. Erken doğum, ani bebek ölümü gibi önemli riskler barındırıyor. Ayrıca hamilelikte sigara içen kadınların bebeklerinde hastalık oluşma riski de artıyor.   Hamilelikte sigara içen kadınların çocuklarında öğrenme zorlukları, dikkat eksikliği gibi sorunlar da görülebiliyor.   Bilim insanlar hamilelikte sigara içmenin yanında sigara dumanına maruz kalmanın da yani pasif içiciliğin de zararlı olduğu belirtiyorlar. Hamile kadınlar sigaralı ortamlardan mutlaka uzak durmalılar.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Kusma, Nedenleri, Tedavisi Ve Önleme

Bebeklerde kusma nedenleri nelerdir?   Bebekler çeşitli nedenlerden dolayı kusabilirler. Örneğin bir bebek ağlarken bile kusabilir. Kusma genelde bebek için ciddi bir durum değildir. Fakat kusan bir bebekte bazı belirtilerin ortaya çıkması hemen müdahale edilmeyi gerektirebilir. Bebeklerde kusma nedenleri genelde şunlardır:   1. Beslenme problemleri: Bebeklerde ilk birkaç ay içinde görülen kusma vakalarının temel nedeni genelde beslenme problemleriyle ilgilidir. Örneğin bebeği aşırı yedirmek bebeğin kusmasına yol açabilir. Bebekte hazımsızlık yaşanması da kusmaya neden olabilir. Bebeğin anne sütündeki veya mamadaki proteinlere alerji göstermesi ise daha az görülen bir durumdur ve bu da kusmaya neden olabilir.   2. Viral veya bakteriyel enfeksiyon: Bebeklerde ilk birkaç ayda görülen kusma vakalarının nedenlerinden birisi mide gribi gibi bir bağırsak hastalığı olabilir. Bir virüs veya bakteri bebeğin mide-bağırsak sistemini enfekte edebilir. Bu durumda bebekte ishal, iştah kaybı, karın ağrısı ve ateş belirtileri de görülebilir. Bu şekildeki kusma genelde 12-24 saat içinde durur.   3. Diğer enfeksiyonlar: Bebekte solunum yolu enfeksiyonu özelikle öksürme yoluyla kusmasına yol açabilir. İdrar yolu enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonu da mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir. Zatürre, menenjit, apandisit, reye sendromu da diğer enfeksiyonel hastalıklardandır.   4. Pilor stenozu: Pilor stenozu denilen durum bebeğin özellikle ilk birkaç haftalık döneminde meydana gelir. 6 aylıktan sonraki bebeklerde nadir görülür.   5. Diğer kusma nedenleri: Zehirli maddeler, besin zehirlenmesi, bebeğin aşırı ağlaması diğer kusma nedenleri arasındadır.   Bebek kusarsa ne zaman acil servisi aramak gerekir?   Bebeğin kusması genelde önemli bir soruna işaret etmez. Fakat bazen bazı vakalarda bebeklerde kusma ciddi bir hastalığın da belirtisi olabilmektedir.   Bebek zor solunum yapıyorsa Bebekte şiddetli sıvı eksikliği belirtileri varsa.   Bebekteki şiddetli sıvı eksikliğinde içe çökmüş gözler, eller ve ayaklarda soğuma ve benekler oluşması, aşırır, uykulu bir görünüm, mızmızlık, bıngıldakların içe çökmesi, ciltte solgunluk, ağız kısımlarında kuruma v.b. belirtiler görülürse hemen 112 acil servisi arayarak yardım istemek gerekir.   Bebek kusarsa ne zaman bebeğin hekimini aramak gerekir?   Bebeğin 24 saatten daha uzun bir süredir kusması Bebekte sıvı eksikliği belirtileri başlarsa ( Sıvı eksikliğinde bebeğin idrar yapma sıklığı ve miktarında azalma olur. Bebek 6-8 saatten daha uzun bir süre altını ıslatmaz. ) Bebeğin kusmuğunda kan varsa Bebek 1,5 saattir bir şey yememesine rağmen şiddetli ve sürekli kusuyorsa Bebeğin cildinde veya gözlerinin beyazında sararma varsa ( Bu sarılık belirtisi olabilir )   Bebek kustuktan sonra sıvı eksikliği nasıl önlenir?   Kusan bir bebekte en önemli risklerden birisi bebekte sıvı eksikliği yaşanmasıdır. Bu nedenle kusan bir bebekte sıvı eksikliğini önlemek gerekir. Sıvı eksikliği bebeklerde ciddi bir sorundur.   Bebek kustuktan sonra kaybettiği sıvıları geri alması için bebeğe elektrolit solüsyonu verilir. Bu tür elektrolit solüsyonlarını eczanelerde bulmak mümkündür.   Bebek sık sık kusuyorsa elektrolit solüsyonunu içmesi konusunda bebeği zorlamamak gerekir. Bebek sakinleştikten sonra vermek daha uygundur. Elektrolit solüsyonu bebeğe yavaşça ve sık aralıklarla verilmelidir. Birkaç saat için her 10 dakikada 1 çay kaşığı kadar verilmelidir. Daha sonra bebek bunu tolere ettikçe bu miktar her 5 dakikada 2 çay kaşığına çıkarılır. Bebeğin kusması hafifleyene kadar yavaşça ilerlemeye devam etmelidir.   Meyve suları bebeğin kusmasını daha kötü yapabilir. Özellikle kusmanın yanında ishal de varsa meyve suyu verilmemelidir. Fakat bebek meyve suyunu içmek için biraz daha büyükse biraz meyce suyu da verilebilir. Fakat meyve suyunu fazla vermekten kaçınmak gerekir. Meyve suyunu bebeğe suyla sulandırarak vermek daha doğrudur. Bebeğe su veya gazlı içecek verilmemelidir.   Eğer bebeğin durumu iyi görünürse bebeği emzirmeye veya mama ile beslemeye devam edilebilir. Tabi bu konuda bebeğin iyi olup olmadığı konusunda bebeği iyi gözleyip, işaretleri iyi almak gerekir.   Bebek kusarsa bebeğe ilaç verilir mi?   Kusan bir bebeğe hekime danışmadan ve hekim tavsiye etmeden asla reçeteli veya reçetesiz ilaç verilmemelidir. Bebeğe asla aspirin verilmemelidir. Aspirin bebeklerde reye sendromu denilen hastalığına neden olabilir. Reye sendromu nadir görülen fakat potansiyel olarak ölümcül bir hastalıktır.   Bebek kustuktan sonra bebeğe ne zaman katı besin verilebilir?   Bebeğin kusması azaldı veya durduysa ve bebeğin iştahı yerine geldiyse bebeğe katı besinler verilmeye başlanabilir. Tabi bebeğin ek besinleri almaya başlamış olması gerekir. Bebeğin normal diyetine mümkün olan en kısa sürede devam etmesi mide sorunlarını iyileştirmeye yardımcı olmaktadır. Çünkü bebeğin vücudundaki enfeksiyonlarla mücadele edebilmesi için gerekli besinleri almaya ihtiyacı vardır.   Bebekte kusmayı önlemek için ne yapılabilir?   1. Bebekler genelde beslendikten sonra kusmaya daha meyillidir. Eğer bebek genelde her beslendikten sonra kusuyorsa bu durumda bebeği bir seferde daha az ve daha sık aralıklarla beslemek daha uygun olacaktır. Ayrıca bebeğin hem beslenme sürecinde hem de beslendikten sonra gazını çıkartmak gerekir. Bebeğin sallamamak, zıplatmamak gerekir. Bebek beslendikten hemen sonra çok hareket ettirilmelidir. Bebek beslendikte sonra mümkün olduğunca dik tutulmalıdır.   2. Bebekte çok balgam ve mukus oluşuyorsa bu kusmasına neden olabilir. Bu durumda burnunu temizlemek için bir ampul şırınga kullanılır. Bebek bu uygulamadan pek hoşlanmayabilir fakat ağrı veya acı veren bir uygulama değildir. Bebek bu yöntemle rahatlayabilir.   3. Bebekle arabada uzun bir seyahat yapılıyorsa bebeğin mide bulantılarını azaltmak için sık sık aralar verilmeli ve bebeğin temiz hava alması sağlanmalıdır. Ayrıca bebekte sıvı kaybını önlemek için bebeğe sıvı verilmelidir. Eğer bebek sadece anne sütüyle besleniyorsa daha sık emzirilmelidir. Eğer bebek katı besinleri almaya başladıysa seyahat öncesi bebeğe biraz atıştırmalık besin verilmelidir.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: