En Son Yorumlar
Çocuk Ruh Sağlığı

Çocuğunuz Utangaç Mı?

Eğer çocuğunuz yeni kişilerle karşılaştığında size sımsıkı sarılıyorsa, sıkça başkalarından kaç davranışı gösteriyorsa ve yeni şeyleri reddetme konusunda daha eğilimliyse çocuğunuz muhtemelen doğal olarak utangaç mizaçlı bir çocuk olabilir. Ayrıca biraz da e4ndişe ve korku duyguları da olabilir. Özellikle yeni insanlarla karşılaştığında veya tanımadığı insanların olduğu bir ortama girildiğinde… Muhtemelen çocuğunuzun uykusu da hafif olabilir.   Yapılan araştırmalar çocuktaki utangaçlık davranışlarının doğuştan gelen bazı özelliklerinin de olduğunu gösteriyor. Bazı çocuklar dünyaya geldiklerinde diğerlerine göre daha utangaç bir mizaçta olabiliyor.   Bir ebeveyn olarak çocuğunuzdaki utangaçlık davranışlarını iyi süzmeniz gerekiyor. Çünkü utangaçlık davranışları kimi zaman çocuklardaki ayrılık endişesiyle karıştırılabiliyor. Çocukların çoğu genelde 7 – 18 aylar arasında ayrılık endişesi duygularını yaşamaya başlar ve bu duygular 3 yaşına ve daha ileri bir döneme kadar da devam edebilir.   Eğer çocuğunuz utangaçlık davranışları sergiliyorsa onu bu davranışlarından kurtarmak için aşağıdakileri yapabilirsiniz:   1. Çocuğunuzu utangaç kelimesiyle etiketlemeyin. Çocuğunuzu bu şekilde sürekli utangaç olarak nitelerseniz çocuğunuza utangaçlığı öğretmiş olursunuz. Buna öğrenilmiş utangaçlık davranışı denir.   2. Empatik olun. Çocuğunuzun duygularını anlamaya çalışın ve onun duygularını anladığınız da ona hissettirin. Çocuğunuz utangaç ise öncelikle onun utangaç olduğunu kabul edin. Onun bu duygularını yadsıyarak zorla ve birden daha aktif, daha girişken ve daha sosyal olmasını beklemeyin. Süreci zamana yayın. Onu zorlamanız utangaçlık duygularının daha kökleşmesine yol açabilir.   3. Onu cesaretlendirin. Çocuğunuz zorlamadan başka arkadaşlarıyla oynamasını, aktivitelere katılmasını teşvik edin ve onu cesaretlendirin. Çocuğunuzu daha sosyal yaparken biraz sabırlı olun. Çok fazla koruyucu, gözetleyici ve müdahale edici olmayın.   4. Çocuğunuza karşı eleştirici ve küçümseyici olmayın. Çocuğunuzu sürekli eleştirmeniz küçümseyici sözler söylemeniz kendisi hakkında kötü hissetmesine neden olabilir. Öz saygısını olumsuz etkileyebilir ve size karşı kızgınlık duyguları geliştirebilir.   5. Çocuğunuzu sosyal ortamlardan soyutlamayın. Onu sosyal ortamlardan ve aktivitelerden soyutlamanız utangaçlık duygularından kurtulmasına yardımcı olmaz. Aksine daha utangaç, çekingen olur.   6. Çocuğunuz sosyalleşirken onun için daha az stres oluşturacak yollar deneyin. Örneğin oyun gruplarında geniş bir oyun grubu yerine daha küçük bir oyun grubunu seçebilirsiniz. Çok fazla stres çocuğunuzu utangaçlık duygularından kurtarma sürecinizi olumsuz etkiler.
Hamilelikte Sağlık

Hamilelikte Obezitenin Riskleri

Hamilelikte obezite veya normalden kilolu olmak hem anne sağlığı hem de Anne karnında büyüyen bebek için önemli etkiler doğurabilecek bir etkendir. Hamilelikte obezite hakkında olası riskleri bilmeniz, tavsiye edilen kilolarda kalmanız sağlıklı bir hamilelik süreci için önemlidir.   Hamilelikteki kilonuz nasıl tanımlanır?   Obezite vücutta birlen aşırı yağlar olarak tanımlanmaktadır. Genelde bir kişinin kilosunun nasıl tanımlanacağı hususunda aşağıdaki değerler kullanılır.   Vücut kitle indeksi                          Kilo tanımlaması   18, 5 altında                                     Zayıf 18,5 – 24, 9                                      Normal kilolu 25 – 29,9                                          Kilolu 30 ve üzeri                                       Obez 40 ve üzeri                                       Aşırı obez   Obezite doğurganlığı nasıl etkiler?   Obez olmak hamile kalmayı zorlaştıran bir etkendir. Obezite in vitro fertilizasyon ( IVF ) sonuçlarını da etkileyebilir. Kadınlarda vücut kitle indeksi arttıkça ıvf sonuçlarında başarı oranı da azalır.   Obezite hamileliği nasıl etkiler?   Hamilelik döneminde obez olmak çeşitli hamilelik komplikasyonlarının riskini de artırır. Bu riskler şunlardır:   Gestasyonel diyabet ( gebelik diyabeti ): Hamilelikte obez olan kadınlarda diyabet gelişme riski normal kilolu hamile kadınlardan daha fazladır. Hamilelikte gelişen diyabete gestasyonel diyabet denir.   Preeklampsi: Preeklampsi hamilelikte gelişen yüksek tansiyon durumudur. Ayrıca idrarda 20. gebelik haftasında sonra protein riski artar.   Enfeksiyon: Hamilelikte obez olan kadınlarda enfeksiyon riski artar. Özellikle idrar yolları enfeksiyonu riski artar. Obezite lohusalık enfeksiyonu riskini de artırır.   Tromboz: Hamilelikte obez olan kadınlarda damarlarda tromboz ( pıhtılaşma ) riski artar.   Obstrüktif uyku apnesi: Hamilelikte obez olan kadınlarda obstrüktif uyku apnesi gibi uyku sorunları riski artar. Ayrıca eğer hamileilk öncesinde bu tür bir uyku bozukluğu sorunu varsa bu sorun hamilelik döneminde daha da kötü olabilir.   Uzayan hamilelik: Obezite hamilelik süresini uzatabilir.   Sezaryen doğum: Obez olan kadınlarda sezaryen doğum oranları daha fazladır. Obezite sezaryen doğum riskini artırır. Obezite ayrıca sezaryen komplikasyonlarına da yol açabilir. sezaryen ameliyat sonrası iyileşmeyi yavaşlatabilir. Obez olan kadınlarda sezaryen ameliyat sonrası başarılı vajinal doğum oranı azalır.   Hamilelik kayıpları: Obezite düşük ve ölü doğum riskini artırmaktadır.   Hamilelikte obezite bebeği nasıl etkiler?   Hamilelikte obezite bebekte çeşitli sağlık problemlerine neden olabilir.   Makrozomi: Obez olan hamile kadınlarda bebeğin normalden daha büyük olma riski artar. Bu da vajinal doğum ihtimalini azaltır. Ayrıca normalden daha büyük olan bebeklerde çocukluk obezitesi riski de artar.   Kronik sorunlar: Hamilelikte obezite bebeğin yetişkin bir birey olduğunda kalp hastalığı ve diyabet gibi risklerini artırır.   Hamilelikte kaç kilo almalı?   Hamilelik öncesindeki kilonuz ve vücut kitle indeksiniz hamilelik döneminde kaç kilo almanızı belirleyen önemli bir etkendir. Bu hem sizin hem de bebeğinizin sağlığını direkt etkileyebilir. Hamilelikte kaç kilo almanız gerektiği konusunda hekiminize danışın.   Fakat genelde obez olan kadınların hamilelikte almaları gereken kilo şu şekildedir:   Eğer tekli bir gebelik yaşanıyorsa alınması gereken kilo 5 – 9 kilo arasındadır. Eğer çoklu bir gebelik yaşanıyorsa alınması gereken kilo 11 – 19 kilo arasındadır.   Sağlıklı bir hamilelik için ne yapmak gerekir?   Hamilelikte obezite sorunu yaşasanız bile risklerinizi en aza indirmek için bazı önlemleri de almanız ve sağlıklı seçimler yapmanız gerekir. Aşağıdaki hususlara özellikle dikkat edin:   1. Hamilelik öncesinde hekiminizi ziyaret edin ve olası risklerinizi bilin. Buna göre hamileliğinizi planlamaya yönelik sağlıklı adımlar atın. Hamilelik öncesinde sağlıklı bir kiloya dönmeye çalışın. Ayrıca hamilelik döneminizde hekim randevularınızı aksatmayın. Yakından takibin önemi sizin durumunuzda artar. Diyabeti yüksek tansiyon, uyku apnesi gibi sorunlara karşı yakından takip edileceksiniz.   2. Sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulayın. Hekiminiz ve uzman bir diyetisyen eşliğinde beslenme programınızı hazırlanacaktır. Sağlıklı ve dengeli bir beslenmeyle hamilelik döneminde çok fazla kilo almanız önlenir. Hamilelik döneminde folik asit, kalsiyum, demir ve diğer vitamin ve mineraller sizin için oldukça önemlidir. Sizin durumunuza özel olarak hekiminiz beslenmeniz konusunda size yol gösterecektir.   3. Fiziksel olarak aktif olun. Güvenli sınırlar içinde fiziksel aktiviteler sizin için oldukça faydalıdır. Egzersizler konusunda hekiminize danışın. Egzersiz size hem doğuma daha iyi hazırlayacaktır hem de gereğinden fazla kilo almanızı da önlemeye yardımcı olacaktır.   4. Riskli durumlardan kaçının. İster obezite sorununuz olsun ister normal kilolu olun  hamilelik döneminde bazı riskli durumlardan kaçınmanız gerekir. Alkol, sigara, yasak madde kullanımı bunlardan bazılarıdır. Ayrıca hekiminize danışmadan ilaç vey7a besin desteği kullanmayın.
Bebek Bakımı

Ağlayan Bebek Nasıl Susturulur, Sakinleştirilir?

Bebekler birçok nedenden dolayı ağlayabilirler. Karnı acıktığı zaman, hasta olduğu zaman, kendini huzursuz hissettiği zaman, rahat olmadığında, güvende hissetmediğinde, susadığında, canı sıkıldığında ve daha birçok nedenden dolayı ağlayabilir. Ağlama bebekler için en önemli iletişim biçimidir. Duygularını ve isteklerini ağlayarak bildirirler. Bir ebeveyn olarak ağlayan bebeğinizi nasıl susturabileceğinizi ve sakinleştirebileceğinizi de bilmeniz gerekir. Bu konuda aşağıdaki çözüm önerilerini uygulayabilirsiniz.   Bebeğinizi kundaklayın   Ağlayan bebeğinizi susturmak, sakinleştirmek için yapabileceğiniz ilk şeylerden birisi onu kundaklamak veya diğer bir deyişle sarmalamaktır. Bebeğinizi bir battaniye veya bezle sarmalayarak kundaklayabilirsiniz. Bebekler kundaklandıklarında kendilerini daha güvende hissederler. Özellikle yeni doğan bebeklerde bu oldukça etkili olabilir. Bebekler kendilerini güvende hissetmediklerinde ağlarlar. Bebeler kundaklandığında daha da iyi uyurlar. Bebeğinizi eğer nasıl kundaklayacağını bilmiyorsanız bebeğinizin hekiminde veya bu konuda tecrübeli birisinden yardım isteyebilirsiniz. Fakat bebeğinizi çok uzun süre ve sürekli kundaklamamanızda fayda vardır. Çünkü araştırmalara göre sürekli ve uzun süre kundaklanan bebeklerde kalça çıkığı riski de artmaktadır.   Bebeğinize ninni söyleyin   Ninni dinlemek bebekler için oldukça sakinleştirici bir etki yapar. Bebeğiniz eğer ağlıyorsa ona ninni söylemeyi deneyin. Sizin sesiniz bebeğiniz için oldukça sakinleştirici olacaktır. Sakin, yumuşak bir ses tonuyla bir ninni söyleyin. Faydalı olacaktır.   Bebeğinizi hoplatın   Aslında sağlayan bebeğinizi susturmak, sakinleşmesini sağlamak için uygulayabileceğiniz birçok yöntem var. Bunlardan bir diğeri bebeğinizi hafifçe hoplatmaktır. Hoplatılmak bebeklerin hoşuna gider. Bebeğinizi dizlerinizin üzerinde tutarak hafifçe hoplatmaya çalışın. Bebeğiniz sakinleşecektir.   Bebeğinizi sallamayı deneyin   Bebekler sallanmaktan hoşlanır. Sallanmak onlar için oldukça sakileştirici bir etki yapar. Eğer ağlıyor ve susmuyorsa, susturmak için bu yöntemi de deneyebilirsiniz. Bebeğinizi belli bir ritimde hafifçe sallayın. Bebeğinizi kucağınızda sallayabileceğiniz gibi bir sallanma sandalyesi de alabilirsiniz.   Bebeğinize başka sesler dinletin   Ağlayan bir bebeği susturmak konusunda bazen oldukça ilginç yöntemler de deneyebilirsiniz. Bunlardan birisi de bebeğinize çamaşır makinesi, vantilatör, saç kurutma makinesi gibi durağan ve aynı ritimde ses çıkaran bir cihazın sesini dinletmektir.    Banyo yaptırmak   Ağlayan bebeğinizi susturmak konusunda banyo gibisi yoktur. Gerçekten bir bebeğe banyo yaptırmak onun için oldukça sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etki sağlayabilir.   Birlikte arabayla gezin   Bebeğinizi susturmak ve sakinleştirmek için onu arabanızla kısa bir gezintiye çıkarmayı deneyin. Çünkü arabada gezerken motor ve diğer sesler oldukça ritmiktir ve monoton bir ses çıkarırlar.   Emzik verin   Bebeklerde emme refleksi vardır. Bebekler emmekten hoşlanırlar. Eğer bebeğiniz susmuyorsa bebeğinize emzik vermeyi deneyin. Emzik emmek bebekler için sakileştirici bir etki yapar. Fakat bebeğinize emzik verirken bunun olumlu ve olumsuz yönlerini de değerlendirmelisiniz. Bebeğinizi susturmak için emzik vermeyi sürekli bir alışkanlık haline getirmeyin. Çünkü uzun süreli emzik vermek olumsuz etkiler doğurur. Bu yöntemi uzun süre kullanmamalısınız. Bu konuda Emziğin Faydaları ve Zaraları isimli yazıyı da okuyabilirsiniz.   Bebeğiniz acıkmış ve susamış olabilir   Bebeklerin ağlamalarının en temel nedenlerinden birisi de acıkmış veya susamış olmasıdır. Eğer bebeğiniz ( özellikle yeni doğan bebekler ) 3 saattir emzirilmediyse ağlamasının en büyük nedeni acıkmış olmasıdır. Bebeğinizi mutlaka 2-3 saatte 1 defa emzirin.   Bebeğinizin bulunduğu yeri değiştirin   Bazen bebekler sürekli aynı yerde, aynı ortamda bulunmaktan sıkılırlar, rahatsız olurlar. Bazen o ortamdaki gürültülü ve stresli bir durum da bebeğinizi huzursuz ederek ağlamasına neden olabilir. Gün içinde bebeğinizin bulunduğu ortamı ara ara değiştirmeyi deneyin.   Hastalık belirtilerine bakın   Bebeğiniz hasta olduğu içinde ağlayabilir. Eğer bebeğiniz sürekli ağlıyorsa bebeğinizde olası hastalık belirtilerini bir kontrol edin. Bunun için Bebeklerde Hastalık Belirtileri isimli yazıyı okuyabilirsiniz. Eğer bu belirtiler varsa bebeğinizi hekime gösterin.   Bebeğinizde kolik olabilir   Bazen bebekler görünürde hiç bir neden yokken de ağlayabilirler. Bu genelde kolik denilen durudan kaynaklanan bir tür ağlama nöbetidir. Kolik sorunu olan bebek sürekli olarak şiddetli bir şekilde ağlar. Bu ağlama nöbeti uzun sürer ve bebeği susturmak, sakileştirmek neredeyse mümkün olmaz. Bebeklerde Kolik ve Bebeği Sakinleştirme Yolları yazısını okuyarak kolik konusunda ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Bebek Bakımı

Ağlayan Bebeği Sakinleştirmek İçin Yöntemler

Ağlayan bebeğinizi sakinleştirmek için deneyebileceğiniz birçok yöntem bulunuyor. Aşağıdaki yöntemler genelde en sık kullanılan yöntemlerdir. Bu yöntemleri kullandıkça bebeğinizi sakinleştirme konusunda daha tecrübeli olacaksınız.   Bebeği beslemek   Bebekler ihtiyaçlarını ağlayarak dile getiriler. Örneğin acıkırlarsa bunu ağlayarak anlatırlar. Bebeğinizin ağlamasının nedeni acıkmış olması olabilir. Eğer bebeğinizi 2 – 3 saatten daha uzun süre emzirmediyseniz acıktığı için ağlıyor olabilir. Öte yandan bazı bebeklerin daha kısa sürede de acıkabileceğini unutmayın. Bebeğinizin karnını doyurun.   Bebeği kundaklamak   Bebeği kundaklamak bebeği sakileştirme konusunda çok eski zamanlardan beri uygulana bir yöntem. Kundaklanan bebekler kendilerini güvende hissederler. Bebeler kendilerini güvende hissetmediklerinde ağlayabilir ve huzursuzluk duyabilirler. Kundaklama yoluyla bebek kendini daha güvende hissedecek, rahat ve huzurlu olacaktır. Fakat bebekleri çok uzun sürelerle kundaklamanın da bazı risklerinin olduğu bilinmektedir. Uzun süre kundaklanan bebeklerde kalça çıkığı riski artmaktadır.   Bebeğim pozisyonunu değiştirmek   Eğer ağlayan bebeğiniz kundaklama ile sakinleşmediyse bebeğinizin pozisyonunu değiştirin. Bebeğinizi yüz üstü tutmayı deneyin. Kollarınızla bebeğinizin göbek kısmından tutun ve yüz üstü pozisyonda tutun. Yüz üstü pozisyonda durması bebeğinizi sakinleştirebilir. Çünkü bu şekilde kollarınızla bebeğinizin göbek bölgesine yaptığınız basınç eğer bir gaz sorunu varsa rahatlamasına yardımcı olacaktır.   Tekrarlayan sesler   Bebekler tekrarlayan seslerden hoşlanırlar. Tekrarlayan seslere çamaşır makinesi sesi, fön makinesi sesi gibi sesleri örnek verebiliriz. Televizyon ve radyo sesi de yardımcı olur.   Emzik   Bebeklerde güçlü bir emme duygusu vardır. Emme davranışı bebeklerin hoşuna gider ve onları rahatlatır. Örneğin ağlayan bebeğinizi susturmak ve sakinleştirmek için ona bir emzik verebilirsiniz. Ayrıca emziğin bebelerde ani bebek ölümleri sendromunu önlemeye yardımcı olduğunu da belirtmek gerekir.   Bebeğe pişş pişş yapmak   Ağlayan bir bebeği sakinleştirmek için kulağına yakın bir şekilde sakince ve nazikçe pişş pişş yapmak yardımcı olabilir.   Bebeği gezdirmek   Bebekler hareketten hoşlanırlar. Eğer bebeğiniz ağlıyorsa bebeğinizi evde kucağınızda dolaştırın veya dışarıda gezdirin. Sallana bir sandalyede birlikte oturmayı deneyin. Ya da arabada gezdirin. Fakat bebeğiniz asla yalnız bırakmayın. Hareket halindeyken bekler daha sakin olur.   Bebek masajı   Masajın bebek için oldukça faydaları vardır. Masaj yoluyla ten teması bebeğin sakinleşmesine ve kendini daha rahat hissetmesine yardımcı olur. Masaj bebeğin daha az ağlamasına ve daha iyi uyumasına imkan sağlar. Bebeğiniz çıplakken nazikçe ve yavaşça masaj yapmayı deneyin. Bacaklarına, kollarına, sırtına, göğüs bölgesine, karnına ve yüzüne masaj yapın.   Geğirtmek   Ağlayan bebeğiniz çok fazla hava yutmuş olabilir. Hava yutması onda gaz sancısına yol açabilir ve oldukça rahatsız edici olabilir. Sırt üstü yatırarak sırtına hafif dokunuşlarla geğirmesini ve gazını çıkarmasını sağlayarak onu sakinleştirebilirsiniz. Bunun için klasik pozisyon bebeğinizi omuz bölgenizde tutarak sırtına hafifçe tekrarlı bir şekilde dokunmaktadır. Ya da bebeğinizi dizlerinizde yüz sütü uzatma pozisyonu da uygundur.   Hekime danışın   Bebeğiniz hiçbir şekilde sakinlemiyorsa bir sağlık sorunu olabilir. Bu nedenle bebeğinizi hekime göstermeniz gerekir. Tabi bazı bebeklerin diğerlerine göre ağlamaya daha yatkın olduklarını da bilmeniz gerekir. Diğer yandan eğer bir sağlık sorunundan şüpheleniyorsanız veya bebeğinizde bir ağrı veya onu rahatsız eden fiziksel bir durumda şüpheleniyorsanız hekime gösterin.
Güzellik ve Bakım

Sütyen Takımları

Kadınlar için iç çamaşırları seçimi yaparken takım kategorileri her zaman daha ilgi çekicidir. Normal kıyafetlerinde takım giymekten hoşlanmasalar bile sütyen takımı kendilerine göre bazı sebeplerden ötürü çoğu zaman ilk tercihleri olur.   Çoğu kadın ise iç çamaşırlarını takım olarak giymeyi tercih ediyor. Bunun belki de en önemli sebebi olarak da sütyen takımlarının alt ve üstlerinin parçalarının aynı modele dahil olmasının avantajlı olduğunu düşünmeleri. Bu yüzden iç çamaşırı alırken özellikle sütyen takımlarına bakmadan alışverişlerini tamamlamak istemiyorlar. İç giyimde uyuma önem verenler için gerekli olan sütyen takımlarında alt beden ve göğüs ölçülerini bilmek ise fazlasıyla önemlidir. Belli ölçülere göre hazırlanan sütyen takımlarının içerisinde destekli, desteksiz ya da straplez modeller de bulunuyor. Bu yüzden istenilen alt model ile sütyenin modeli farklılık gösterebiliyor. Yani bu şu demek oluyor ki straplez bir üstün alt çamaşır modeli farklı ya da tercih edilmek istenmeyen bir model olabiliyor. O zaman da ekstra olarak ona uygun bir alt çamaşır modeli bulabilmek zorunlu hale geliyor.   Takımların alt çamaşır modelleri arasında ise daha çok tangalar, dantelli ve ip formunda olan tasarımlar bulunuyor. Ancak bu durum elbette normal modellerin takım halinde olmaması anlamını da taşımıyor. Örneğin; tanga ya da ipli modelleri özel günlerin dışında çok tercih etmiyorsanız ifondi’nin dantelli modellerinden birini deneyebilirsiniz. İfondi’nin dantelli modellerinden ise en çok somon rengi ile hafif destekli sütyen takımları tercih ediliyor. Son derece rahat kullanımı sayesinde sizlerin hem kıyafetlerin içinde rahat etmenizi hem de pamuklu yapısı sayesinde sağlığınızdan endişe etmenizi engelliyor. Bir başka seçenek de straplez ve tam destekli sütyen kullanmayı sevenler için uygun görünüyor. Ekru rengi ve dantelli yapısıyla oldukça şık bir görüntü elde edebiliyorsunuz. Küçük göğüslere sahip kadınların severek kullandığı tam destekli sütyenlerin takımları da hem şık olmamızı hem de rahat etmemizi sağlıyor. Tanga ya da ipli modellerden vazgeçemeyeler için alt modeli G-String olanlarda mevcut. Destekli ve straplez sütyen modelinin alt modeli G-String olduğu için destekli sütyen giyenler için son derece uygundur.     ifondi'nin birbirinden farklı modelleri ile şık, spor, klasik hangisini tercih ederseniz edin rahatlığınızdan ödün vermeyeceksiniz. Son derece farklı takımları olan ifondi sütyen takımlarının alt ve üstlerini de kendinize uygun olarak kombinleme şansına da sahip olduğunuzu unutmayın.
Emziren Annenin Beslenmesi

Emzirirken Kaçınılması Gereken Besinler

Emzirme dönemi beslenmenizde bazı şeylere dikkat etmeniz gereken bir dönem. Emzirme sürecinizde bazı besinleri ve içecekleri tüketmeniz hem kendi sağlığınız hem de bebeğiniz açısından sorun yaratabilir. Dolayısıyla emzirme döneminde bu besinlerden ve içeceklerden uzak durmanızda fayda vardır. Peki bu besinler ve içecekler nelerdir?   Alkol: Emzirirken uzak durmanız gereken içeceklerden birisi alkoldür. Aldığınızı alkol anne sütünü olumsuz etkiler. Anne sütünün olumsuz etkilenmesi bebeğe olumsuz yansır. Emzirme döneminizde eğer alkol alma durumunuz olacaksa bunu oldukça az ve emzirmeden 2 saat önce alın.   Kafein: Kahve, çay, kola ve diğer kafeinli içeceklerin tüketimini emzirme döneminizde azaltmanız gerekiyor. Çok fazla kafeinli içecekler tüketmeniz anne sütünüzü olumsuz etkiler. Bu da bebeğinizin uyku düzenini bozabilir ve daha sinirli ve mızmız yapabilir.   Soslu besinler: Soslu besinler tüketmenizin bebeğinizin sindirim sistemini bozma ihtimali vardır. Bu tür besinleri emzirme döneminizde tüketirken dikkatli olun.   Bazı Sebzeler ve meyveler: sebzeler ve meyveler hem sizin için hem de bebeğiniz için faydalıdır. Fakat bazı sebzeler bebeğinizde gaz sancısına neden olabilir. Lahana, salatalık, biber, soğan ve karnabahar gaz sancısına yol açabilir. Portakal, mandalina, greyfurt, limon, çilek gibi meyvelerde bebekte gaz sancısına yol açabilir.   Besin alerjisi: Bebeğinizin besinlere karşı alerjik bir tepki verebileceğini anlamak, bunlara maruz kalan kadar zordur. Fakat bazı besinlerin emzirme döneminde diğerlerinden daha fazla alerjik reaksiyona yol açma riski vardır. Bu besinler soya, yumurta, buğday, fıstık gibi besinlerdir. Siz bu besinleri tükettikten sonra bebeğinizde herhangi bir reaksiyon gelişip gelişmediğini izleyin.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: