Etiket : "çocuk eğitimi"

Ebeveynler İçin Güzel Bir Kaynak KOŞULSUZ EBEVEYNLİK
Çocuklar için beslediğimiz sevgiyi tanımlayacak üç sıfat bulmamız istense herhalde biri “koşulsuz” olur. Çocuk büyütmenin bin bir çeşit zorluğu içinde biliriz ki, çocuğumuza duyduğumuz sevgi her şartta aynı şekilde saf, sonsuz ve koşulsuz kalır. Yıldığımız anlarda “Böyle yaparsan seni sevmem” veya “Öyle dersen sana küserim” desek bile sevgimiz, üzerini geçici olarak öreten yorgunluklara ve kızgınlıklara rağmen özünde hiç değişmez. Haliyle, sevgimizin sahip olduğu niteliklere ebeveynliğimizin de sahip olduğunu varsayarız. Ama sevginin niteliği, ebeveynliğin niteliğine eşit değildir ve çocuğumuzu uygun gördüğümüz şekilde yetiştirmeye çalışırken aralarında ters orantı bile kurulabilir. Çünkü sevgimiz ne denli büyük olursa olsun, önemli olan çocuğun bunu nasıl deneyimlediğidir.   Koşulsuz Ebeveynlik kitabı, çocuk için beslediğimiz büyük sevginin nasıl olup da tamamen sevgisiz bir ebeveynliğe dönüşebildiğini açıklıyor. Bazen yaptığımız şeylerin doğruluğundan o kadar emin oluyoruz ki, sonuç almamıza da aldanarak hataları doğru ebeveynlik uygulamalarıymış gibi görebiliyoruz. Ama bir de çocuğun gözünden bakarsak neler görürüz dersiniz? Kitap, özellikle günümüzde televizyon programlarına varıncaya değin yaygın şekilde önerilen ve kullanılan mola veya olumlu pekiştirme gibi uygulamaların neden yalnızca ebeveyn açısından “olumlu” olduğunu, çocuk açısından ise en berbat ödül ve ceza uygulamaları kadar büyük olumsuzluklar yarattığını ve zarar verdiğini uzun uzun irdeliyor. İrdeliyor derken kasıt felsefi bir tartışma yapmak veya kişisel görüşleri dayatmak değil; kitap, büyük bir araştırma birikimine göndermeler yapıyor. (Kitabın sonundaki Kaynakça bölümü kendi başına on yedi sayfa.) Mesela bugün mola uygulaması dediğimiz uygulamanın aslında insan değil, hayvan eğitmeye yönelik olduğunu biliyor muyuz? Peki, çocuğu iyi bir şey yaparken gördüğümüzde övüp aferin demenin (yani olumlu pekiştirme kullanmanın) çocuğu övgü bağımlısı haline getirdiğini fark ettik mi? Okul başarısının notlarla ölçüldüğü kurumlarda çocuğun ders öğrenmekten daha ziyade not almaya odaklandığını, akranlarıyla sürekli rekabete sokulduğunda tüm yaşamı boyunca diğer kişileri başarısının önündeki engel olarak gördüğünü kaçımız saptadı? Daha önemli soru, bunların tümünü başkalarının çocuklarında görüp nedenleri tespit edebildiğimiz ama kendi çocuğumuzda edemediğimiz oluyor mu? Tüm bu sorunların altında ebeveynliğin “koşullu” olması ve biz bunu fark etmesek bile çocuğun ancak “koşullu” olarak sevildiğini düşünmesi yatıyor. Yani, yalnızca başarılı ve uslu olursa sevildiğini hissediyor, diğer koşullarda ise ceza veren, hor gören veya surat eden ebeveyne bakarak vardığı sonuç hiç de sevilmediği oluyor; hatta istenen şekilde davranmadığında ve istenen başarıyı yakalayamadığında sevilmeye değer biri olmadığını bile düşünüyor.   Bu uygulamaları inceledikten sonra akla gelen ilk soruyu kitap da soruyor: Madem bu teknik ve stratejiler bu kadar kötü, neden kullanıyoruz? Neden her şeyi (ne hissettiklerini bile) çocuklardan iyi bildiğimizi düşünüyoruz? Neden onlar için en iyisinin bizim tasarılarımız olduğunu varsayıyor, neden onların bir yaramazlığı yüzünden utançtan yerin dibine giriyor, neden bir başarısızlıkları yüzünden kendimizi yenilmiş ve yetersiz hissediyoruz? Bunların nedeni sevgimiz mi? Yoksa benliğimizi ve kimliğimizi onların yaşamlarına gereğinden fazla karıştırıp, bunu sevgi adıyla meşru göstermeye mi çalışıyoruz? Kitap bu sorulara da yanıt veriyor, çünkü ebeveynliğimizi yansız biçimde değerlendirmek için önce neyi neden yaptığımızı ve düşündüğümüzü saptamak gerekiyor. Kitaba göre bu konularda bizi etkileyen unsurlar dört ana grupta incelenebiliyor: Çevrede görüp duyduklarımız, inançlarımız, hislerimiz ve korkularımız. Yani, yaygın olanı benimsemeye eğilim gösteriyoruz, çevrenin hakkımızda neler düşüneceğinden yoğun biçimde etkileniyoruz ve kendi maruz kaldığımız yanlış ve negatif ebeveynlik uygulamalarını bazen farkına bile varmadan aynen tekrar ediyoruz. Ama en kötüsü, çocuğun başarılarını veya yeteneklerini bazen statü sembollerine dönüştürüyoruz, bazen ise kendi yapamadığımız veya fırsatını bulamadığımız şeyleri çocuğa yaptırarak tatmin olmaya çalışıyoruz ama onun başarısız olması halinde çifte düş kırıklığına uğruyor ve bunun acısını yine çocuktan çıkarıyoruz.   Peki, bu hatalara düştüğümüzü fark edince ne yapmak gerek? Alıştığımız yöntemlerin alternatifi nedir? Kitapta bu sorunun da yanıtı var. Ama her duruma ve her çocuğa uyan bir çözüm reçetesi biçiminde değil. Kitap, farklı bir bakış açısı ve yaklaşım kazandırmayı hedefliyor ve bunun ardındaki zihniyetin temelini oluşturacak “on üç koşulsuz ebeveynlik ilkesi” sunuyor. Uzun uzun açıklanan bu ilkelerin tümünün ardındaki ana fikirlerden biri her şeyi çocuğun gözünden değerlendirmek. Çocuğun bizden farklı hissedeceğini ve düşüneceğini varsayarak yola çıktığımızda hep hataya düşüyoruz. Ama onu da düşünen, hisseden ve bazı şeyleri bizden iyi bilen bir birey olarak görüyorsak, hatta bu doğrultuda hislerine, tercihlerine ve görüşlerine saygı da duyuyorsak, işte o zaman koşulsuz bir ebeveynlik için ilk adımı zaten atmış oluyoruz. Geriye ise hatalarımızı koşulsuz ebeveynlik ilkelerinin rehberliğinde değiştirip dönüştürmek, doğru uygulamalarımızı ise kitabın alt başlığındaki gibi “sevgi ve akılcılık” ile sağlamlaştırmak kalıyor.
Etkili Ebeveynlerin 7 Alışkanlığı
Çocuk yetiştirmenin aslında tek bir yöntemi veya yolu yoktur. Her ebeveynin çocuk yetiştirmede kendilerine göre uyguladıkları yöntemler, farklılıklar olabilir. Ebeveynliği ciddi bir iş olarak algılamak gerekir. İşte etkili ebeveynlerin özellikleri bu noktada ön plana çıkmaktadır. Etkili ebeveynleri diğer ebeveynlerden ayıran bazı temel özellikleri vardır. Aşağıdaki özellikler etkili ebeveynlerin en önemli özelliklerindendir. Siz de çocuğunuzu yetiştirirken etkili sonuçlara ulaşmak istiyorsanız yani etkili bir ebeveyn olmak istiyorsanız aşağıdaki özellikler konusunda dikkat gösterebilirsiniz.   Koşulsuz sevgi göstermek   Etkili ebeveynlerin en önemli özelliklerinden birisi çocuklarına koşulsuz sevgi göstermeleridir. Çocuklarına olan sevgileri çocuklarının hatalarından, yaramazlıklarında veya bazı olumsuz özelliklerinden etkilenmez. Çocuk anne ve babasının kendisini sevdiğini bilir. Tabi bu ebeveynlerin çocuklarımdaki hataların düzeltilmesi konusunda onlara yardım etmeyecekleri, bu hataları ve olumsuz özelikleri teşvik edecekleri anlamına gelmez.   Çocuğun kişiliğini anlamak   Bir evdeki her çocuk farklı kişilik yapısında olabilir. Ebeveynlerin çocuklarının bu kişilik özelliklerini iyi anlamaları gerekir. Bu da her çocukla farklı iletişim kurulması gerektiğini gösterir. Bu şekilde ebeveynlerle çocuklar arasındaki iletişim ve bağ güçlenir.   Beraber zaman geçirmek   Etkili ebeveynler çocuklarıyla zaman geçirirler. Bu geçirilen zamanlar özeldir ve hem anne babalar hem de çocuklar bu zamanlardan zevk alırlar. Çocuklarla geçirilen bu zamanlar ebeveynlerle çocuklar arasındaki etkileşimi de artırır. Bu zamanların kaliteli bir şekilde geçirilmesi gerekir.   Belirlenmiş kurallar   Etkili ebeveynler çocukları için çok katı olmamakla birlikte kurallar belirlerler. Bu kurallar çocuklara sınırlarını belirtir neyi ne zaman ve nasıl yapabileceklerini anlatır. Bu aslında çocukları sınırlamak değildir. Çünkü çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu, neyi ne zaman ve nasıl yapacaklarını bilemeyebilirler. Bu kuralar çerçevesinde çocuklara sorumlulukları da öğretilir.   Tutarlı olmak   Etkili bir ebeveynliğin önemli bir kuralı tutarlı olmaktır. Çocuklar esasında yedi yaşlarına gelmeden önce önemli davranışların çoğunu öğrenmiş olurlar. Bu noktada ebeveynlerin çocuklarına çeşitli davranış kurallarını öğretirken tutarlı olmaları gerekir. Ayrıca çocuklara yaptıkları hataları uygun bir şekilde anlatılmalı ve doğrusu gösterilmelidir.   Çocuklar için özel zamanlar   Etkili ebeveynler çocukları için özel zamanlar yaratırlar ve birlikte güzel zaman geçirirler. Çocuklarıyla birlikte sinemaya, pikniğe, parka v.b. eğlenceli yerlere gitmek, evde doğum günü partisi düzenlemek, senede en az bir defa birlikte tatile gitmek gibi birbirleriyle özel zaman geçirebilecekleri etkinlikler yaratırlar.   Çocukların seçimlerine saygı   Etkili ebeveynlerin bir diğer önemli özelliği çocuklarının seçimlerine saygı göstermeleridir. Çocuklara seçim hakkı tanımak, karar alırken onların da düşüncelerini almak çocukların bağımsız düşünme, bağımsız karar alabilme yeteneğini geliştirmektedir. Bu da çocuğun kendine olan öz saygısının ve öz güveninin gelişmesine imkan sağlar.
Çocukların Uyku Eğitimi
Çocuklar iyi ve yeterli uyuduklarında bunun gelişimlerine katkı sağladığı bilinmektedir. Fakat her çocuk uyku konusunda istenilen veya beklenilen davranışı göstermeyebilir. Kimi çocuklar yetersiz ve düzensiz uyuyabilir. Dolayısıyla ebeveynlerin çocukları için bir uyku düzeni oluşturmaları gerekir. Uyku ayrıca çocuk için bir beceri olarak da kabul edilebilir. Bu da ancak uyku eğitimiyle olur. Çocukların uyku eğitimi nasıl olmalı? Bu konuda aşağıda temel öneriler belirtilmiştir.   1. Çocukların uyku eğitiminin en önemli parçalarından birisi onları içn uygun bir uyku düzeni oluşturmaktır. Çocuğu gece ve gündüz belli bir saatte uyutmak, akşam yemeklerden sonra çocuk için uyku öncesinde sakin bir oyun zamanı ayarlamak, çocuğun banyosu, uyku öncesinde eğer karnı yine aç görünüyorsa biraz sağlıklı bir atıştırmalık vermek, uyku öncesi diş fırçalama, çocuğa hikaye okumak, beraber sakin bir müzik dinlemek…. Tüm bunlar çocuğu uykuya hazırlayan etkinliklerdir. Örneğin gece yatmadan önce dişlerini fırçalaması çocuğa uyku zamanının geldiğini hatırlatır. Çocuk böyle bir uyku rutinini veya düzenini bildiği veya alıştığı zaman yatmaya gitme ve uyuma konusunda ebeveynlerine pek sorun çıkarmayacaktır.   2. Çocuğun uyku düzeninde gece yatmadan önce sessiz ve sakin bir zaman geçirmesi, sakinleşmesi ve huzurlu bir ortam uykusuna oldukça yardımcı olacaktır. Çocuklar uyku öncesinde böyle bir ortama ihtiyaç duyarlar. Çocukların akşam vakti oyun oynamalarında bir sorun yoktur. Fakat çok hareketli oyunlar ve çocuğun çok yorulması gece uyumasında ve uykuya geçmesinde sorun çıkarabilir. Özellikle akşam yemeklerinden sonra çocukların çok fazla televizyon seyretmesini sınırlamak gerekir.   3. Çocukların uyku eğitiminde bir düzen oluştururken uyuduğu ortamı da iyi ayarlamak gerekir. Çok aydınlık bir ortamda çocuk uykuya geçmede zorlanabilir. Çok karanlık bir ortamda ise çocuk korkabilir. Loş bir ışık çocuk için daha uygun olabilir. Ayrıca gürültüyü de mümkün olduğunca minimize etmek gerekir. Çocuğun için iyi bir uyku çevresi çocuğun uykusunu tetikleyerek uykuya geçmesini kolaylaştırır.   4. Çocukların öğlen zamanı uykularını da çok iyi ayarlamak gerekir. Çocuğun öğlen uykusunu çok uzun süre uyuması ve öğleden sonra geç bir saatte uyuması gece uykusunu bozabilir. Çocuğun öğlen 15:00 ten sonra uyumasına izin vermemek daha doğru olacaktır.
Çocuklara Disiplini Öğretmek İçin
Küçük çocuklarda arkadaşının saçını çekme, birisini ısırma, vurma gibi davranışlar görülebilir. Bu gibi davranış durumlarında ebeveynlerin çocuklarına uygun davranışları öğretme yollarını bilmeleri gerekir. Yani çocukları disipline etmenin yollarını bilmelidirler.   Aşağıdaki basit teknikleri uygulayarak çocuğunuzu disiplini öğretme konusunda oldukça faydalar sağlayabilirsiniz.   1. Bir ebeveyn olarak çocuğunuza iyi bir model olmalısınız. Ebeveynler çocukları için bir rol modeldir. Stresli ve kızgın olduğunuz durumlarda çocuğunuza örnek teşkil edecek şekilde davranın. Kabul edilebilir davranışlar gösterin. Çocuğunuz sizin bu uygun davranışlarınızı gördüğü zaman kızgın veya stresli olduğu zamanlarda nasıl davranması gerektiği konusunda uygun olan davranış modelini geliştirecektir.   2. Çocuğunuza asla rüşvet vermeyin. Çocuğunuza sürekli iyi davranması için sık sık ona hediye vermeniz, oyuncak almanız iyi bir fikir değildir. Bu çocukta alışkanlık yapabilir. Kendisine bir şey alınmadığı zaman istenmeyen davranışları göstermeye devam edebilir.   3. Çocuğunuzu disipline ederken yere diz üstü çökün, onun gözlerinin içine bakın ve onunla sakin ve uygun bir ses tonuyla onun anlayabileceği şekilde konuşun. Çocuğunuz bu durumda daha makul olacaktır.   4. Çocuğunuzdan yapamayacağı şeyler konusunda istekte bulunmayın. Onun yapabileceği şeyleri ondan isteyin.   5. Çocuğunuzun yanlış yaptığı şeyler yerine genelde doğru yaptığı şeyler üzerine odaklanın. Doğru yaptığı şeyleri vurgulamanız onu heveslendirecek, cesaretlendirecek ve bu davranışların tekrarlanmasını sağlayacaktır.   6. Çocuğunuzun yetenekleri hakkında makul beklentilere sahip olun. Onun için oluşturduğunuz kurallar gerçekçi olmalı ve bu kurallara ebeveyn olarak siz de uymalısınız. Koyduğunuz kurallar çok sıkı olmamalı ve bazen duruma göre esnetebilmelisiniz. Aksi halde çocuğunuz bu kuralardan sıkılabilir.
Çocuklarda Hiperaktivite Belirtileri
Çocukların hiperaktif olmalarında birçok neden olabilir. En yaygın neden dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur. Diğer nedenler ise diyet, ilaçlar, hipertiroidizm, besin alerjileri, cinsel istismar, disiplin eksikliği, otizm, bipolar bozukluk, üstün zekalı olmak, işitme ve görme sorunları, beyindeki bir sorun, zararlı kimyasallar ve A tipi kişilik gibi nedenlerdir.   Çocuklardaki hiperaktivitenin belli bazı belirtileri vardır:   Aşırı konuşma   Bazı çocuklarda aşırı konuşma sorunu olabilir. Bu durum çocuklarda hiperaktivite belirtisi sayılır ve çocuğun davranışlarında itici bir güçtür. Çok konuşan hiperaktif çocuklar daha gürültücüdür, evdeyken koşar, bir yerlere tırmanır. Aslında bu tür davranışlar diğer çocuklarda da görülse de hiperaktif çocuklarda bu davranışlar çok daha fazla görülür. Öteki çocuklardan daha konuşkandır.   Rahatlayamama   Bazı hiperaktif çocuklarda yaygın anksiyete bozukluğu görülür. Çocuğu gün içinde uyutmak zordur ve gece boyunca da birkaç kez uyanabilirler. Bu çocuklar aile üyelerinden birine karşı oldukça düşkün olabilir ve kolayca ürkebilirler. Kendilerini rahat hissetmeyebilirler ve genelde sinirli bir tavır içinde olup, kontrol edilemez bir şekilde ağlayabilirler. Bu durum aslında çocuğun yaşadığı uyku eksikliğinden kaynaklanır. Hiperaktif bir çocuk derin bir ayrılık endişesi yaşar ve korkuları vardır.   Öfke nöbetleri   Her ne kadar öfke nöbetleri okul öncesi çocuklarda yaygın bir sorun olsa da, eğer öfke nöbetleri sık sık, uzun ve şiddetli bir şekilde oluyor bu bir psikiyatrik sorun olabilir. Bu sorunun altında bir depresyon sorunu da olabilir. Hiperaktif çocuklarda öfke nöbetleri 25 dk. veya daha uzun sürebilirken normal çocuklarda bu süre genelde 10 dk. kadardır. Hiperaktif çocuklar ayrıca öfke nöbetlerinin sonunda kendi kendine sakinleşmekte zorluk yaşarlar.   Dikkatsizlik   Genelde sağlıklı çocuklar bir yetişkin veya ebeveynlerin kendilerine bir şey dediklerinde kısa süreyle de olsa onları dinlerler. Hiperaktif çocuklar ise buna pek aldırmazlar. Ayrıca dikkat eksikliği yaşarlar. Bir şeye uzun süreyle dikkat gösteremezler. Dikkat süreleri diğer çocuklara göre daha kısadır. Bir şeye karşı odaklanma sorunu da yaşarlar. Tabi eğer bir çocukta ebeveynlerinin veya diğer yetişkinlerin sözlerine aldırış etmemelerinde veya istenen yanıtı vermemelerinde bir işitme sorunları olduğunun da belirtisi olabilir.
Hiperaktif Bir Çocuk Nasıl Sakinleştirilir?
Küçük çocuklar aslında genelde hareketlidirler. Fakat hiperaktif çocuklar diğerlerine göre çok daha fazla hareketlidirler. Ve bu çocukları sakinleştirmek ve durdurmak zor olabilir. Fakat çocuğun gelişimini sınırlamadan hiperaktif çocukları sakinleştirme konusunda aşağıdaki yöntemler işe yarayacaktır.   1. Çocuğunuzda fiziksel aktiviteleri ve dışarıda oyun oynamayı teşvik edin. Egzersiz hiperaktif çocukları sakinleştirebilir. Koşma, zıplamak, atlamak ve oyun oynamak aslında çocuğun hiperaktif davranışlarının sakinleşmesine yardımcı olabilir. Güzel havalarda çocuğunuzu dışarı çıkarın, parkta oynamasına izin verin.   2. Hiperaktif çocuğunuzu bir şeylerle meşgul edin. Çocuğunuzun can sıkıntısı hiperaktif davranışlar göstermesine neden olabilir. Oyuncaklarıyla oynasın, resim yapsın, çeşitli aktivitelerle meşgul olsun. Çocuğunuzun zihninin meşgul olması faydalı olacaktır.   3. Çocuğunuza atıştırması için bir şeyler verin. Bazen çocukların aç olması hiperaktiviteyi tetikleyebilir. Öğün aralarında yoğurt, sandviç, meyve gibi sağlıklı atıştırmalıklar yedirin.   4. Çocuğunuzun uzun süre ile oturmasına yol açacak faaliyetlerden kaçının. Aralar verin ve bu aralarda hareket etmesini sağlayın.   5. Sakin olun. Siz sakin olursanız çocuğunuzu da size uyacaktır. Sizin endişeli, aceleci ve rahatsız tavırlarınız çocuğunuza geçebilir. Ayrıca çocuğunuz hiperaktif davranışlar sergilediği zaman sizin sakin kalmanız ve sükunetle çocuğunuza yaklaşmanız gerekir.   6. Hiperaktif çocuğunuzu sakinleştirmek için çocuğunuza sarılın. Çocuğunuza sarılmanız, onun elini tutmanız veya sırtını ovmanız çocuğunuzu sakinleştirmeye yardımcı olacaktır.   7. Çocuğunuzun uykusunu yeterince alması hiperaktif davranışlar konusunda onu sakinleştirmeye yardımcı olacaktır. Küçük çocukların gece uykusunu 10 – 13 saat kadar uyuması gerekir. Bu uyku süresi hiperaktif çocuklarda önemlidir. Çocuğunuzun yeterince uyumaması gün içinde daha sinirli, huysuz, huzursuz olmasına neden olabilir.   8. Çocuğunuz iyi şeyler yaptığı zaman onu sözel olarak destekleyin ve övün. Bu çocuğunuzun pozitif davranışları daha sık göstermesine yardımcı olacaktır. Örneğin sakin olduğunda onu övebilirsiniz.   9. Hiperaktif çocuk annesi veya babası olmak sizler için de kimi zaman yorucu veya psikolojik olarak yıpratıcı olabilir. Kendinize de zaman ayırmayı ihmal etmeyin. Rahatlatıcı aktivitelere katılın.   10. Çocuğunuzun diyetine dikkat edin. Her ne kadar hiperaktivite ve diyet arasında kesin bir bağlantı saptanamasa da bazı besinlerin hiperaktiviteyi özellikle tetikleyebileceği düşünülmektedir. Örneğin kafeinli besinler ve içecekler, fast food besinler, besinlerdeki yapay renklendiriciler ve tatlandırıcılar çocuktaki hiperaktiviteyi tetikleyebilir.   11. Aslında her çocuk nadir durumlarda hiperaktif davranışlar gösterebilir. Fakat hiperaktivite sorunu teşhisi koyulan çocuklarda hiperaktivite ve dikkat eksiliği bozukluğu sorunu bulunur. Hiperaktivite sorunu olan çocuklarda genel bir sürekli bir hareket, dikkat eksikliği, odaklanamama sorunu görülür.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: