En Son Yorumlar
Hamilelikte Beslenme

Hamilelikte Gerekli Olan Vitaminler

Hamileliğe sağlıklı bir başlangıç yapmak ve sağlıklı bir hamilelik geçirmek önemlidir. Bunu sağlamanın en iyi yolarından birisi de hamilelikte doğru ve sağlıklı bir diyet uygulamaktır. Hamilelikte uygulanan diyette özellikle bazı vitaminleri içeren besinleri mutlaka tüketmek gerekiyor. Bu şekilde beslenme anne için olduğu kadar anne karnındaki bebeğin diş ve kemik gelişimi, ora gelişimi, sinir sitemi gelişimi beyin gelişimi ve uzun dönemli salığı için de önemlidir. Peki hamilelikte gerekli olan vitaminler hangileridir?   A vitamini   A vitamini hamilelik döneminde anne karnındaki bebeğin gelişimini oldukça etkileyebilir. A vitamini bebeğin hücre, cilt, diş, kemik ve göz gelişimi için önemli bir vitamindir. Araştırmalara göre hamilelikte A vitamini eksikliğiyle erken doğum, cilt sorunları ve yavaş fetus gelişimi arasında bağlantı bulunmaktadır. Hamile kadınlara günlük 700 mikrogram A vitamini almaları önerilmektedir. A vitamini yönünden zengin olan ıspanak, havuç, tatlı patates, kıvırcık lahana ve bal kabağı gibi besinler hamilelik dönmende tüketilmelidir. Fakat aşırı miktarda A vitamini ise doğum kusurlarına yol açabilir.   B6 vitamini   B6 vitamini hamilelikte vücudun proteini kullanmasında ve bebeğin dokularının yapılmasında yardımcı olmaktadır. B6 vitamini bebeğin beyaz ve kırmız kan hücrelerinin oluşmasına katkı sağlar. Beyin ve sinir sisteminin gelişmesinde rol oynar. B6 vitamini hamilelik döneminde sabah bulantılarını azaltmaya yardımcı olur. Hamilelikte hormonların neden olduğu aknelerin temizlenmesinde faydalıdır. Hamilelik döneminde günlük olarak 1,9 mg B6 vitamini alınması tavsiye edilmektedir. B6 vitamini ayrıca muz, domates, karpuz, avokado, bulgur, sığır, dana ve kuzu etinde bulunur.   Folik asit   Folik asit vitamini hamilelik döneminde gerekli olan en önemli vitaminlerden birisidir. Anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimi için hamilelikten 1 ay önce folik asit alınmaya başlanmalıdır. Ve folik asit alımı hamilelik döneminde özellikle ilk 3 ay devam etmelidir. Folik asit anne karnındaki bebekte nöral tüp defektlerini önlemeye yardımcı olur. Hamile kadınlara günlük 0,4 miligram folik asit almaları tavsiye edilmektedir. Folik asit ayrıca ıspanak, kıvırcık lahana, karalahana gibi yeşil yapraklı sebzelerden alınabilir. Kuşkonmaz, fasulye, bezelye, muz ve avokado da folik asit içeren besinler arasındadır.   C vitamini   C vitamini önemli bir antioksidan besin olup, vücutta kolajen üretimine katkı sağlar. Kolajenler doku onarımında görevlidir. C vitamini anne karnındaki bebeğin kas, kıkırdak, kemik, cilt ve göz gelişiminde önemli bir vitamindir. C vitamini hamilelik döneminde vücutta demirin daha iyi emilmesine yardımcı olur. Böylelikle hamile kadınlardaki demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlık riski azaltılmış olur. Hamile kadınlara günlük 85 miligram C vitamini almaları tavsiye edilmektedir. C vitamini portakal, greyfurt, limon, kivi, brokoli, Brüksel lahanası, lahana, taktı patates ve domateste bol bulunur.   D vitamini   Hamilelikte D vitamini fetusun diş ve kemik gelişiminde önemli bir vitamindir. Anne sağlığı açısından da önemli faydaları vardır. Hamilelikte D vitamini almak preeklampsi ve gebelik süresinin uzaması gibi riskleri azaltmaktadır. Ayrıca D vitamini sağlıklı doğum kilosuna da yardımcı olur. Hamilelikte D vitamini eksikliği yukarıdaki riskleri artıracağı gibi bebeğin doğumdan sonraki yaşamında da sağlık risklerini artırabilir. Hamilelikte yetersiz D vitamini düzeyleri doğacak olan bebekte yaşamının ilerleyen yıllarında astım, şizofreni, beyin tümörleri, otoimmün bozukluk riskini artırır. D vitamini ihtiyacını karşılamada güneş ışınları faydalıdır. Yeterli düzeyde güneş ışığı almak hamilelikteki D vitamini ihtiyacına yardımcı olur. Tereyağı, süt ve yumurta da iyi bir D vitamini kaynağıdır. D vitamini destekleri günde 10 mikrogramdan fazla alınmamalıdır. Aksi halde kardiyovasküler sistem bundan zarar görebilir.
Emziren Annenin Beslenmesi

Doğum Sonrası İçin En İyi Besinler

Doğum sonrasında beslenme konusu aslında dikkatle ele almanız gereken bir konudur. Çünkü doğum sonrasında daha çabuk iyileşmeniz, çabuk toparlanmanız, süt üretiminiz, güzellik ve bakımınız ve hamilelik öncesindeki kilonuza geri dönmeniz için doğum sonrasında beslenmenize dikkat etmeniz gerekir. Bu noktada bazı besinleri özellikle tüketmeniz gerekir. İşte doğum sonrasında özellikle tüketmeniz gereken o besinler:   Brokoli   Brokoli için sebzelerin kraliçesi demek yanlış olmaz. Brokoli doğum sonrasında tüketmeniz gereken besinlerin başında gelen besinlerden birisidir. Brokoli özellikle folik asit kaynağıdır. Brokoli aslında hamilelik döneminden itibaren eksik etmemeniz gereken bir besin. Çünkü güçlü folik asit yönüyle bebeğinizin anne karnında sağlıklı gelimine önemli katkı sağlamaktadır. Brokolinin antioksidan değeri de yüksektir.   Baklagiller   Doğum sonrasında beslenmenizde yer vermeniz gereken besin gruplarından birisi baklagillerdir. Doğum sonrasında iyileşme sürecinizde, kendinizi daha zinde ve enerjik hissetmenizde proteinlere, lifli besinlere, demir ve kalsiyuma ihtiyacınız olur. İşte kuru fasulye, nohut gibi baklagiller size bunları çok iyi sağlar. Baklagillerin glisemik indeksi düşüktür.   Yoğurt   Doğum sonrasında diyetinizde yer vereniz gereken besinlerden birisi de yoğurttur. Yoğurt doğal probiyotik bir besindir. Bağırsaklardaki iyi bakterilerin artmasını sağlar. Çok önemli bir kalsiyum kaynağıdır. Kemik ve kas yapımına ve sağlığına katkı sağlar.   Yumurta   Aslında bir bebek annesi olarak yiyebileceğiniz en basit yemeklerden birisidir. 1-2 yumurta kırarak basitçe hazırlayabileceğiniz bir sofrada yumurta sizin protein ihtiyacınızı önemli düzeyde karşılar. Yumurta harka bir protein kaynağıdır. Bu nedenle yumurta doğum sonrasındaki iyileşme sürecinizi de hızlandırır.   Muz   Muz aslında doğum sonrasında tüketebileceğiniz en iyi meyvelerden birisidir. Lif oranı yüksek olduğu için sindiriminize yardımcı olur ve sizi daha uzun süre tok tutar. Doğum sonrasında kilo vermenize yardımcı olur. Muzun antioksidan değeri yüksek olduğu için kansere karşı da koruma sağlar. Muz vitamin ve mineral yüklü bir besindir. Potasyum içerir. Bu yönüyle tansiyonunuzu düşürmeye ve bu şekilde tansiyonunuzu dengelemeye yardımcı olur. Doğum sonrasında güzelliğinizi de ihmal etmemelisiniz. Muz önemli düzeyde b6 vitamini içerir. B6 vitamini doğum sonrasında saç ve cilt sağlığınıza oldukça iyi gelir.   Siyah çikolata   Siyah çikolata antioksidan bir besindir. Eğer tatlı ihtiyacınız varsa veya çikolata yemek istiyorsanız siyah çikolata tüketin. Siyah çikolata mutluluk ve aşk hormonu da salgılar. Bu nedenle doğum sonrasında yaşayacağınız stresli zamanlarda size yardımcı olur.   Tam buğday ekmeği   Doğum sonrasında kendinizi bitkin, yorgun hissedebilirsiniz. Tükettiğiniz bazı besinler de kan şekerinizi yükseltebilir. Bu nedenle düşük glisemik indekse sahip besinleri tüketmeniz gerekir. Örneğin tam buğday ekmeği harika bir seçimdir. Tam buğday ekmeği gibi düşük glisemik indekse sahip besinler kan şekerinizi dengelemeye yardımcı olduğu için kendinizi daha zinde ve enerjik hissedersiniz. Ayrıca tam buğday ekmeğinin lif oranı yüksektir. Bu da aslında sindiriminizi kolaylaştırmaya ve doğum sonrasında kilolarınızı daha kolay vermenize   Zeytinyağı   Zeytinyağı kalp sağlığı için önemli bir besindir. Doğum sonrasında yemeklerinizde mutlaka zeytinyağı, özellikle sızma zeytinyağı kullanın. Sızma zeytinyağı kötü kolesterolü düşürür, iyi kolesterolü yükseltir. Zeytinyağı önemli düzeyde fenol ve iltihaplanma karşıtı maddeler içerir. Zeytinyağının antioksidan değeri de yüksektir.   Kuruyemişler   Doğum sonrasında beslenmenizde eksik etmemeniz gereken besinlerden birisi de kuruyemişlerdir. Kuruyemişler mineral yüklüdür, lif kaynağıdır ve size iyi enerji verir. Ceviz, fındık, badem gibi kuruyemişleri mutlaka tüketin.   Yağlı balıklar   Doğum sonrasında beslenmenizde balıkları asla eksik etmemelisiniz. Özelikle somon, uskumru ve sardalya tüketebilirsiniz. Bu balıklar protein ve kalsiyum yüklüdür. Omega 3 yönünden zengindir. Omega 3 kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olur. Özellikle emziren bir anneyseniz haftada 1-2 defa mutlaka balık yemelisiniz. Çünkü balık anne sütü vasıtasıyla bebeğinizin nörolojik gelişimine de çok katkı sağlar.
Güzellik ve Bakım

Sütyen Takımları

Kadınlar için iç çamaşırları seçimi yaparken takım kategorileri her zaman daha ilgi çekicidir. Normal kıyafetlerinde takım giymekten hoşlanmasalar bile sütyen takımı kendilerine göre bazı sebeplerden ötürü çoğu zaman ilk tercihleri olur.   Çoğu kadın ise iç çamaşırlarını takım olarak giymeyi tercih ediyor. Bunun belki de en önemli sebebi olarak da sütyen takımlarının alt ve üstlerinin parçalarının aynı modele dahil olmasının avantajlı olduğunu düşünmeleri. Bu yüzden iç çamaşırı alırken özellikle sütyen takımlarına bakmadan alışverişlerini tamamlamak istemiyorlar. İç giyimde uyuma önem verenler için gerekli olan sütyen takımlarında alt beden ve göğüs ölçülerini bilmek ise fazlasıyla önemlidir. Belli ölçülere göre hazırlanan sütyen takımlarının içerisinde destekli, desteksiz ya da straplez modeller de bulunuyor. Bu yüzden istenilen alt model ile sütyenin modeli farklılık gösterebiliyor. Yani bu şu demek oluyor ki straplez bir üstün alt çamaşır modeli farklı ya da tercih edilmek istenmeyen bir model olabiliyor. O zaman da ekstra olarak ona uygun bir alt çamaşır modeli bulabilmek zorunlu hale geliyor.   Takımların alt çamaşır modelleri arasında ise daha çok tangalar, dantelli ve ip formunda olan tasarımlar bulunuyor. Ancak bu durum elbette normal modellerin takım halinde olmaması anlamını da taşımıyor. Örneğin; tanga ya da ipli modelleri özel günlerin dışında çok tercih etmiyorsanız ifondi’nin dantelli modellerinden birini deneyebilirsiniz. İfondi’nin dantelli modellerinden ise en çok somon rengi ile hafif destekli sütyen takımları tercih ediliyor. Son derece rahat kullanımı sayesinde sizlerin hem kıyafetlerin içinde rahat etmenizi hem de pamuklu yapısı sayesinde sağlığınızdan endişe etmenizi engelliyor. Bir başka seçenek de straplez ve tam destekli sütyen kullanmayı sevenler için uygun görünüyor. Ekru rengi ve dantelli yapısıyla oldukça şık bir görüntü elde edebiliyorsunuz. Küçük göğüslere sahip kadınların severek kullandığı tam destekli sütyenlerin takımları da hem şık olmamızı hem de rahat etmemizi sağlıyor. Tanga ya da ipli modellerden vazgeçemeyeler için alt modeli G-String olanlarda mevcut. Destekli ve straplez sütyen modelinin alt modeli G-String olduğu için destekli sütyen giyenler için son derece uygundur.     ifondi'nin birbirinden farklı modelleri ile şık, spor, klasik hangisini tercih ederseniz edin rahatlığınızdan ödün vermeyeceksiniz. Son derece farklı takımları olan ifondi sütyen takımlarının alt ve üstlerini de kendinize uygun olarak kombinleme şansına da sahip olduğunuzu unutmayın.
Bebek Sağlığı

Bebeklerde Kusma, Nedenleri, Tedavisi Ve Önleme

Bebeklerde kusma nedenleri nelerdir?   Bebekler çeşitli nedenlerden dolayı kusabilirler. Örneğin bir bebek ağlarken bile kusabilir. Kusma genelde bebek için ciddi bir durum değildir. Fakat kusan bir bebekte bazı belirtilerin ortaya çıkması hemen müdahale edilmeyi gerektirebilir. Bebeklerde kusma nedenleri genelde şunlardır:   1. Beslenme problemleri: Bebeklerde ilk birkaç ay içinde görülen kusma vakalarının temel nedeni genelde beslenme problemleriyle ilgilidir. Örneğin bebeği aşırı yedirmek bebeğin kusmasına yol açabilir. Bebekte hazımsızlık yaşanması da kusmaya neden olabilir. Bebeğin anne sütündeki veya mamadaki proteinlere alerji göstermesi ise daha az görülen bir durumdur ve bu da kusmaya neden olabilir.   2. Viral veya bakteriyel enfeksiyon: Bebeklerde ilk birkaç ayda görülen kusma vakalarının nedenlerinden birisi mide gribi gibi bir bağırsak hastalığı olabilir. Bir virüs veya bakteri bebeğin mide-bağırsak sistemini enfekte edebilir. Bu durumda bebekte ishal, iştah kaybı, karın ağrısı ve ateş belirtileri de görülebilir. Bu şekildeki kusma genelde 12-24 saat içinde durur.   3. Diğer enfeksiyonlar: Bebekte solunum yolu enfeksiyonu özelikle öksürme yoluyla kusmasına yol açabilir. İdrar yolu enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonu da mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir. Zatürre, menenjit, apandisit, reye sendromu da diğer enfeksiyonel hastalıklardandır.   4. Pilor stenozu: Pilor stenozu denilen durum bebeğin özellikle ilk birkaç haftalık döneminde meydana gelir. 6 aylıktan sonraki bebeklerde nadir görülür.   5. Diğer kusma nedenleri: Zehirli maddeler, besin zehirlenmesi, bebeğin aşırı ağlaması diğer kusma nedenleri arasındadır.   Bebek kusarsa ne zaman acil servisi aramak gerekir?   Bebeğin kusması genelde önemli bir soruna işaret etmez. Fakat bazen bazı vakalarda bebeklerde kusma ciddi bir hastalığın da belirtisi olabilmektedir.   Bebek zor solunum yapıyorsa Bebekte şiddetli sıvı eksikliği belirtileri varsa.   Bebekteki şiddetli sıvı eksikliğinde içe çökmüş gözler, eller ve ayaklarda soğuma ve benekler oluşması, aşırır, uykulu bir görünüm, mızmızlık, bıngıldakların içe çökmesi, ciltte solgunluk, ağız kısımlarında kuruma v.b. belirtiler görülürse hemen 112 acil servisi arayarak yardım istemek gerekir.   Bebek kusarsa ne zaman bebeğin hekimini aramak gerekir?   Bebeğin 24 saatten daha uzun bir süredir kusması Bebekte sıvı eksikliği belirtileri başlarsa ( Sıvı eksikliğinde bebeğin idrar yapma sıklığı ve miktarında azalma olur. Bebek 6-8 saatten daha uzun bir süre altını ıslatmaz. ) Bebeğin kusmuğunda kan varsa Bebek 1,5 saattir bir şey yememesine rağmen şiddetli ve sürekli kusuyorsa Bebeğin cildinde veya gözlerinin beyazında sararma varsa ( Bu sarılık belirtisi olabilir )   Bebek kustuktan sonra sıvı eksikliği nasıl önlenir?   Kusan bir bebekte en önemli risklerden birisi bebekte sıvı eksikliği yaşanmasıdır. Bu nedenle kusan bir bebekte sıvı eksikliğini önlemek gerekir. Sıvı eksikliği bebeklerde ciddi bir sorundur.   Bebek kustuktan sonra kaybettiği sıvıları geri alması için bebeğe elektrolit solüsyonu verilir. Bu tür elektrolit solüsyonlarını eczanelerde bulmak mümkündür.   Bebek sık sık kusuyorsa elektrolit solüsyonunu içmesi konusunda bebeği zorlamamak gerekir. Bebek sakinleştikten sonra vermek daha uygundur. Elektrolit solüsyonu bebeğe yavaşça ve sık aralıklarla verilmelidir. Birkaç saat için her 10 dakikada 1 çay kaşığı kadar verilmelidir. Daha sonra bebek bunu tolere ettikçe bu miktar her 5 dakikada 2 çay kaşığına çıkarılır. Bebeğin kusması hafifleyene kadar yavaşça ilerlemeye devam etmelidir.   Meyve suları bebeğin kusmasını daha kötü yapabilir. Özellikle kusmanın yanında ishal de varsa meyve suyu verilmemelidir. Fakat bebek meyve suyunu içmek için biraz daha büyükse biraz meyce suyu da verilebilir. Fakat meyve suyunu fazla vermekten kaçınmak gerekir. Meyve suyunu bebeğe suyla sulandırarak vermek daha doğrudur. Bebeğe su veya gazlı içecek verilmemelidir.   Eğer bebeğin durumu iyi görünürse bebeği emzirmeye veya mama ile beslemeye devam edilebilir. Tabi bu konuda bebeğin iyi olup olmadığı konusunda bebeği iyi gözleyip, işaretleri iyi almak gerekir.   Bebek kusarsa bebeğe ilaç verilir mi?   Kusan bir bebeğe hekime danışmadan ve hekim tavsiye etmeden asla reçeteli veya reçetesiz ilaç verilmemelidir. Bebeğe asla aspirin verilmemelidir. Aspirin bebeklerde reye sendromu denilen hastalığına neden olabilir. Reye sendromu nadir görülen fakat potansiyel olarak ölümcül bir hastalıktır.   Bebek kustuktan sonra bebeğe ne zaman katı besin verilebilir?   Bebeğin kusması azaldı veya durduysa ve bebeğin iştahı yerine geldiyse bebeğe katı besinler verilmeye başlanabilir. Tabi bebeğin ek besinleri almaya başlamış olması gerekir. Bebeğin normal diyetine mümkün olan en kısa sürede devam etmesi mide sorunlarını iyileştirmeye yardımcı olmaktadır. Çünkü bebeğin vücudundaki enfeksiyonlarla mücadele edebilmesi için gerekli besinleri almaya ihtiyacı vardır.   Bebekte kusmayı önlemek için ne yapılabilir?   1. Bebekler genelde beslendikten sonra kusmaya daha meyillidir. Eğer bebek genelde her beslendikten sonra kusuyorsa bu durumda bebeği bir seferde daha az ve daha sık aralıklarla beslemek daha uygun olacaktır. Ayrıca bebeğin hem beslenme sürecinde hem de beslendikten sonra gazını çıkartmak gerekir. Bebeğin sallamamak, zıplatmamak gerekir. Bebek beslendikten hemen sonra çok hareket ettirilmelidir. Bebek beslendikte sonra mümkün olduğunca dik tutulmalıdır.   2. Bebekte çok balgam ve mukus oluşuyorsa bu kusmasına neden olabilir. Bu durumda burnunu temizlemek için bir ampul şırınga kullanılır. Bebek bu uygulamadan pek hoşlanmayabilir fakat ağrı veya acı veren bir uygulama değildir. Bebek bu yöntemle rahatlayabilir.   3. Bebekle arabada uzun bir seyahat yapılıyorsa bebeğin mide bulantılarını azaltmak için sık sık aralar verilmeli ve bebeğin temiz hava alması sağlanmalıdır. Ayrıca bebekte sıvı kaybını önlemek için bebeğe sıvı verilmelidir. Eğer bebek sadece anne sütüyle besleniyorsa daha sık emzirilmelidir. Eğer bebek katı besinleri almaya başladıysa seyahat öncesi bebeğe biraz atıştırmalık besin verilmelidir.
Emzirme

Emzirirken Meme Bakımı

Emziren annelerin bu dönemde meme bakımına dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü emzirme döneminde memede acıma, çatlama ve yaralanma gibi durumlar yaygın görülmektedir. Bunun nedeni muhtemelen yanlış emzirme ve annenin meme bakımını aksatmasıdır. Aşağıda emzirme döneminde meme bakımının nasıl yapılması gerektiği konusunda tavsiyeler bulunmaktadır:   1. Emzirme döneminde memede görülen sorunların bir bölümü yanlış emzirme yöntemi gibi durumlardan kaynaklanır. Bu nedenle doğru bir emzirme yöntemi ve bebeğin annen doğru emmesi bu dönemde memem bakımında çataklara ve yaralara karşı önleyici bir rol oynar.   2. Bebeği emzirmeye başlamadan önce meme uçları karbonatlı suyla silinmelidir. Bu bebekte pamukçuk oluşumunu önlemeye yardımcı olduğu gibi, bebeğin ağzında oluşmuş olan pamukçuğun anneye geçmesini de önlemeye yardımcı olur. Karbonatlı suyla meme başları silindikten sonra memeler ılık bir suyla silinerek temizlenir. Ilık suyla temizlenirken sabun kullanılmaz. Çünkü sabun meme başlarında kurumaya ve tahrişe neden olabilir. Böylelikle daha hijyenik bir ortam yaratılmış olur. Bebek anneden daha rahat emer.   3.  Emzirme sonrasında anne sütünün meme başlarına sürülmesi oldukça faydalıdır. Bu meme başlarında çatlakları önlemeye yardımcı olur. Çünkü nemlendirici etkisi vardır. Ayrıca meme başlarına ekstradan nemlendirici de sürülebilir.   4. Anne her emzirmeden önce elerlinizi su ve sabunla iyice yıkamalıdır.   5. Eğer annenin meme başında bir enfeksiyon gelişmişse o taraftan bebek emzirilmemelidir. Diğer taraftan emzirilmelidir. Enfeksiyon oluşmuş kısım için zaman geçirmeden hekim tedavisine başlanmalıdır.   6. Emziren anneler göğüslerini destekleyici pamuklu bir sütyen giyinmelidirler. Bu göğüslerin hava almasına da yardımcı olur.   7. Kullanılan göğüs pedleri sık sık değiştirilmelidir. Çünkü aksi halde memede mastitis gibi enfeksiyonların riski artar.
Emzirme

Bebeğinizi Ne Kadar Sıklıkla Beslemelisiniz?

Bir anne olarak bebeğinizin sağlıklı bir şekilde büyümesi için en önemli görevlerinizden biri onun beslenmesini sağlamak. Bebeğinizin beslenmesi konusunda bilgi düzeyini artıranız size oldukça kolaylık sağlayacaktır. Bunlardan birisi de bebeğinizi ne kadar sıklıkla beslemeniz gerektiğidir. Özellikle ilk kez anne baba olanlar bu konuda tereddüt yaşayabilirler. Aşağıdaki ipuçları bu konuda size yardımcı olacaktır.   1. Bebeğinizin acıktığını gösteren işaretlere iyi bakın. Bu işaretler bebeğinizin beslenme zamanının geldiğini gösterir. Örneğin bebeğinizin ellerinizi ağzına götürüp emmeye çalışması, mızmızlanması, hareketlenmesi, dudak hareketleri, ağlaması acıktığını gösteren işaretlerdir. Tabi ağlamaları başka anlamlara da gelebilir. Eğer bebeğiniz 2 – 3 saattir beslenmiyorsa ağlama nedeni muhtemelen acıkmasıdır. Zaten bebeğinizin ağlaması acıktığını gösteren en son işarettir. Bebeğinizin 2 – 3 saatte bir emzirilmeye ihtiyaç duyacağını unutmayın.   2. Bebeğinizi her gün kaç defa beslediğinizi iyi not edin. Emzirilen bebekler günde 8 – 12 defa beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Yeni doğan bir bebek her 2 – 3 saatte 1 defa 40 – 80 mililitre kadar mama tüketebilir. Her emzirme seansı 20 – 45 dk kadar sürebilir. Bazen bebekler normalden daha fazla sıklıkta da beslenmek isteyebilirler. Bu da normaldir.   3. Bezini ne kadar sıklıkta kirlettiğini sayın. Yeni doğan bebekler genelde birkaç gün sonrasında günde en az 3 – 4 defa katı dışkısını yapar. Ayrıca anne sütüyle düzenli beslenen bebekler günde en az 5 – 6 defa altlarını ıslatabilirler.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: