En Son Yorumlar
Hamilelikte Sağlık

Hamilelikte Masajda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sağlıklı ve rahat bir hamilelik dönemi geçirilmesinde hamilelikte uygulanan masajın faydası da bulunmaktadır. Fakat hamilelikte masaj yaptırmadan önce bu konuyu ilk olarak uygunluğu açısından hekimle görüşmek gerekir. Çünkü hamilelik masajı bazı açılardan riskli olabilir. Bu nedenle hekimle görüşerek onayını almakta fayda vardır hem de hamilelere masaj konusunda bilgili ve tecrübeli bir kişiye masajı yaptırmak gerekir.   Hamilelik döneminde masaj konusunda genelde aşağıdaki hususları dikkate almak gerekir.   Masaj sırasında vücut pozisyonu   Hamilelere masaj konusunda çoğu uzman kişi hamile kadınlara masaj yaparken sol veya sağ yanına doğru pozisyonda durmanın daha uygun olduğunu belirtmektedirler. Çünkü böylelikle rahim bölgesine olan baskı daha da az olur ve rahatsızlık riski azalır. Bu konuyu masaj öncesinde masaj terapistiyle görüşmek gerekir.   Uygun bir masaj terapisti bulmak   Hamilelik döneminde masaj yaptırırken hamilelere masaj konusunda uzman bir kişiden bu hizmeti almak gerekir. Bu konuda sertifikalı bir uzman olması önemlidir. Çünkü hamile masajı konusunda uzman olan kişiler hamile kadınların özel durumlarını ve vücuttaki hassas bölgeleri dikkate alarak bu işlemi yaparlar.   Vücuttaki hassas baskı noktalarını bilmek   Hamilelere masaj konusunda eğitimli terapistler vücuttaki hassas bölgeleri ( ayak bölgesi ) bilirler. Çünkü özellikle ayak bölgesindeki bazı kısımlara ( ayak bilekleri ) şiddetli baskılar doğum sancıklarını tetikleyebilecek niteliktedir. Bu nedenle bu bölgelere özellikle dikkat ederler.   Ayrıca hamilelik döneminde aşağıdaki sorunları olan hamile kadınlar da masaj konusunda dikkatli olmalı ve ilk olarak hekimleriyle görüşerek onaylarını almalıdırlar.   Yüksek riskli hamilelikler Hamileliğe bağlı hipertansiyon Daha önce erken doğum sancıları yaşanması Şiddetli şişkinlik, yüksek kan basıncı veya ani, şiddetli baş ağrıları olanlar Daha önce yakın zamanda doğum yapanlar   Hamilelikte masaja ne zaman başlanmalı?   Hamileliğin herhangi bir döneminde masaja başlanabilir. Fakat istatistiklere göre hamileliğin ilk 12 haftalık döneminde masajla düşük yapmak arasında bağlantı olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle bu ilk 12 haftalık dönemde masaj yaptırmak riskli olabilir.
Hafta Hafta Hamilelik

Hamilelik Belirtileri

Her kadın bir birinden farklıdır. Yaşadıkları hamilelik tecrübeleri de farklı olabilir. Hamilelik döneminde her kadın aynı semptomları yaşamayabilirler. Hamilelik belirtilerinde de durum böyledir. Hatta kimi zaman kadınlar ilk esnada hamile olduklarının bile farkında olmayabilirler.   Fakat yaygın olarak bilinen birçok hamilelik belirtisi bulunmaktadır. Bunlar aşağıda belirtilmiştir:   Kanamalar ve Kasılmalar   Döllenmeden birkaç gün sonra döllenmiş yumurta rahim duvarına yapışır. Bu hamileliğin en erken belirtilerine neden olur. İmplantasyon kanaması ve bazen kasılmalar olur. İmplantasyon kanaması yumurta döllendikten sonra 6 – 12 gün içinde oluşur. Kasılmalar menstrual kasılmalara benzer. Bu nedenle bazı kadınlar hamileliğin bu erken belirtisiyle adet döngüsündeki bu kasılma belirtisini birbirine karıştırabilir.   Kanamanın yanında bazı kadınlarda vajinadan sütlü bir akıntı olabilir. Bu vajina duvarının kalınlaşmasıyla ilgilidir ve hemen döllenme sonrasında başlar. Bu aktın hamilelik boyunca devam edebilir. Tipik olarak zararsızdır ve tedavi gerektirmez. Fakat bu akıntı kötü kokuyorsa ve yanma ve kaşıntı hissi varsa bir mantar veya bakteriyel enfeksiyon riskine karşı hekime görünmelidir.   Memedeki değişmeler   Hamilelik belirtilerinden birisi memedeki değişmelerdir. Bu hamileliğin en erken belirtilerinden birisidir. Bir kadının hormon düzeyleri döllenme sonrası hızlı bir şekilde değişir. Bu değişmelerden dolayı memelerde şişkinlik, ağrı, sızlama meydana gelir. Memelerde hassasiyet oluşabilir ve daha dolu hissedilir. Meme ucu bölgelerinde koyulaşmalar meydana gelebilir.   Yorgunluk   Çok yorgun hissetmek hamilelikte normaldir. Bu hamileliğin erken belirtileri arasındadır. Döllenmeden 1 hafta sonra yorgunluk belirtileri oryaya çıkabilir. Yorgunluk nedeni progesteron hormonunun yüksek seyretmesinden kaynaklanır. Diğer nedenler ise kimi zaman düşük kan şekeri, tansiyon düşüklüğü ve artan kan üretimi olabilir.   Yorgunluk belirtilerine karşı bol dinlenmek önemlidir. Ayrıca protein ve demir açısından engin besinler tüketmek de hamilelikteki bu yorgunluğa iyi gelecektir. Mide bulantıları ( Sabah bulantıları ) Sabah bulantıları hamileliğin en ünlü belirtisidir. Hamilelikte sabah bulantılarının nedeni hormon seviyelerinin midenin boşalmasını yavaşlatmasıdır. Bu sabah bulantıları olarak adlandırılan mide bulantısına neden olur. Ayrıca günün herhangi bir zamanında da meydana gelebilir. Bu hamilelikteki hormonal değişmelerle ilgilidir. Etkileri güçlü de olabilir. Sabah bulantıları genelde hamileliğin 13. veya 14. haftasında etkisini azaltır. Bu mide bulantıları hamile kadınlarda kimi zaman beslenmeyi de olumsuz etkileyebilir. Fakat bebeğin anne karnında sağlıklı gelişmesi ve büyümesi için annenin iyi beslenmesi ve doğru besinleri tüketmesi gerekir. Bu konuda hekimin tavsiyelerini almak iyi olacaktır. Adet kanamasının gecikmesi veya durması Adet kanamsının gecikmesi veya durması hamileliğin en açık belirtilerindendir. Fakat bütün adet durması veya gecikmesi hamilelikten kaynaklanmaz. Ayrıca kadınlarda hamilelik sürecinde biraz kanama da olabilir. Bu kanamaları ne zaman normal ne zaman acil bir durum olduğunu bilmek önemlidir. Adet görmemek hamileliğin yanında çok fazla kilo almak ve çok fazla kilo vermekten de kaynaklanabilir. Hormonal sorunlar, bitkinlik, stres ise diğer olası nedenlerdendir. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda da böyle bir sorun olabilir. Diğer hamilelik belirtileri Hamilelik hormonal dengede değişmeye neden olur. Hormonal dengede meydana gelen değişmeler hamilelikte aşağıdaki diğer belirtileri de ortaya çıkarır. Sık sık idrara çıkma: Çoğu kadın için bu durum hamileliğin başlangıcından sonra 6. – 8. hafta civarında başlar. Her ne kadar bu durum bir diyabet, idrar söktürücü ilaçların kullanımı, idrar yolu enfeksiyonu gibi nedenlerden de kaynaklanabilse de hamilelik döneminde hormonal dengenin değişmesiyle idrar daha sık çıkma durumu oluşabilir. Kabızlık: Hamilelik süresince progesteron hormonunun oldukça yüksek bir düzeyde olması kabızlığa neden olabilir. Progesteron besinlerin bağırsaklardan daha yavaş atılmasına neden olabilir. Hamilelikte kabızlık sorununu hafifletmek için bol su içmek, egzersiz yapmak, lif oranı yüksek besinlerden tüketmek iyi gelecektir. Ruh halinde dalgalanmalar: Hamilelik döneminde yaşanan belirtilerden birisi de ruh halindeki dalgalanmalardır. Bu durum hamileliğin özellikle ilk 3 aylık döneminde olur. Bu durum hormonlardaki değişmelerle ilgilidir. Baş ağrıları ve sırt ağrıları: Hamilelik dönemindeki belirtiler arasında baş ağrılarıyla sırt ağrıları da vardır. Çoğu hamile kadın sıklıkla hafif düzeyde baş ağılarından şikayet ettikleri gibi kimi kadınlar da kronik bir sırt ağrısı çektiklerini ifade etmektedirler. Baş dönmesi ve baygınlık: Hamilelikte baş dönmesi ve baygınlık kan damlarlarındaki genişleme, düşük kan basıncı ve düşük kan şekeriyle ilgilidir. Hamile bir kadın yukarıda belirtilen hamilelik belirtilerinin hepsini yaşayabileceği gibi sadece birkaçını da yaşayabilir. Eğer bu hamilelik belirtileri oldukça sıkıntı verirse hekimle konuşarak bu sıkıntıyı hafifletmek için bir plan yapılabilir.
Bebek Gelişimi

Bebekler Ne Zaman Konuşmaya Başlar?

Bir ebeveyn olarak bebeğinizin ilk kelimelerini duymayı merakla bekliyorsunuzdur. Bebeklerin konuşma gelişimi ilk bir yıl genelde şu şekildedir:   3 aylık bebeklerde konuşma   Bebeğiniz 3 aylık olduğunda sizinle sesler aracılığıyla iletişim kurar. Bebeğinizin konuşması eşitli sesler çıkararak olur. Siz ona seslendiğiniz zaman başını size doğru döner ve sizin konuştuklarınıza dikkat kesilerek ağzınızdan çıkanları takip eder.   6 aylık bebeklerde konuşma   Bebeğiniz 6 aylık olduğunda bazı basit ünlü ve ünsüz sesleri bir araya getirerek bir kombin oluşturabilir ve bebek kelimeleriyle bazı basit şeyler mırıldanabilir. Bazı basit heceleri bir araya getirebilir.   9 aylık bebeklerde konuşma   9 aylık bebeklerin artık konuşma becerisi daha gelişmiştir ve bazı basit kelimeleri anlamaktadır. Örneğin “hayır” kelimesinin ne anlama geldiğini bilir. Adını tanır. 9 aylık bebek artık daha uzun heceleri bir araya getirebilir. Daha gelişmiş bir ses tonu vardır.   1 yaşındaki çocuklarda konuşma   Bebek 1 yaşına geldiğinde birkaç temel kelimeyi söyleyebilir. Bu kelimeleri kendi anlamları ve amacına uygun olarak kullanabilir. Anne ve baba kelimelerini duymak mümkündür. Basit tek adımlık komutlara, yönlendirmelere yanıt verebilir.   Her bebeğin gelimin birbirinden farklı olabileceğini unutmamak gerekir. Bazı bebekler ilk kelimelerini diğerlerine göre daha erken bir dönemde söyleyebilir, bazıları ise diğerlerine göre daha geç bir dönemde söyleyebilir. Bu nedenle hemen paniğe kapılmamak gerekir. Bu arada dil gelişimi konusunda hekimle de konuşarak bu konudaki yardımını ve düşüncelerini almak gerekir.
Bebek Güvenliği

Bebeğin Banyo Güvenliği

Bebeğinize banyo yaptırırken güvenlik önlemlerini de almanız gerekiyor. Çünkü bebeğinizin banyosu sırasında olası birçok güvenlik riski bulunmaktadır. Bebeklerin banyo zamanlarını eğlenceli hale getirmek için bazı güvenlik önlemlerini unutmamalısınız.   Bebeğin banyo güvenliği   Aslında bebeklerin ne kadar sıklıkla banyo yapmaları gerektiğine dair kesin bir standart bulunmamaktadır. Fakat çoğu bebekler için haftada 2 defa banyo yaptırmak yeterlidir. Her bebeğin farklı su tolerans seviyesi vardır. Kimi bebekler banyoda sudan çok hoşlanırken bazıları da suya sokulur sokulmaz hemen ağlamaya başlarlar. Sudan çok korkan veya hiç hoşlanmayan bebekler için sünger banyosu daha uygun olabilir. Çok küçük bebekler evdeki normal küvetin içine sokulmamalıdır. Oturabilen bebekler ise bebek banyo koltuğunu kullanabilirler.   Banyo sonrası bebeklerin cildinde kuruma riskini azaltmak için bebek losyonu veya nemlendirici kullanılması faydalıdır. Bebeğin banyo güvenliği için bebeği banyoda suyun altına tutmadan önce banyo suyunun sıcaklığının uygun olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Çünkü aksi takdirde bebeğin sıcak sudan yanma riski vardır.   Bebeğin banyosunda su yüksekliğinin de fazla olmaması gerekir. Çünkü bebekler bir karış suda bile boğulabilirler.   Bebek banyoda asla yalnız bırakılmamalı ve banyoda içine koyulduğu bebek küvetinde kaymasını önleyecek önlem alınmalıdır.   Bebeğe banyo yaptırırken eğer telefon veya kapı zili çalarsa yine bebek banyoda yalnız bırakılmamalıdır. Gerekirse bebek havluya sarılarak banyodan çıkarılarak alınmalı ve telefona veya kapıya öyle bakılmalıdır.   Bebeğe banyo yaptırırken uyulması gereken güvenlik kurallarından birisi de kullanılan şampuanın uygun olmasıdır. Parfümlü baloncuklu banyo yağları ve sıvılarından kaçınmak gerekir. Ayrıca yetişkinlerin kullandığı parfümlü banyo ve duş jeli bebeklerde kullanılmamalıdır. Çünkü bu tür temizleyici veya şampuanlar bebeğin hassas cildi için tahriş edici olabilir.   Bebekler için üretilmiş ve gözlerini yakmayan bebek şampuanları tercih edilmelidir. Kafasında konak gibi sorunlar olan bebekler için ise hekim tıbbi içerikli bir şampuan reçete edebilir.
Bebeklerde Beslenme

Bebeklere Ne Zaman Yoğurt Yedirilebilir?

Bebeklerin ne zaman yoğurt yemeye başlayabileceği konusu ebeveynlerin kafasını karıştıran konulardan birisidir. Çünkü bu konuda farklı tavsiyeler yapılabilmektedir. Bu nedenle bebeğin ne zaman yoğurt yemeye başlayabileceği konusunu en iyi bebeğin hekimi bilecektir. Diğer yandan bu konuda birçok hekim bebeklere yoğurt yedirmek için 9-10 aylık olduğu zamanların uygun olduğunu bildirmektedir. Bununla birlikte yapılan son araştırmalara göre 6 ay gibi erken bir dönemde bebeğe sade, tam sütten yağılmış yoğurt verilebileceğini tavsiyeden hekimler de vardır. Tabi bebeğin aile geçmişinde alerji geçmişi varsa bunu da dikkate almak önemlidir. Bu nedenle 6. ayda sonra yani bebek ek besinleri almaya başladıktan sonra bebeğe yoğurt yedirmek için öncelikle bebeğin hekimiyle görüp onayını almak gerekir.   Hangi yoğurt bebek için uygundur?   Bebekler için yoğurt seçimi yaparken bebekler için üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir. Bu konuda birçok yoğurt markası bebekler için özel ürün üretmektedir. Ayrıca bebeklere verilecek yoğurtlarda tam sütten yapılmış yoğurt tercih edilmelidir. Tam süt yağ içeriğiyle bebek için daha besleyicidir ve bebeğin uygun gelişimi için faydalıdır. Evde de bebek için oldukça sağlıklı yoğurtlar da yapılıp bebeğe yedirilebilir.   Hangi meyve ve sebzeler bebeğe yoğurtla birlikte verilebilir?   Bebeğe yoğurt verirken onu gelişimini desteleyecek şekilde diğer besleyici meyve ve sebzelerle de karışım yapılarak daha besleyici ve sağlıklı karışımlar elde etmek mümkündür. Örnek olarak: Elma, şeftali, muz, avokado, tatlı patates, bal kabağı, yeşil fasulye ve armut. Bunlar püre halinde yoğurtla karıştırılarak bebeğe verilebilir.   Yoğurt neden 1 yaşından önce bebekler için uygun.? İnek sütü neden uygun değil?   Bunun nedenlerini şöyle belirtmek mümkündür:   1. İnek sütü her şeyden önce ilk 1 yıl, anne sütü ve formül besin kadar bebek açısından besleyici değildir ve bebeğin ihtiyaçlarını tam karşılamaz. Bu nedenle bebeklere ilk 1 yıl anne sütü veya formül besin yerine inek sütü verilmesi tavsiye edilmez.   2. Yoğurt bebeklere ilk 1 yıl için verilen sadece destek bir besindir. Yani anne sütü veya formül besinin yerine verilmez. Yoğurt sadece 6. aydan sonra bebek ek besinleri almaya başladıktan sonra, bebeğin hekiminin onayı da alındıktan sonra, bebeğe destek bir besin olarak verilir. Bebeğin beslenmesi desteklenir. Yani anne sütü ve formül besinin yerini tutmaz.   3. İnek sütü ilk 1 yıldan önce bebekler alerjiye yol açabildiği bilinen bir besindir. Bebek inek sütündeki proteinlere alerji gösterebilir. Çünkü sindirim sistemleri henüz tam gelişmemiştir. Besin alerjisi riskinden dolayı inek sütü ilk 1 yıl bebeklere verilmez. Yoğurt ise inek sütündeki proteinler yıkılarak bir kültürleme işlemine tabi tutulur. Peynir de yoğurt ile aynı şekilde işleme tabi tutulur. Yoğurt ve peynir bebek için harika bir protein kaynağıdır ve sindirimi kolaydır.
Emziren Annenin Beslenmesi

Emzirirken Kaçınılması Gereken Besinler

Emzirme dönemi beslenmenizde bazı şeylere dikkat etmeniz gereken bir dönem. Emzirme sürecinizde bazı besinleri ve içecekleri tüketmeniz hem kendi sağlığınız hem de bebeğiniz açısından sorun yaratabilir. Dolayısıyla emzirme döneminde bu besinlerden ve içeceklerden uzak durmanızda fayda vardır. Peki bu besinler ve içecekler nelerdir?   Alkol: Emzirirken uzak durmanız gereken içeceklerden birisi alkoldür. Aldığınızı alkol anne sütünü olumsuz etkiler. Anne sütünün olumsuz etkilenmesi bebeğe olumsuz yansır. Emzirme döneminizde eğer alkol alma durumunuz olacaksa bunu oldukça az ve emzirmeden 2 saat önce alın.   Kafein: Kahve, çay, kola ve diğer kafeinli içeceklerin tüketimini emzirme döneminizde azaltmanız gerekiyor. Çok fazla kafeinli içecekler tüketmeniz anne sütünüzü olumsuz etkiler. Bu da bebeğinizin uyku düzenini bozabilir ve daha sinirli ve mızmız yapabilir.   Soslu besinler: Soslu besinler tüketmenizin bebeğinizin sindirim sistemini bozma ihtimali vardır. Bu tür besinleri emzirme döneminizde tüketirken dikkatli olun.   Bazı Sebzeler ve meyveler: sebzeler ve meyveler hem sizin için hem de bebeğiniz için faydalıdır. Fakat bazı sebzeler bebeğinizde gaz sancısına neden olabilir. Lahana, salatalık, biber, soğan ve karnabahar gaz sancısına yol açabilir. Portakal, mandalina, greyfurt, limon, çilek gibi meyvelerde bebekte gaz sancısına yol açabilir.   Besin alerjisi: Bebeğinizin besinlere karşı alerjik bir tepki verebileceğini anlamak, bunlara maruz kalan kadar zordur. Fakat bazı besinlerin emzirme döneminde diğerlerinden daha fazla alerjik reaksiyona yol açma riski vardır. Bu besinler soya, yumurta, buğday, fıstık gibi besinlerdir. Siz bu besinleri tükettikten sonra bebeğinizde herhangi bir reaksiyon gelişip gelişmediğini izleyin.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: