En Son Yorumlar
Yeni Doğan Bebekler

Yeni Doğan Bebeklerde Otizm Belirtileri

Otizm dil, sosyal beceriler ve uygun davranışlar konusunda sorunlar yaşanmasına neden olan nörolojik bir bozukluktur. Otizm genelde 3 yaş civarlarında teşhis edilir. Fakat tarama araçlarındaki her geçen gün olan gelişmeler otizmin daha erken dönemlerde teşhis edilmesine de imkan sağlamaktadır.   Yeni doğan bebeklerin beceri gelişimleri oldukça incedir ve yeni doğanlarda otizm belirtilerini anlamak zordur. Otizm teşhisi koyulan birçok çocukta bebeklik dönemi boyunca otizm belirtileri görünmez.   Sosyal gelişimleri: Bebekler doğumdan 3 aylık olana kadar birçok davranışı öğrenirler. Sosyal davranışlar gülümseme, diğer insanlarla oyun oynama, odadan birisi çıktığı zaman ağlama, oyun durduğu zaman ağlama gibi davranışlardır. Bu gibi sosyal davranışların olmaması bebekte otizm belirtisi olabilir.   Hareketler: 3. aydan itibaren bebekler daha hareketli olurlar. Bebeklerin hareket gelişimleri başını kaldırma, yüz sütü uzanırken göğsünü kaldırma, ellerini açma ve kapama ve oyuncakları yakalama şeklindedir. Bu hareketlerinde yokluğu bebekte bir sorunu olabileceğini gösterdiği gibi normal de olabilir. Eğer bebekte bu hareketler yoksa bebeğin hekimine danışmakta fayda vardır.   Görsel ve işitsel belirtiler: 3 aylıktan itibaren bebekler hem seslere hem de görsel şeylere genelde cevap verirler. Yüzleri izleme, hareketleri takip etme, hareketli cisimleri izleme, tanıdık yüzleri tanıma, sese doğru dönme ve kendi kendine mırıldanma gibi davranışları genelde yapması beklenir.   Uyarı işaretleri: Bir bebek belli bir aya gelmesine rağmen eğer gürültülü seslere dönüp bakmıyorsa, hareketleri şeyleri takip etmiyorsa, oyuncakları elleriyle kavrayamıyorsa, başka insanları takip etmiyor ve onları taklit etmiyorsa, bir şeye dikkat göstermiyorsa ve hala belli basit becerileri yerine getiremiyorsa bunlar otizm için uyarı işaretleri olabilir.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Egzama, Belirtileri, Nedenleri Ve Tedavisi

Egzama bebeklerde yaygın görülen cilt sorunlarından birisidir. Özelikle doğduktan sonra ilk birkaç aylık süreçte daha sık görülmektedir. Bebeğinizin yaşadığı cilt sorununun egzama olup olmadığından emin değilseniz aşağıdaki sorular ve yanıtları size yardımcı olacaktır:   Bebeklerde egzama belirtileri nelerdir, nasıl anlaşılır?   Bebek egzaması aynı zamanda atopik dermatit olarak da bilinmektedir. Çocukların %10 – 15 inde görülmektedir. Bebeğin cildinde kırmızı cilt lekeleri olarak görülür. Ciltte kaşıntı, kuruma olur ve cilt pürüzlü görünür.   Egzama bebeğin vücudunda herhangi bir yerde görülebilir. Fakat çoğunlukla bebeğin yanaklarında, kol ve bacak eklem yerlerinde oluşur.   Bebeklerde egzama sorunu konak veya diğer kırmızı ve kaşıntılı cilt sorunlarıyla karıştırılabilmektedir.   Bebeklerde neden egzama olur?   Bebeklerde egzamanın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat bağışıklık siteminin sabunlara, kremlere, çeşitli alerjenlere, deterjanlara, strese, sıcağa ve terlemeye bir reaksiyonu olduğu düşünülmektedir. Bir de anne veya babada egzama sorunu varsa bebekte de egzama görülme ihtimali diğer bebeklere göre daha yüksektir. Yani kalıtım faktörü de egzamada rol oynayabilmektedir.   Cildin koruma kalkanındaki bozulmalar cildi dışarıdan gelen etkenlere karşı daha korumasız yapmaktadır ve bu da bebeklerde egzama için bir risk teşkil etmektedir.   Bebeklerdeki egzama kendi kendine geçer mi?   Egzama sorunu görülen bebekler ve çocuklar okul çağına geldiklerinde bu sorunu atlatmaktadırlar. Yani egzama sorunu ile büyüyebilmektedirler. Fakat bazı çocuklarda ise egzama yetişkinlik döneminde de devam edebilmektedir ve cilt kuruluğu – kaşıntı sorunu uzun yıllar devam edebilmektedir.   Bebeklerde egzamayı tetikleyen etkenler nelerdir?   Her bebekte egzamayı tetikleyen etkenler farklı olabilir. Fakat genelde egzamayı tetikleyeni belli başlı temel etkenler bulunmaktadır. Bunlardan kaçınmakta fayda vardır.   1. Ortamdaki nem eksikliği, kuru havaya ve dolayısıyla bebekte cilt kuruluğuna neden olabilir. Kuru havalar bebekte egzamayı tetikleyebilir. Kuruyan bebek cildinde diğer bir egzama belirtisi olan kaçıntı da oluşur.   2. Bebeklerde4 egzamayı bazı tahriş adici maddeler tetikleyebilir. Yün kıyafetler, vücut sabunları, çamaşır deterjanları   3. Bebeklerde egzamayı tetikleyen etkenlerden birisi strestir. Stres bebekte ve çocukta cildinde kızarıklıklar, tahrişler ve kaşıntıya neden olabilir. Bunlar egzama belirtileri arasındadır.   4. Sıcak ve terleme bebeklerde bir başka egzama tetikleyicisidir. Mevcut egzama sorununu da daha da alevlendirebilir.   5. Bebeklerde çeşitli alerjen besinler de egzama tetikleyicisi olabilir. Genelde inek sütü, fıstık, yumurta bebeklerde alerjen besin olarak bilinir ve bunların bebekte egzamaya yol açma riski daha yüksektir.   Bebekte egzamayı tedavi için ne yapılabilir?   Bebekte egzamayı tedavi için egzama sorununu iyi yönetmek ve kontrol altına almak gerekir. Bu amaçla genelde şunlar uygulanır:   Nemlendiriciler: Bebekte egzamayı tedavi için iyi bir nemlendirici, koku ve alkol içermeyen bir krem oldukça yardımcı olabilir. Nemlendirici bebeğin cildini nemli tutmaya yarar. Banyo sonrasında hemen bebeğin cildine nemlendirici uygulamak gerekir.   Ilık suyla banyo: Ilık suyla banyo bebeğin cildini nemli ve serin tutacaktır. Bu bebekteki kalıntıyı azaltabilir. Bebekteki kaşıntıyı hafifletmek için antihistamin kullanımı konusunda ise hekime danışmak gerekir.   Topikal steroidler: Otc steroidler ( hidrokortizon kremler e merhemler gibi ) bebeğin cildindeki kaşıntıyı ve kızarıklığı hafifletebilir. Fakat bu tür ürünleri bebeğin vücudunun belli bir bölgesinde çok uzun süre ve çok fazla uygulamamak gerekir. Bunlar bebeğin derisinde incelmeye neden olabilir. Çocuklarda egzama vakalarında ultraviyole ışık tedavisi ve antibiyotikler de kullanılabilir.   Bebekteki egzamanın evde tedavisi için ne yapılabilir?   1. Bebekteki egzama tedavisinde önemli hususlardan birisi de bebeğin cildini kaşımasını önlemektir. Kaşıma egzama belirtilerini daha da kötüleştirebilir, enfeksiyona neden olabilir ve cildinde kalınlaşmaya neden olabilir.   2. Bebeğin tırnaklarının kesilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Bebek özellikle uyurken ellerine eldiven gibi bir şey giydirilmelidir. Bu pamuklu olmalıdır.   3. Bebeğe banyo yaptırırken banyoda 10 dk dan fazla tutulmamalıdır. Sıcak su bebeğin cildindeki doğal yağ tabakasına zarar verebilir.   4. Egzamaya karşı kokusuz, hafif ve alkol içermeyen sabunlar seçilmelidir. Parfümlü ürünler, deodorantlar ve anti bakteriyel sabunlar bebeğin hassas cildine zara verebilir.   5. Bebeğin cildi yıkandıktan sonra yumuşak bir havluyla pat pat yaparak kurutmak daha uygundur. Cildi ovularak kurutulmamalıdır.   6. Banyo sonrasında bebeğin cildi hafif nemliyken nemlendirici sürülmelidir.   7. Bebekteki egzamayı giyindiği kıyafetlerde tetikleyebilir veya alevlendirebilir. Bebeğe pamuklu kıyafetler giydirilmelidir. Bebek için yeni bir kıyafet alındığı zaman ilk olarak yıkanmalıdır.   8. Bebeğin kıyafetlerini yıkamak için yumuşak, koku içermeyen bir deterjan kullanmak gerekir.   9. Bebeği çok fazla giyindirmemekte ve uyuturken de üzerini battaniyelerle çok fazla örtmemekte fayda vardır. Çünkü bebeğin aşırı ısınması ve terlemesi egzamayı tetikleyebilir ve alevlendirebilir.
Hamilelikte Beslenme

Hamilelikte C Vitamini

Hamilelikte C vitamininin faydaları nelerdir?   C vitamini doku onarımı, yaraların iyileşmesi, kemik gelişimi ve onarımı ve sağlıklı bir cilt için gerekli olan bir vitamindir. C vitamini enfeksiyonlarla mücadelede oldukça etkilidir. Çünkü antioksidan özelliği yüksek bir vitamindir. Bu özelliğiyle vücuttaki serbest radikallerle mücadele etmekte ve hücrelerin zarar görmesini önlemektedir.   Bu özellikleriyle C vitamini hamilelik döneminde de önemli bir vitamindir. C vitamini hamilelikte aynı zamanda anne karnındaki bebeğe de faydalıdır. Kolajen üretimine önemli katkı sağlar. Kolajen cilt ve kemik sağlığında önemli bir yağısal proteindir.   Yapılan araştırmalara göre hamilelik döneminde C vitamini eksikliği yaşanması yeni doğan bebeğin zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir.   C vitamini aynı zamanda hamilelikte alınan demirin vücut tarafından daha iyi emilmesine yardımcı olur. Dolayısıyla yeterli düzeyde C vitamini tüketmek hamilelikte kansızlık sorununa da iyi gelir.   Hamilelikte C vitamini ihtiyacı ne kadardır?   Hamile kadınlar için günlük C vitamini ihtiyacı en az 85 miligramdır. 18 veya daha genç yaştaki hamile kadınlar için ise günlük C vitamini ihtiyacı 80 miligramdır.   Emziren kadınların günlük C vitamini ihtiyacı 120 miligram Emziren 18 ya ve daha genç yaştaki kadınların günlük C vitamini ihtiyacı ise 115 miligram   Hamilelikte C vitamini kaynağı besinler   Hamilelikte tüketilebilecek C vitamini kaynağı besinler şunlardır:   Turunçgil meyveleri ( portakal, greyfurt v.b. ), yeşil yapraklı sebzeler, diğer bir çok meyveler ve sebzeler ( brokoli, çilek, kırmızı ve yeşil biber, kavun, lahana, mango, patates, ahududu, domates )   Hamilelikte C vitamini eksikliği belirtileri nelerdir?   Hamilelikte C vitamini eksiliğinde genelde şu belirtiler ortaya çıkabilir.   Kırılgan saçlar, diş eti iltihabı, cilt kuruluğu, yavaş iyileşen yaralar ve kesikler ve ciltte morluklar   Hamilelikte C vitamini desteğine ihtiyaç var mı?   C vitamini içeren besinlerden yeterince tüketildiği sürece ek C vitamini desteğine ihtiyaç olmayacaktır. Hamilelikte C vitamini desteği alınması konusunda hekime danışmak gerekir. Çünkü yapılan bazı araştırmalara göre hamilelikte gereksiz ve yanlış alınan C vitamini destekleri erken doğum riskini artırmaktadır.
Hamilelik Sorunları

Hamilelikte Kansızlık, Nedenleri Ve Türleri

Hamilelikte kansızlık nedeni   Hamilelikte yaşanan genel sorulardan birisi kansızlık sorunudur. Kansızlık sorununda anneye ve bebeğe oksijen taşıyacak olan sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin eksikliği görülür. Yetersiz kırmızı kan  hücreleri kansızlığa neden olur.   Hamilelik döneminde vücut daha fazla kan üretir. Bu bebeğin gelişimini destekler. Eğer vücutta yeterli demir yoksa veya diğer vitamin ve mineraller yönünden eksiklik yaşanıyorsa bu kırmızı kan hücrelerinin üretimini olumsuz etkiler ve yetersizlik yaşanır.   Kansızlık özellikle hamile kadınlarda yorgunluk ve güçsüzlüğün daha fazla hissedilmesine neden olur. Hamilelikte kansızlık sorunu şiddetli olduğu durumlarda erken doğum gibi komplikasyonlara eden olabilir. Bu nedenle hamilelikte kansızlık sorunun mutlaka tedavi edilmesi gerekir.   Hamilelikte kansızlık türleri   Hamilelik boyunca kansızlığın çeşitli türleri yaşanabilir. Kansızlık türleri şunlardır:   Demir eksikliğine bağlı kansızlık Folik asit eksikliğine bağlı kansızlık B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık   Demir eksikliğine bağlı kansızlık: Hamilelikte demir eksikliği kansızlığı vücutta yeterli hemoglobin üretimini sağlamak için vücutta yeterli demir olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu kırmızı kan hücrelerinde bulunan bir proteindir. Akciğerlerden vücuda oksijen taşır.   Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta kan vücuda yeterli oksijen taşıyamamaktadır. Demir eksikliği hamilelik döneminde yaygın görülen bir sorundur ve hamilelikteki kansızlık sorununun en yaygın nedenidir.   Folik asit eksikliğine bağlı kansızlık: Folik asit B vitaminleri grubunda yer alan bir vitamindir. Vücut yeni hücreler üretmek için folik asite ihtiyaç duyar. Buna sağlıklı kırmızı kan hücreleri de dahildir.   Hamilelik döneminde kadınların folik asit ihtiyacı daha fazladır. Fakat bazen diyetten yeterince folik asit alınmaz. Bu durumda vücuda yeterli oksijen taşımak için yeterli kırmızı kan hücresi üretimi gerçekleşmez. Bu da hamilelikte folik asit eksiliğinden kaynaklanan kasnılığa neden olur.   Folik asit eksikliği hamilelikte önemli düzeyde etkiler de doğurabilir. Anne karnındaki bebekte spina bifida gibi doğum kusurlarına ve düşük ağırlıklı doğuma yol açabilir.   B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık: Vücut sağlıklı kırmızı kan hücreleri için B12 vitaminine de ihtiyaç duyar. Hamile kadınlar diyetlerinden yeterince B12 vitamini almadıklarında bu kansızlığa neden olur. Çünkü vücut yeterli sağlıklı kırmızı an hücresi üretemez. Özellikle yeterince kırmızı et, tavuk eti gibi beyaz etler, süt ve süt ürünleri ve yumurta tüketmeyen hamile kadınlarda kansızlık sorunu daha fazladır. Çünkü bu besinler önemli bir B12 vitamini kaynağıdır. Özellikle vejetaryen beslenme şeklini benimseyen hamile kadınlarda kansızlık daha yaygın görülebilir. B12 eksiliğinden kaynaklanan kansızlık durumunda bebekte doğum kusurları olabileceği gibi, erken doğum da gerçekleşebilir.   Ayrıca doğumdaki ve doğum sonrasındaki kan kaybı da kansızlığa neden olabilir.   Hamilelikte kansızlık için risk faktörleri   Bütün hamile kadınlar kansızlık konusunda riskli grupta yer alırlar. Bu nedenle normalden daha fazla demir, folik asit ve B12 almak gerekir. Aşağıdaki durumlarda kansızlık riski daha fazladır:   Çoğul gebelikler Birbirine yakın zamanlarda ardı ardına hamilelik yaşamak Hamilelikte çok sık ve fazla sabah bulantısından dolayı kusmak Özellikle 18 yaşından önceki hamilelikler Demir yönünden zengin besinlerden yeterince tüketmemek Hamilelik öncesinde de kansızlık sorununun olması
Bebek Gelişimi

Bebekler Ne Zaman Konuşmaya Başlar?

Bir ebeveyn olarak bebeğinizin ilk kelimelerini duymayı merakla bekliyorsunuzdur. Bebeklerin konuşma gelişimi ilk bir yıl genelde şu şekildedir:   3 aylık bebeklerde konuşma   Bebeğiniz 3 aylık olduğunda sizinle sesler aracılığıyla iletişim kurar. Bebeğinizin konuşması eşitli sesler çıkararak olur. Siz ona seslendiğiniz zaman başını size doğru döner ve sizin konuştuklarınıza dikkat kesilerek ağzınızdan çıkanları takip eder.   6 aylık bebeklerde konuşma   Bebeğiniz 6 aylık olduğunda bazı basit ünlü ve ünsüz sesleri bir araya getirerek bir kombin oluşturabilir ve bebek kelimeleriyle bazı basit şeyler mırıldanabilir. Bazı basit heceleri bir araya getirebilir.   9 aylık bebeklerde konuşma   9 aylık bebeklerin artık konuşma becerisi daha gelişmiştir ve bazı basit kelimeleri anlamaktadır. Örneğin “hayır” kelimesinin ne anlama geldiğini bilir. Adını tanır. 9 aylık bebek artık daha uzun heceleri bir araya getirebilir. Daha gelişmiş bir ses tonu vardır.   1 yaşındaki çocuklarda konuşma   Bebek 1 yaşına geldiğinde birkaç temel kelimeyi söyleyebilir. Bu kelimeleri kendi anlamları ve amacına uygun olarak kullanabilir. Anne ve baba kelimelerini duymak mümkündür. Basit tek adımlık komutlara, yönlendirmelere yanıt verebilir.   Her bebeğin gelimin birbirinden farklı olabileceğini unutmamak gerekir. Bazı bebekler ilk kelimelerini diğerlerine göre daha erken bir dönemde söyleyebilir, bazıları ise diğerlerine göre daha geç bir dönemde söyleyebilir. Bu nedenle hemen paniğe kapılmamak gerekir. Bu arada dil gelişimi konusunda hekimle de konuşarak bu konudaki yardımını ve düşüncelerini almak gerekir.
Emzirme

Anne Sütü Elle Nasıl Sağılır?

  Anne sütünü bir göğüs pompasıyla sağabileceğiniz gibi elle de sağabilirsiniz. Her ikisi de anne sütünü sağmak için etkilidir. Anne sütünün devamı ve üretimi için bebeğin düzenli olarak emzirilmesi gerekir. Bebeğin emzirilmesinin mümkün olmadığı zamanlarda anne sütü sağılarak bir biberon yardımıyla bebeğe verilebilir. Aşağıda anne sütünün elle nasıl sağılacağı anlatılmıştır:   1. Öncelikle kendinizi rahat hissedeceğiniz bir rahat pozisyonda tutun. Kendinizi rahat hissettiğinizde ve sakin olduğunuzda anne sütünün akışı genelde daha iyi olur. Yüksekçe bir yerde oturmanız sütünüzü sağmak için daha uygundur.     2. Sütünüzü sağmadan önce ellerinizi sabun ve suyla yıkayın. Göğüslerinize sıcak bir yıkama bezi uygulayın. Bu uygulama süt akışını canlandırmaya yardımcı olur. Özellikle anne sütünün elle sağılmasında bu uygulama faydalıdır. Ayrıca dilerseniz ılık bir duş almayı da deneyebilir ve göğüslerinize masaj da yapabilirsiniz.   3. Parmaklarınızla göğsünüzün areola bölgesinin birleşim yerinden tutarak aşağı doğru biraz çekin ve hafifçe basınç uygulayın. Süt damlalarının aktığını göreceksiniz. Bu hareketi tekrarlı bir şekilde yapın. Bu şekilde bir göğsünüzdeki sütü birkaç dakika süreyle sağmaya çalışın. Sütünüzü göğüslerinizde daha az baskı hissedene veya göğüslerinizi boş hissedene kadar sağın. Sonra diğer göğsünüze geçin ve süreci devam ettirin.   4. Anne sütünü bir süt poşetine veya plastik bir kapta depolayabilirsiniz. Sonra buna sağma ve dondurma tarihini yazın.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: