En Son Yorumlar
Yeni Doğan Bebekler

Yeni Doğan Bebek Bakımı

Yeni doğan bir bebeğin bakımı zor olsa da çok zevkli ve mükafatı değerli bir iştir. İyi bir yeni doğan bebek bakımı bebeğin sağlıklı gelişmesi ve büyümesine çok katkı yapar. Özellikle yeni ve ilk kez anne olanları yeni doğan bebek bakımında bazı temel şeyleri bilmeleri işlerini oldukça kolaylaştıracaktır. Aşağıdaki bu konuda temel bilgiler verilmiştir.   1. Yeni doğan bebekler sık sık beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Bu sıklık genelde 2 – 3 saatte 1 defadır. Dolayısıyla bebeğini ne kadar sıklık belemesi gerektiği konusunda tereddüt eden anneler bu süreyi bir referans alabilirler.   Yeni doğan bebekler için bilinen en sağlıklı beslenme yöntemi emzirmedir. Emzirmenin hem anne hem de bebek için çok önemli faydaları vardır. Bilimsel araştırmalara göre bebeklerin en az ilk 6 ay süreyle emzirilmesi tavsiye edilmektedir.   Mamalar ise bebeklerin bir diğer beslenme kaynağıdır. Bebeğini emzirmeyi düşünmeyen veya anne sütüyle bebeğini beslemek istemeyen veya besleyemeyen anneler için bir yöntemdir. Mamayla beslemede biberon kullanımı ön plana çıkar. Biberonu ilk kullanmadan önce sterilize etmek oldukça önemlidir. Yeni doğan bebekler ilk 2 hafta ortalama olarak her gün 6 şişe biberon tüketebilirler. Her bir biberon en az 85 ml mama içerir. Bebek 3 – 4 haftalık odluğunda günde 5 biberon mama tüketmeye ihtiyaçları olur. Bu durumda her biberonda 110 120 ml kadar mama olmalıdır.   Yeni doğan bebeklere inek sütü veya soya sütü vermemek gerekir. Bunlar yeni doğan bebekler için uygun değildir. Çünkü alerjik reaksiyon oluşturma riskleri vardır.   2. Yeni doğan bebekler ilk birkaç hafta her beslenmeden sonra altlarını kirletirler. Dolayısıyla altlarını sık sık değiştirmek gerekir. Bebeğin altını kuru ve temiz tutmak önemlidir. Aksi halde pişik olma riski vardır.   Mamayla beslenen bebeklerin katı dışkılarının rengi anne sütüyle beslenen bebeklerden biraz daha farklıdır. Mama ile beslenenlerde dışkı rengi yeşilimsi olabilir. Anne sütü ile belenenlerde sarımsı bir renk vardır. Mama ile beslenenlerin dışkısı daha sulu olur.   Yeni doğan bebeklerin ilk birkaç gününde dışkıları çoğunlukla mekonyum denilen ve temizlenmesi biraz daha zor olan bir şekilde gelir ( kalın ve yapışkandır ). Bu günlerde bebeğin altını değiştirdikten sonra biraz vazelin uygulamak iyi gelir. Bu bir sonraki alt temizliğinin daha kolay olmasına yardımcı olur.   3. Yeni doğan bebeklerin bezlerini her değiştirirken veya her temizlik yaparken göbek kordonu bölgesine dikkat etmek gerekir. Hekimin tavsiye edeceği şekilde göbek kordonu çevresini de nazikçe temizlemekte fayda vardır. Bebeğin göbek kordonu 3 günden 3 haftalık bir zaman dilimine kadar düşmüş olur.   4. İlk iki haftalık sürede yeni doğan bebekler ısıya karşı çok duyarlıdırlar. Yetişkinlerden çok daha çabuk ve kolay üşürler. Bu nedenle yeni doğan bir bebeği bir kat daha fazla giyindirmek uygundur. Çünkü bebeklerin bu zamanlarda vücut ısı kontrolleri iyi değildir. İlk birkaç haftalık süreden sonra bebekleri çok kalın giyindirmemek gerekir. Özellikle gece uyurken bebeği çok kalın giydirmek, üstünü oldukça kalın örtmek bebekte ani bebek ölümleri riskini arturabilir. Çünkü bebek aşırı derecede ısınmış olur. Bebekler için ayrıca pamuklu kıyafetler daha uygundur. Bebeğin kıyafetlerini de daha basit tutmakta fayda vardır.   5. Yeni doğan bebekler oldukça çok uyurlar. Fakat bu uyku düzenli değildir. Çünkü bebekler uykularında sık sık uyanırlar. Özelikle gece uykularında… Bu da ebeveynler için oldukça yorucu ve yıpratıcı olabilir. Yeni doğan bir bebek bir seferde nadiren 3 – 4 saatten fazla uyur. Genelde daha kısa bir sürede uyanırlar.   Bebeklerin uykusunda güvenlik önlemlerini almak gerekir. Çünkü ani bebek ölümleri riski vardır. Bu riski doğuran etkenler genelde şunlardır: Bebeğin uyuduğu beşiğin veya yatağın etrafının çok kalabalık olması ( battaniyeler, yastıklar, oyuncaklar ),  bebeğin üstünün çok kalın örtülmesi, bebeğin baş bölgesini kapatacak şekilde örtülmesi v.b. Bebeğin beşiği mümkün olduğunca sade ve boş olmalıdır. Bebek uyurken bebeğe bebek tulumu giyindirmek daha güvenlidir.   Ayrıca bebeğin uykusunda beşik güvenliği de önemlidir. Beşiğin sağlam olması, beşiğin parmaklıklarındaki boşlukların geniş olmaması, yatağın beşiğe tam olarak sıkıca oturmuş olması ( arada boşluk olmamalıdır ) gerekir.   6. Yeni doğan bebeklerin ilk günlerinde tam bir banyo yaptırmak gerekmez. Bir sünger banyosu veya temiz bir bezle bebeğin temizliği yapılır. Bebeğin yüz, boyun ve göz çevrelerini ılık ıslatılmış bir pamuk topuyla silmek uygundur.   7. Yeni doğan bebeklerin bakımında ihtiyaç duydukları en önemli şeylerden birisi de anne ve baba sevgisidir. Yeni doğan bebekler gerçekten sevgiye ihtiyaç duyarlar. Çünkü güvende hissederler. Bebeği kucağına almak, başını göğse yaslamak, ten teması onlar için önemlidir. Bebeğin anne ve babasıyla kuvvetli bir bağ kurmasında önemli bir rol oynar.
Hamilelik Sorunları

Gebelikte Yaşanan Komplikasyonlar

Her gebelikte çeşitli komplikasyonların yaşanma riski vardır. Fakat gebeliklerin çoğu da sorunsuz yaşanmaktadır. Bu gebelik komplikasyonlarında sorunların erkenden farkına varmak ve gerekli müdahale ve tedaviyi yaptırmak önemlidir. Gebelikte yaşanan komplikasyonlar genelde şunlardır:   Gebelik diyabeti   Gebelik diyabeti gestasyonel diyabet veya gebelik şekeri olarak da bilinmektedir. Bütün gebeliklerin ortalama %3-6 arasında gebelik diyabeti sorunu yaşanmaktadır. Gebelik diyabetinin en temel nedeni pankreasın istenilen düzeyde insülin üretememesidir. Bu da yüksek düzeyde glukozun açığa çıkmasına yol açar. Gebelik diyabeti genelde gebelik sonrasında ortadan kaybolur. Gebelik diyabetinde gerekli tıbbi kontroller yapılırsa, kan şekeri düzenli kontrol edilirse ve düzenli egzersizle de kontrol altına alınırsa endişe edilecek pek bir durum yoktur. Fakat bazı gebelik diyabeti yaşayan hamile kadınların her gün insülin iğnesi olmaları gerekebilir.   Dış gebelik   Gebelik komplikasyonlarından birisi de dış gebeliktir. Gebeliğin anne rahminde değil de rahim dışında oluşmasıdır. Yumurtanın döllenmesi fallop tüpünde oluşur. Buna dış gebelik veya diğer bir adıyla ektopik gebelik denir. Dış gebeliğin en belirgin belirtileri aniden ortaya çıkan şiddetli bir karın ağrısı ve vajinal kanamalardır. Mide bulantısı, kusma, halsizlik, baygılık hissi, bayılma, nabızda düşme gibi belirtiler de görülür. Dış gebelik ciddi ve anne adayının hayatını tehdit edebilecek bir durumdur. Bu nedenle dış gebelikte acil müdahale gerekir.   Erken doğum   Ortalamaya göre her 10 bebekten 1 tanesi 20 gebelik haftasından sonra ve 37. gebelik hastasından önce doğmaktadır. Bu dönemler arasında olan doğumlar erken doğum olarak adlandırılır. Erken doğum vakalarının hemen hemen yarsında herhangi bir neden saptanamamaktadır. Diğerlerinde ise başta gelen nedenlerden birisi enfeksiyonel nedenlerdir. Örneğin idrar yolu enfeksiyonu ve vajinal enfeksiyonlar erken doğum riskini artırmaktadır.   Düşük ağırlıklı bebek   Anne karnındaki fetusun incelemelerde düşük ağırlıklı olması bir komplikasyon olarak kabul edilir. Burada anne adayının daha iyi yemesi tavsiye edilmektedir. Anne adayı iyi beslendiği zaman bu bebeğin de kilosunu olumlu etkiler. Eğer bebekte başka bir sorun varsa bu kan testi ve ultrason testi ile öğrenilebilir. Tabi bunların yanında anne adayının bebeğin doğum kilosunu olumsuz etkileyecek, düşük ağrılıklı doğmasına neden olan sigara içmek gibi alışkanlılardan vazgeçmesi de gerekir.   Preeklampsi   Preeklamspi gebelikte görülen bu döneme has bir tür yüksek kan basıncı ( yüksek tansiyon ) durumudur. Kronik yüksek tansiyondan farklı bir durumdur. Gebeliklerin yaklaşık %10 unda preeklampsi durumu görülebilmektedir. Preeklamside en temel belirtiler yüksek tansiyon, idrarda fazla miktarda protein ve yüz, el, bilek, bacak ve karın bölgesinde şişmedir. Bir hamile kadında preeklampsi durumu gelişirse anne adayının daha yakından takibi gerekir. Çünkü durum anne karnındaki bebeği de tetikleyebilir Erken doğum, epilepsi, serebral palsi, duyma ve görme sorunları riskini artırır. Bu sorun genelde gebelik sonrasında son bulur.   Düşük yapma   Gebelik komplikasyonlarından belki de en hüzünlü ve yıkıcı olanlarından birisi de düşük yapmaktır. Bu durum özelikle anne adayı için psikolojik yönden oldukça etkileyici olabilir. Bazı anne adayları bu tür gebelik kayıplarıyla baş edememektedir. Bu nedenle hamilelikte düşük vakalarında anne adayının profesyonel olarak psikolojik destek alması da gerekir.   Vajinal kanamalar   Gebelik döneminde yaşanan kanamalarda hemen bir hastaneye giderek tıbbi yardım almak gerekir. Gebelikteki kanamalar bir soruna işaret edebilir. Kanamalar bir düşük belirtisi de olabilir.   Plasenta previa   Plasenta previa plasentanın bebeğin doğum kanalı üzerinde yerleşip, burayı tıkamasına verilen addır. Plasenta previa vakası hamileliklerin 3. döneminde her 200 hamilelikten 1 tanesinde görülebilmektedir. Çoğul gebelik yaşayanlar, daha önce sezaryen doğum yapanlar, daha önce yine plasenta previa durumunu yaşayanlar ve 35 yaşından sonra hamile olanlarda bu sorun daha çok görülür.
Kadın Sağlığı

Hamilelik Sonrası Cinsel İlişki-Seks

Hamilelikten hemen sonra seks yapmak doğru mu?   Hamilelik sonrası cinsel ilişki, seks için dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar vardır. İster vajinal doğum yapın, ister sezaryenle doğum yapın vücudunuzun iyileşmeye ihtiyacı vardır. Genelde hamilelerin doğum sonrasında cinsel ilişki için 4-6 hafta kadar beklemeleri tavsiye edilir.   Hamilelik sonrasında cinsel ilişki için dikkat eteniz gereken önemli bir konu da siz kendinizdir. Bazı hamile kadınlar doğum sonrasında seks için birkaç hafta sonra hazır olurken bu bazı kadınlarda da birkaç ayı bulabilmektedir. Burada bitkinlik, stres, cinsel ilişkiye girmekten durulan korku, acı hissi gibi nedenler ön plana çıkmaktadır. Bu nedenler doğum yapan kadınlarda cinsel ilişkiye karşı soğuk bakmalarına yol açabilir ve bu hamilelik sonrası cinsel ilişki zamanını bir hayli öteleyebilir.   Doğum sonrasında cinsel ilişki acı verir mi?   Doğum sonrasında yaşanan hormonal değişmeler vajinada kuruluğa yol açabilir ve hassasiyete neden olabilir. Özellikle emziren annelerde bu daha belirgin olabilir. Ayrıca hamilelik sonrasında epizyotominin veya perinedeki yırtıkların iyileşme sürecinde cinsel ilişki sırasında biraz acı hissetmek mümkündür.   Bu konuda cinsel ilişkinin biraz daha yavaş ilerlemesi, ilişki öncesinde sarılma, öpme, masaj yapma cinsel ilişki öncesi uyarılmayı artırabilir. Eğer önemli düzeyde vajinal kuruluk varsa kayganlığı artıracak bir vajinal krem veya jel kullanılabilir.   Cinsel ilişki öncesinde idrar yapma, duş alma, otc ağrı kesici içme gibi önlemler de ilişki sırasında rahatlama sağlar.   Doğum kontrol hapı kullanmak   Hamilelik sonrasında cinsel ilişkide doğum kontrol hapı kullanmak güvenilir bir yöntemdir. Doğum yaptıktan sonra bir sonraki hamilelik için en az 1,5 – 2 yıl beklenmesi tavsiye edilmektedir. Bu önlem çeşitli hamilelik komplikasyonlarını ve çeşitli sağlık sorunlarını önlemeye yardımcı olur, riski azaltır.   Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz?   Doğum sonrasında iyileşme dönemini geçirmesiniz bile kendinizi yorgun hissedebilirsiniz. Çünkü bebek bakımı yorucudur. Eğer seks yapmak için kendinizi yorgun hissediyorsanız ve bu konuda isteksizseniz bunu eşinize söyleyin. Eşiniz anlayış gösterecektir. Tabi doğum sonrasında iyileşme dönemini geçirdikten sonra cinsel ilişki için kendinizi daha iyi hissettiğiniz zamanları seçebilirsiniz. Örneğin sabahları kendinizi daha iyi, enerjik hissedebilirsiniz.   Hamilelik sonrasında cinsel ilişki isteğinizi artırmak için neler yapabilirsiniz?   Hamilelik sonrasında seks yapmak için kendinizi isteksiz hissedebilirsiniz. Bu gayet normaldir. Fakat cinsellik konusundaki isteğinizi artırabilecek çeşitli yöntemler de vardır. Örneğin şu yöntemleri deneyebilirsiniz.   1. Bebek bakımı ve diğer sorululuklarınız sizi oldukça yoracağı için doğum sonrasında aile yakılarınızdan, elinizden bebek bakımı ve ev işleri konusunda yardım alın. Böylelikle daha az yorulursunuz, kendinizi çok bitkin hissetmezsiniz.   2. Buna bağlı olarak dinlenmenize dikkat etmelisiniz. Bebeğiniz uyurken siz de gün içinde şekerlemeler yaparak dinlenmeye çalışın. Kendinizi çok yormayın. İyi dinlenirseniz kendinizi daha enerjik hissedersiniz.   3. Ağır olmamak koşuluyla düzenli olara egzersiz yapmayı deneyin. Egzersiz size enerji verir.   4. Kendinizi iyi bakın, iyi beslenin. Kişisel bakım kapsamında dış görünüşünüzü asla ihmal etmeyin.
Hamilelikte Sağlık

Gebelik Diyabeti ( Gestasyonel Diyabet )

Gebelik diyabeti nedir?   Eğer kan şekeri düzeyiniz bebelik döneminizde çok yüksek olursa gebelik diyabeti sorununuz var demektir. Gebelik diyabeti genelde bebek doğduktan sonra son bulur.   Yüksek kan şekeri sizde ve bebeğinizde bazı sorunlara yol açabilir. Bebeğiniz normalden daha büyük olabilir. Bu da doğum sürecinde sorunlar yaşanmasına yol açabilir. Ayrıca bebeğiniz doğduğunda düşük kan şekeri sporunu gelişebilir. Fakat gebelik döneminde gelişen diyabet sorununda iyi bir tedavi ve önlemlerle genelde kan şekeri kontrol altına alınabilmekte ve sağlıklı bebekler dünyaya gelebilmektedir.   Gestasyonel diyabet sorunu yaşayan kadınlarda daha sonra tip 2 diyabet sporunu gelişme riski daha fazladır. Fakat gebelik döneminde sağlıklı bir kiloda kalarak, sağlıklı besinler tüketerek ve düzenli egzersizle tip 2 diyabe4t riski azaltılabilir veya önlenebilir.   Gebelik diyabetinin nedenleri nedir?   Pankreas insülin denilen bir hormon üretir. İnsülin vücudun yediğimiz besinlerden sağlanan şekeri uygun bir şekilde depolaması ve kullanmasına yardımcı olur. Bu vücuttaki kan şekerini uygun düzeyde tutar. Hamilelik döneminde insülin bu görevini yeterince yerine getiremeyebilir. Buna insülin direnci denir.   Bir hamile kadında kan şekeri düzeylerini istenilen düzeyde tutmak için yeterli insülin üretimi konusunda pankreas istenen performansı yerine getiremediği zaman diyabet sorunu gelişebilir.   Gebelik diyabetinin belirtileri nelerdir?   Gebelik diyabeti belirti göstermeyebilir. Bu nedenle gebelik diyabeti için test yaptırmak gerekir. Gebelik diyabeti testi yaptırmanız sizin için önemlidir. Çünkü yüksek kan şekeri hem sizden hem de bebeğinizden kaynaklanabilir.   Gebelik diyabetinde genelde aşağıdaki belirtiler görülebilmektedir:   1. Artan susuzluk 2. Daha sık idrara çıkma 3. Daha çabuk acıkma 4. Bulanık görme   Hamilelik döneminde kadınlar daha çabuk acıkabilirler ve daha çok idrara çıkabilirler. Dolayısıyla acıkma ve idrara sık çıkma kesinlikle diyabet olduğunu göstermez. Fakat yukarıdaki belirtiler varda hekiminize görünmeniz gerekir.   Gebelik diyabeti nasıl teşhis edilir?   Gebelik diyabeti teşhisi için gebeliğin 24. – 28. haftaları arasında ağızdan glukoz tolerans testi yapılır.   Gebelik diyabeti nasıl tedavi edilir?   Gebelik diyabeti olan kadınlar düzenli egzersiz yaparak ve diyetlerine dikkat ederek kan şekerlerini kontrol altında tutabilirler. Ayrıca bunlar gebelik diyabetini ve sonraki aşamalarda tip 2 diyabeti önlemeye de yardımcı olur.   Gebelik diyabeti olan kadınların ayrıca kan şekeri düzeylerini düzenli olarak ölçtürmelidirler. İnsülin iğnesine ihtiyaç olabilir. Ayrıca hekim ilaç tedavisi de uygulayabilir.
Bebek Sağlığı

Anne Sütü Alerjisi

Anne sütü bebekler için doğal bir mükemmel besindir. Anne sütüne duyulan alerji ise genelde annenin diyetindeki bazı besinlerin anne sütünü etkileyerek bebekte alerjik reaksiyona neden olmasıdır. Bu durumda annenin diyetindeki olası alerjen besinleri elimine etmek gerekir. Anne sütü alerjisi durumunda ne olur? Anne sütü alerjisine hangi besinler yol açabilir? Bu gibi durumlarda ne yapmak gerekir?   1. Eğer yeni doğan bebek sahibiyseniz bebeğinizin tarama testlerini bebeğinizin hekimiyle görüşün. Topuk kanı testi bütün bebeklerde doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde yapılan bir testtir. Bu test bebeklerde nadiren görülebilecek metabolik bozuklukların test etmek için yapılır. Bunlardan birisi de galaktozemidir. Galaktozemi laktozu sindirmek için gerekli olan bir karaciğer enziminin genetik olarak bulunmamasıdır. Bu durumda bebek anne sütüne alerji gösterebilir.   2. Bebeğinizde oluşabilecek olası alerji belirtilerini tanıyın. Bebekte anne sütüne alerji oluşması durumunda kolik, reflü, egzama, kronik tıkanıklık, kusma, ishal, katı dışkıda kan belirtileri görülebilir. Bu gibi belirtileri hekime bildirmek gerekir. Ayrıca aile geçmişinizde alerji belirtileri varsa bunu da bebeğinizin hekimine bildirin. Örneğin ebeveynlerden birisinde besin alerjisi olması durumunda bebekte de besin alerjisi olması ihtimali yükselir.   3. Anne sütünü olumsuz etkileyebilecek olası alerjen besinler bulunmaktadır. Bu alerjen besinleri bir süre diyetinizden elimine edin. İnek sütü en alerjen besinlerden birisidir. Ayrıca inek sütünden yapılan yoğurt, dondurma, tereyağı gibi besinler de alerji riski oluşturabilir. Bu süt ve süt ürünlerini eleyin. Eğer bu işe yaramazsa bu sefer diğer olası alerjen besinleri ( soya, yumurta, fıstık, mısır, buğday ) diyetten eledikten sonra bebekteki olası alerji belirtilerine tekrar bakmak gerekir. Anne sütünü olumsuz etkileyen alerjen besin tespit edildikten sonra eliminasyon diyetiyle bu besini diyetinizde bir süre kullanmayın.
Hamilelikte Sağlık

Riskli Hamilelikler

Gebelik heyecanlı bir süreç fakat bazı zamanlar sıkıntılı zamanlar yaşanabiliyor. Özellikle bazı kadınların gebelik süreci riskli gebelik olarak adlandırılıyor ki bu süreç normal gebeliklerden fazla dikkat edilmesi ve yakından takip edilmesi gereken bir süreç.   Birçok faktör gebeliğin riskli olarak adlandırılmasına neden olabilir. Fakat riski gebelikler olsa da bilimsel gelişmeler riskli gebeliklerin çoğunun sonunda sağlıklı bir doğumla sonlanmasına yardımcı olmaktadır.   Bir gebelikte gebeliğin riskli olarak tanımlanmasına yol açan faktörler şunlardır:   1. Yaşınız   Yaş faktörü gebeliğinizin yüksek riskli bir grupta yer alıp almayacağını belirten önemli faktörlerden birisidir. Daha yaşlı annelerden doğan bebeklerin çoğu sağlıklı bir şekilde doğsa da istatistiksel olarak 35 yaşın üzerindeki gebeliklerde bebeklerde doğum kusuru yaşanması riski daha fazla bulunuyor. 35 yaşından büyük kadınlarda gebelik diyabeti ( gestasyonel diyabet ) ve preeklampsi ( gebelikte yüksek tansiyon ) yaşanması riski artıyor.   Çok genç yaştaki gebeliklerde ise yine bebeklerde sorun oluşması riski daha fazla. Düşük ağırlıklı doğum, erken doğum veya ölü doğum bu risklerden bazıları.   2. Kilonuz   Normalin üzerinde kilosu olan kadınların gebeliklerinde preeklampsi veya gebelik diyabeti gelişme riski daha fazladır. Bu kadınlarda ayrıca erken doğum sancıları daha sık yaşanmaktadır. Obez veya kilolu hamile kadınlardan doğan bebekler çok daha büyük olabilmekte ve bu da sezaryen doğum ihtimalini artırmaktadır. Ayrıca bebeklerde doğum kusuru riski de artar.   Benzer şekilde normal kilonun altında olan veya zayıf olan hamile kadınlarda da bebek açısından risk bulunmaktadır. Bebek erken doğabilir veya düşük ağırlıklı olabilir. Zayıf annelerden doğan bebeklerde çocukluk ve yetişkinlik dönemine geldiklerinde davranış sorunları görülme oranı daha fazladır.   3. Gebelikten öncesi sağlık durumunuz   Gebelik öncesinde sahip olduğunuz birçok sağlık sorunu gebelik döneminde hem sizin hem de bebeğiniz için riskler ortaya koyabilir. Bu süreçte hekiminizle daha yakın bir işbirliğinde olmanız, hekim kontrollerinizi aksatmadan zamanında yapmanız gerekir. Ayrıca gebrelikteki olası riskleri en aza indirmek için gebelik öncesinde hekiminize görünmek ve gerekli önlemleri almak çok faydalı olacaktır. Gebelik öncesinde özellikle aşağıdaki sorunlar varsa mutlaka gebe kalmadan önce hekiminize görünün:   Otoimmün hastalığı Solunum problemleri Depresyon Diyabet Kalp problemleri Yüksek tansiyon Böbrek sorunları Daha önce düşük yapmanız HIV virüsü Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık   4. Gebelikteki sağlık durumunuz   Gebelik döneminde de bir anne adayında ciddi bir sağlık sorunu gelişebilir. Bu sorunlar yüksek riskli gebelik olarak adlandırılır. Bu sorunlardan bazıları şunlardır:   Gestasyonel diyabet: Kadınların ortalama %2 - %10 arasında gestasyonel diyabet denilen gebelik diyabeti sorunu görülebilmektedir. Bu sorunda kan şekeri üreten hormon olan insüline vücut daha fazla direnç gösterir. Eğer 25 yaşın üzerindeyseniz, kiloluysanız, geçmişte gebelik diyabeti yaşadıysanız veya kilolu bir bebek doğurduysanız gebelik diyabeti riskiniz artmaktadır. Gebelik diyabeti bebeğinizin normalden daha büyük doğmasına neden olabilir. Bu da sizin sezaryen doğum ihtimalinizi artırır. Ayrıca preeklampsi riskiniz de artar.   Preeklampsi: Bu ciddi durum hamile kadınların ortalama %5 - %8 ini etkilemektedir. Preeklampsi gebelikte yalanan yüksek tansiyon, şişkinlik ve idrarda protein bulunması anlamına gelmektedir. Preeklampsinin neden olduğu tam net değildir. Fakat gebelik yaşı ilerdeikçe preeklampsi riski de artmaktadır. Çoklu gebelikler de preeklampsi riskini artırır. Preeklampside anne adayının hastanede tedavisi, erken doğum veya sezaryen doğum söz konusu olabilir.   Erken doğum sancısı: Erken doğum 37. gebelik haftasından önce gerçekleşen doğumlara denmektedir. Erken doğumda bebekte sağlık sorunları ve gelişim gerilikleri riski de artar. Enfeksiyonlar, kısa serviks, daha önce erken doğum yaşanması erken doğum riskini artırmaktadır. Hekim yatak istirahatı ve ilaç tedavisiyle erken doğum sancılarını ertelemeye çalışacaktır.   Çoklu gebelikler: Hamileliklerin %2 sinden daha azı çoklu gebelik olarak yaşanmaktadır. Fakat çoklu gebeliklerde erken doğum riski daha yüksektir. Ayrıca gestasyonel gebelik veya preeklampsi gelişme riski de artar. Bebeklerde uzun dönemde sağlık sorunları ( gelişim geriliği, serebral palsi v.b. ) gelişme riski artar.   Daha sağlıklı bir gebelik için   Yüksek riskli gebelik sözü sizin için korkutucu olabilir. Fakat gebelik döneminizde iyi bir bakımın çok önemli olduğunu unutmayın. Bu aslında bütün norma gebeliklerde de böyledir. Kendinize iyi bakmanız, hekiminizle yakın işbirliğiniz, hekim kontrollerini aksatmamanız, riskli bir gebelik yaşasanız da, sağlıklı bir doğum ve sağlıklı bir bebek ihtimalinizi oldukça artıracaktır.   Bunun için aşağıdaki adımları mutlaka atmaya çalışın:   1. Hekiminizi düzenli olarak görün. Riskleriniz hakkında görüşün. 2. Sağlıklı bir diyet uygulayın. 3. Mümkün olduğunca sağlıklı bir kiloda kalın 4. Folik asit vitamini, demir minerali ve diğer önemli vitamin ve mineralleri sağlayan destekleri ve besinleri alın. 5. Alkol, sigara ve yasaklı maddelerden uzak durun. 6. Diyabet, depresyon veya enfeksiyonel sorunlar için hekiminize birlikte işbirliği içinde çalışın.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: