En Son Yorumlar
Prematüre Bebekler

Prematüre Bebeklerde Sağlık Riskleri Nelerdir?

Bir bebeğin 27. hamilelik haftasından önce doğması erken doğum olarak adlandırılır ve bu bebeğe prematüre bebek denir. Prematüre bebekler diğer normal sürede doğan bebeklere göre bazı sağlık konuları açısından daha riskli bir grupta yer alırlar. Bir bebeğin erken doğması aşağıdaki hususlarda riski artırmaktadır.   Solunum yetmezliği sendromu   Solunum yetmezliği sendromu bir bebeğin akciğerlerinin yeterince gelişmemiş ve olgunlaşmamış olması durumunda oluşur. Bu sorun prematüre bebeklerde daha sık görülür. Bu durumda akciğerler yeterince surfaktan üretemez. Surfaktan bebeğin akciğerlerinin genişlemesi için ihtiyaç duyulan bir maddedir. Yapay surfaktanlar genelde prematüre bebeklerdeki solunum yetmezliği sorunu tedavi etmek için verilir.   Enfeksiyonlar   Prematüre bebeklerin bağışıklık sistemi henüz tam olarak gelişmemiştir ve olgunlaşmamıştır. Prematüre bebeklerin bağışıklık sistemi zayıf oldukları için enfeksiyonlara karşı daha savunmasızdırlar ve enfeksiyonel hastalıklar bu bebeklerde daha sık görülür.   Kansızlık   Prematüre bebeklerde kırmızı kan hücrelerinin sayısı yetersiz olabilir. Bu bebeklerde yeterince demir depolanamamış olabilir. Bundan dolayı prematüre bebeklerde kansızlık gelişmesi riski daha yüksektir. Diyet destekleri veya kan transfüzyonu soruna yardımcı olabilir.   Uyku apnesi   Uyku apnesi uyku sırasında solunum durması anlamına gelmektedir. Bu sorun prematüre bebeklerde daha yaygındır. Bundan dolayı prematüre bebeklerin uyku apnesi konusunda yakından izlenmesi gerekir.   Prematüre retinopatisi   Prematüre bebeklerde göz sorunları daha yaygındır. Prematüre retinopatisi sorununda bebekte görme kaybı riski vardır. Prematüre retinopatisinde bebeğin gözlerindeki damarlarda gelişim anormallikleri vardır.
Emziren Annenin Beslenmesi

Anne Sütünü Artıran Bitkiler

Emziren bir anneyseniz zaman zaman sütünüzün yetersiz geldiği durumlar olabilir. Anne sütünün yetersiz olmasında çeşitli etkenlerin rolü bulunmaktadır. Bebeği sık sık emzirmemek, beslenme sorunları, çeşitli hastalıklar v.b. nedenler anne sütünün yetersiz gelmesine neden olur. Fakat anne sütünü artırmak için yöntemler de bulunmaktadır. Çeşitli bitkiler anne sütünün artmasına yardımcı olmaktadır.   Çemen otu tohumu: Çemen otu boyotu olarak da bilinmektedir. Çemen otu tohumu eski zanlardan beri anne sütünü artırmak için kullanılmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalar da bunu doğrulamaktadır. Çemen otu tohumu anne sütünü artırmanın yanında aslında vitamin ve mineral yönü güçlüdür. Özellikle iyi bir kalsiyum ve demir kaynağıdır. Çemen otu çayı olarak içmek anne sütünü artırmak konusunda faydalıdır.   Rezene tohumu: Rezene sadece anne sütünü artırmakla kalmaz aynı zamanda bebeklerde kolik sorununun hafiflemesine de yardımcı olur. Rezene tohumu sindirime yardımcı olur ve nefesi tazeler. Bu yemeklerde kullanılabileceği gibi rezene çayı olarak de içilebilir.   Diğer bitkiler: Mübarek devedikeni, ısırgan otu, yonca, süt devedikeni, anason, hatmi kökü, kimyon emziren anneler için anne sütünü artırıcı bitkisel çaylar olarak kullanılmaktadır.   Bu bitkiler her ne kadar anne sütünü artırmaya yardımcı olsa da bunları kullanmadan önce ve nasıl kullanılması gerektiği konusunda hekime danışmak doğru olacaktır. Bunun yanında ayrıca anne sütünü artırmak için en iyi yöntem olan bebeği sık sık emzirmeyi de ihmal etmemek gerekir.
Hamilelikte Beslenme

Hamlelikte Folik Asit Neden Önemli?

Hamilelikte en çok ihtiyaç duyacağınız vitaminlerden birisi folik asit vitamini. Özelikle hamileliğin ilk 3 aylık döneminde ve hamilelikten 1 – 2 ay önce folik asit vitamini almaya başlamak gerekiyor. Elbette ki hamilelikte folik asit ihtiyacı için folik asit içeren besinleri de tüketmek gerekiyor.   Folik asit içeren besinler   Ispanak, brokoli, kuşkonmaz, soya fasulyesi, portakal suyu ve fasulye folik asit açısından zengin besinlerdir. Hamilelikte folik asit ihtiyacını iyi karşılamak için günlük 0,4 miligram folik asite ihtiyaç vardır.   Hamilelikte folik asit neden önemlidir?   Folik asit bütün hamile kadınlara tavsiye edilmektedir. Çünkü folik asit bebeklerde omurga ve beyindeki doğum kusurlarını önlemede önemli bir vitamindir. Folik asit ayrıca hamilelikte düşükleri de önlemeye yardımcı olmaktadır. Folik asit anne adayının vücut direncini artırdığı için hastalıklara karşı da koruma sağlamaktadır. Araştırmalara göre folik asit erken doğum riskini de azaltabilmektedir.   Folik asitin diğer faydaları   Folik asit vücutta demirin daha iyi emilmesine yardımcı olduğu için kırmızı kan hücrelerini üretimine de katkı sağlamaktadır.   Folik asit kan basıncını ve kolesterolü düşürerek kalp hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.   Folik asit beynin kapasitesini geliştirerek yaşlanmayla ortaya çıkan hafıza geriliklerini geciktirmeye ve önlemeye yardımcı olur. Özellikle Alzheimer hastalığını önleyebilir.   Folik asit meme kanseri, kansızlık ve lösemiyi önleyebilir.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Kolik Ve Bebeği Sakinleştirme Yolları

Özellikle yeni anne ve baba olanların için ebeveynlik yeni doğan bir bebeğin bakımını sürdürürken oldukça stresli bir iştir. Bebeklerin sık sık ağlamaları, gece sı sık uyanmaları, ağlamalarının ne anlama geldiğini tam kestirememek ebeveynleri zorlayabilir.   Kolik sorunu da ebeveynleri oldukça strese sokabilecek bir sorundur. Kolik bir bebeğin sürekli ağlamaları olarak adlandırılabilir. Tabi bir bebekte kolikten söz edebilmek için bebeğin her gün 3 saatten fazla ağlaması, bunun haftada 3 günden fazla sürmesi ve bu düzendeki ağlamaların 3 haftadan fazla sürmesi gerekir.   Kolik genelde tam olarak iyi anlaşılmış bir sorun değildir. Aşağıda kolik hakkında bilgiler vardır:   1. Kolik genelde tam zamanında doğan bebeklerde 2 haftalık olduklarında başlar.   2. Kolik sorunu başladıktan sonra neredeyse 3 – 4 ay kadar devam eder.   3. Koliğin yaygınlık durumunda erken çocuklarla kız çocuklar arasında fark yoktur.   4. Bilimsel çalışmalara göre kolikli çocuklar ile kolik sorunu olmayan çocuklar arasında ruhsal sağlık, zeka ve kişilik açısından bir fark bulunmamaktadır.   Kolik nedenleri nedir?   Koliğin tek bir yaygın sebebi yoktur. Bebekteki kolik sorunu birçok sebepten kaynaklanabilir.   Genelde aşağıdaki sebepler kolik nedeni olarak kabul edilmektedir:   1. Sindirim sorunları ( Bu sorun muhtemelen bebeğin sindirim sisteminin laktoza yada inek sütündeki proteine olan intoleranstan kaynaklanmaktadır )   2. Reflü   3. Olgunlaşmamış sindirim sistemi   4. Bağırsaklarda birikmiş gaz   5. Mide ağrısı ve huzursuzluğa neden olan artmış hormon düzeyleri   6. Ses, ışık gibi çevresel etkenlere karşı aşırı hassasiyet   7. Yeni doğan döneminin getirdiği  bir mizaç   8. Olgunlaşmamış bir sinir sistemi   Ayrıca bunların dışında bebeğin sürekli ağlamalarına, huzursuzluklarına neden olan başka etkenler de olabilir. Ebeveynleri bebeklerin iyi gözlemeleri ve olası nedenleri not etmeleri faydalı olacaktır.   Bebeklerde kolik için atılması gereken ilk adımlar   Bebekte kolik olduğuna karar vermek için öncelikle bir pediatrist değerlendirmesine ihtiyaç vardır. Çünkü bebeğin ağlamalarına veya huzursuzluklarına neden olan tıbbi bir neden olabilir.   Yeni doğan bebeklerde bu tür ağlamalar ve huzursuzluklara neden olan olası tıbbi nedenler şunlar olabilir:   1. Bir enfeksiyon ( kulak, idrar yolları v.b. enfeksiyonlar )   2. Reflü   3. Beyin ve sinir sisteminin iltihaplanması   4. Gözde bir sorun   5. kalp ritminde bir sorun   6. Kemik kırılması   7. Fıtık   Kolik tedavisi   Bebeklerdeki koli tedavisinde hekim bebeğin ihtiyaçlarına ve durumuna göre bebeği sakinleştirici bir tedavi uygulayacaktır. Eğer bu birkaç gün içinde faydalı olmazsa başka bir yöntem deneyecektir.   Aşağıda kolikli bebeği sakinleştirmek için çeşitli müdahale seçenekleri belirtilmiştir:   Beslenmeyle ilgili tedavi yöntemleri   1. Eğer mama kullanıyorsa inek sütü içeren formülden başka bir seçeneğe geçilir.   2. İnek sütü içeren formülden soyalı bir formüle geçilir   3. Hipoalerjenik bir formül denenebilir.   4. Formül besine laktaz eklenir.   5. Eğer bebek emziriliyorsa bitkisel destek, kafein, süt gibi besinleri vermekten kaçınılır.   6. Farklı bir biberon memesi denenir. Ayrıca bebek beslendikten sonra bebeğin gazı çıkarılır ve geğirtilir.   7. Bebek eğer biberonla besleniyorsa süt tüketimi azaltılır. Eğer süt alımı azaltılması bir sonuç vermezse süt alımı azaltılmamalıdır.   8. Eğer bebek yediklerini çıkarıyorsa onu besledikten sonra yüzüstü tutmaktan kaçınma gerekir.   Kolikle ilgili diğer tedavi yöntemleri   1. Bebeği kundaklamak   2. Bebeği kucakta veya taşıyıcıda taşımak   3. Bebeği arabada gezdirmek   4. Bebeğe fön makinesi, elektrikli süpürge, radyo gibi sesleri dinletmek.   5. Bebeğe masaj yapmak   6. Bebeğin göbek kısmına çok sıcak olmayan bir su şişesi koymak   7. Bebeğe banyo yaptırmak   8. Emmesi için bir emzik vermek   9. Bebeği salıncakta sallamak   10. Bebeğin çevresindeki uyarıcıları artırmak veya azaltmak.   Kolikle ilgili ilaç tedavileri   Bebekteki kolik sorununun çözümünde aşağıdaki ilaç tedavileri uygulanabilir.   1. Eğer bebekte reflü varsa anti reflü ilacı.   2. Sarıpapatya, nane veya rezene bitkisel çayları.   3. Gaz giderici damla   Bebeğe herhangi bir ilaç, bitkisel destek, otc ürünü veya bitkisel çay gibi çözümleri uygulamadan önce bebeğin hekimine danışmak gerekir. Aksi halde daha riskli bir durum ortaya çıkabilir.   Kolikle baş etmek   Ebeveynler için kolikli bir bebekle baş etmek oldukça zordur. Fakat ebeveynlerin bu durumlarda oldukça sakin kalabilmeleri çok önemlidir. Çünkü ebeveynlerin sinirlerine hakim olamayıp bebeği sarsmaları, bebeğe fiziksel müdahalede bulunmaları, vurmaları bebek için kötü sonuçlar doğurabilir.   Kolik sorunu olan bebeğinizle baş etmeye çalışırken aşağıdaki önerileri dikkate almanız sizin oldukça faydalı olacaktır:   1. Derin nefes alıp verin. Sonra eğer bebeğinizin ağlamaları devam ediyorsa onu bir süre için yatağının üzerine bırakın ve onu tutmadan kendi kendine ağlamasına izin verin.   2. Eğer çok sinirliyseniz veya yıprandıysanız bebeğinizi evdeki diğer insanların yanında bırakın ve bir süre için dışarı çıkın ve yürüyüş yapın,  hava alın.   3. Bebeğinizin kolik sorunu konusunda kendinizi asla suçlamayın ve suçluluk duygusuna kapılmayın.   4. Bu sürecin bebeğinizin yaşamında sonuna kadar devam etmeyecek, geçici bir durum olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu zorlu süreci atlatacaksınız.   5. Bu konuda kendinizi yalnız hissetmeyin. Kolik sorunu olan bir bebeğe sahip bir sürü ebeveyn bulunmakta. Bu konuda size yardımcı olabilecek birilerini bulabilirsiniz veya duygularınızı fikirlerinizi paylaşabilecek destek gruplarına dahil olabilirsiniz.   Aşağıdaki sorunlar olursa bebeğinizin hekimine tekrar danışmakta tereddüt etmeyin, mutlaka danışın. Çünkü kolik sorunun altında yatan başka ciddi bir neden olabilir.   1. Bebeğinizin gelişimi iyi gitmiyorsa   2. Bebeğinizde ateş ve sinirlilik varsa ve yetersiz besleniyorsa   3. Bebeğinize zarar vermekten endişe duyuyorsanız   4. Bebeğinizdeki kolik sorunu 5 aydan daha uzun bir süredir devam ediyorsa
Bebek Gelişimi

Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri

Bebekler ilk dişlerini genelde 6-7 aylık olduklarında çıkarırlar. Hatta daha erken veya daha geç bir zamanda ilk dişini çıkaran bebekler de vardır. Bebeğinizin diş çıkardığını anlamak için diş çıkarma belirtilerine bakmanız gerekir.   Elbette ki bu belirtiler bebekten bebe değişiklik gösterebilir. Örneğin diş çıkarma sürecinde bebekte diş ağrısı olabilir. Fakat ağrının şiddeti bebekten bebeğe değişebilir. 2 yaş civarında çıkan azı dişleri ise diğer dişlerden daha faza ağrıya neden olabilir.   Bu arada bazı bebeklerin doğuştan dişli doğduğunu da belirtmek gerekir. Ortalama olarak her 2.000 bebekten 1 tanesinin doğuştan dişi bulunmaktadır. Bebekler genelde diş çıkarırken şu belirtileri gösterirler.   Anne ve babası geç bir dönemde diş çıkaran bebeklerin ilk dişlerini daha geç bir dönemde çıkarma eğilimi daha yüksektir. Ayrıca kız bebekleri erkek bebelerden daha erken bir dönemde ilk dişini çıkarırlar.   Şimdi gelelim bebeklerdeki diş çıkarma belirtilerine   Salya akıtma   Diş çıkaran bebeklerde görülen belirtilerden birisi salya akıtmalarıdır. Aslında her bebek salya akıtır. Fakat diş çıkarma sürecindeki bebeklerde daha fazla salya akar. Elbette ki salya akıtmak diş çıkarmanın mutlak bir belirtisi değildir. Fakat eğer bebeğiniz olağandan daha fazla salya akıtıyorsa bu diş çıkardığının belirtisi olabilir. Üstelik bebeğiniz 6-7 aylık civarlarında ise bu daha güçlü bir ihtimal olabilir.   Cilt döküntüsü ve kızarması   Bazen diş çıkaran bebeklerde cilt döküntüsü ve kızarıklığı da görülebilmektedir. Bu belki de bebeğin aşırı salya akıtması sonucunda salyanın bebeğin hassas cildini tahriş etmesinden dolayı olabilir. Tabi bu durum her bebekte olmayabilir. Eğer sizin bebeğinizde böyle bir durum gelişirse ve bebeğiniz ilk dişini çıkarma evresinde ise bu diş çıkardığını gösterebilir.   Ateş   Ateş diş çıkaran bebeklerde görülebilecek belirtilerden birisidir. Fakat bazı görüşlere göre bu şekildeki bir ateş durumu düşük derecede seyreden bir ateştir. Yani çok yüksek bir ateş durumu gözlenmez. Buna hatta ishal belirtisi de eşlik edebilir. Yani diş çıkaran bebekte düşük ateş ile birlikte ishal belirtisi de görülebilir. Bazı uzmanlar ise her ikisi arasında bir bağlantı olmadığını vurgulamaktadır.  Çok yüksek bir ateş durumunun olması diş çıkarma belirtisi değil, bir hastalık belirtisidir.   Huysuzluk   Diş çıkaran bebeklerde en yaygın görülen belirti huysuzluktur. Eğer bir bebek genelde uslu bir bebekse ve sonra aniden huysuz olmaya başladıysa bu diş çıkardığının belirtisi olabilir. Tabi bunu söyleyebilmek için orada bebeğin huysuz olmasını gerektirecek görünürde bir başka neden olmaması da gerekir. Yani bebek eğer hastaysa huysuzluğu bundan da kaynaklanabilir. Eğer başak bir neden yoksa huysuzluğunun nedeni diş çıkarması olabilir. Bu sadece bebeklere has bir durum değildir. 2 yaşındaki bir çocuk bile azı dişini çıkarırken huysuz olabilir.   Kızarmış ve iltihaplanmış diş etleri   Bebeğin diş etleri kızarıksa ve iltihaplanmış görünüyorsa diş çıkarıyor olabilir. Bu beneklerdeki en yaygın diş çıkarma belirtilerinden birisidir.   Eğer bebeğinizin ağzında kızarık, şişmiş ve iltihaplı görünen bir diş eti bölgesi varsa bebeğiniz diş çıkarıyor olabilir. Hatta nokta halinde dişlerini de görebilirsiniz.   Bir şeyleri ısırma   Diş çıkaran bebekler yaşadıkları ağrıyı ve kaşıntıyı hafifletmek için bir şeyleri kemirir ve ısırırlar. Eğer bebeğinizi sürekli bir şeyleri ısırır halde bulursanız bu diş çıkardığının göstergesi olabilir. Tabi aslında bebeklerin normalde diş çıkarsın veya çıkarmasın ellerindeki her şeyi ağızlarına attıklarını da unutmamak gerekir.   Uyku sorunları   Bebeklerin birçoğu diş çıkarırken uyku sorunları yaşarlar. Uykuya geç geçip, yeterince uyumazlar. Bu yaşadıkları ağrıdan kaynaklanır. Diğer yandan bebeklerin ilk 1 yılında uyku sorunları yaşayabileceğini de unutmamak gerekir. Yani bebekler diş çıkarmasalar da uyku sorunları yaşayabilirler.
Hamilelik Sorunları

Hamilelikte Kansızlık, Nedenleri Ve Türleri

Hamilelikte kansızlık nedeni   Hamilelikte yaşanan genel sorulardan birisi kansızlık sorunudur. Kansızlık sorununda anneye ve bebeğe oksijen taşıyacak olan sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin eksikliği görülür. Yetersiz kırmızı kan  hücreleri kansızlığa neden olur.   Hamilelik döneminde vücut daha fazla kan üretir. Bu bebeğin gelişimini destekler. Eğer vücutta yeterli demir yoksa veya diğer vitamin ve mineraller yönünden eksiklik yaşanıyorsa bu kırmızı kan hücrelerinin üretimini olumsuz etkiler ve yetersizlik yaşanır.   Kansızlık özellikle hamile kadınlarda yorgunluk ve güçsüzlüğün daha fazla hissedilmesine neden olur. Hamilelikte kansızlık sorunu şiddetli olduğu durumlarda erken doğum gibi komplikasyonlara eden olabilir. Bu nedenle hamilelikte kansızlık sorunun mutlaka tedavi edilmesi gerekir.   Hamilelikte kansızlık türleri   Hamilelik boyunca kansızlığın çeşitli türleri yaşanabilir. Kansızlık türleri şunlardır:   Demir eksikliğine bağlı kansızlık Folik asit eksikliğine bağlı kansızlık B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık   Demir eksikliğine bağlı kansızlık: Hamilelikte demir eksikliği kansızlığı vücutta yeterli hemoglobin üretimini sağlamak için vücutta yeterli demir olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu kırmızı kan hücrelerinde bulunan bir proteindir. Akciğerlerden vücuda oksijen taşır.   Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta kan vücuda yeterli oksijen taşıyamamaktadır. Demir eksikliği hamilelik döneminde yaygın görülen bir sorundur ve hamilelikteki kansızlık sorununun en yaygın nedenidir.   Folik asit eksikliğine bağlı kansızlık: Folik asit B vitaminleri grubunda yer alan bir vitamindir. Vücut yeni hücreler üretmek için folik asite ihtiyaç duyar. Buna sağlıklı kırmızı kan hücreleri de dahildir.   Hamilelik döneminde kadınların folik asit ihtiyacı daha fazladır. Fakat bazen diyetten yeterince folik asit alınmaz. Bu durumda vücuda yeterli oksijen taşımak için yeterli kırmızı kan hücresi üretimi gerçekleşmez. Bu da hamilelikte folik asit eksiliğinden kaynaklanan kasnılığa neden olur.   Folik asit eksikliği hamilelikte önemli düzeyde etkiler de doğurabilir. Anne karnındaki bebekte spina bifida gibi doğum kusurlarına ve düşük ağırlıklı doğuma yol açabilir.   B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık: Vücut sağlıklı kırmızı kan hücreleri için B12 vitaminine de ihtiyaç duyar. Hamile kadınlar diyetlerinden yeterince B12 vitamini almadıklarında bu kansızlığa neden olur. Çünkü vücut yeterli sağlıklı kırmızı an hücresi üretemez. Özellikle yeterince kırmızı et, tavuk eti gibi beyaz etler, süt ve süt ürünleri ve yumurta tüketmeyen hamile kadınlarda kansızlık sorunu daha fazladır. Çünkü bu besinler önemli bir B12 vitamini kaynağıdır. Özellikle vejetaryen beslenme şeklini benimseyen hamile kadınlarda kansızlık daha yaygın görülebilir. B12 eksiliğinden kaynaklanan kansızlık durumunda bebekte doğum kusurları olabileceği gibi, erken doğum da gerçekleşebilir.   Ayrıca doğumdaki ve doğum sonrasındaki kan kaybı da kansızlığa neden olabilir.   Hamilelikte kansızlık için risk faktörleri   Bütün hamile kadınlar kansızlık konusunda riskli grupta yer alırlar. Bu nedenle normalden daha fazla demir, folik asit ve B12 almak gerekir. Aşağıdaki durumlarda kansızlık riski daha fazladır:   Çoğul gebelikler Birbirine yakın zamanlarda ardı ardına hamilelik yaşamak Hamilelikte çok sık ve fazla sabah bulantısından dolayı kusmak Özellikle 18 yaşından önceki hamilelikler Demir yönünden zengin besinlerden yeterince tüketmemek Hamilelik öncesinde de kansızlık sorununun olması
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: