En Son Yorumlar
Hamilelikte Sağlık

Sağlıklı İkiz Gebelik İçin

İkiz gebelikler normal gebeliklerden biraz daha fazla dikkat isteyen ve daha özel bir bakım gerektiren gebeliklerdir. İkiz gebelikler her ne kadar normal gebeliklere göre biraz daha riskli olsa da ikiz gebeliklerde de sağlıklı bir gebelik şansı yüksektir.   İkiz gebeliklerde erken doğum sancısı ve diğer gebelik komplikasyonlarının ( gestasyonel diyabet v.b. ) riski daha fazladır. Bu nedenle ikizlere hamile olan kadınların veya çoğul gebelik yaşayan kadınların hekim kontrolleri normal gebelik yaşayan kadınlara göre daha fazladır. Daha yakından takip altında olurlar.   Sağlıklı ikiz gebelik için tavsiyeler   1. İkiz gebeliklerde anne adaylarının günlük kalori ihtiyacı 600 kalori artar. Tekli gebeliklerde anne adaylarının günlük kalori ihtiyacı 300 kalori artmaktaydı. Fakat ikiz gebeliklerde bu iki katına çıkar. Ayrıca ikiz gebeliklerde kadınların 15 – 20 kilo arasında kilo almaları beklenir.   2. İkiz gebelik yaşayan kadınların günlük olarak daha fazla su içmeye ihtiyaçları vardır. Çünkü vücutta sıvı eksikliği riski daha da artar. Bu nedenle daha çok su içmeye ihtiyaçları vardır.   3. İkiz gebeliklerde diyet konusu da önemlidir. Tamamen sağlıklı besinlerden tüketmek gerekir. Diyete daha fazla tam tahıllı besinler, sebzeler, meyveler, yağsız et, süt ürünleri eklenmelidir. Bu şekilde beslenme bebeklerin ihtiyaç duyduğu besinleri de sağlayacak ve normla gelişmelerine yardımcı olacaktır. İkiz gebelik gibi çoğul gebelik yaşayan kadınların tekli gebelik yaşayanlara gör3e daha fazla beslenmeye ihtiyaçları vardır.   4. Gebelik öncesinde normalin üzerinde kilosu olan kadınlara gebelik döneminde eğer ikiz gebelik veya çoğul gebelik yaşıyorlarsa normalden daha az kilo almaları tavsiye edilir.   5. Gebelik öncesinde normalin altında kilosu olan kadınlara ise gebelikte ikiz gebelik veya çoğul gebelik yaşıyorlarsa ilk birkaç ay ekstra kilo almaları tavsiye edilir.   6. İkiz gebeliklerde her ne kadar egzersiz konusunda daha dikkatli olunması gerekse de bu gebelikte egzersiz yapmamak için bir neden değildir. İkiz gebelik yaşayan kadınlar da pekala yürüme, yüzme, hafif düzeyde yoga gibi egzersizleri yapabilirler. Fakat ikiz ve diğer çoğul gebeliklerde ağır egzersizlerden kaçınmak gerekir.  Ayrıca egzersiz öncesi, egzersiz sırası ve egzersiz sonrasında mutlaka bol su içmek gerekir.   7. İkiz ve diğer çoğul gebeliklerde doğum zamanı yaklaştıkça hekim kontrollerinin sıklığı artar. Daha fazla teste ihtiyaç duyulur. Çünkü bu tür çoğul gebeliklerde erken doğum riski daha fazladır. Bu nedenle hekim tarafından özellikle son 3 aylık dönemde yakından takip gerekir.
Hamileliğe Fiziksel Hazırlık

Hamileliğe Sağlıklı Bir Başlangıç İçin

Eğer bir bebek yapma düşünceniz varsa sağlıklı bir bebek için sağlıklı bir hamilelik sürecinin oldukça önemli olduğunu bilmelisiniz. Sağlıklı bir hamilelik için de hamilelik öncesinde sağlıklı başlangıçlar yapmak ve hamileliğe sağlıklı bir şekilde hazırlanmak gerekiyor.   Hamileliğe sağlıklı bir başlangıç için aşağıdaki adımları atmaya çalışın.   Kilonuzu kontrol edin   Hamilelik öncesinde mutlaka mümkün olduğunca ideal bir kiloda olmaya çalışın. Normal kilonun çok üstünde veya çok altında olmanız hamilelik döneminde sorunlar yaşama ( yüksek tansiyon, diyabet v.b. ) riskinizi artırır ve bebekte doğum kusurlarına yol açma ihtimalini yükseltir.   Sigarayı bırakın ve sigara dumanından uzak durun   Vücut sigaranın yarattığı kirliliğin çoğunu günler içinde kendi kendime temizler. Fakat sigaransın yarattığı kirliğin ve zararlı maddelerin bir bölümü de vücutta depolanır. Bu da hamilelik soruları riskini artırabileceği gibi bebekte de sorunlar yaşanmasına neden olabilir. Örneğin hamilelikte sigara içmek veya sigara dumanına maruz kalmak erken doğum, düşük ağırlıklı bebek, astım ve ani bebek ölümleri riskini artırır.   Alkolden uzak durun   Alkol de tıpkı sigara gibi oldukça zararlıdır. Alkolün hamilelikte güvenli bir düzeyi yoktur. Bu yüzden mutlaka kaçınmak gerekir. Hamilelikte alkol kullanımı bebekte fetal alkol sendromu riskini artırır ve bu sorun bebekte ciddi sorunlara, öğrenme problemlerine neden olabilir.   Uyuşturucu ve yasak maddelerden uzak durun   Uyuşturucu ve yasak maddelerin hepsi hem hamileliğiniz için zararlıdır hem de bunlar bebeğiniz üzerine oldukça yan etkiler gösterir.   İlaç kullanımı konusunda hekiminize danışın   Hamilelik öncesinde aldığınız kimi ilaçların hamileliğe hazırlanırken ve hamilelik sürecinizde kullanılması zararlı olabilir. Bu nedenle hamileliğe hazırlanırken kullandığınız ilaçları hekiminize bildirin. Hamilelikte kullanılan kimi reçeteli ve reçetesiz ilaçlarla kalp kusurları, dudak yarığı, damak yarığı ve diğer bazı vücut anomalileri arasında bağlantı bulunmaktadır. Bu ilaçlar kalp, depresyon, kan sulandırıcı gibi ilaçlar olabilir.   Doğum öncesi vitaminleri almaya başlayın   Hamileliğe sağlıklı bir başlangıç yapmak istiyorsanız hamilelik öncesinde folik asit, kalsiyum ve diğer hekimin önereceği vitamin ve mineralleri almaya başlayın. Bunları hamilelikten en az 2 ay öncesinde almaya başlamanız faydalı olacaktır.   Kızamıkçık ve suçiçeğine karşı bağışıklığınızı test ettirin   Bu her iki çocukluk hastalığına karşı bağışıklığınızı test ettirmek için en basit yol bir kan testidir. Bu testle kızamıkçık ve suçiçeğine karşı bağışıklığınızın olup olmadığını öğrenebilir ve gerekli önlemleri alabilirsiniz. Çocukken bu hastalılara karşı aşılanmış olduğunuzu düşünseniz bile yine de emin olmak ve gerekli önlemleri almak önemlidir.   HIV durumunuzu öğrenin   Hamilelik öncesinde HIV pozitif olan kadınların bu soru bebeklerine de geçirme riski vardır.   Eşinizin ve kendinizin kan grubunu bilin   Eğer sizin ve eşinizin kan grupları uyumlu değilse kan grubunuz bebeğinizinkiyle de uyumsuz olabilir. Bu da bebekte kansızlığa veya ciddi bir soruna neden olabilir. RH hastalığı bu kan uyumsuzluğundan kaynaklanır fakat hamilelikte kolayca tedavi edilebilir.   Ailenizdeki doğuştan gelen doğum kusurları hikayesini öğrenin   Eğer aile geçmişinizde genetik olarak doğuştan gelen sorunlar varsa bunu bilmeniz ve hamilelik öncesinde gerekli önlemlerin alınması oldukça önemlidir.
Hamilelikte Sağlık

Makrozomi Nedir?

Makrozomi bebeğin 4,5 kilodan fazla doğması olarak tanımlanmaktadır. Bebek iri bebek olarak tarif edilir. Her 100 bebekten 5 – 10 tanesi makrozomik olarak dünyaya gelir. Çok nadiren de olsa prematüre bebeklerde de makrozomi olabilir.   Makrozomi genelde gebelik diyabeti olarak tanımlanan gestasyonel diyabetle ilgilidir. Ayrıca gebeliği olumsuz etkileyen başka faktörler de bebeğin makrozomik doğmasına neden olabilir. Erkek bebeklerde makrozomi oranı kız bebeklere göre daha fazladır. Yani makrozomi erkek bebekleri kız bebeklerden daha çok etkiler.   Makrozomi nedenleri nelerdir?   Makrozomi nedenlerinden en bilineni gebelikte yaşanan diyabettir. Yani gebelik diyabetidir. Diğer nedenler ise etnik köken, bebeğin cinsiyeti, gebelikte alınan fazla kilolar makrozomi nedenleri arasında bulunmaktadır.   Bebek ve anne makrozomiden nasıl etkilenir?   Bebeğin makrozomik olması doğumu zorlaştıran bir etkendir. Doğumda aşırı kanama, perine bölgesinin fazla zarar görmesi, doğumun geç olması gibi riskler artar. Ayrıca sezaryen doğum ihtimali de bu durumda artar.   Makrozomiyi önlemek için   Makrozomik bir bebek doğurmak bir sonraki gebelikte makrozominin tekrarlanma ihtimalini artırır. Gebelik diyabeti yaşayan anneler özel bir diyete tabi tutulabilirler. Bu bebekteki olumsuz etkileri azaltmak ve kiloyu gebelik döneminde normal seviyelerde tutmak için yapılır. Eğer makrozomi nedeni bilinemiyorsa hekim bir sonraki gebelikte rahim yırtılmasını önlemek için sezaryen doğum planlayabilir. Doğum sonrasında ne yapmak gerekiyor?   Doğum sonrasında hekimin tavsiyelerine mutlaka dikkat etmek gerekir. Bu iri bebek doğumundan kaynaklanan perine bölgesindeki fazla hasarı ve doğum kesilerini daha çabuk iyileştirmek için önemlidir. Perine bölgesindeki enfeksiyon riskine karşı hijyene mutlaka dikkat edilmelidir. Gebelik diyabeti sorunu genelde doğumdan sonra çözülür. Fakat gebelik diyanet, yalandıysa doğumdan sonraki ilk birkaç ay içinde diyabet testi yapılmalıdır. Çünkü doğumdan sonra da yani lohusalık dönemi olarak adlandırılan dönemde de diyabet sorunu ihtimali vardır. Örneğin istatistiklere göre gebelik diyabeti yaşayan kadınların %20 sinde lohusalık döneminde de diyabet görülebilmektedir.
Bebek Gelişimi

Bebeklerin Diş Çıkarması

Diş çıkarma bebeklerin gelişiminde önemli bir safhadır. Diş çıkarmak bebekler için ağrılı ve sancılı olabilir. Diş çıkaran bebekler genelde huysuz ve mızmız olurlar. Bazen ebeveynler bebeklerin diş çıkardığını anlamayabilirler ve bunu bebeğin o anki durumundan kaynaklandığını düşünürler. Bebeğin diş çıkarması nadiren birkaç günden daha uzun sürebilir. Bebeğin diş çıkarması sürecinde ebeveynlerin bebeği rahatlatıcı şeyler yapması gerekir.   Bebeğin diş çıkardığı nasıl anlaşılır, diş çıkarma belirtileri   Bebeklerde diş çıkarma belirtileri bebekten bebeğe değişiklik gösterebilir. Fakat genelde diş çıkaran bebeklerde asabiyet, öksürük, kulak çekme, uykuya geçmede zorluk gibi uyku sorunları ve salya akıtma gibi belirtiler görülmektedir. Diş çıkaran bebekler bir şeyleri ısırmaya ve kemirmeye yatkındır. Bebeğin dişetleri kızarabilir ve şişer. Diş çıkaran bazı bebeklerde soğuk algınlığı benzeri ( burun akıntısı, hapşırma v.b.) belirtiler de görülebilmektedir. Bu konuda tecrübeli ebeveynler bebeklerinin diş çıkardığını daha çabuk anlayabilirler.   Bebekler ilk dişlerini ne zaman diş çıkarırlar?   Bebeklerin çoğu genelde hemen hemen benzer zamanlarda ilk dişlerini çıkarırlar. Bebeklerin ilk dişlerini çıkarma belirtileri de genelde birbirine benzer. Fakat elbette ki farklılıklar da olabilir. Bebeklerin ilk dişlerini ne kadar sürede çıkaracağı ve bu süreçte bebeğin ne kadar ağrı hissedeceği de bebekten bebeğe değişebilir. Bebeklerin diş çıkarma serüveni de kendi ebeveynlerinin bebekliklerindeki diş çıkarma serüvenine benzeyebilir. Yani bunun kalıtsal yönleri de bulunmaktadır.   Bebekler 5 aylık olduklarında diş çıkarma konusunda bazı belirtiler göstermeye başlayabilirler. Bu durumda bebeğin diş etleri şişmeye ve kızarmaya başlar.   Bebekler genelde 6-7 aylık olduklarında ilk dişlerini çıkarırlar. Genelde ön alttaki dişlerden birisi çıkar. Sonra ön alttaki 2. diş çıkar. Ön alt dişler genelde üst dişlerden daha çabuk çıkar.   Bebekler genelde 10 aylık olduklarında üstteki ön dişler çıkmaya başlar. Kız bebeklerdeki bu üst ön dişler genelde erkek bebeklerden daha çabuk çıkar.   11-12 aylık olduklarında alt öndeki 2. lateral kesici dişler çıkar. Bu dişler hem sağ hem de solda aynı zamanlarda çıkabilir. 12 aylık olunca üstteki ön dişlerin sağ tarafında bulunan üst lateral kesici diş çıkabilir.   15 aylık olduklarında ilk azı dişleri üst ve altta çıkmaya başlar.   18 aylık olduklarında köpek dişi olarak adlandırılan kesici dişler üst ve altta çıkmaya başlar.   Diş çıkaran bebeklerde görülebilecek diğer durumlar   Diş çıkaran bebeklerde normalde ishal, vücut döküntüleri, ateş belirtilileri olmaz. Fakat diş çıkaran bebeklerde bu belirtilere de bakmak gerekir. Çünkü birçok ebeveyn diş çıkaran bebeğinde bu tür belirtilerinde olduğunu belirtmektedirler. Fakat bebekteki bu belirtiler bebekteki bir enfeksiyonun veya bir hastalığın belirtisi de olabilirler. Bu nedenle bu belirtileri hekime mutlaka söylemek ve hekimin kontrol etmesi gerekir. Ayrıca bebeğin ilk dişini çıkarması için zamanın çoktan geçtiğini düşünen ebeveynler durum hakkında hekimle görüşmelidirler.   Diş çıkaran bebeklerde güvenlik riskleri   Diş çıkaran bebekler hissettikleri kaşıntı ve ağrıyı dindirmek için etrafında bulunan her şeyi eline geçirerek kemirmeye çalışırlar. Bu durum bebek için risk teşkil edebilir. Çünkü bebeğin ağzına aldığı bu tür şeyler hem hijyen açısından risk oluşturabilir hem de bebeğin boğulmasına neden olabilir. Diş çıkaran bebeklerin diş etlerine asla alkollü şeylerle müdahale edilmemelidir. Bu bebek için zararlı olabilir.   Diş çıkaran bebek nasıl rahatlatılır?   Diş çıkaran bebekleri rahatlatmak için evde birçok çözüm uygulanabilir. Diş çıkarma halkası, dondurulmuş oyuncaklar, temiz biz bez bebeği rahatlatmak için kemirmesi ve ısırması için bebeğe verilebilir. Diş çıkarma sürecinde bebek aşırı salya akıttığında bu bebekte sıvı kaybına neden olabilir. Bu nedenle bebeğin kaybettiği sıvıları geri getirmek için bebeğe soğuk sıvılar verilebilir. Ayrıca bebeğin ağrısını hafifletmek için hekimin tavsiyesiyle ağrı dindirici bir otc ilaç verilebilir. Bebeğin diş ağrısını dindirmek için temiz ellerle bebeğin diş etlerine masaj yapılabilir. Bebeklere ağrı kesici olarak aspirin verilmemelidir. Hekim önermedikçe bebeğin ağrısını dindirecek herhangi bir ilaç v.b. şeyler verilmemelidir.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Astım, Nedenleri, Belirtileri Ve Tedavisi

Astım bir akciğer hastalığı olup, kronik hastalıklar kategorisinde yer alır. Astım bebeklerde de görülebilir. Bebek astım olduğu zaman solunum yolları iltihaplanmıştır. Astımlı bebekte sonlum sorunları, hırıltılı nefes alma, göğüste sıkışma, kuru öksürük gibi belirtiler görülür. Öksürük özelikle gece vakti ve sabah erken vakitlerde daha da kötüleşebilir. Her hırıltı astıma işaret etmeyebilir. Çünkü hırıltılı nefes alma 3 yaşın altındaki çocuklarda yaygın görülebilen bir durumdur.   Bebeklerde astım nedenleri nedir?   Bebeklerde astımın birçok nedeni olabilir. Solunum yolları enfeksiyonları, kalıtsal sorunlar, hayvan salyası, hayvan tüyü, hayvan idrarı, evdeki toz akarları, polenler diğer alerjik durumlar, sigara içilen bir çevre v.b. nedenler bebeklerde astıma neden olabilir veya tetikleyici olabilir.   Bebeklerde astım tedavisinde ve önlemede neler yapılmaktadır?   1. Ebeveynler eğer yukarıda belirtilen astım belirtilerinden en az birini bebeklerinde görürlerse bebeği hekimine göstermelidirler. Hekim gerekli testleri yaparak bebekte astım olup olmadığını tespit eder.   2. Bebekte ası varsa bebeğin yaşamıyla ilgili bazı önemli değişiklikleri yamak gerekecektir. Örneğin bebekte astımı tetikleyebilecek mevcut durumu kötüleştirebilecek etkenler elimine edilmelidir. Evdeki kokular bebeğin astımını tetikleyebilir. Bu tür güçlü kokuları evden uzak tutmak gerekir. Sigara dumanı bebekte astım için önemli bir risk faktörüdür. Bebeğin yanında ve mümkünde ev içinde sigara içilmemelidir. Ev tozlardan arındırılmalıdır. Bebek soğuk ve kirli havadan korunmalıdır.   3. Astım krizlerinde bebeği en yakın hastaneye götürerek acil müdahale edilmesi sağlanmalıdır. Çünkü astım krizleri sırasında bebeğin solunum yapması oldukça güç hale gelir. Nefes alıp vermeleri düzensizleşir, cildi morarır, hırıltılı solunum yapar. Bu durumda bebeğe hastanede acil müdahale gerekir.   4. Ebeveynler astım krizi konusunda bebeğe nasıl ilk müdahalede bulunacakları konusunda bilgili olmalılardır. Bu konuda bebeğin hekiminden ayrıntılı bilgi alınarak bebekte astım krizi geliştiğinde ebeveynler bebeğe yardımcı olabilirler.   5. Bebekteki astımı tedavisinde ve kontrol altına alınmasında bebeğin hekimiyle her zaman yakın iletişim halinde olmak gerekir. Hekimin önerdiği ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır.   Bebeklerde astım riskini artıran etkenler?   Bebeklerde astım riskini artırabilecek birçok etken vardır. Bunlar genelde şunlardır:   Bebeğin anne ve babasının sigara içmesi. Evde anne ve babası sigara içen bebeklerde astım vakalarına daha çok rastlanmaktadır.   Annenin hamilelikte sigara içmesi bebekte astım riskini artırır.   Astım çok erken doğan bebeklerde ve düşük ağırlıklı doğan bebeklerde daha fazla rastlanmaktadır.   Ebeveynlerden birisinde veya her ikisinde astım olması bebekte de astım riskini artırır.   Bebekte egzama, besin alerjisi gibi bir alerjik durum varsa astım gelişme riski daha fazladır.   Bebeğin odasındaki veya evdeki nem düzeyinin fazla olması bebekte astım riskini artırmaktadır.
Çocuk Sağlığı

Küçük Çocukların Ateşi Nasıl Düşürülür?

Küçük çocukların yanaklarındaki kızarıklık ve gözlerdeki hafif kızarma ateşi olduğunu gösterebilir. Eğer bu belirtiler varsa çocuğunuzun ateşini ölçün. Ateş çocuğunuzun vücudundaki bir hastalıkla mücadele ettiğinin bir işaretidir. Ateşi olan çocuğunuzun rahatlatmak ve ateşini düşürmek için aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz.   1. Çocuğunuzun ateşini düşürmek için temiz ıslak bir bez veya lif kullanın. Çocuğunuzu nazikçe oturtun veya uzatın. Ona kitap okurken ıslatılmış bezi alın bölgesine koyun. Bezi ıslattıktan sonra fazla suyunu sıkmayı unutmayın. Nemli haldeyken çocuğunuzun alına yerleştirin. Bu şekilde ıslak bezin birkaç dakika durmasını sağlayın.   2. Çocuğunuzun ateşini düşürmeye yardımcı olmak için ılık bir duş aldırın. Ayrıca banyodaki buhar cildinizi de rahatlatacaktır. Sünger banyosu da iyi gelebilir. Süngeri ılık suyun içine daldırın ve çocuğunuzun kolları, göğsü, sırtı ve bacaklarınıza hafifçe ovarak uygulayın.   3. Çocuğunuzun fazla kıyafetlerini çıkartın. Fazla kıyafetlerini çıkarmanız ateşinin düşmesine yardımcı olabilir.   4. Çocuğunuzun ateşin düşürmek için odasında serinletici bir fan çalıştırın. Çocuğunuzu direkt sütüne tutmadan çalışacak bir fan odadaki hava sirkülasyonuna yardımcı olacaktır. Hafif kıyafetler ve serin bir oda ateşinin düşmesine yardımcı olabilir.   5. Çocuğunuzun ateşini düşürmek için hekiminizden de bir ilaç tavsiyesi isteyebilirsiniz. Hekime danışmadan veya hekiminizin tavsiyesi olmadan çocuğunuza ateş düşürücü vermeyin. Ateş düşürücüyü hekiminizin önerdiği şekilde ve dozda verin. Çocuğunuza asla hekime danışmadan aspirin vermeyin. Aspirin çocuklarda tehlikelidir ve reye sendromuna neden olabilir.   6. Ateşi olan çocuğunuzda iştahsızlık belirtileri de olabilir. Sürekli onun hoşuna gidebileceği sağlıklı atıştırmalılar bulundurun.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: