En Son Yorumlar
Hamileliğe Fiziksel Hazırlık

Hamilelik İçin Hazırlık

Sağlıklı hamilelik dönemi geçirmek ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için gerekli planlama çalışmalarına hamilelik öncesinde başlamanız gerekir. Hamilelik öncesinde birçok yönden yapacağınız hazırlıkla bazı önlemleri almanız gerekir. Bu önlemler sağlıklı bir hamilelik ve sağlıklı bir bebek ihtimalini oldukça artıracaktır.   Hamilelik için hazırlık genelde şu hususları kapsamaktadır:   1. Günlük olarak folik asit almaya başlayın. Hamilelik öncesinde 1 – 2 ay öncesinden folik asit almaya başlamanız sağlıklı bir bebek şansınızı artıracaktır. Her gün 400 mikrogram folik asit almaya başlayın. Folik asit ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, turunçgiller ve fasulyegiller de bol miktarda bunmaktadır. Çoğu zaman folik asit vitamin desteği almaya ihtiyaç olur. Folik asit bebekteki doğum kusurlarını önlemeye yardımcı olur.   2. Bir sağlık kontrolünden geçin. Hamilelik planlamaya başladığınız zaman hamileliğinizden birkaç ay öncesinde hekiminize görünün. Aşağıdaki konular hakkında bilgiler alın ve kontrollerinizi yaptırarak risklerinizi ve gerekli önlemlerinizi öğrenin.   İhtiyacınız olan testler ve aşılamalar Doğum öncesi vitaminlere başlama Sizde olan herhangi bir sağlık sorununu nasıl kontrol altına alabileceğiniz Hamilelik sürecinde ilaç kullanımınız   3. Diş hekiminize görünün. Hamilelik öncesinde diş hekiminize görünerek olası sorunları tespit etmek ve tedavilerini yaptırmak önemlidir. Çünkü sağlıklı dişler sağlıklı hamileliklerde oldukça fayda sağlayabilir. Tam tersi de doğrudur. Diş ve diş eti hastalıkları hamilelik sürecini olumsuz etkileyebilir. Örneğin sağlıksız diş ve diş etleri erken doğum riskini artırabilen bir etkendir. Dişlerinizi hamilelik döneminde düzenli olarak fırçalamalısınız ve düzenli olarak da diş ipi kullanmalısınız.   4. Sağlıklı bir kiloda olmaya çalışın. Çok kilolu olmanız veya çok zayıf olmanız hamileliğinizi zorlaştırabilir. Hamilelik öncesinde çok kilolu olmanız ve bunun hamilelikte de devam etmesi diyabet ve yüksek kan basıncı riskini artırır. Hamilelik sürenizi uzatabilir ve doğumunuzu güçleştirebilir. Hamilelik öncesinde iyi bir diyet uygulayarak ve düzenli egzersize başlayarak sağlıklı bir kiloda olmaya çalışın.   5. Bebeğiniz için daha sağlıklı ve dengeli beslenin. Hamilelik öncesinde kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden birisi de sağlıklı ve dengeli beslenmenizdir. Bol protein, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, düşük yağlı süt ürünler, meyveler, kuruyemişler tüketebileceğiniz besinler. Sağlığınıza fayda sağlamayacak besinlerden uzak durun.   6. Hamilelik döneminiz ve bebeğiniz için bir bütçe oluşturun. Bu bütçe oluşturma işlemine daha şimdiden başlayın. Bebeğinizin hekim kontrolleri, bakımı, beslenmesi, giyimi, temizliği oldukça bir bütçe oluşturacaktır. Şimdiden hazırlık yapmanız bebeğiniz doğduğu zaman ekonomik olarak sizi rahatlatacaktır.   7. Hamilelik öncesinde kafein tüketiminizi azaltın. Kafein tüketiminizi günlük olarak 200 miligramı geçmemelidir.   8. Hamilelik öncesinde sigarayı bırakmanız oldukça sağlıklı bir seçim olacaktır. Sigara hamile kalmanızı zorlaştırabilir. Ayrıca hamilelik döneminde de sigara içmeniz erken doğum, düşük ağırlıklı bebek ve düşük riskiniz de artırır. Ayrıca sigara içerek bebeğinizde ani bebek ölümleri riskini de artırmış oluyorsunuz.   Ayrıca yakınınızdaki kişilerinde içtiği sigara sizi etkileyebilir. Özellikle eşinize de sigarayı bırakmasını söyleyin. Pasif içicilik de tehlikelidir. Eğer sigarayı bırakmak konusunda zorluk yaşıyorsanız bu konuda hekiminize danışın.   9. Hamilelik için hazırlık yaparken alkolden kalınmanız gerekiyor. Alkol hamile kalmayı zorlaştırabilen bir etkendir. Ayrıca hamilelik döneminde de alkol kullanmanız bebeğinizde doğum kusurları ve öğrenme problemleri riskini de artırır. Alkolün güvenli bir miktarı bulunmamaktadır.
Bebeklerde Beslenme

Bebeği Ek Besinlerle Tanıştırmak

Bebekler genelde 6 aydan sonra ek besinleri ve diğer katı besinleri almaya başlarlar. Anne sütü belli bir aydan sonra bebek için yeterli olmaz ve ek besinlere ihtiyaç duyulur. Ek besinler bebeğin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi için gereklidir. Ebeveynlerin bebeklerini ek besinlerle tanıştırırken bazı önemli noktalara dikkat etmeleri gerekir.   1. Bebekler ek besinler için hazır olduklarında bunu kendilerini belli ederler. Bebeğinizin bu ipuçlarına dikkat etmelisiniz. Ek besinler için hazır olan bebekler baş kısımlarını dik tutabilirler. Bu beslenme için çok önemlidir. Ek besinler için hazır olan bebek kendi kendine oturabilir. Ebeveynlerin yediklerine ilgi gösterebilir ve dikkat edebilirler. Ağızlarıyla çiğneme hareketleri yaparlar. Bebek anne sütü veya mamayla beslendiği zaman bile aç görünür.   2. Bebeğinizi ek besinlerle tanıştırırken bebek tahıllarıyla başlayın. Bebekler için en iyi ilk başlangıç ek besin pirinç gevreğidir. Pirinç gevreğini bebeğinize yeterli oranda anne sütü veya mamayla karıştırarak verin. Karışıma 3 – 4 çay kaşığı kadar pirinç gevreği ekleyin. Buna günde bir defayla başlayın. Daha sonra derece derece günde 2 – 3 defa verin.   3. Bebeğinizi ek besinlerle tanıştırdığınızda kauçuk kaşıkları deneyin. Çelik kaşıklar bebeğinizin damağına zarar verebilir. Bebeğinizin hoşuna gidecek renkli kaşıklar bulabilirsiniz.   4. Bebeğinizi ek besinlerle tanıştırma sürecinde ona püre edilmiş sebze ve meyve verin. Fakat sebzeleri meyvelerden önce verin. Genelde sebzeyi önce vermek tavsiye edilir.   5. Bebeğinize tahıldan yapılmış bebek krakerleri verebilirisiniz. Bu krakerler bebeğinizin ağzında çok daha çabuk çözülür ve erir. Eğer bunlar bebeğinizi ağzını çok tıkıyorsa veya bebeğiniz bunları yerken çok tıkanıyorsa bir 1 hafta kadar bekleyin. Sonra tekrar deneyin.   6. Eğer bebeğinizi ek besinlere geçmek konusunda sorun yaşıyorsa veya ek bir besini reddediyorsa onu çok fazla zorlamayın. Başka bir zaman deneyin. Daha sonra eğer istekli davranıyorsa devam edin.   7. Bebeğinize artık küçük bir kaseden yemek vermeye başlayın. Bebeğinizin böylelikle kaseden kendi kendine yemeye başladığında daha kolay alışacaktır.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Cilt Sorunları ( Akne, Konak, Pişik ve İsilik )

Bebeklerde cilt sorunları yaygın görülebilir ve bebeklerde özellikle doğum sonrasında ilk birkaç ay içinde akne sorunu oluşabilir. Üstelik akne şiddetli bir şekilde yaşanabilir. Ayrıca bebeğin kafa derisinde konak olarak adlandırılan pullu deri döküntüleri oluşabilir. Bazı bebeklerde de ürtiker olarak bilinen islik sorunu gelişebilir. Pişik de bebelerde en yaygın görülen cilt sorularından birisidir. Fakat bu belirtilen cilt sorunları genelde önlenebilir veya riski azaltılabilir sorunlardır.   Akne   Bebekler doğuştan akne sorunu ile doğabilecekleri gibi doğum sonrasında ilk birkaç ay içinde de akne sorunu gelişebilir. Bebeklerde akne oluşmasının en temel nedeni aslında hamileliğin son döneminde yoğun bir şekilde yaşanan hormonal değişmelerdir. Bu hormonal değişmeler aşır miktarda hormon üretimiyle sonuçlanır. Bu hormonlar sıklıkla plasenta yoluyla bebeğe geçebilir. Bu hormonlara ek olarak kalsiyum ve demir mineralleri gebeliğin son 3 aylık döneminde bebeğe geçer. Bu faktörlerin bir araya gelmesi bebekte akne gelişmesiyle sonuçlanabilir.   Bebeklerde akne oluşumuna ayrıca şu etkenler de neden olabilir:   Emzirme döneminde annenin kullandığı bazı ilaçlar Bebek için kullanılan cilt bakım ürünleri Bebekte sıcak basması Bebeğin salyası gibi etkenlerin bebeğin cildinizi tahriş etmesi Bebek aknesi genelde küçük kırmızı yumru veya püstüller şeklinde olur ve çoğunlukla yanak, burun veya alın bölgesinde görülür. Bebekteki akneler bebek mızmız olduğunda veya ağladığı zamanlarda daha da kötüleşebilir.   Bebekte akne sorunu nasıl tedavi edilir? Bebeklerdeki akne genelde birkaç ay içinde kendi kendine geçer. Bunun için genelde tıbbi bir tedavi gerekmez. Bazı vakalarda ise bebekteki akneler daha uzun süre bebeğin cildinde kalır. Bu tür inatçı akne vakalarında bebeğin hekimi tıbbi amaçlı bir krem veya diğer tedavilerden önerebilir. Bebekteki akne orunu için hekime danışmadan asla herhangi bir otc ilaç verilmemelidir. Çünkü bazı otc ilaçlar bebeğin hassas cildine zarar verebilir. Ayrıca bebeğin aknelerinin geçmesi için şunlar da yapılabilir: 1. Bebeğin cildi her zaman temiz tutulmalıdır. Bebeğin yüzü günlük olarak ılık suyla yıkanmalıdır. Akneli bebekler için nemlendirici yüz sabunları kullanılabilir. Sabunla yıkandıktan sonra ılık suyla iyice durulanmalıdır. 2. Bebeğin yüzü nazikçe kurulanmalıdır. 3. Bebekteki akneler çekip çekiştirilmemeli ve koparılmamalıdır. Bu bebeğin cildinin daha fazla tahriş olmasına ve enfeksiyon kapmasına neden olabilir. 4. Bebeğin cildinde yağ veya losyon kullanmaktan kaçınmalıdır. Konak Konak bebeklerde yaygın görülebilen bir cilt sorunudur. Konak sorununun en temel nedeni bebeğin kafa derisindeki yağ bezlerinin fazla çalışmasıdır. Bunun sonucunda bebeğin kafa derisinde yağlı ve küçük deri döküntüleri oluşur. Bebeklerde konak tehlikeli bir sorun değildir ve genelde bebeğin ilk birkaç ayında görünür. Bebek 12 aylık civarlarında olduğunda genelde geçmiş olur. Bazı bebeklerde ise daha uzun sürebilmektedir. Konak bulaşıcı değildir. Bebekte konak sorunu oluşursa bebeğin saçları düzenli olarak bebek şampuanı ile yıkanmalıdır. Yıkanırken bebeğin kafasındaki deri döküntüleri bir fırça yardımıyla taranarak atılır. Konak genelde kendi kendine geçer. Konak oluşursa bebeği ne zaman hekime göstermek gerekir?  Eğer bebekteki konak şiddetliyse, oldukça inatçıysa, kanama gibi bir durum varsa veya konak bebeğin başka yerlerine sıçramışsa bebeğin hekimiyle görüşmek faydalı olur. Hekim reçeteli bir kepek şampuanı veya otc bir ilaç tavsiye edebilir. Eğer bebeğin saç derisinde iltihaplanma varsa bir kortizon krem verebilir. Nadiren de olsa bebekte bir mantar enfeksiyonu da olabilir. Bu durumda hekim bir anti mantar ilacı verebilir. Pişik Bebeklerde pişik yaygın görülen bir cilt sorunudur. Pişik bebek bezinin olduğu cilt bölgelerini etkiler. Genelde bebeğin altının uzun süre ıslak veya kirli kalması onucunda oluşur. Bebekte pişik oluşmasının bir diğer nedeni bebeğin cildinin bebek bezine alerjik reaksiyon göstermesi olabilir. Bunların yanında yıkanabilir bebek bezlerinde, bebek bezinin yıkandığı deterjanlar da pişiğe yol açabilir. Bebekte pişik tedavisinde en etkili yöntem bebeğin altını temiz ve kuru tutmaktır. Bebeğin pişik oluşan cilt bölgelerinin iyileşmesi için bebeği evdeyken beslememek daha doğru olacaktır. Bebeğin altının hava almasını sağlamak gerekir. Bebek altını kirlettikten sonra bebeğin altı ılık suyla yıkandıktan sonra kendi kendine kurumaya bırakılmalıdır. Bebeğin altını bezle kurutmamak gerekir.  Bu bebeğin cildini daha fazla tahriş edebilir. Bebeğin pişik oluşan yerlerine ayrıca pişik kremi sürülmelidir. İsilik   Bebeklerin cildi islik veya diğer bir adıyla ürtiker oluşumuna daha yatkındır. Bebeklerin ter bezleri henüz yeterli gelişmişlik düzeyinde değildir. Bu da vücudun iç ısısını düzenlemede henüz tam etkili olmamasına neden olur. Bunun sonucunda bebekteki vücut ısısının artması cildinde isilik oluşmasına yol açar.   Bebekte isliği önlemek için bebeğin cildinin iyi havalanmış olduğundan emin olmak gerekir. Bebeği çok sıkı ve kalın giydirmek bebeğin fazla terlemesine, vücut ısının artmasına yol açar. Bu da islik sorununu tetikleyebilir. Ayrıca bebeğin ultraviyole ışınlarına çok maruz bırakmamak gerekir. Ultraviyole ışınlarına maruz kalması islik sorununu tetikleyebileceği gibi yaşamının ilerleyen yıllarında cilt kanseri gelişme riskini de artırır. Bu nedenle özelikle güneşli havalarda bebeği dışarı çıkarmadan önce bebeğin cildini bebekler için uygun bir güneş kremiyle korumaya almak gerekir.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Ve Çocuklarda Öksürük

Bebeklerde veya çocuklarda görülen hastalıkların büyük çoğunluğunda belirti olarak öksürük vardır. Öksürük bu hastalıkların çoğunun açık bir belirtisidir. Öksürük bebeklerde ve çocuklarda dikkate alınması geren bir durumdur. Fakat nadiren tehlikeli bir hastalığa işaret eder. Yani genelde tehlikeli bir hastalık durumu yoktur.   Aşağıda hangi tür öksürüklerin ne gibi hatsallara işaret edebileceği hakkında bilgiler verilmiştir:   Kuru öksürük: Kuru öksürük genelde bebekteki bir alerjinin veya soğuk algınlığının belirtisidir. Bu tür bir öksürük boğaz enfeksiyonundan şikayet eden bir bebekteki tahriş hissini azaltmaya yardımcı olur.   Islak öksürük: Islak öksürük genelde bir bakteriyel enfeksiyondan kaynaklanan bir solunum hastalığının belirtisidir. Bu tür bir öksürük bebeğin hava yollarındaki mukustan veya balgamdan kaynaklanır.   Havlar tarzda öksürük: Havlar tarzda öksürük nefes borusunun üst kısmının şişmesi sonucunda olabilir. Nefes borusundaki şişmenin nedeni genelde krup hastalığıdır. Zaten krup hastalığının en belirgin özelliği havlar tarzda öksürüktür. Krup ir bakteriyel enfeksiyondan veya alerjiden kaynaklanır.   Boğmaca öksürüğü: Boğmaca öksürüğü bordetella pertussis adı verilen bir bakteriden kaynaklanır. Bu tür bir öksürükte bebek veya çocuk öksürük nöbetleri sırasında boğulma şeklide bir ses çıkarır. Boğmaca öksürüğüne genelde düşük ateş, burun akıntısı ve hapşırma da eşlik eder.   Hırıltılı öksürük: Hırıltılı öksürük alt solunum yollarındaki bir şişmenin belirtisi olabilir. Hırıltı sesi öksürük sırasında bebeğin nefes vermesiyle oluşur. Astım veya bronşit bu tür bir öksürüğe neden olabilir.   Gece zamanı öksürük: Gece zamanı ortaya çıkan öksürük genelde astım kaynaklanır. Hava yolları gece zamanı şişmeye daha yatkındır. Soğuk algınlığı da gece öksürükleri tetikleyebilir.   Gün içindeki öksürükler: Gün içinde oluşan öksürükler sigara dumanı, klimalar veya evcil hayvan tüyleri gibi alerjenlerden oluşabilir.   Ateşli öksürük: ateşli öksürük genelde yaygın bir soğuk algınlığından oluşur. Buna düşük bir ateş de eşlik eder.38.9 derecenin üzerindeki bir yüksek ateş durumu çocukta zatürre belirtisi olabilir. Bu durumda çocuğu hemen hekime göstermek gerekir.   Kusmalı öksürük: Öksürüğe bazen kusma da eşlik edebilir. Soğuk algınlığı veya astım durumlarında midede bulantı oluşabilir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda sürekli ve fazla kusma riskli olabilir. Çünkü sıvı kaynı meydana gelir. Eğer kusma durmuyorsa hekime danışmak gerekir. Özellikle 3 ada daha küçük bebeklerde aşırı kusma oldukça risk yaratabilir.   Kalıcı öksürük: Öksürük eğer bir sinüs enfeksiyonundan, astımdan veya alerjiden kaynaklanıyorsa haftalar içinde son bulabilir. 3 haftadan daha uzun süren bir öksürük kalıcı öksürük olarak adlandırılır. Bu durumda çocuğu bir hekimin görmesi daha uygundur.   Bebekte öksürük için ne yapılabilir?   1. Çocuğun sıvı ihtiyacı mutlaka karşılanmalıdır. Fakat portakal suyu vermekten kaçınmak gerekir. Çünkü portakal suyu boğazını tahriş edebilir. Eğer emzirilen bir bebekse bebeği daha sık emzirmek gerekir.   2. Çocuğun odasında bir nemlendirici cihaz çalıştırarak kuru ortamın biraz yumuşaması sağlanır. Bu uykusuna da yardımcı olur. Bunun dışında çocuğu kısa bir süre dışarıda da dolaştırmak temiz hava almasını sağlar. Fakat uzun süre dışarıda tutmamak gerekir.   3. Çocuk iyi dinlendirilmelidir. Dinlenmesi öksürük gibi hastalık belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.   4. Buhar uygulaması öksürüğün hafiflemesinde oldukça faydalı bir yöntemdir. Fakat çocuğu çok fazla bu şekilde buhara yakın tutmamak gerekir. Örneğin akan sıcak suyun yakınında tutuluyorsa bunu uzun süre yapmamak gerekir. Aksi halde buhardan yanabilir.   5. Çocukta eğer astı varsa mutlaka hekim tedavisi gerekir. Hekimin önereceği tedavi planı uygulanmalıdır.   6. Öksürük belirtisi için ilaç kullanımı konusunda mutlaka hekime danışılmalıdır. Hekime danışmadan çocuğa otc öksürük ilacı verilmemelidir. Bunun dışında 1 yaşından küçük çocuklara da öksürük ilacı vermek doğru değildir. Öksürük ilaçları daha büyük çocuklar ve yetişkinler için daha uygundur.
Bebeklerde Beslenme

Bebekler İçin Ek Besin Listesi

Bebeğiniz 6. aydan sonra ek besinleri almaya başladığında hangi besinlerle başlayacağınız konusunda bir tereddüt yaşayabilirsiniz. Aşağıdaki ek besin önerilerini dikkate alarak bebeğinizin ek besinlerine başlayabilirsiniz.   Tahıllar   Bebeklere 6. aydan itibaren demir katkı tahıllardan vermeye başlamak iyi bir seçim olacaktır. Bebeğinizin mamasına pirinç gevreği karıştırabilirsiniz. Arpa ve yulaf ezmesi de bebekler için ilk ek besinler olarak verilebilir.   Meyveler   Bebeğiniz 7 – 8 aylıkken ona meyve püresi verebilirsiniz. Muz, şeftali, armut, elma gibi meyveler püre edilerek verilebilir.  8 – 10 aylık arasında bebeğinize pür eyerine küçük küçük dilimlenmiş yumuşak meyve parçaları verebilirsiniz.   Sebzeler   Bebeğinizi sebzelerle besleme başlamak için 7. – 8. aylar arası uygundur. Bebeğinize pişmiş havuç, tatlı patates ve kabak yedirebilirsiniz. Fakat bu besinleri bebeğinize yavaş yavaş tanıştırın.   Proteinler   Bebeğiniz ek besinleri almaya başladığı zaman ona protein kaynağı olarak püre dilmiş et, tavuk, kılçıksız balık, fasulye püresi yedirebilirsiniz. 1 yaşından itibaren yumurta yedirmeye başlamak daha güvenli olur. Soya peyniri 8. ayda verebilirsiniz.   Süt ürünleri   Bebeğiniz 9 aylık olduğu zaman ona günlük olarak 15 gr kadar yoğurt veya süzme peynir verebilirsiniz. Fakat yoğurdu evde siz kendiniz yapmanız daha doğal ve daha sağlıklı olacaktır. 1 yaşına kadar bebeğinize inek sütü vermekten kaçının.
Hamilelikte Beslenme

Hamileler İçin Folik Asit Kaynağı En İyi Besinler

Folik asit hamilelik döneminde kritik vitaminlerden birisidir. B kompleks vitaminleri arasında yer alır. Hamilelikte yeterli folik asit alınması bebeklerde spina bifida gibi doğum kusurlarının oluşması riskini azaltır. Folik asit yetersizliği bebeğin doğum kusuru ile doğmasına yol açabilir. Hamileler folik asiti besinler yoluyla ve destek vitamin yolu  ile alabilirler. Folik asit içeren en iyi besinler şunlardır:   Hamilelikte Folik Asit Neden Önemli?   Sığır eti   Sığır eti folik asit açısından zenin bir ettir. 90 gr kadar sığr etinde 215 mcg ( mikrogram ) folik asit vardır. Hamile kadınların günde en az 400 mcg folik asit almaları tavsiye edilir.   Fasulyegiller   Fasulyegiller sınıfına giren besinler de harika bir folik asit kaynağıdır.  Anne karnındaki bebeğin gelimini iyi desteklerler. Kuru fasulye, nohut, barbunya, mercimek tüketilebilecek iyi folik asit kaynaklarıdır.   Meyveler   Folik asit düzeyi oldukça yüksek meyveler vardır. Hamile kadınların bu meyvelerden yemeleri gerekir. Örneğin portakal harika bir folik asit kaynağıdır. Özelikle portakal suyu içilmesi önerilir. 1 büyük bardak portakal suyunda 35 mcg folik asit bulunur. Papaya da oldukça fazla folik asit içerir. Yarım kase papaya 27 mcg folik asit içerir. Orta boy bir muz ise 24 mcg folik asit içerir. Kavun ise ortalama 14 mcg folik sit içerir.   Sebzeler   Folik asit içeren besinleri listelerken sebzeleri de unutmamak gerekir. Folik asit oranı yüksek olan birçok sebze vardır. Yeşil bezelye, ıspanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler folik asit zenginidir. Karnabahar, kuşkonmaz ve brokoli de oldukça iyi bir folik asit kaynağıdır.   Yarım kase kadar ıspanak 131 mch folik asit sağlar.4 adet kuşkonmaz ise 89 mcg folik asit içerir. Yarım kase kadar Brüksel lahanası ise 78 mcg folik asit içerir. 1 kase rendelenmiş marul 64 mcg folit asit sağlar.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: