En Son Yorumlar
Hamilelikte Sağlık

Sağlıklı Bir Hamilelik İçin

Sağlıklı bir hamilelik için bu süreçte sağlıklı tercihler yapmak ve sağlıklı olmayan alışkanlıklardan kaçınmak gerekir. Sağlıklı bir hamilelik dönemi için ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için aşağıdaki hususlar özellikle önemlidir.   1. Gebelik öncesinde gebeliğinizi planlamaya başlayın. Gebelik öncesinde sağlıklı ve doğru beslenmeye, aktif olmaya ve egzersiz yapmaya başlayın. Ek olarak diyetinize folik asit ekleyin. Ayrıca 2 ay öncesinden folik asit desteği almaya başlayın. Yapılan araştırmalara göre gebelik öncesinde folik asit almaya başlamak ve bunun gebeliğin ilk 3 ayında devam etmesi doğum kusurlarını önlemeye yardımcı oluyor.   2.  Eğer hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız hemen hekiminize görünün. Hamileliğin öncesinde ve başlangıcından itibaren düzenli olarak hekimi ziyaret etmek daha sağlıklı bir hamilelik için oldukça önemli. Çünkü hamileliğin yakından takibi süresin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine çok yardımcı oluyor.   3. Eğer sigara içiyorsanız, alkol alıyorsanız, yasak maddelerden kullanıyorsanız bunlara hamilelik döneminde mutlaka son vermelisiniz.  Zaten hamilelik döneminde sigara ve alkolün güvenli bir miktarı yoktur. Bunlardan hamilelik döneminde mutlaka kaçınmak gerekir. Örneğin hamilelikte alkol bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimini olumsuz etkileyerek sorunlara yol açıyor. Bazen düşükle sonuçlana vakalara bile rastlanmaktadır.   4. Hamileliğiniz boyunca sağlıklı ve besleyici bir diyet takip edin. Taze sebze ve meyveler, yağsız protein kaynakları anne karnındaki bebeğin gelişimi için oldukça önemlidir.   5. Hamileliğiniz boyunca sağlıklı bir kiloda kalın. Hekiminiz size hamilelik sürecinde kaç kilo almanız gerektiğini belirtecektir. Ayrıca kilonuz bu süreçte yakından takip edilecektir. Kilonuzun hamilelikte belli sınırlar içinde kalması gerekir. Çok fazla kilo almamak için düzenli egzersiz yapın. Örneğin günlük yürüyüşler oldukça faydalıdır. Hekiminiz size bir egzersiz programı konusunda yardımcı olacaktır.   6. Hamilelik döneminde moralinizi yüksek tutun. Stresinizi iyi yönetin. Stresli şeylerden mümkün olduğunca kaçının. Olumlu düşünmeye çalışın. Çünkü sizin hissettiğiniz stres, üzüntü, korku gibi duygular bebeğiniz tarafından algılanabilmektedir. Bu da bebeğinizi olumsuz etkileyebilir. Mümkün olduğunca mutlu ve sakin kalmaya çalışın.
Çocuk Beslenmesi

Çocuklar İçin En İyi Vitamin Ve Mineraller

Çocukları sağlıklı bir şekilde ve istenilen düzeyde büyüyüp gelişebilmeleri için beslenmelerinde bazı vitaminler ve mineraller oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu vitaminler ve mineraller şunlardır:   Kalsiyum: Kalsiyum çocuklar için önemli bir mineral olup, çocukların kemik ve diş gelişimi için önemlidir. Kalsiyum ayrıca çocukların sağlıklı sinir ve kasa gelişimine de yardımcı olur. Vücudun besinleri enerjiye dönüştürmesine yardım eder.   Yağ asitleri: Yağ asitleri ( omega 3, omega 6 ) çocuklarda sinir sistemini düzenlemeye ve hücre yapımına yardımcı olur. Kardiyovasküler sistemi güçlendirir. Bağışıklığı geliştirir ve vücutta besinlerin emilmesini kolaylaştırır. Yağ asitleri ayrıca sağlıklı beyin fonksiyonları ve görme duyusu için de gereklidir.   Demir: Demir minerali hemoglobin yağımı için önemli bir mineraldir. Hemoglobin kana oksijen taşır. Çocuklarda demir kesikliğinde kansızlık ( anemi ) görülür. Kansızlığın en yaygın belirtisi bitkinlik, güçsüzlük ve sinirliliktir.   Magnezyum: Magnezyum çocukların kemiklerini güçlendirir ve kalp ritmini düzenler. Magnezyum ayrıca çocuklarda bağışıklık sistemini destekler ve kas ve sinir fonksiyonlarının bakımına yardımcı olur.   Potasyum: Potasyum vücuttaki sıvı dengesini kontrol etmek için sodyum minerali ile birlikte görev yapar. Bu durum kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olur. Potasyum kas fonksiyonlarına ve kalp ritminin düzenlenmesine de yardımcı olur. Çocuğun ileriki yaşlarında böbrek taşı gelişimi ve osteoporoz riskini azaltır.   A vitamini: A vitamini çocukların görme duyusunda ve kemik gelişiminde önemli bir rol oynar. Çocuğu enfeksiyonlardan korumaya yardımcı olur. Hücre ve organ gelişimine ve sağlığına katkı yapar. Buna saçlar, tırnaklar ve cilt de dahildir.   C vitamini: C vitamini kan hücrelerinin, kemiklerin ve organların onarımına yardımcı olur. Çocuğun diş etlerinin sağlığına önemli katkı sağlar. Kan damlarlarını kuvvetlendirir. Vücuttaki morarmaları minimize eder. Bağışıklık sistemini geliştirir. Enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Demirin vücutta daha iyi emilmesine yardımcı olur.   D vitamini: D vitamini vücutta kalsiyum gibi minerallerin emilmesine yardımcı olur. Çocuğun kemiklerini ve dişlerini güçlendirir. Kemik yoğunluğunu artırır ve çocuğun norma gelişimine yardımcı olur. Bağışıklık sistemini de destekler.   E vitamini: E vitamini vücuttaki serbest radikallerle mücadele ederek bunların vücuttaki oluşumunu sınırlar. Serbest radikaller hücrelere zarar verene oluşumlardır. E vitamini bağışıklık sistemi, DNA onarımı ve diğer metabolik süreçler için önemlidir.   Çinko: Çinko minerali sindirime ve metabolizmaya yardımcı olan 70 den fazla enzim için gereklidir. Ayrıca çocuğun gelişimi için gerekli bir mineraldir.
Doğum

Sezaryenle Doğan Bebeklerde Alerji Riski 5 Kat Daha Fazla

Genelde herhangi bir tıbbi zorunluluk yoksa hamile kadınlara normal doğum yapmaları tavsiye edilmektedir. Fakat çeşitli nedenlerle birçok kadın sezaryenle doğum yapmaktadır. Fakat sezaryenle doğumun da kendi içinde bazı olumsuz yönleri bulunmaktadır. ABD’ de bulunan Henry Ford Üniversitesi doktorlarının yaptığı araştırmaya göre sezaryenle doğum çocuklarda alerji gelişme riskini artıran bir etkendir.   Araştırma bulgularına göre sezaryenle doğan çocuklarda 2 yaşından itibaren çeşitli alerjilerin gelişme riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi.   Sezaryenle doğan bebeklerde 2 yaşından itibaren alerji gelişme riski normal doğumla doğan bebeklere göre 5 kat daha yüksek bulundu.   Bu çocukların en yaygın olarak kedi, köpek ve toz akarlarına alerjik tepki gösterdikleri tespit edildi.   Bebeklerde alerji riskini artıran başka etkenler de var mı?   Bebeklerde alerji riskini artıran başka etkenler de bulunmaktadır.   Annede ve badada çeşitli alerjilerin ve astımın olması Bebeğin çevresinde sigara içilmesi Bebekteki çeşitli hastalıklar ve bebeğin kullandığı ilaçlar   Ayrıca bebeklerde alerji riskini düşürmek için de 2 önemli nokta vardır.   Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmelidir. Anne sütü hem içerik itibariyle bebeklerde alerji riskini düşürmektedir hem de bebek erken dönemlerde çeşitli alerjen besinlere maruz kalmaz.   Diğer önemli bir etken ise bebeğe ek besinlerin 6. ayda sonra verilmeye başlanmasıdır. Bebeğe verilecek besinler konusunda da dikkatli olunmalıdır. Bazı besinler bebekler için alerji oluşturma riski en yüksek besinlerdir. Yumurta, bal, inek sütü fıstık ezmesi, ağaç yemişleri, balık ( ton balığı, alabalık, morina ) ve kabuklu deniz ürünleri ( ıstakoz, karides, yengeç ) alerjiye yol açma riski en yüksek besinlerdir.    Besin alerjisi hakkında daha ayrıntılı bilgiye Bebeklerde Besin Alerjisi isimli makalemizden ulaşabilirsiniz.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Ve Çocuklarda Öksürük

Bebeklerde veya çocuklarda görülen hastalıkların büyük çoğunluğunda belirti olarak öksürük vardır. Öksürük bu hastalıkların çoğunun açık bir belirtisidir. Öksürük bebeklerde ve çocuklarda dikkate alınması geren bir durumdur. Fakat nadiren tehlikeli bir hastalığa işaret eder. Yani genelde tehlikeli bir hastalık durumu yoktur.   Aşağıda hangi tür öksürüklerin ne gibi hatsallara işaret edebileceği hakkında bilgiler verilmiştir:   Kuru öksürük: Kuru öksürük genelde bebekteki bir alerjinin veya soğuk algınlığının belirtisidir. Bu tür bir öksürük boğaz enfeksiyonundan şikayet eden bir bebekteki tahriş hissini azaltmaya yardımcı olur.   Islak öksürük: Islak öksürük genelde bir bakteriyel enfeksiyondan kaynaklanan bir solunum hastalığının belirtisidir. Bu tür bir öksürük bebeğin hava yollarındaki mukustan veya balgamdan kaynaklanır.   Havlar tarzda öksürük: Havlar tarzda öksürük nefes borusunun üst kısmının şişmesi sonucunda olabilir. Nefes borusundaki şişmenin nedeni genelde krup hastalığıdır. Zaten krup hastalığının en belirgin özelliği havlar tarzda öksürüktür. Krup ir bakteriyel enfeksiyondan veya alerjiden kaynaklanır.   Boğmaca öksürüğü: Boğmaca öksürüğü bordetella pertussis adı verilen bir bakteriden kaynaklanır. Bu tür bir öksürükte bebek veya çocuk öksürük nöbetleri sırasında boğulma şeklide bir ses çıkarır. Boğmaca öksürüğüne genelde düşük ateş, burun akıntısı ve hapşırma da eşlik eder.   Hırıltılı öksürük: Hırıltılı öksürük alt solunum yollarındaki bir şişmenin belirtisi olabilir. Hırıltı sesi öksürük sırasında bebeğin nefes vermesiyle oluşur. Astım veya bronşit bu tür bir öksürüğe neden olabilir.   Gece zamanı öksürük: Gece zamanı ortaya çıkan öksürük genelde astım kaynaklanır. Hava yolları gece zamanı şişmeye daha yatkındır. Soğuk algınlığı da gece öksürükleri tetikleyebilir.   Gün içindeki öksürükler: Gün içinde oluşan öksürükler sigara dumanı, klimalar veya evcil hayvan tüyleri gibi alerjenlerden oluşabilir.   Ateşli öksürük: ateşli öksürük genelde yaygın bir soğuk algınlığından oluşur. Buna düşük bir ateş de eşlik eder.38.9 derecenin üzerindeki bir yüksek ateş durumu çocukta zatürre belirtisi olabilir. Bu durumda çocuğu hemen hekime göstermek gerekir.   Kusmalı öksürük: Öksürüğe bazen kusma da eşlik edebilir. Soğuk algınlığı veya astım durumlarında midede bulantı oluşabilir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda sürekli ve fazla kusma riskli olabilir. Çünkü sıvı kaynı meydana gelir. Eğer kusma durmuyorsa hekime danışmak gerekir. Özellikle 3 ada daha küçük bebeklerde aşırı kusma oldukça risk yaratabilir.   Kalıcı öksürük: Öksürük eğer bir sinüs enfeksiyonundan, astımdan veya alerjiden kaynaklanıyorsa haftalar içinde son bulabilir. 3 haftadan daha uzun süren bir öksürük kalıcı öksürük olarak adlandırılır. Bu durumda çocuğu bir hekimin görmesi daha uygundur.   Bebekte öksürük için ne yapılabilir?   1. Çocuğun sıvı ihtiyacı mutlaka karşılanmalıdır. Fakat portakal suyu vermekten kaçınmak gerekir. Çünkü portakal suyu boğazını tahriş edebilir. Eğer emzirilen bir bebekse bebeği daha sık emzirmek gerekir.   2. Çocuğun odasında bir nemlendirici cihaz çalıştırarak kuru ortamın biraz yumuşaması sağlanır. Bu uykusuna da yardımcı olur. Bunun dışında çocuğu kısa bir süre dışarıda da dolaştırmak temiz hava almasını sağlar. Fakat uzun süre dışarıda tutmamak gerekir.   3. Çocuk iyi dinlendirilmelidir. Dinlenmesi öksürük gibi hastalık belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.   4. Buhar uygulaması öksürüğün hafiflemesinde oldukça faydalı bir yöntemdir. Fakat çocuğu çok fazla bu şekilde buhara yakın tutmamak gerekir. Örneğin akan sıcak suyun yakınında tutuluyorsa bunu uzun süre yapmamak gerekir. Aksi halde buhardan yanabilir.   5. Çocukta eğer astı varsa mutlaka hekim tedavisi gerekir. Hekimin önereceği tedavi planı uygulanmalıdır.   6. Öksürük belirtisi için ilaç kullanımı konusunda mutlaka hekime danışılmalıdır. Hekime danışmadan çocuğa otc öksürük ilacı verilmemelidir. Bunun dışında 1 yaşından küçük çocuklara da öksürük ilacı vermek doğru değildir. Öksürük ilaçları daha büyük çocuklar ve yetişkinler için daha uygundur.
Egzersiz

Doğum Sonrası Egzersiz

Doğum sonrası egzersizlerin faydası   Doğum sonrası egzersizler hamilelik döneminde aldığınız kiloları vererek hamilelik öncesi durumunuza dönmeniz ve vücut görünümünü iyileştirmeniz için önemlidir. Ayrıca doğum sonarsında yapacağınız egzersizler kalp sağlığınıza katkı yapacağı gibi kaslarınızı da güçlendirecektir. Bu egzersizler lohusalık depresyonuna karşı da oldukça fayda sağlayabilir. Çünkü ruh halini geliştirir, stresi azaltır ve enerji verir. Yeni annelerin bunlara çok ihtiyacı vardır.   Doğum sonrası egzersizlere ne zaman başlamalı?   Genelde doğum sonrasında yeni annelere egzersiz için 6 haftalık bir bekleme süresi önerilir. Bu sürede annenin iyileşmesi ve vücudun egzersiz için hazır hale gelmesi hedeflenir. Bazı uzmanlar da eğer hamilelik öncesinde ve hamilelikte düzenli olarak egzersiz yapıyorsa, başarılı bir doğum geçirdiyse, hamilelikte ve doğumda bir komplikasyon olmadıysa egzersiz için çok fazla beklemeye gerek olmadığını ve doğumdan sonraki birkaç gün içinde eğer kendini iyi hissediyorsa egzersize başlanabileceğini belirtmektedirler. Bu konuda hekime danışarak doğum sonrasında egzersiz başlamak için bir engel olmadığını öğrenmek gerekir.   Doğum sonrası egzersize başlamak   Doğum sonrası egzersizlerde egzersize başlamadan önce ilk olarak bebeği beslemek gerekir. Egzersizde destekleyici sütyenler giyinmek faydalıdır. Egzersiz öncesinde, egzersizde ve egzersiz sonrasında mutlaka su içilmeli ve vücudu susuz bırakmamalıdır. Çünkü vücut aşırı ısınır ve sıvı kaybı olur. Yürümek egzersize başlamak için en ideal olanıdır. Egzersiz için hekim eşliğin de bir egzersiz planı oluşturulmalıdır.   Pelvik taban egzersizleri   Pelvik taban egzersizleri ayrıca kegel egzersizi olarak da bilinmektedir. Doğum sonrası erken dönem egzersizleri için en önemli ve basit olanlardan birisidir. Doğumdan sonra pelvik tabanı zayıflamış olabilir ve bu egzersizler üretra, mesane, rahim ve rektumu destekleyen kasları kuvvetlendirir. Günde en az 2 set halinde 20 defa kegel egzersizi yapmak faydalıdır. Bu stres tipi idrar kaçırmayı önlemeye ve kontrol etmeye yardımcı olur.   Doğum sonrası egzersizlerde uyarı işaretleri   Doğum sonrası egzersizlerde dikkatli olmalı ve bazı uyarı işaretlerine dikkat etmelisiniz. Bu noktada vücudunuzun sesini dinlemeniz önemlidir. Egzersize mutlaka yavaş başlayın ve sonrasında temponuzu artırabilirsiniz. Egzersizde ısınma ve soğuma zamanı bırakın. Eğer ağrı acı, vajinal kanama 8 ağır ve parlak kırmızı kanam ) gibi belirtiler olursa egzersizi bırakın ve hekiminize danışın. Gebelik öncesindeki kilo durumunuza ve vücut biçiminize dönmeniz en az 6 ayınızı alacaktır. Çok kısa zamanda çok fazla kilo vermeye çalışmayın.
Yeni Doğan Bebekler

Yeni Doğan Bebeklerin Cilt Bakımı

Yeni doğan bebeğiniz eve geldiği zaman onun için yapacağınız ilk şeylerden birisi bebeğiniz için günlük bir rutin oluşturmaktır. Bebeğinizi sıcak tutmak ve iyi beslemek listenin en başında olanlar. Bebeğinizin cildi de bunlar arasında önemli bir yer tutuyor.   Bebeklerin cildi hassastır ve bağışıklık sistemleri de henüz çok güçlü değildir. Kimyasallar, kokular, elbiselerde kullanılan boyalar, deterjanlar ve bebek ürünleri yeni doğan bebeklerin cildiniz tahriş edebilir, kurutabilir, kızartabilir ve döküntülere yol açabilir. Bununla birlikte bebeğinizin cildini korumak için yapabileceğiniz birçok şey bulunmaktadır.   Bebekler için doğal cilt bakımı   Bebekler ilk doğduklarında ciltlerinde koruyucu bir tabaka ile doğarlar. Bu doğal koruyucu tabaka ilk haftalar boyunca etkisini devam ettirir.   Bebeklerin hassas ciltlerinden dolayı bebeklere çok sık banyo yaptırılması önerilmemektedir. Ayrıca bebeklerin ciltlerinin kimyasallara ve diğer alerjen maddelere sıklıkla maruz kalması cildinde sorunlara yol açabilir ve ilerleyen dönemlerde cilt alerjisi gelişmesiyle sonuçlanabilir.   Bebeğinizin cilt bakımında aşağıdaki hususlara özellikle dikkat etmenizde fayda vardır:   1. Bebeğinizin cildinde ilk aylarda bebek ürünleri kullanmayın. Bebeğinizin bağışıklık sistemi henüz gelişmeye devam ediyor. Eğer ailenizde alerji, astım gibi cilt sorunları geçmişiniz varsa bebeğinizin bağışıklık sistemini korumanız özellikle önemlidir. Bebeğinizin cildini tahriş edebilecek alerjenlerden bebeğinizi korumalısınız.   2. Bebeğinizin kıyafetlerini yeni aldığınızda giydirmeden yıkayın. Yıkarken bebek çamaşırları için kullanılan deterjanlardan kullanın. Koku ve boya içermeyen deterjanları tercih edin. Bebeğinizin bütün kıyafetlerini, yatak takımlarını, battaniyelerini sizinkilerden ayrı yıkayın. Ayrıca iyice durulayın.   3. Bebeğinize çok sık banyo yaptırmayın. Çok sık banyo yaptırmanız bebeğinizin cildindeki doğal yağ tabakasına zarar verir ve bu da cildinizin daha çabuk kurumasına ve tahriş olmasına yol açar. Doğal yağ tabakası bebeğinizin cildinde koruyucu bir görev görür. Bu kalkan ortadan kalkınca bebeğinizin cildi egzama gibi alerjik oluşumlara daha yatkın hale gelir.   Bebeğinize ilk birkaç ay haftada 2 – 3 defa banyo yaptırmanız yeterli olacaktır. Aralarda ise bebeğinizin ağzı bölgesini ve bebek bezi bölgelerini su ve temizleyiciyle temiz tutmaya çalışın.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: