En Son Yorumlar
Hamilelik Sorunları

Hamilelikte Mide Bulantısı

Hamilelikte mide bulantısı hamile kadınların en sık şikayet ettikleri sorunlardan birisidir. Hamilelikte mide bulantısı hamileliğin erken belirtilerinden birisi olarak bilinmektedir. Özellikle hamileliğin ilk 3 aylık dönemi boyunca yaygındır. Bazen daha uzun da sürebilir. Hamilelikteki mide bulantıları anne adayları için oldukça rahatsız edici olabilir. Fakat bebeğe bir zarar vermez. Aslında mide bulantısı genelde hamileliğin sağlıklı bir belirtisi olarak da algılanmaktadır.   Hamilelikte mide bulantısının nedeni nedir?   Hamilelikte mide bulantısının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat hamilelikte salgılanan insan koryonik gonadotropini hormonu ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.   Diğer taraftan hamilelikte mide bulantılarının nedeni olarak tahmin edilen diğer faktörler genelde şunlardır:   1. Östrojen hormonu: Bu hormonun düzeyi hamilelik döneminde yükselir. Bu hormon seviyesinin yükselmesi özellikle hamileliğin erken aylarında bulantıları tetikleyebilir.   2. Hassas mide yapısı: Hamilelik döneminde vücutta meydana gelen değişmelere paralel olarak, bu değişmelere vücudun uyum sağlamaya çalışırken midenin bu durumdan hassaslaşması bulantılara neden olabilir.   3. Stres ve bitkinlik: Hamilelik döneminde kadınların en yaygın yaşadıkları iki duygudur stres ve bitkinlik. Stres ve bitkinlik hissi mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir.   Genelde hamileliğin 4. – 8. haftaları içinde mide bulantıları başlar. Bunun 13 – 14. haftalarda durması beklenir. Diğer yandan hamilelikteki mide bulantıları daha erken bir dönemde başlayıp daha geç bir dönemde de sonlanabilir.   Hamilelikteki mide bulantılarında ne yapmak gerekir?   Hamilelikte mide bulantılarının önlemesi ve tedavisine yönelik olarak evde uygulanabilecek çeşitli çözümler ve kişisel bakım önerileri bulunmaktadır.   1. Mide bulantısını tetikleyebilecek besinlerden ve kokulardan kaçınılmalıdır. 2. Sabah yataktan kalkmadan önce güne birkaç kraker yenilerek başlanabilir. 3. Günde 3 büyük öğün yemek yerine daha fazla sıklıkla fakat daha az yemekte fayda vardır. 4. Yemeklerde daha az su veya diğer sıvılardan içilmelidir. Daha fazla sıvı alımını öğün aralarında yapmak daha uygundur. 5. Daha fazla kuru ve sade yiyecekler yemeye özen göstermek gerekir. 6. Uyunulan oda ve evin diğer bölümleri iyi havalandırılmalıdır. Biraz dışarı çıkıp temiz hava almak da iyi gelir. 7. Bol dinlenmelidir. Vücut kapasitesini zorlamamak gerekir. 8. Zencefil ve limon koklamak veya limonata içmek mide bulantısını hafifletmeye yardımcı olur. 9. Hamilelikte alınan doğum öncesi vitaminler konusunda hekimle konuşmak gerekir. Çünkü çok fazla miktarda demir minerali alınması hamilelikte mide bulantısına neden olabilir. 10. B6 vitamini mide bulantısı ve kusmayı azaltmaya yardımcı olabilir. B6 vitamini alımı konusunda almadan önce hekime danışmak gerekir. 11. Hamilelikteki mide bulantılarına yukarıdaki önlemlerin yardımcı olmaması durumunda hekime mide bulantısına karşı ilaç alınması konusunda danışılabilir.   Hamilelikte mide bulantıları her ne kadar normal bir durum olsa da çok şiddetli bulantı ve şiddetli kusma durumunda mutlaka durumu yine hekimle görüşmek gerekir. Çünkü hamilelikte şiddetli mide bulantısı ve kusmalar kilo kaybı, besin eksikliği gibi sorunlara yol açabilir.
Hamilelikte Beslenme

Hamilelikte Kalsiyum Ve Faydaları

Hamilelikte kalsiyumun faydaları nelerdir?   Hamilelikte kalsiyum minerali anne karnındaki bebeğin kemik ve diş gelişimi için oldukça önemlidir. Kalsiyum ayrıca bebeğin kalp, sinir sitemi ve kas gelişimi için de gereklidir. Hamilelik döneminde yeterli kalsiyum alınmazsa yani kalsiyum yetersizliği durumunda bebeğin kemik gelişimi de bundan olumsuz etkilenecektir. Bu durum bebeğin doğumdan sonraki yaşamını ve gelişimini de etkiler.   Yapılan son araştırmalara göre de hamilelikten kaynaklı yüksek tansiyonda kalsiyum eksikliğinin de rolü olduğuna dair bulgular elde edilmiştir. Dolayısıyla kalsiyum hamilelikten kaynaklı yüksek tansiyonu önlemeye yardımcı olabilmektedir.   Hamilelikte kalsiyum ihtiyacı ne kadardır?   18 yaşın üzerindeki hamile kadınlar için günlük kalsiyum ihtiyacı 1,000 miligramdır. 18 yaş ve daha genç yaştaki kadınlar için ise günlük kalsiyum ihtiyacı 1,300 miligramdır.   Kalsiyum ihtiyacı sadece hamilelik dönemi için değil bütün yaşam evreleri için önemli bir vitamindir. Bundan dolayı hamilelik sonrasında da günlük olarak yeterli kalsiyum alımına dikkat etmek gerekir. Çünkü hem hamilelikteki hem de hamilelik sonrasındaki kalsiyum eksikliği yaşamın ilerleyen yıllarında kadınlarda osteoporoz riskini artırır.   Kalsiyum içeren besinler nelerdir?   Hamilelikte kalsiyum içeren besin olarak süt ve süt ürünleri en iyi kalsiyum kaynaklarıdır. Ayrıca sardalye, portakal suyu, somon balığı, ıspanak, şalgam, susam ve badem kalsiyum içerirler ve hamilelikte tüketilebilirler.   Hamilelikte alınan kalsiyumun vücut tarafından daha iyi emilebilmesi için yeterli düzeyde D vitamini alımına da dikkat etmek gerekir. D vitamini kalsiyumun emilimini kolaylaştırır. Bu nedenle hamilelikte D vitamini içeren besinlere de önem verilmelidir.
Yeni Doğan Bebekler

Bebeğe İsim Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeğe isim seçmek kolay gibi görünse de aslında ebeveynlerin oldukça düşündükleri ve önemli durulması gereken bir konudur. Çünkü bebeğe isim seçerken yapılacak bir hata bebeğin sonraki yıllarını gerçekten oldukça olumsuz etkileyebilir. İşte siz ebeveynlere bebeğinize isim seçerken dikkat etmeniz gereken önemli hususlar:   1. Bebeğinize isim seçerken telaffuzu zor isimlerden mümkün olduğunca uzak durun. Telaffuzu zor isimler her zaman zaman karışıklıklara yol açabilir ve çocukta bir baskı yaratabilir.   2. Bebeğinize dedelerimizin 100 yıl önce kullandığı isimleri mümkün olduğunca vermeme çalışın. Elbette ki içlerinde birçok güzel ve anlamlı isimler bulunmaktadır. Fakat günümüzde ebeveynler artık bu tür isimleri bebeklerine vermiyorlar.   3. Bebeğinize komik veya başkalarının dalga geçebileceği isimler vermeyin. Bu tür isimler özellikle okul çağına geldiklerinde çocuklar için psikolojik soruna yol açabilecek düzeyde olabilmektedir.   4. Bebeğinize isim seçerken kendi soy adınızı da düşünerek seçin.Soy adıyla kötü bir kombinasyon oluşturacak veya dikkat çekici isim ve soy isim kombinasyonları bebek büyüdüğünde hiç de hoşlanmayacağı bir şey olabilir.   5. Kimsenin ne anlama geldiğini bilmediği, ilk kez duyulan isimler de ilerleyen yıllarda çocuklar için bir baskı unsuru olabilir.   6. Bebeğinize seçeceğiniz isim bebeğinizin cinsiyetini iyi ve doğru yansıtmalıdır. Genelde hem erkeklerde hem de kızlarda kullanılan Deniz, Derya gibi isimler her zaman gerek iş yaşamında gerekse de özel yaşamda karışıklıklara yol açabilecek isimlerdir.   7. Bebeğinize çok iddialı isimler seçmemekte fayda vardır. Çünkü çocuklar ilerde bu çok iddialı isimlerin etkisinde olumsuz bir şekilde kalabilirler.   8. Bebeğinize seçeceğiniz ismin anlamına da dikkat edin. Ayrıca hiçbir anlamı olmayan isimler de iyi bir tercih değildir.
Emzirme

Bebeğinizi Ne Kadar Sıklıkla Beslemelisiniz?

Bir anne olarak bebeğinizin sağlıklı bir şekilde büyümesi için en önemli görevlerinizden biri onun beslenmesini sağlamak. Bebeğinizin beslenmesi konusunda bilgi düzeyini artıranız size oldukça kolaylık sağlayacaktır. Bunlardan birisi de bebeğinizi ne kadar sıklıkla beslemeniz gerektiğidir. Özellikle ilk kez anne baba olanlar bu konuda tereddüt yaşayabilirler. Aşağıdaki ipuçları bu konuda size yardımcı olacaktır.   1. Bebeğinizin acıktığını gösteren işaretlere iyi bakın. Bu işaretler bebeğinizin beslenme zamanının geldiğini gösterir. Örneğin bebeğinizin ellerinizi ağzına götürüp emmeye çalışması, mızmızlanması, hareketlenmesi, dudak hareketleri, ağlaması acıktığını gösteren işaretlerdir. Tabi ağlamaları başka anlamlara da gelebilir. Eğer bebeğiniz 2 – 3 saattir beslenmiyorsa ağlama nedeni muhtemelen acıkmasıdır. Zaten bebeğinizin ağlaması acıktığını gösteren en son işarettir. Bebeğinizin 2 – 3 saatte bir emzirilmeye ihtiyaç duyacağını unutmayın.   2. Bebeğinizi her gün kaç defa beslediğinizi iyi not edin. Emzirilen bebekler günde 8 – 12 defa beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Yeni doğan bir bebek her 2 – 3 saatte 1 defa 40 – 80 mililitre kadar mama tüketebilir. Her emzirme seansı 20 – 45 dk kadar sürebilir. Bazen bebekler normalden daha fazla sıklıkta da beslenmek isteyebilirler. Bu da normaldir.   3. Bezini ne kadar sıklıkta kirlettiğini sayın. Yeni doğan bebekler genelde birkaç gün sonrasında günde en az 3 – 4 defa katı dışkısını yapar. Ayrıca anne sütüyle düzenli beslenen bebekler günde en az 5 – 6 defa altlarını ıslatabilirler.
Doğum

Sezaryenle Doğan Bebeklerde Alerji Riski 5 Kat Daha Fazla

Genelde herhangi bir tıbbi zorunluluk yoksa hamile kadınlara normal doğum yapmaları tavsiye edilmektedir. Fakat çeşitli nedenlerle birçok kadın sezaryenle doğum yapmaktadır. Fakat sezaryenle doğumun da kendi içinde bazı olumsuz yönleri bulunmaktadır. ABD’ de bulunan Henry Ford Üniversitesi doktorlarının yaptığı araştırmaya göre sezaryenle doğum çocuklarda alerji gelişme riskini artıran bir etkendir.   Araştırma bulgularına göre sezaryenle doğan çocuklarda 2 yaşından itibaren çeşitli alerjilerin gelişme riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi.   Sezaryenle doğan bebeklerde 2 yaşından itibaren alerji gelişme riski normal doğumla doğan bebeklere göre 5 kat daha yüksek bulundu.   Bu çocukların en yaygın olarak kedi, köpek ve toz akarlarına alerjik tepki gösterdikleri tespit edildi.   Bebeklerde alerji riskini artıran başka etkenler de var mı?   Bebeklerde alerji riskini artıran başka etkenler de bulunmaktadır.   Annede ve badada çeşitli alerjilerin ve astımın olması Bebeğin çevresinde sigara içilmesi Bebekteki çeşitli hastalıklar ve bebeğin kullandığı ilaçlar   Ayrıca bebeklerde alerji riskini düşürmek için de 2 önemli nokta vardır.   Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmelidir. Anne sütü hem içerik itibariyle bebeklerde alerji riskini düşürmektedir hem de bebek erken dönemlerde çeşitli alerjen besinlere maruz kalmaz.   Diğer önemli bir etken ise bebeğe ek besinlerin 6. ayda sonra verilmeye başlanmasıdır. Bebeğe verilecek besinler konusunda da dikkatli olunmalıdır. Bazı besinler bebekler için alerji oluşturma riski en yüksek besinlerdir. Yumurta, bal, inek sütü fıstık ezmesi, ağaç yemişleri, balık ( ton balığı, alabalık, morina ) ve kabuklu deniz ürünleri ( ıstakoz, karides, yengeç ) alerjiye yol açma riski en yüksek besinlerdir.    Besin alerjisi hakkında daha ayrıntılı bilgiye Bebeklerde Besin Alerjisi isimli makalemizden ulaşabilirsiniz.
Kadın Sağlığı

Hamile Kalamama Nedeni: Polikistik Over Sendromu

Hamile kalamama sorunu yaşıyorsanız bunun muhtemel bir nedeni de PKOS olarak kısaltılan polikistik over sendromu olabilir. Pkos kadınlarda bir takım hormonal dengesizliklerden kaynaklanan bir durum. Adet döngüsünü bozabilir, diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik sağlık sorunlarına yol açabilir. Polikistik over sendromu yani pkos sorununun yol açabildiği olası sorunlardan birisi de kadınlarda doğurganlık yeteneğini olumsuz etkileyerek hamile kalmayı zorlaştırmasıdır. Polikistik over sendromu ortalama olarak her 15 kadından 1 tanesinde görülebilmektedir.   Polikistik over sendromunun diğer belirtileri arasında ciltte yağlanma ve akne, kilo alma, ciltte tüylenmeler ( hem yüzde hem de diğer vücut bölgelerinde ) saç tellerinde incelme ve seyrelme vardır.   Düzensiz adet döngüsü polikistik over sendromunun yaygın belirtilerindendir. Ayrıca pkos sorunu yaşayan kadınlarda depresyon da görülebilmektedir.   Kadında yumurtalıklarda kistler oluşabilir. Hastalığa adını veren bu kistlerdir. Bu kistler zararlı olmamakla birlikte hormanal dengesizliklere yol açabilir.   Polikistik Over Sendromunda en önemli tedavi diyet ve egzersizdir. Bunun yanımda hormonal dengeyi sağlamaya yönelik ilaçlar kullanılabilir. Ciltteki tüylenmeler için ise tüylenmeyi azaltıcı bir tedavi uygulanabilir.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: