En Son Yorumlar
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Botulizm

Genel olarak 12 aylıktan daha küçük bebeklere bal yedirilmesi önerilmemektedir. Çünkü balda buluna bir toksin madde bebeklerde botulizme yol açabilir. Aslında botulizme neden olan botulizm bakterisidir.   Balın sağlıkta antimikrobiyal özellikleri bulunmaktadır ve bakterilere karşı iyi bir mücadele verir. Fakat 12 aydan daha küçük bebeklerde botulizm riski taşır. Bebeğin sindirim sitemine zarar verir. Bundan dolayı bu bebeklere bal yedirilmemelidir.   Botulizm belirtileri   Bebeklere bal yedirilmesi sonucunda oluşan botulizmde bebek uyuşuk bir görüntü sergiler. Beslenmek istemez ve kabızlık sorunu oluşabilir. Bebek güçsüzleşir. Kol, bacak, gövde ve solunum kaslarında felce neden olabilir.   Bebeklere ayrıca bal içeren diğer besinlerin de verilmemesi gerekir. Her ne kadar bu besinlerdeki bal bir işleme tabi tutulsalar da pastörize edilmemiş olabilirler. Bu da balın halen botulizm sporları içerebileceğini göstermektedir.   Bebeği botulizmden korumak için ne yapmalı?   1. Yukarıda da belirtildiği bebeğe 12 aylıktan önce bal veya bal içeren bir besin verilmemelidir.   2. Bebek eğer katı besinlerle de beslenmeye başladıysa ve konserve bir besin verilecekse konserve besin bebeğe yedirilmeden önce 10. dk süreyle ısıtılmalıdır. Çünkü besinlerde botulizme neden olan bakteri üremesi olabilir.
Bebek Bakımı

Bebeğin Gazı En İyi Nasıl Çıkarılır?

Bebeklerde gaz oluşmasına neden olan en bilinen faktörlerden birisi bebeğin beslenme sırasında hava yutmasıdır. Bebekler ister emzirilerek beslensin isterse de biberonla beslensin, beslenme sırasında bir miktar hava yutabilirler. Yuttukları bu hava emzirme seansı sonunda bebekte gaz birikmesine neden olur. Bu da bebekte gaz sancısına yol açabilir.   Bu nedenle bebek emzirilirken veya biberonla beslenirken bebeğin gazını çıkarmak için beslenme araları vermek gerekir. Bir emzirme seansında 1-2 defa gaz çıkarma arası vermek faydalıdır.   Peki bebeklerin gazı nasıl çıkarılır. Gaz çıkarma için en iyi yöntemler hangileridir?   Bebeklerin gazını çıkarırken genelde uygulanan 3 farklı yöntem vardır. Bebeğinizi omzunuza dayayarak, yüzünü yana doğru çevirerek veya onu dik oturtarak gazını çıkarabilirsiniz. Siz de aslında bu 3 yöntemi deneyebilirsiniz. Böylelikle bu yöntemlerden hangisinin daha iyi iş gördüğünü bulabilir ve bir tanesini sürekli uygulayabilirsiniz.   Omzuna dayama   Bebeğin gazını çıkarmak için uygulayabileceğiniz yöntemlerden birisi bebeğinizi omzunuza dayayarak gazını çıkarmaktır. Bebeğinizi yüzü omzunuza gelecek şekilde tutarak sırtına hafifçe pat pat yaparak gazını çıkarmayı deneyin. Tabi bir elinizle sırtına vururken bir elinizle de poposunun altından tutun. Bu yöntem aslında bu 3 yöntemden en etkili olanıdır. Fakat bebekler sıklıkla yediklerini dışarı çıkardıklarından veya salya akıttıklarından dolayı bu yöntemi uygularken kıyafetiniz kirlenecektir. Bu nedenle bu yöntemi uygularken omzunuza bir bez veya mendil serin.   Bebeği yana yatırma   Bu gaz çıkartma yönteminde bebek kucağa yatırılarak yüzü yana baktırılır. Bebeğinizin gövdesi bacağınıza doğru yatırılır. Bu yöntemde bebeğinizi sıkı bir şekilde tutmalısınız. Sonra diğer elinize sırtına hafifçe vurabilir veya sırtını ovabilirsiniz. Bu yöntem de bebeğin özellikle gaz sancısı varsa etkili bir yöntemdir. Bu gaz çıkartma yönteminde de bebeğinizi bacağınıza uzatacağınız için yine elbisenizin kirlenmemesi için bir bez veya mendil sermenizde fayda vardır.   Bebeği dik oturtma   Bebeğinizin gazını çıkartmak için uygulayacağınız bu yöntemde bebeğinizi kucağınızda dik oturtursunuz. Fakat bu yöntemde özellikle yeni doğmuş bebeklerde dik oturtmada biraz sorun yaşanabilir. Çünkü kafalarını henüz kontrol edememektedirler. Bebeğinizi göğüs bölgesini destekleyecek şekilde koltuk altından tutun. Olabildiğince kafasının öne düşmemesine dikkat edin. Bu şekilde diğer elinizle sırtına hafifçe pat pat yapın ve ovalayın.   Tabi bebeğinizin gazını çıkartma dışında bir ebeveyn olarak bebeğinizde gaz oluşmasını önlemeye yönelik adımları da atmanızda fayda vardır. Bu bebeğinizin daha da rahat etmesini sağlar. Bu nedenle Bebeklerde Gazı Önlemek İçin isimli yazımızı da okuyabilirsiniz.
Emziren Annenin Beslenmesi

Doğum Sonrası İçin En İyi Besinler

Doğum sonrasında beslenme konusu aslında dikkatle ele almanız gereken bir konudur. Çünkü doğum sonrasında daha çabuk iyileşmeniz, çabuk toparlanmanız, süt üretiminiz, güzellik ve bakımınız ve hamilelik öncesindeki kilonuza geri dönmeniz için doğum sonrasında beslenmenize dikkat etmeniz gerekir. Bu noktada bazı besinleri özellikle tüketmeniz gerekir. İşte doğum sonrasında özellikle tüketmeniz gereken o besinler:   Brokoli   Brokoli için sebzelerin kraliçesi demek yanlış olmaz. Brokoli doğum sonrasında tüketmeniz gereken besinlerin başında gelen besinlerden birisidir. Brokoli özellikle folik asit kaynağıdır. Brokoli aslında hamilelik döneminden itibaren eksik etmemeniz gereken bir besin. Çünkü güçlü folik asit yönüyle bebeğinizin anne karnında sağlıklı gelimine önemli katkı sağlamaktadır. Brokolinin antioksidan değeri de yüksektir.   Baklagiller   Doğum sonrasında beslenmenizde yer vermeniz gereken besin gruplarından birisi baklagillerdir. Doğum sonrasında iyileşme sürecinizde, kendinizi daha zinde ve enerjik hissetmenizde proteinlere, lifli besinlere, demir ve kalsiyuma ihtiyacınız olur. İşte kuru fasulye, nohut gibi baklagiller size bunları çok iyi sağlar. Baklagillerin glisemik indeksi düşüktür.   Yoğurt   Doğum sonrasında diyetinizde yer vereniz gereken besinlerden birisi de yoğurttur. Yoğurt doğal probiyotik bir besindir. Bağırsaklardaki iyi bakterilerin artmasını sağlar. Çok önemli bir kalsiyum kaynağıdır. Kemik ve kas yapımına ve sağlığına katkı sağlar.   Yumurta   Aslında bir bebek annesi olarak yiyebileceğiniz en basit yemeklerden birisidir. 1-2 yumurta kırarak basitçe hazırlayabileceğiniz bir sofrada yumurta sizin protein ihtiyacınızı önemli düzeyde karşılar. Yumurta harka bir protein kaynağıdır. Bu nedenle yumurta doğum sonrasındaki iyileşme sürecinizi de hızlandırır.   Muz   Muz aslında doğum sonrasında tüketebileceğiniz en iyi meyvelerden birisidir. Lif oranı yüksek olduğu için sindiriminize yardımcı olur ve sizi daha uzun süre tok tutar. Doğum sonrasında kilo vermenize yardımcı olur. Muzun antioksidan değeri yüksek olduğu için kansere karşı da koruma sağlar. Muz vitamin ve mineral yüklü bir besindir. Potasyum içerir. Bu yönüyle tansiyonunuzu düşürmeye ve bu şekilde tansiyonunuzu dengelemeye yardımcı olur. Doğum sonrasında güzelliğinizi de ihmal etmemelisiniz. Muz önemli düzeyde b6 vitamini içerir. B6 vitamini doğum sonrasında saç ve cilt sağlığınıza oldukça iyi gelir.   Siyah çikolata   Siyah çikolata antioksidan bir besindir. Eğer tatlı ihtiyacınız varsa veya çikolata yemek istiyorsanız siyah çikolata tüketin. Siyah çikolata mutluluk ve aşk hormonu da salgılar. Bu nedenle doğum sonrasında yaşayacağınız stresli zamanlarda size yardımcı olur.   Tam buğday ekmeği   Doğum sonrasında kendinizi bitkin, yorgun hissedebilirsiniz. Tükettiğiniz bazı besinler de kan şekerinizi yükseltebilir. Bu nedenle düşük glisemik indekse sahip besinleri tüketmeniz gerekir. Örneğin tam buğday ekmeği harika bir seçimdir. Tam buğday ekmeği gibi düşük glisemik indekse sahip besinler kan şekerinizi dengelemeye yardımcı olduğu için kendinizi daha zinde ve enerjik hissedersiniz. Ayrıca tam buğday ekmeğinin lif oranı yüksektir. Bu da aslında sindiriminizi kolaylaştırmaya ve doğum sonrasında kilolarınızı daha kolay vermenize   Zeytinyağı   Zeytinyağı kalp sağlığı için önemli bir besindir. Doğum sonrasında yemeklerinizde mutlaka zeytinyağı, özellikle sızma zeytinyağı kullanın. Sızma zeytinyağı kötü kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü yükseltir. Zeytinyağı önemli düzeyde fenol ve iltihaplanma karşıtı maddeler içerir. Zeytinyağının antioksidan değeri de yüksektir.   Kuruyemişler   Doğum sonrasında beslenmenizde eksik etmemeniz gereken besinlerden birisi de kuruyemişlerdir. Kuruyemişler mineral yüklüdür, lif kaynağıdır ve size iyi enerji verir. Ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişleri mutlaka tüketin.   Yağlı balıklar   Doğum sonrasında beslenmenizde balıkları asla eksik etmemelisiniz. Özelikle somon, uskumru ve sardalya tüketebilirsiniz. Bu balıklar protein ve kalsiyum yüklüdür. Omega 3 yönünden zengindir. Omega 3 kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olur. Özellikle emziren bir anneyseniz haftada 1-2 defa mutlaka balık yemelisiniz. Çünkü balık anne sütü vasıtasıyla bebeğinizin nörolojik gelişimine de çok katkı sağlar.
Bebek Güvenliği

Bebeklerin Uyku Güvenliği

Bebeğinizi uyuturken uyku güvenliğini de sağlamanız önemli bir konudur. Çünkü uyku güvenliğini sağlamadığınız durumda ani bebek ölümleri sendromu olarak nitelendirilen durum ortaya çıkabilir.   İstatistiklere göre Finlandiya’da her 4000 bebekten 1 tanesinde, İngiltere’ de her 2000 bebekten 1 tanesinde, İtalya’da her 400 bebekten bir tanesinde ve ABD’ de her 700 bebekten 1 tanesinde ani bebek ölümleri sendromu denilen bebek ölümleri gerçekleşmektedir.   Genelde 6 aylıktan daha düşük bebekler bu konuda daha riskli gruptadır. Fakat bebeğinizin uykusu için gerekli güvenlik önlemlerini alarak bu riski oldukça dürebilirsiniz.   Bebeğinizin uykusu için aşağıdaki güvenlik önlemlerini almaya çalışın:   1. Bebeğinizi düz bir yatakta ve yastık kullanmadan sırt üstü uyutun. Bu uyku şekli bebekler için daha güvenlidir. Çünkü bebeğin diğer uyku pozisyonlarında ve yastık kullanılarak uyuması hava yollarının kapanmasına neden olabilir.   2. Bebeğiniz uyurken başını örtmeyin. Bebeğinizin baş kısmını bir örtüyle örtmeniz nefes almasını güçleştirebilir.   3. Bebeğinizin üzerini örterken yorgan yerine bir battaniye kullanın. Battaniyeyi bebeğinizin omuzlarının altından örtün.   4. Bebeklerin vücut ısıları çok hassastır. Çabuk üşüyebilirler. Veya oldukça sıcak bir ortam bebeği çabuk etkileyebilir. Bebeğinizin gece uyurken odasının sıcaklığını 16 – 18 derece civarında yapın. Bebeğiniz bu sıcaklıkta uyurken giyindiği şeyleri çok ince tutmayın.   5. Bebeğinizin oda sıcaklığını bir kreş oda termometresiyle kontrol edin. Ayrıca bebeğinizin odansa girdiğiniz zaman çok üşüyüp üşümediğini veya çok sıcak basmış olup olmadığını ve uyku pozisyonunu da kontrol edin.   6. Bebeğinizin yatağını radyatörün hemen yanına koymayın. Bu aşırı şekilde sıcak basmasına neden olabilir.   7. Bebeğinizin odasında asla sigara içmeyin ve sigara içilmesine müsaade etmeyin. Bebeğinizi sigara içilen bir ortamdan uzak tutun.   8. Bebeğinizi bir koltukta veya kanepede tek başına uyumaya bırakmayın.   9. bebeğinizin yatağı çok fazla oyuncakla ( özellikle yumuşak oyuncaklar ) süslemeyin. Yatağını çok kalabalık tutmayın. Bunlar bebeğiniz uyurken burun ve ağız bölgesini kapayabilir.
Lohusalık Dönemi

Hamilelik Sonrası Egzersiz

Hamilelik sonrası egzersiz kendiniz iyi hissetmeniz için, eski fiziksel durumunuza dönmeniz için oldukça faydalıdır.   Doğum sonrasında egzersiz konusu belki de birçok kadının en son düşündükleri şeylerden birisi olabilir. Fakat hamilelik sonrasında egzersiz kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden birisidir.   Hamilelik sonrası egzersizin faydaları   Hamilelik sonrasında yapacağınız egzersizin faydaları şunlardır:   1. Egzersiz hamilelik sonrasında kilo vermenize yardımcı olur. 2. Egzersiz kardiyovasküler durumunuzu geliştirir. 3. Egzersiz kaslarınızı güçlendirir ve görünümünü geliştirir. 4. Egzersiz hamilelik sonrasında karın kaslarınızı geliştirir ve görünümünü geliştirir. 5. egzersiz hamilelik sonrasında enerjinizi artırır. 6. Egzersiz ruh halinize iyi gelir. 7. Egzersiz stresinizi azaltır. 8. Doğum sonrasındaki lohusalık depresyonu riskini azaltmaya ve önlemeye yardımcı olur.   Egzersiz ve emzirme   Egzersizin anne sütünün miktarı ve kalitesi üzerinde olumsuz bir etki yaptığı düşünülmemektedir. Fakat yapılan bazı araştırmaklarda yüksek düzeydeki egzersizlerin anne sütünde laktik asit oluşumuna neden olduğunu ve bunun anne sütünde yaratacağı ekşi tattan bebeğin hoşlanmayacağı düşünülmektedir. Eğer bebeğinizi emziriyorsanız bu riski önlemek için hamilelik sonrasındaki egzersizlerinizi hafif veya orta düzeyde tutun. Ayrıca egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında bol su için.   Eğer hamilelik sonrasında güçlü egzersizler yapıyorsanız fiziksel aktiviteleri emzirmeden veya sütünüzü sağmadan hemen önce yapmayın. Aynı şekilde egzersizden hemen sonra bebeğinizi emzirmeyin. Hamilelikten 4 – 5 ay sonrasında egzersizin anne sütünü etkileme riski azalır.   Hamilelik sonrasında egzersize ne zaman başlamalı?   Geçmişte genelde hamilelik sonrasında egzersize başlamak için en az 6 hafta beklenmesi tavsiye edilirdi. Fakat artık bu konudaki bilgiler değişmiş durumda. Eğer komplikasyonsuz bir vajinal doğum yaptıysanız genelde kendinizi hazır hissettiğinizde egzersize başlamanız güvenlidir. Eğer sezaryen doğum yaptıysanız veya komplikasyonlu bir vajinal doğum olduysa hamilelik sonrasında egzersize başlamak için hekiminize danışmalısınız. Hekiminiz ne zaman egzersize başlayabileceğinizi size belirtecektir.   Hamilelik sonrası egzersizde dikkat edilmesi gerekenler   Hamilelik sonrasında genelde haftada en az 150 dk lık orta düzeyde bir egzersiz önerilmektedir. Bunlar genelde aerobik egzersizlerdir.   Egzersiz yaparken şunlara dikkat edin: Egzersiz öncesinde ısınma hareketleri ve sonrasında ise soğuma hareketleri yapın. Egzersize yavaş başlayın ve derece derece artırın. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında bul su için. Eğer emziriyorsanız destekleyici bir sutyen giyinin. Aşırı egzersizden ve bitkinlikten kaçının. Eğer ağrı, acı gibi şeyler hissederseniz egzersizi bırakın.   Hamilelik sonrasında hangi hareketleri yapmalı?   Eğer egzersiz yapmaya hazırsanız öncelikle düşük etkili ve basit hareketleri yaparak egzersize başlayın. Örneğin günlük yürüyüşler idealdir. Eğer daha sosyal bir ortamda egzersiz yapmak isterseniz bu konuda lohusalık egzersiz sınıflarına kayıt olabilirsiniz.   Ayrıca bazı spesifik egzersizler konusunda hekiminizin onayını alın. Bunlar şunlardır:   Pelvis tabanı bükme: Günde birkaç defa pelvis tabanınızı bükerek karın kaslarınızı güçlendirin. Yere sırt üstü uzanın ve dizlerinizi kaldırarak bükün. Sonra bu durumdayken pelvisinizi hafifçe yukarı doğru bükün. Bu şekilde 10 sn. kadar durun. Sonra serbest bırakın. Aynı hareketi 5 defa tekrarlayın. Gün içinde birkaç set halinde bunu uygulayın.   Kegel egzersizi: Bu egzersiz pelvis tabanı kaslarınızı güçlendirmek ve görünümünü geliştirmek için kullanılır. Bu egzersiz rahim, mesane, ince bağırsak ve rektumu destekler. İdrarınızı tutarken kullandığınız kasları çalıştırın. Yani idrarınızı tutuyormuş gibi yapın. Bu şekilde 10 sn. kadar bekleyin ve sonra serbest bırakın. Bunu günde 3 set halinde ve her sette 10 defa tekrarlayarak uygulayın.
Bebek Sağlığı

Yeni Doğan Bebeklerde Soğuk Algınlığı Tedavisi

Ebeveynler her ne kadar yeni doğan bebeklerini mikroplardan uzak tutmaya çalışsalar da birçok bebek yaşamlarının ilk haftalarında veya aylarında soğuk algınlığı geçirebiliyorlar. Yeni doğan bebeklerin bağışıklık sistemi henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu nedenle yetişkinler kadar korunaklı değildirler. Soğuk algınlığı gibi durumlara daha açıktırlar.   Bebeğinizde soğuk algınlığı oluşursa tedaviye yönelik olarak aşağıdakileri uygulamaya çalışın:   1. Bebeğinizde soğuk algınlığından şüphelenirseniz mümkün olduğunca çabuk bebeğinizin hekimini arayarak tavsiyelerini alın. Hekiminiz ayrıca bebeğinizin spesifik ihtiyaçlarına yönelik tavsiyelerde de bulunabilir.   2. Bebeğinizin her birkaç saatte bir rektal yoldan ateşini ölçün. Eğer bebeğinizin ateşi 38 dereceden fazlaysa hekiminiz bebeğinizi muayenehanesinde görmek isteyebilir.   3. Eğer bebeğinizde tıkanıklık varsa nazikçe bir burun aspiratörü kullanarak burundaki mukusu dışarı atabilirsiniz. Her iki burun deliğinde de aspiratörü kullanın. Gerekirse işlemi tekrarlayın.   4. Bebeğinizin odasını nemli tutmaya çalışın. Bunun için bir nemlendirici cihaz kullanın. Nemlendirici cihaz bebeğinizin tıkanıklığını açmaya yardımcı olacaktır. Nemlendirici cihaz bebeğinizin özellikle uyku zamanlarında oldukça faydalı olabilir.   5. Bebeğinizin soğuk algınlığı tedavisinde hekiminizin önerdiği tuzlu burun damlasını kullanın. Bu damlalar yeni doğan bebeklerde tavsiye edilmektedir. Fakat kullanmadan önce bebeğinizin hekimiyle görüşerek yine tavsiyelerini alın.   6. Bebeğinizin burun deliklerinin her birine tuzlu burun damlasından 2 – 6 damla kadar damlatın. Bu damlalar ihtiyaç oldukça bebeğin tıkanıklığını açmada ve mukusu temizlemeye yardımcı olmakta kullanılabilir.   7. Bebeğinizin uyku zamanlarında bebeğinizin başını biraz da yüksek tutun. Böylelikle bebeğiniz daha iyi nefes alıp verir.   8. Pediatristler yeni doğan bebeklerin soğuk algınlığı tedavisinde sıvı alımının artırılmasını tavsiye etmektedirler. Bu burun akıntısı yoluyla sıvı kaybına uğrayan bebeğin sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: