Bebek Sağlığı

Bebeklere İlaç Nasıl Verilir?

Bilinçli bir ebeveyn olarak bebeğinize ilaç verirken bazı önemli hususlara dikkat etmeniz gerekir. Bebeğinize ilaç verirken doğru ilacı sağlıklı ve güvenli bir şekilde vermeniz gerekir. Bu konuda danışmanız gereken ilk kişi ise bebeğinizin hekimi olmalıdır. Fakat bebeklere ilaç verirken dikkat edilmesi gereken bazı genel kurallar da vardır. Sizin de bu kurallara dikkat etmeniz gerekir.   1. Bebeğinize vereceğiniz ilacı hekiminize danışmadan asla vermeyin. Bebeğinize hekiminizin önerdiği ilaçları, önerilen şekilde verin. Hekiminiz dışında asla başkalarının önerdiği bir ilacı kullanmayın. Bu reçetesiz bir ilaç olsa da bu temel kurala uyun.   2. Bebeğinize reçetesiz bir ilaç içirseniz dahi mutlaka ilacın kullanım yönergelerine mutlaka uyun. Tavsiye edilen şeklin dışında ilacı vermeyin.   3. Bebeğinize sadece bebeğiniz için hazırlanmış veya üretilmiş ilaçları verin. Bu ilaçlar bebeklerin kendi özel durumlarına göre hazırlanan ilaçlardır. Yetişkinler için hazırlana ilaçlar birçok durumda bebekler için hazırlanan ilaçlardan farklılıklar gösterebilir. Örneğin bir yetişkin için kullanılabilecek bir öksürük şurubu bebekler için uygun olmayabilir.   4. İlaçları bebeğinizin veya çocuğunuzun ulaşamayacağı bir yerde muhafaza edin. Göz önünde bulunan veya bebeğinizin uzanıp alabileceği bir yerdeki ilaç bebeğiniz için tehlike oluşturabilir. Bebeğinizin bunları kolayca ağzına atıp yutabilir.   5. Bebeğinize ilacı aydınlık bir yer verin. Karanlık veya loş bir ortamda bebeğinize ilaç verdiğinizde yanlış dozlarda verebilirsiniz.   6. İlacın içinde eğer bir ölçü kaşığı varsa mutlaka bu ölçü kaşığını kullanın. Bu ölü kaşığı bebeğinizin aldığı doza uygun olarak üretilmiştir. Evdeki diğer yemek kaşığı gibi kaşıklarla bebeğinize ilaç verdiğinizde uygun dozu ayarlamakta zorluk yaşayabilirsiniz.   7. Bebeğinize vereceğiniz ilacın dozu hakkında tam net değilseniz bebeğinizin hekimine danışın veya prospektüsünü okuyun. Prospektüste bebeğin kilosuna göre uygun doz miktarı yazabilir. Bebeklere ilaç verirken doz miktarı için dikkate alınan hususlardan birisi de bebeğin veya çocuğun kilosudur.   8. Bebeklere aynı anda birden fazla ilaç vermek de sorun yaratabilir. Bu konularda mutlaka hekiminizin önerilerini dikkate alın.   9. Hekiminiz bebeğinize bir ilaç önerdiyse o ilaç daha önceden sizde olsa bile veya başka birisinden o ilacı alsanız da, o ilacın kullanım tarihine dikkat edin. Son kullanma tarihi yaklaşmış ilaçlardan veya kullanım tarihi geçmiş ilaçlardan kaçının. Bebeğinize yeni bir ilaç almanız daha güvenlidir.

Bebek Oda Sıcaklığı Neden Önemli ve Kaç Derece Olmalı?

Bebeğinizin odasını düzenlerken iç mekan ısısını da dikkate almalısınız. Bebeklerin oda sıcaklığı konusu aslında önemli bir konu. Çünkü bebekler hem cilt yapısı olarak hem de genel yapı olarak oldukça hassaslar. Çabuk üşütebilirler ve yüksek sıcaklı da bir bebeği çabuk etkileyebilir.   Bebeklerin bir özelliği de şudur. Bebekler kendi vücut ıslarını 1 yaşında olana kadar kendi kendilerine iyi düzenleyemezler. Bu açıdan yetişkinlerden farklıdırlar.   Bu nedenle çabuk üşüyebilirler ve çabuk sıcak basması sorunu yaşayabilirler. Bebeklerde soğuk algınlığının daha yaygın görülme nedenlerinden birisi budur. Bebekler soğuk algınlığı gibi vakalara daha açıktırlar.   Bebekler doğum sonrasında bir süre zamanlarının çoğunu kendi odalarında uyuyarak geçirirler. Bu kadar çok zaman geçirdikleri odalarının sıcaklık ayarı da bu açıdan önemlidir. Oda sıcaklığı bebek için konforlu olmalıdır.   Yeni doğan bir bebeğin oda sıcaklığının 22-23 derece kadar olması genelde uygundur. Bebek büyüdükçe oda sıcaklığı 20-22 derece kadar olabilir.   Bir bebeği soğuk havalarda normal giyiminde bir kat daha fazla giydirmek uygun olacaktır. Fakat bu bebeği kat kat çok fazla giydirmek anlamına da gelmemelidir. İnce giydirmek bebeğin üşütüp haysa olmasına neden olacağı gibi çok kalın giydirmek de bebeğin vücudunun aşırı ısınmasına yol açabilir.   Bunların dışında bebeği giydirirken kıyafetlerinin hava alabiliyor nitelikte olması cildinin sağlığı açısından önemlidir. Kazlın ve sıkı kıyafetler bebeğin hareket kabiliyetini de azaltacağı için bebek rahatsız olur. Böyle giydirmek bebeğin rahat solunum yapmasını da önleyebilir.   Bebeklerin oda sıcaklığının önemli olmasının bir sebebi daha vardır. Çok soğuk ve çok sıcak bir oda ani bebek ölümü denilen durumun yaşanmasına neden olabilir. Böyle bir risk vardır.   Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için Ani Bebek Ölümü Risikini Azltmak İçin isimli yazımı da okuyabilirsiniz. Bebeğin odası da iyi havalandırılarak iç ortamın havasının temiz olması sağlanmalıdır.

Diş Çıkaran Bebekte Ateş

Diş çıkaran bebeklerde ebeveynlerin en çok merak ettikleri konulardan birisi de diş çıkaran bebekte ateş görülür mü? Ateş acaba bir hastalık belirtisi olabilir mi yoksa diş çıkardığı için mi ateşi var? tarzında sorular sormaktadırlar.   Diş çıkaran bebeklerde “eğer bebeğin ateşi 38,9 dereceden ( 102 F üzeri ) daha yüksekse bebeğin ateşi diş çıkardığından dolayı değil, bir hastalıktan dolayı çıkmıştır” görüşü geçerlidir. Bu yüksek bir ateş olarak adlandırılır ve bir hastalık göstergesidir.   Yani diş çıkaran bir bebeğin diş çıkarmadan dolayı ateşinin çıktığını söyleyebilmek için ateşinin 38,9 dereceden daha az olması gerekir görüşü hakimdir.   Bebeklerde diş çıkarma süreci dişin diş etlerinde çıkmasıyla birlikte 8 gün kadar sürmektedir.   Bu konuda ABD’ de Cleveland Clinic tarafından bir araştırma yapıldı. Araştırmada yaşları 3-6 ay arasında değişen 125 bebek 8 ay boyunca incelendi. Bu zaman zarfında ebeveynler kendi bebekleriyle ilgili hastalıkları, kullandığı ilaçları ve aşılamalarının yanında diş çıkarma süreci, ateş ölçümleri ve daha birçok belirlenen konuda günlük kayıt tuttular.   İncelenen bebeklerin %35 inde 8 gün boyunca diş çıkarma sürecinde herhangi bir semptom ortaya çıkmadı. Diğer bebeklerde ise katı besinlere karşı isteksizlik, bir şeyleri ısırma, kulak ovma, diş eti ovma, asabiyet, yüzde döküntü, salya akıtma, emme, normal dışı bir ateş ve daha uyku eksikliği gibi belirtiler görüldü. Bu bebeklerde bir şeyleri ısırma, diş eti ovma, asabiyet, emme ve salya akıtma belirtileri daha sık görüldü.   Aslında birçok insan diş çıkaran bebeklerde diş çıkarmanın ishale de neden olduğunu düşünmektedir. Fakat Cleveland Clinic tarafından yapılan araştırmada araştırmayı yapan uzmanlar diş çıkarma ile ishal arasında zayıf bir bağlantı olduğunu belirtmektedirler.   Araştırmayı yapan uzmanlar ebeveynleri 38,9 dereceden daha yüksek bir ateş durumunda bebekleri ile ilgili herhangi bir ciddi soruna karşı dikkatli olmalarını tavsiye etmekteler. Özelikle bebek küçük bir bebekse bu konuda daha dikkat olunmasını gerektiğini tavsiye ediyorlar. Ayrıca bebekte öksürük, burun akıntısı, idrarda azalma, kusma gibi belirtiler olup olmadığı da önem taşımaktadır. Bu belirtilere de ebeveynlerin bakmaları gerekiyor. Çünkü bunlar diş çıkarmanın belirtisi olarak kabul edilmemektedir.

Yeni Doğan Bebeklerde Konjonktivit ( Pembe Göz )

Yeni doğan konjonktiviti nedir?   Yeni doğan konjonktiviti bebeğin gözlerindeki beyaz bölgenin tahriş olması veya enfeksiyonu sonucu gelişen bir durumdur. Buna pembe göz de denir. Genelde bebeğin ilk 1 aylık döneminde gelişir. Yeni doğan bebeklerde yaygın bir sorundur.   Konjonktivit belirtileri nelerdir?   Yeni doğan bebeklerde konjonktivit geliştiğinde gözlerin beyaz kısmında pembe veya kırmız renk oluşur. Işığa karşı duyarlılık Gözlerde irin ve akıntı oluşması Uykuda gözlerdeki irinden dolayı göz kapaklarının bir birine yapışması   Konjonktivit nedenleri nelerdir? Yeni doğan bebeklerde konjonktivit genelde aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır. Bebeğin göz damlası veya sabun gibi tahriş edici şeylere veya kimyasallara maruz kalması Gözyaşı kanallarında tıkanma Doğum sırasında annen geçen bakteri Doğum sonrasında bebeğin yakınındaki diğer kişilerden kapabileceği diğer bakteri ve virüsler. Diğer insnaların bebekle yakın temasında böyle bir virüs veya bakteri bulaşması olabilir. Konjonktivit vakalarında genelde sorun hafif şekilde yaşanır ve kendi kendine geçer. Fakat bazen daha ciddi bir şekilde de yaşanabilir. Örneğin annede cinsel yolla bulaşan bir hastalık varsa bu bebeğe geçebilir ve bebekte daha ciddi bir konjonktivit sorunu yaşanmasına yol açabilir. Bu cinsel yolla bulaşan hastalıklar gonore ( bel soğukluğu ) ve klamidya hastalıklarıdır. Gonoreden kaynaklanan konjonktivit vakalarında sorun hemen tedavi edilmezse bebeğin gözünde körlük gibi alıcı bir sorun gelişme riski de vardır. Doğum sırasında klamidya enfeksiyonuna maruz kalan bebeklerde sıklıkla konjontivit oluşur. Diğer yandan bu tür konjonktivit vakaları yeni doğan bebekte körlük gibi bir kalıcı soruna yol açmaz. Fakat bebekte 1-6 aylık arasında klamidya zatürresi oluşmasına yol açabilir. Zatürre bebekte öksürük ve nefes darlığına yol açar. Eğer doğumda veya sonrasında annede gonore virüsü tespit edilirse bebeğin hemen tedavisine başlamak gerekecektir. Bu bebekte konjonktiviti ve buna bağlı kalıcı görme sorunlarını  yardımcı olur. Bebek doğumda klamidya virüsüne maruz kalırsa bebekte enfeksiyon belirtileri için yakından takip gerekecektir. İlk haftada bebekte göz akıntısı olup olmadığı gözlenir. Eğer böyle bir belirti gözlenirse veya bebek iyi hissetmiyorsa hemen bebeğin hekimine danışmak gerekir.   Eğer annede yağılan testler negatifse yani herhangi bir cinsel yolla bulaşan hastalık yoksa fakat bebekte yine de kırmızı göz ve göz akıntısı oluşursa bebeğin hekimine danışılmalıdır. Bu başka bir enfeksiyonel durumun belirtisi olabilir.   Yeni doğan bebeğinizi korumak için ne yapabilirsiniz?   Yeni doğan bebeğinizde konjontiviti önlemek için veya bebeğinizi korumak için bebeğinizi soğuk algınlığı yaşayan diğer kişilerden korumaya çalışın. Bebeğinize dokunacak kişilerden öncelikle ellerinizi yıkamalarını isteyebilirsiniz. Bundan çekinmenize gerek yoktur. Çünkü soğuk algınlığı veya grip virüsleri bazen bebeklerde konjonktivite neden olabilir. Eğer mümkünse bebeğinizi 3 aylıktan önce soğuk algınlığı veya grip geçiren kişilerden tamamen uzak tutmaya çalışın.

Bebeklerde Nöbet, Nedenleri Ve Belirtileri

Bebeklerde nöbet nedenleri nelerdir?   Bebeklerde ve küçük çocuklarda nöbet geçirme riski daha fazladır. Nöbet beyin hücrelerinde anormal bir elektriksel aktivite olduğunda, beynin normal elektrik sinyallerinde geçici kesintiler oluştuğunda meydana gelir.   Epilepsi nöbet geçirme konusunda en yaygın nedenlerden birisidir. Fakat bunun dışında beyin travmaları, beyin hasarları ve beyindeki kimyasal dengesizlik de bebekte nöbetleri tetikleyebilir. Fakat nöbetlerin birçoğunda nedeni tam olarak tespit edilememektedir.   Nöbet sonrasında bir kişide bilinç kaybı, vücutta sallanma gibi belirtiler görülür.  Bebeklerdeki belirtiler ise biraz daha farklı olabilir.   Bebeklerde nöbet belirtileri nelerdir?   Nöbet geçiren bebekte gözlerinde yuvarlanma görülebilir. Bu durum bebekteki bir yüksek ateş sonucu ortaya çıkabilir.   Bebekte nöbet sırasında spazmlar görülebilir. Bu durum ilk bir yıl içindeki bebeklerde nadir görülür. Bu spazmlar yemek yedikten sonra, uykudan uyandıktan sonra görülebilir.   Bebek nöbetler sırasında terleyebilir, kusabilir ve solgun görülebilir. Bacak, kol ve parmaklarda sertleşme olabilir. Bilinç kaybı, ağlama, çığlık, öğürme gibi belirtiler de görülebilir.   Gözlerini hızlı hızlı kırpma, başının aniden düşmesi, yürürken veya emeklerken aniden düşme görülebilir. Kaslarda, özellikle kol, omuz ve boyunda, asılmalar görülebilir.   Bebeğinizde nöbet oluşursa ne yapmalısınız?   Bebeğinizde nöbet belirtileri görürseniz hemen hekimini arayın. Bu arada bebeğinizdeki nöbet geçtiyse nöbet ne kadar sürdü, belirtileri vücudun hangi bölgesinde başladı ve nereye yayıldı, bebeğin hareketleri nasıldı, bebeğinizin yemek yedikten sonra mı yoksa uykudan uyandıktan sonra mı nöbet geçirdi gibi konularda gözlemler yapın. Eğer nöbet belirtileri ( solunum yapmakta zorlanma, teninde morarma veya mavileşme, nöbet belirtilerinin 5 dakikadan daha uzun sürmesi v.b. ) devam ediyorsa hemen 112 acil servisi arayarak yardım isteyin.   Bebeğinizi nöbetlere karşı korumak için onu yaralanmalardan korumalısınız. Oyuncak v.b. şeyleri ağzına almamasına dikkat etmelisiniz. Bu boğulmasına yol açabilir. Eğer kusması varsa bu kusmanın bebeğinizin boğulmasına yol açma riski olabilir. Kusuyorsa bebeğinizi yan tarafına doğru yatırarak bunu önleyebilirsiniz.   Eğer bebeğiniz nöbet geçirmeye yatkınsa bu durumda bebeğinizin hekimi nöbete yol açan etkenleri tespit etmek için tanısal testleri ( elektroensefalografi – EEG, manyetik rezonans görüntüleme - MRI v.b. ) yapabilir.

Bebeklerde Grip, Belirtileri, Bulaşması Ve Tedavisi

Soğuk aylarda özellikle sonbahar ve kış zamanlarında bebekler grip için riskli hale gelirler. Çünkü bebekler hassastır ve grip virüsüne karşı daha açıktır. Gribe yol açan virüs influenza virüsüdür.   Bebeklerde grip belirtileri nelerdir?   Grip belirtileri soğuk algınlığı belirtilerine benzer. Bu nedenle gribi soğuk algınlığı belirtilerinden ayırmak zor olabilir. Bebek grip olduğunda ateş, burun akıntısı, öksürük, hapşırma, genel bir vücut ağrısı gibi belirtiler görülür. Eğer bebekte birkaç gündür ateş varsa, uyuşuk görünüyorsa ve belirtiler daha da kötüye gidiyorsa bebeği mutlaka hekime göstermek gerekir. Hekim bebekte grip belirtilerine bakarak teşhisi koyar. Ayrıca hekim bebeğin burun içinden burun sürüntüsü ile de test yapabilir. Fakat bu test %100 doğru sonuç vermeyebilir.   Grip bebeklerde yaygın mı?   Grip bebeklerde yaygındır. Özellikle daha küçük bebeklerde daha önemle ele alınması geren bir hastalıktır. Çünkü küçük bebekler gripten kaynaklı komplikasyonlar ( zatürre, bakteriyel enfeksiyon, kan zehirlenmesi v.b. ) açısından daha riskli gruptadır.   Bebek gribe nasıl yakalanır?   Grip influenza virüsünün yol açtığı bir hastalıktır. Bu virüs özelikle kapalı mekanlarda etkili olur. Öksürük veya hapşırık yoluyla kişiden kişiye hava yoluyla damlacıklar vasıtasıyla bulaşabilir. Bebeğin yakınında gripli bir kişi varsa bebek hastalığı çabuk kapabilir.   Kapalı mekanlar, kalabalık ortamlar, kreş, yuva gibi yerler bebeğin grip virüsünü kapması için riskli yerlerdir.   Bebeklerde grip için en iyi tedavisi nedir?   Bebekte grip tedavisi duruma göre değişebilir. Grip tedavisinde genelde bebeğin sıvı kaybını önlemek ve dinlenmesin sağlamak iyi sonuç verir.   Bebeğin hastanede tedavisi de söz konusu olabilir. Çünkü bebeklerin solunum yolları daha dar olduğunda grip vakalarında bebeğin solunumu daha zor olabilir. Bu da hastanede tedavisini gerektirebilir.   Eğer bebek beslenmek veya içmek için yeterli enerjiye sahip değilse, solunumu normalden daha hızlıysa ve mavimsi bir görünümü varsa hemen hekime göstermek gerekir.   Bebeği gripten korumak için neler yapılabilir?   6 aylıktan daha büyük bebeklerde bebeği her yıl gribe karşı aşılamak gerekir. Bebeğe aşı grip mevsimin başlangıcında yapılmalıdır. 6 aylıktan daha küçük bebeklerde ise özelikle bebeğin anne ve babasının aşılaması gerekir. Evdeki herkes grip mevsimi başlangıcında aşılanmalıdır.   Eller sık sık yıkanmalıdır. Bebek gripli kişilerden uzak tutulmalıdır. Alışveriş merkezi v.b. kalabalık ve kapalı mekanlardan bebeği uzak tutmakta fayda vardır.   Bebek sadece anne sütüyle besleniyorsa bebeği düzenli olarak emzirmeye devam etmek gerekir. Çünkü anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirir. Eğer ek besinleri almaya da başladıysa bebeğin bağışıklık sistemini gülü tutacak ek besinleri de vermek gerekir.

Bebeklerde Cilt Sorunları ( Akne, Konak, Pişik ve İsilik )

Bebeklerde cilt sorunları yaygın görülebilir ve bebeklerde özellikle doğum sonrasında ilk birkaç ay içinde akne sorunu oluşabilir. Üstelik akne şiddetli bir şekilde yaşanabilir. Ayrıca bebeğin kafa derisinde konak olarak adlandırılan pullu deri döküntüleri oluşabilir. Bazı bebeklerde de ürtiker olarak bilinen islik sorunu gelişebilir. Pişik de bebelerde en yaygın görülen cilt sorularından birisidir. Fakat bu belirtilen cilt sorunları genelde önlenebilir veya riski azaltılabilir sorunlardır.   Akne   Bebekler doğuştan akne sorunu ile doğabilecekleri gibi doğum sonrasında ilk birkaç ay içinde de akne sorunu gelişebilir. Bebeklerde akne oluşmasının en temel nedeni aslında hamileliğin son döneminde yoğun bir şekilde yaşanan hormonal değişmelerdir. Bu hormonal değişmeler aşır miktarda hormon üretimiyle sonuçlanır. Bu hormonlar sıklıkla plasenta yoluyla bebeğe geçebilir. Bu hormonlara ek olarak kalsiyum ve demir mineralleri gebeliğin son 3 aylık döneminde bebeğe geçer. Bu faktörlerin bir araya gelmesi bebekte akne gelişmesiyle sonuçlanabilir.   Bebeklerde akne oluşumuna ayrıca şu etkenler de neden olabilir:   Emzirme döneminde annenin kullandığı bazı ilaçlar Bebek için kullanılan cilt bakım ürünleri Bebekte sıcak basması Bebeğin salyası gibi etkenlerin bebeğin cildinizi tahriş etmesi Bebek aknesi genelde küçük kırmızı yumru veya püstüller şeklinde olur ve çoğunlukla yanak, burun veya alın bölgesinde görülür. Bebekteki akneler bebek mızmız olduğunda veya ağladığı zamanlarda daha da kötüleşebilir.   Bebekte akne sorunu nasıl tedavi edilir? Bebeklerdeki akne genelde birkaç ay içinde kendi kendine geçer. Bunun için genelde tıbbi bir tedavi gerekmez. Bazı vakalarda ise bebekteki akneler daha uzun süre bebeğin cildinde kalır. Bu tür inatçı akne vakalarında bebeğin hekimi tıbbi amaçlı bir krem veya diğer tedavilerden önerebilir. Bebekteki akne orunu için hekime danışmadan asla herhangi bir otc ilaç verilmemelidir. Çünkü bazı otc ilaçlar bebeğin hassas cildine zarar verebilir. Ayrıca bebeğin aknelerinin geçmesi için şunlar da yapılabilir: 1. Bebeğin cildi her zaman temiz tutulmalıdır. Bebeğin yüzü günlük olarak ılık suyla yıkanmalıdır. Akneli bebekler için nemlendirici yüz sabunları kullanılabilir. Sabunla yıkandıktan sonra ılık suyla iyice durulanmalıdır. 2. Bebeğin yüzü nazikçe kurulanmalıdır. 3. Bebekteki akneler çekip çekiştirilmemeli ve koparılmamalıdır. Bu bebeğin cildinin daha fazla tahriş olmasına ve enfeksiyon kapmasına neden olabilir. 4. Bebeğin cildinde yağ veya losyon kullanmaktan kaçınmalıdır. Konak Konak bebeklerde yaygın görülebilen bir cilt sorunudur. Konak sorununun en temel nedeni bebeğin kafa derisindeki yağ bezlerinin fazla çalışmasıdır. Bunun sonucunda bebeğin kafa derisinde yağlı ve küçük deri döküntüleri oluşur. Bebeklerde konak tehlikeli bir sorun değildir ve genelde bebeğin ilk birkaç ayında görünür. Bebek 12 aylık civarlarında olduğunda genelde geçmiş olur. Bazı bebeklerde ise daha uzun sürebilmektedir. Konak bulaşıcı değildir. Bebekte konak sorunu oluşursa bebeğin saçları düzenli olarak bebek şampuanı ile yıkanmalıdır. Yıkanırken bebeğin kafasındaki deri döküntüleri bir fırça yardımıyla taranarak atılır. Konak genelde kendi kendine geçer. Konak oluşursa bebeği ne zaman hekime göstermek gerekir?  Eğer bebekteki konak şiddetliyse, oldukça inatçıysa, kanama gibi bir durum varsa veya konak bebeğin başka yerlerine sıçramışsa bebeğin hekimiyle görüşmek faydalı olur. Hekim reçeteli bir kepek şampuanı veya otc bir ilaç tavsiye edebilir. Eğer bebeğin saç derisinde iltihaplanma varsa bir kortizon krem verebilir. Nadiren de olsa bebekte bir mantar enfeksiyonu da olabilir. Bu durumda hekim bir anti mantar ilacı verebilir. Pişik Bebeklerde pişik yaygın görülen bir cilt sorunudur. Pişik bebek bezinin olduğu cilt bölgelerini etkiler. Genelde bebeğin altının uzun süre ıslak veya kirli kalması onucunda oluşur. Bebekte pişik oluşmasının bir diğer nedeni bebeğin cildinin bebek bezine alerjik reaksiyon göstermesi olabilir. Bunların yanında yıkanabilir bebek bezlerinde, bebek bezinin yıkandığı deterjanlar da pişiğe yol açabilir. Bebekte pişik tedavisinde en etkili yöntem bebeğin altını temiz ve kuru tutmaktır. Bebeğin pişik oluşan cilt bölgelerinin iyileşmesi için bebeği evdeyken beslememek daha doğru olacaktır. Bebeğin altının hava almasını sağlamak gerekir. Bebek altını kirlettikten sonra bebeğin altı ılık suyla yıkandıktan sonra kendi kendine kurumaya bırakılmalıdır. Bebeğin altını bezle kurutmamak gerekir.  Bu bebeğin cildini daha fazla tahriş edebilir. Bebeğin pişik oluşan yerlerine ayrıca pişik kremi sürülmelidir. İsilik   Bebeklerin cildi islik veya diğer bir adıyla ürtiker oluşumuna daha yatkındır. Bebeklerin ter bezleri henüz yeterli gelişmişlik düzeyinde değildir. Bu da vücudun iç ısısını düzenlemede henüz tam etkili olmamasına neden olur. Bunun sonucunda bebekteki vücut ısısının artması cildinde isilik oluşmasına yol açar.   Bebekte isliği önlemek için bebeğin cildinin iyi havalanmış olduğundan emin olmak gerekir. Bebeği çok sıkı ve kalın giydirmek bebeğin fazla terlemesine, vücut ısının artmasına yol açar. Bu da islik sorununu tetikleyebilir. Ayrıca bebeğin ultraviyole ışınlarına çok maruz bırakmamak gerekir. Ultraviyole ışınlarına maruz kalması islik sorununu tetikleyebileceği gibi yaşamının ilerleyen yıllarında cilt kanseri gelişme riskini de artırır. Bu nedenle özelikle güneşli havalarda bebeği dışarı çıkarmadan önce bebeğin cildini bebekler için uygun bir güneş kremiyle korumaya almak gerekir.

Bebeklerde Kusma, Nedenleri, Tedavisi Ve Önleme

Bebeklerde kusma nedenleri nelerdir?   Bebekler çeşitli nedenlerden dolayı kusabilirler. Örneğin bir bebek ağlarken bile kusabilir. Kusma genelde bebek için ciddi bir durum değildir. Fakat kusan bir bebekte bazı belirtilerin ortaya çıkması hemen müdahale edilmeyi gerektirebilir. Bebeklerde kusma nedenleri genelde şunlardır:   1. Beslenme problemleri: Bebeklerde ilk birkaç ay içinde görülen kusma vakalarının temel nedeni genelde beslenme problemleriyle ilgilidir. Örneğin bebeği aşırı yedirmek bebeğin kusmasına yol açabilir. Bebekte hazımsızlık yaşanması da kusmaya neden olabilir. Bebeğin anne sütündeki veya mamadaki proteinlere alerji göstermesi ise daha az görülen bir durumdur ve bu da kusmaya neden olabilir.   2. Viral veya bakteriyel enfeksiyon: Bebeklerde ilk birkaç ayda görülen kusma vakalarının nedenlerinden birisi mide gribi gibi bir bağırsak hastalığı olabilir. Bir virüs veya bakteri bebeğin mide-bağırsak sistemini enfekte edebilir. Bu durumda bebekte ishal, iştah kaybı, karın ağrısı ve ateş belirtileri de görülebilir. Bu şekildeki kusma genelde 12-24 saat içinde durur.   3. Diğer enfeksiyonlar: Bebekte solunum yolu enfeksiyonu özelikle öksürme yoluyla kusmasına yol açabilir. İdrar yolu enfeksiyonu ve kulak enfeksiyonu da mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir. Zatürre, menenjit, apandisit, reye sendromu da diğer enfeksiyonel hastalıklardandır.   4. Pilor stenozu: Pilor stenozu denilen durum bebeğin özellikle ilk birkaç haftalık döneminde meydana gelir. 6 aylıktan sonraki bebeklerde nadir görülür.   5. Diğer kusma nedenleri: Zehirli maddeler, besin zehirlenmesi, bebeğin aşırı ağlaması diğer kusma nedenleri arasındadır.   Bebek kusarsa ne zaman acil servisi aramak gerekir?   Bebeğin kusması genelde önemli bir soruna işaret etmez. Fakat bazen bazı vakalarda bebeklerde kusma ciddi bir hastalığın da belirtisi olabilmektedir.   Bebek zor solunum yapıyorsa Bebekte şiddetli sıvı eksikliği belirtileri varsa.   Bebekteki şiddetli sıvı eksikliğinde içe çökmüş gözler, eller ve ayaklarda soğuma ve benekler oluşması, aşırır, uykulu bir görünüm, mızmızlık, bıngıldakların içe çökmesi, ciltte solgunluk, ağız kısımlarında kuruma v.b. belirtiler görülürse hemen 112 acil servisi arayarak yardım istemek gerekir.   Bebek kusarsa ne zaman bebeğin hekimini aramak gerekir?   Bebeğin 24 saatten daha uzun bir süredir kusması Bebekte sıvı eksikliği belirtileri başlarsa ( Sıvı eksikliğinde bebeğin idrar yapma sıklığı ve miktarında azalma olur. Bebek 6-8 saatten daha uzun bir süre altını ıslatmaz. ) Bebeğin kusmuğunda kan varsa Bebek 1,5 saattir bir şey yememesine rağmen şiddetli ve sürekli kusuyorsa Bebeğin cildinde veya gözlerinin beyazında sararma varsa ( Bu sarılık belirtisi olabilir )   Bebek kustuktan sonra sıvı eksikliği nasıl önlenir?   Kusan bir bebekte en önemli risklerden birisi bebekte sıvı eksikliği yaşanmasıdır. Bu nedenle kusan bir bebekte sıvı eksikliğini önlemek gerekir. Sıvı eksikliği bebeklerde ciddi bir sorundur.   Bebek kustuktan sonra kaybettiği sıvıları geri alması için bebeğe elektrolit solüsyonu verilir. Bu tür elektrolit solüsyonlarını eczanelerde bulmak mümkündür.   Bebek sık sık kusuyorsa elektrolit solüsyonunu içmesi konusunda bebeği zorlamamak gerekir. Bebek sakinleştikten sonra vermek daha uygundur. Elektrolit solüsyonu bebeğe yavaşça ve sık aralıklarla verilmelidir. Birkaç saat için her 10 dakikada 1 çay kaşığı kadar verilmelidir. Daha sonra bebek bunu tolere ettikçe bu miktar her 5 dakikada 2 çay kaşığına çıkarılır. Bebeğin kusması hafifleyene kadar yavaşça ilerlemeye devam etmelidir.   Meyve suları bebeğin kusmasını daha kötü yapabilir. Özellikle kusmanın yanında ishal de varsa meyve suyu verilmemelidir. Fakat bebek meyve suyunu içmek için biraz daha büyükse biraz meyce suyu da verilebilir. Fakat meyve suyunu fazla vermekten kaçınmak gerekir. Meyve suyunu bebeğe suyla sulandırarak vermek daha doğrudur. Bebeğe su veya gazlı içecek verilmemelidir.   Eğer bebeğin durumu iyi görünürse bebeği emzirmeye veya mama ile beslemeye devam edilebilir. Tabi bu konuda bebeğin iyi olup olmadığı konusunda bebeği iyi gözleyip, işaretleri iyi almak gerekir.   Bebek kusarsa bebeğe ilaç verilir mi?   Kusan bir bebeğe hekime danışmadan ve hekim tavsiye etmeden asla reçeteli veya reçetesiz ilaç verilmemelidir. Bebeğe asla aspirin verilmemelidir. Aspirin bebeklerde reye sendromu denilen hastalığına neden olabilir. Reye sendromu nadir görülen fakat potansiyel olarak ölümcül bir hastalıktır.   Bebek kustuktan sonra bebeğe ne zaman katı besin verilebilir?   Bebeğin kusması azaldı veya durduysa ve bebeğin iştahı yerine geldiyse bebeğe katı besinler verilmeye başlanabilir. Tabi bebeğin ek besinleri almaya başlamış olması gerekir. Bebeğin normal diyetine mümkün olan en kısa sürede devam etmesi mide sorunlarını iyileştirmeye yardımcı olmaktadır. Çünkü bebeğin vücudundaki enfeksiyonlarla mücadele edebilmesi için gerekli besinleri almaya ihtiyacı vardır.   Bebekte kusmayı önlemek için ne yapılabilir?   1. Bebekler genelde beslendikten sonra kusmaya daha meyillidir. Eğer bebek genelde her beslendikten sonra kusuyorsa bu durumda bebeği bir seferde daha az ve daha sık aralıklarla beslemek daha uygun olacaktır. Ayrıca bebeğin hem beslenme sürecinde hem de beslendikten sonra gazını çıkartmak gerekir. Bebeğin sallamamak, zıplatmamak gerekir. Bebek beslendikten hemen sonra çok hareket ettirilmelidir. Bebek beslendikte sonra mümkün olduğunca dik tutulmalıdır.   2. Bebekte çok balgam ve mukus oluşuyorsa bu kusmasına neden olabilir. Bu durumda burnunu temizlemek için bir ampul şırınga kullanılır. Bebek bu uygulamadan pek hoşlanmayabilir fakat ağrı veya acı veren bir uygulama değildir. Bebek bu yöntemle rahatlayabilir.   3. Bebekle arabada uzun bir seyahat yapılıyorsa bebeğin mide bulantılarını azaltmak için sık sık aralar verilmeli ve bebeğin temiz hava alması sağlanmalıdır. Ayrıca bebekte sıvı kaybını önlemek için bebeğe sıvı verilmelidir. Eğer bebek sadece anne sütüyle besleniyorsa daha sık emzirilmelidir. Eğer bebek katı besinleri almaya başladıysa seyahat öncesi bebeğe biraz atıştırmalık besin verilmelidir.

Yeni Doğan Bebeklerde Sarılık ( Yen Doğan Sarılığı )

Yeni doğan bebeklerde sarılık neden oluşur ve belirtileri nelerdir?   Sarılık yeni doğan bebeklerde görülen yaygın hastalıklardan birisidir. Genelde bebek doğduktan 3-4 gün içinde oluşur. Yeni doğan bebekte sarılık oluşmasının nedeni kandaki bilirubin oranının normal seviyenin üstünde olmasıdır. Bebekte oluşan sarılığın nedeni beslenme kaynaklı olabileceği gibi, erken doğum ve doğum sırasındaki çeşitli komplikasyonların da bunda rolü olabilir. Sarılıkta bebeğin ten rengi sarımsı bir hal alır ve gözün beyaz kısmında sararma oluşabilir.   Yeni doğan bebekte sarılık nasıl ve ne zaman geçer?   Bebekteki sarılık genelde dışkılama yoluyla kendi kendine geçer. Bu şekilde dışkılama yoluyla fazla miktarda bilirubin atılmış olur. Diğer yandan sarılığın bazı bebeklerde geçmediği vakalarda olabilir ki bu vakalarda bebek için risk vardır. Çünkü kandaki bilirubin oranı hala normal seviyenin üzerindedir. Bebeği hekime göstererek tedavisin yapılması gerekir. Normal doğan bebeklerde sarılığın iyileşme süresi genelde 10 gündür. Prematüre bebeklerde ise sarılık biraz daha geç başlayabilir ve daha uzun sürede geçer ( 15 gün kadar ).   Yeni doğan bebekte sarılık nasıl teşhis edilir?   Bebekteki sarılığın teşhisi için bebeğin hekimi bazı tahliller yapacaktır. Bebeğin topuğundan alınan kan örneğiyle kan tahlili yapılır. Bu kan tahlilinde bebekteki bilirubin oranı tespit edilir. Eğer kandaki bilirubin bebek için risk oluşturabilecek düzeydeyse hekim tedaviye başlar.   Yeni doğan bebekte sarılık nasıl tedavi edilir?   Yeni doğan bebeklerde oluşan sarılığın tedavisinde bebeği düzenli olarak beslemek gerekir. Işın tedavisi sarılık tedavisinde uygulanan bir yöntemdir. Bebeğin vücuduna ışın uygulanır. Bu ışın tedavisinde bebeğin kanındaki bilirubin seviyesinin düşürülmesi amaçlanır.   1-2 günlük bebeklerde görülen sarılık vakaları bebekler için daha tehlikeli olabilir. Bu sarılık vakalarında bebekte bir enfeksiyonel durum veya bir kan uyuşmazlığı olabilir. Bu kan uyulmazlığında bebekteki kan grubu rh pozitif ve annedeki kan grubu rh negatif olur. Bebekte bilirubin oranı oldukça yükse seviyedeyse ve kan uyuşmazlığı var ise nadiren de olsa bebekte kan değişimi durumu gündeme gelebilir. Çünkü bebekteki bu aşırı sarılık durumu ve kan uyuşmazlığı zeka geriliği, işitme problemleri ve başka sorunlara yol açma riskine sahiptir.   Daha büyük bebeklerde veya çocuklarda görülen sarılık durumunu da ciddiye almak gerekir. Daha büyük bebeklerde ve çocuklardaki sarılık vakaları kansızlık, karaciğer enfeksiyonu, karaciğerin yeterince fonksiyon gösterememesi ve diğer oluşan başka enfeksiyonel durumlardan kaynaklanabilir. Bu durumda zaman geçirmeden hekime göstermek gerekir.

Bebeklerde Astım, Nedenleri, Belirtileri Ve Tedavisi

Astım bir akciğer hastalığı olup, kronik hastalıklar kategorisinde yer alır. Astım bebeklerde de görülebilir. Bebek astım olduğu zaman solunum yolları iltihaplanmıştır. Astımlı bebekte sonlum sorunları, hırıltılı nefes alma, göğüste sıkışma, kuru öksürük gibi belirtiler görülür. Öksürük özelikle gece vakti ve sabah erken vakitlerde daha da kötüleşebilir. Her hırıltı astıma işaret etmeyebilir. Çünkü hırıltılı nefes alma 3 yaşın altındaki çocuklarda yaygın görülebilen bir durumdur.   Bebeklerde astım nedenleri nedir?   Bebeklerde astımın birçok nedeni olabilir. Solunum yolları enfeksiyonları, kalıtsal sorunlar, hayvan salyası, hayvan tüyü, hayvan idrarı, evdeki toz akarları, polenler diğer alerjik durumlar, sigara içilen bir çevre v.b. nedenler bebeklerde astıma neden olabilir veya tetikleyici olabilir.   Bebeklerde astım tedavisinde ve önlemede neler yapılmaktadır?   1. Ebeveynler eğer yukarıda belirtilen astım belirtilerinden en az birini bebeklerinde görürlerse bebeği hekimine göstermelidirler. Hekim gerekli testleri yaparak bebekte astım olup olmadığını tespit eder.   2. Bebekte ası varsa bebeğin yaşamıyla ilgili bazı önemli değişiklikleri yamak gerekecektir. Örneğin bebekte astımı tetikleyebilecek mevcut durumu kötüleştirebilecek etkenler elimine edilmelidir. Evdeki kokular bebeğin astımını tetikleyebilir. Bu tür güçlü kokuları evden uzak tutmak gerekir. Sigara dumanı bebekte astım için önemli bir risk faktörüdür. Bebeğin yanında ve mümkünde ev içinde sigara içilmemelidir. Ev tozlardan arındırılmalıdır. Bebek soğuk ve kirli havadan korunmalıdır.   3. Astım krizlerinde bebeği en yakın hastaneye götürerek acil müdahale edilmesi sağlanmalıdır. Çünkü astım krizleri sırasında bebeğin solunum yapması oldukça güç hale gelir. Nefes alıp vermeleri düzensizleşir, cildi morarır, hırıltılı solunum yapar. Bu durumda bebeğe hastanede acil müdahale gerekir.   4. Ebeveynler astım krizi konusunda bebeğe nasıl ilk müdahalede bulunacakları konusunda bilgili olmalılardır. Bu konuda bebeğin hekiminden ayrıntılı bilgi alınarak bebekte astım krizi geliştiğinde ebeveynler bebeğe yardımcı olabilirler.   5. Bebekteki astımı tedavisinde ve kontrol altına alınmasında bebeğin hekimiyle her zaman yakın iletişim halinde olmak gerekir. Hekimin önerdiği ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır.   Bebeklerde astım riskini artıran etkenler?   Bebeklerde astım riskini artırabilecek birçok etken vardır. Bunlar genelde şunlardır:   Bebeğin anne ve babasının sigara içmesi. Evde anne ve babası sigara içen bebeklerde astım vakalarına daha çok rastlanmaktadır.   Annenin hamilelikte sigara içmesi bebekte astım riskini artırır.   Astım çok erken doğan bebeklerde ve düşük ağırlıklı doğan bebeklerde daha fazla rastlanmaktadır.   Ebeveynlerden birisinde veya her ikisinde astım olması bebekte de astım riskini artırır.   Bebekte egzama, besin alerjisi gibi bir alerjik durum varsa astım gelişme riski daha fazladır.   Bebeğin odasındaki veya evdeki nem düzeyinin fazla olması bebekte astım riskini artırmaktadır.

Bebeklerde Muz Alerjisi

Besin alerjisi bebeklerde en sık yaşanan alerjik sorunlardan birisidir. Özellikle 6. aydan itibaren ek besinleri almaya başlayan bebeklerde besin alerjileri görülebilmektedir. Muz alerjisi de bebeklerde yaşanan bir tür besin alerjisi çeşididir.   Bebeklerde muz alerjisi hangi belirtilerle kendini gösterir?   Cilt reaksiyonları   Bebekte muz alerjisi yaşandığı zaman bunu ciltteki bazı belirtilerle gösterebilmektedir. Bebeğin cildinde muz yemekten dolayı kurdeşen, kaşıntı, egzama, dil-yüz-ağız bölgesinde şişme gibi belirtiler görülebilir.   Mide-bağırsak sorunları   Muz alerjisi kendisini bebekte mide bağırsak sorunları olarak da gösterebilir. Örneğin mide bulantısı, kusma, ishal, karında ağrı gibi belirtiler muz alerjisi geçiren bebekte yaşanabilir.   Kardiyovasküler sorunlar   Muz alerjisi bebeğin kardiyovasküler olarak da etkileyebilir. Bebekte bayılmalar görülebilir. Muz yiyen bebek alerjik reaksiyondan dolayı bayılma yaşayabilir.   Solunum problemleri   Muz alerjisi bebekte solunum problemlerine neden olabilir. bebek muz yedikten sonra ortaya çıkan alerjik tepkiler kendisini solunumda zorlanma, hırıltı, burun tıkanıklığı ve burun atkısı gibi belirtilerle gösterir.   Bebekte muz alerjisi nasıl teşhis edilir?   Bebeklerde muz alerjisi teşhisi belirtilere bakılarak koyulur. Hekim bebeği inceler ve muz alerjisi belirtileri konusunda sorular sorar. Bunun yanında aile sağlık geçmişi ile ilgili de sorular sorar. Örneğin aile de muz alerjisi yaşayan başka kişilerin olup olmadığını öğrenmek ister.   Bir bebek muz yedikte sonra alerjik belirtiler görülürse, diğer başka besinlere de alerjik belirtiler gösterebilir. Çünkü muz alerjisi yaşayan bazı bebeklerde başka besinler açısından da alerjik reaksiyonlar görülebilir. Kivi, domates, avokado bu besinler arasındadır. Yani muza alerji gösteren bebek bu besinlere de alerji gösterebilir.

Bebeklerde Ve Çocuklarda Öksürük

Bebeklerde veya çocuklarda görülen hastalıkların büyük çoğunluğunda belirti olarak öksürük vardır. Öksürük bu hastalıkların çoğunun açık bir belirtisidir. Öksürük bebeklerde ve çocuklarda dikkate alınması geren bir durumdur. Fakat nadiren tehlikeli bir hastalığa işaret eder. Yani genelde tehlikeli bir hastalık durumu yoktur.   Aşağıda hangi tür öksürüklerin ne gibi hatsallara işaret edebileceği hakkında bilgiler verilmiştir:   Kuru öksürük: Kuru öksürük genelde bebekteki bir alerjinin veya soğuk algınlığının belirtisidir. Bu tür bir öksürük boğaz enfeksiyonundan şikayet eden bir bebekteki tahriş hissini azaltmaya yardımcı olur.   Islak öksürük: Islak öksürük genelde bir bakteriyel enfeksiyondan kaynaklanan bir solunum hastalığının belirtisidir. Bu tür bir öksürük bebeğin hava yollarındaki mukustan veya balgamdan kaynaklanır.   Havlar tarzda öksürük: Havlar tarzda öksürük nefes borusunun üst kısmının şişmesi sonucunda olabilir. Nefes borusundaki şişmenin nedeni genelde krup hastalığıdır. Zaten krup hastalığının en belirgin özelliği havlar tarzda öksürüktür. Krup ir bakteriyel enfeksiyondan veya alerjiden kaynaklanır.   Boğmaca öksürüğü: Boğmaca öksürüğü bordetella pertussis adı verilen bir bakteriden kaynaklanır. Bu tür bir öksürükte bebek veya çocuk öksürük nöbetleri sırasında boğulma şeklide bir ses çıkarır. Boğmaca öksürüğüne genelde düşük ateş, burun akıntısı ve hapşırma da eşlik eder.   Hırıltılı öksürük: Hırıltılı öksürük alt solunum yollarındaki bir şişmenin belirtisi olabilir. Hırıltı sesi öksürük sırasında bebeğin nefes vermesiyle oluşur. Astım veya bronşit bu tür bir öksürüğe neden olabilir.   Gece zamanı öksürük: Gece zamanı ortaya çıkan öksürük genelde astım kaynaklanır. Hava yolları gece zamanı şişmeye daha yatkındır. Soğuk algınlığı da gece öksürükleri tetikleyebilir.   Gün içindeki öksürükler: Gün içinde oluşan öksürükler sigara dumanı, klimalar veya evcil hayvan tüyleri gibi alerjenlerden oluşabilir.   Ateşli öksürük: ateşli öksürük genelde yaygın bir soğuk algınlığından oluşur. Buna düşük bir ateş de eşlik eder.38.9 derecenin üzerindeki bir yüksek ateş durumu çocukta zatürre belirtisi olabilir. Bu durumda çocuğu hemen hekime göstermek gerekir.   Kusmalı öksürük: Öksürüğe bazen kusma da eşlik edebilir. Soğuk algınlığı veya astım durumlarında midede bulantı oluşabilir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda sürekli ve fazla kusma riskli olabilir. Çünkü sıvı kaynı meydana gelir. Eğer kusma durmuyorsa hekime danışmak gerekir. Özellikle 3 ada daha küçük bebeklerde aşırı kusma oldukça risk yaratabilir.   Kalıcı öksürük: Öksürük eğer bir sinüs enfeksiyonundan, astımdan veya alerjiden kaynaklanıyorsa haftalar içinde son bulabilir. 3 haftadan daha uzun süren bir öksürük kalıcı öksürük olarak adlandırılır. Bu durumda çocuğu bir hekimin görmesi daha uygundur.   Bebekte öksürük için ne yapılabilir?   1. Çocuğun sıvı ihtiyacı mutlaka karşılanmalıdır. Fakat portakal suyu vermekten kaçınmak gerekir. Çünkü portakal suyu boğazını tahriş edebilir. Eğer emzirilen bir bebekse bebeği daha sık emzirmek gerekir.   2. Çocuğun odasında bir nemlendirici cihaz çalıştırarak kuru ortamın biraz yumuşaması sağlanır. Bu uykusuna da yardımcı olur. Bunun dışında çocuğu kısa bir süre dışarıda da dolaştırmak temiz hava almasını sağlar. Fakat uzun süre dışarıda tutmamak gerekir.   3. Çocuk iyi dinlendirilmelidir. Dinlenmesi öksürük gibi hastalık belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur.   4. Buhar uygulaması öksürüğün hafiflemesinde oldukça faydalı bir yöntemdir. Fakat çocuğu çok fazla bu şekilde buhara yakın tutmamak gerekir. Örneğin akan sıcak suyun yakınında tutuluyorsa bunu uzun süre yapmamak gerekir. Aksi halde buhardan yanabilir.   5. Çocukta eğer astı varsa mutlaka hekim tedavisi gerekir. Hekimin önereceği tedavi planı uygulanmalıdır.   6. Öksürük belirtisi için ilaç kullanımı konusunda mutlaka hekime danışılmalıdır. Hekime danışmadan çocuğa otc öksürük ilacı verilmemelidir. Bunun dışında 1 yaşından küçük çocuklara da öksürük ilacı vermek doğru değildir. Öksürük ilaçları daha büyük çocuklar ve yetişkinler için daha uygundur.

Bebeklerde Ateş, Nedenleri, Nasıl Düşürülür, Nasıl Ölçülür?

Gecenin bir vakti bebeğinizin ağlamasıyla uyandınız ve bebeğinize dokunduğunuzda ateşi olduğunu fark ettiniz. Bu durumda ne yapabilirsiniz? Aşağıda bebeğin ateşini ölçmek, ateşini düşürmek ve bebekte ateşe neden olan olası sebepler hakkında bilgiler verilmiştir:   Bebekte ateş belirtileri nelerdir?   Bebeklerde ateş olduğunun en bilinen göstergelerinden birisi alına elinizle dokunduğunuzda alnında sıcaklık hissetmenizdir. Fakat bazı ateşi olan bebeklerde alın bölgesinde sıcaklık olmayabilir de. Ateşi olan bir bebek her zamankinden çok daha huysuzdur. Bebeklerde diğer yaygın ateş belirtileri şunlardır:   Beslenme zorluğu Uyku sorunları ( uyumama v.b. ) Durgunluk Oyun oynamaya isteksizlik Konvülsiyon veya nöbet   Bebeklerde ateş nedenleri neler olabilir?   Genelde aşağıdaki nedenler beklerde ateşe neden olur:   Enfeksiyonlar: Bebeklerdeki ateş nedenlerinden en yaygını enfeksiyonlardır. Bu grip, roseola, soğuk algınlığı gibi bir viral enfeksiyondan kaynaklanabilir. Çoğu vakalarda virüsler tehlikeli değildir ve birkaç gün içinde düzelir. Bunlar genelde antibiyotiklerle tedavi edilmezler. Kulak enfeksiyonu, mesane enfeksiyonu, zatürre, sinüs enfeksiyonu gibi bakteriyel enfeksiyonlar da ateşe neden olur ve bunlar antibiyotiklerle tedavi gerektirebilir.   Diş çıkarma: Diş çıkarma bebeklerdeki ateş nedenlerinden birisidir. Diş çıkarma bebekte ateşe neden olabilir. Fakat bu hafif bir ateştir. Diş çıkarma bebeğin vücut sıcaklığında hafif bir artışa neden olabilir. Genelde 37.8 derecenin üstünde bir ateşe neden olmaz.   Bebeği aşırı giydirmek: Bebeği çok fazla giydirmek veya oldukça kalın giydirmek ateş oluşmasına nede olabilir. eğer bebek çok giydirilmişse ve sıcak bir ortamda da tutuluyorsa bu bebekte ateşe yol açabilir. Çünkü vücut sıcaklığını yükseltebilir. Yeni doğan bebeklerde vücut sıcaklığı kendiliğinden iyi bir şekilde düzenlenemez. Bu da vücut sıcaklığının ani düşmesine veya yükselmesine neden olabilir.   Bebeklerin ateşi nasıl ölçülür?   Bebeklerin ateşini ölçmek için farklı yöntemler bulunmaktadır. Aşağıda bu ateş ölçme yöntemleri belirtilmiştir:   Koltuk altından ölçme: Koltukaltından ölçümde termometre bebeğin koltuk altına yerleştirilir. Bu şekilde kol ve göğüs arasında 3 dk. süreyle tutulur. Eğer bebek veya çocuk oldukça mızmız ise koltuk altından ölçüm zor olabilir.   Kulak termometresi: Bu yöntem en popüler yöntemlerdendir. Çünkü hızlıdır ve bebek mızmız ise bu yöntemle bebeğin ateşini ölçmek daha kolaydır. Kulaktan ölçüm yapan termometreler çeşitli olabilir. Eğer kulaktan ölçümde ateş değerini okumakta zorluk yaşanırsa teyit için koltukaltından kullanılan cam termometre ile de ölçülerek teyit edilebilir.   Rektal ( makattan ) yoldan ateş ölçme: Makattan ateş ölçme yönteminde bu tür termometreler eğer bebek 3 aydan daha küçükse kullanımı daha uygundur. Bu ölçümde rektal termometre bebeğin makatına 2,5 cm. kadar yerleştirilir. Bunu yaparken oldukça dikkatli ve nazik olmak gerekir. 3 dk kadar termometre bu şekilde durmalıdır. Süre sonunda ateşinin kaç olduğu beli olur.   Dijital termometreler: Bebeklerin ateşini ölçmede dijital termometreler de kullanılmaktadır. Bu termometreler rektal yoldan, ağızdan ve koltuk altından kullanılabilir ve hızlıdır. Kulaktan ölçümde kullanılması pek tavsiye edilmemektedir. Çünkü tam doğru bir sonuç vermeyebilir. Bununla birlikte bu yöntem en kolay yol olabilir.   Bebeğin ateşi nasıl düşürülür?   Bebekte ateş varsa ateşini düşürmek için aşağıdaki yöntemler faydalı olacaktır:   1. Bebek eğer şu an sadece anne sütüyle besleniyorsa emzirme sıklığı artırılarak bebeğin bol sıvı alması sağlanır. 6 aydan daha büyük bebeklerde ve küçük çocuklarda bebeğe daha fazla sıvı verilir. Eşit miktarda su ve meyve suyu da karıştırılarak verilebilir.   2. Bebeğin daha rahat edeceği ince ve hafif kıyafetler giydirilmelidir. Bebeğinizi sarıp sarmalamayın. Bu ateşini yükseltir. Bebeğin bulunduğu oda sıcaklığının daha rahat bir sıcaklıkta tutulması gerekir. Havayı sirküle etmesi için bir fan çalıştırılabilir. Bebek rahat hava almalıdır.   3. Bebeğin ateşini düşürmek için hekimine danışılarak bir otc ateş düşürücü ilaç verilebilir.  3 aydan daha küçük bebeklerde herhangi bir ilaç vermeden önce bebeğin hekimine göstermek daha uygundur. Bebeğe aspirin verilmemelidir. Çünkü yan etkileri olabilir.   4. Ateşi olan bebek fazla yorulmamalı ve dinlendirilmelidir. Fazla hareketlilik ateşini yükseltebilir.   5. Ilık bir banyo bebeğin ateşini düşürmeye yardımcı olur. Bebeğin banyo suyu iyi ayarlanmalıdır. Soğuk olursa bebeği üşütebilir.   Ne zaman hekime görünmeli?   Eğer bebek 3 aydan daha küçükse ve ateşi 38 derece ise bebeği hekime göstermek uygu olacaktır. 39 derecenin üzerinde yaşanan bir ateş durumunda ister 6 ayda daha küçük olsun ister büyük olsun, bebeği mutlaka hekimine göstermek gerekir.   Ateşi olan bir bebeğin veya çocuğun davranışlarında sorunlar gözleniyorsa, yolunda gitmeyen bir şeylerden şüpheleniliyorsa yine hekime mutlaka danışılmalıdır.

Bebekte Laktoz İntoleransı Belirtileri

Laktoz intoleransı nedir?   Laktoz intoleransı bebeğin laktozu ( sütte bulunan şeker ) sindirememesi sonucunda oluşur. Bebeklerde laktoz intoleransında en yaygın görülen belirtiler karın ağrısı ve ishaldir. Bazı bebeklerde ayrıca kusma ve egzama belirtileri de görülebilir. Laktoz intoloerensının belirtileri genelde anne sütünü veya mamayı tükettikten 30-60 dk. içinde görülmeye başlar. Bebekte laktoz intoleransı olup olmadığını hekim teşhis edecektir ve bebeğin beslenmesinde değişiklikler konusunda tavsiyelerde bulunacaktır. Laktoz intoleransı bebeklerde yaygın bir sorun değildir.   Bebeklerde laktoz intoleransının belirtileri   Laktoz intoleransı bağırsaklarda aşırı gaz birikmesinden dolayı karın ağrısına neden olur. Bebek karnı ağrıdığı zaman bunu genelde susturması zor ağlamalar, yüzünü buruşturma ve yaşadığı rahatsızlığı hafifletmek için vücudunu büklüm yapma şeklinde hareketlerle gösterir. Genelde bu davranışlar bebeğin beslenmesiyle ilgilidir ve gün boyunca bu tür mızmzlıkları sürebilir. Ayrıca laktoz intoleransında bebeğin uykusu da olumsuz etkilenir ve bebekte uyku sorunları normalden daha çok yaşanır. Bebek uykudayken aniden uyanabilir.   Sindirim sistemi ve laktoz intoleransı   Laktoz intoleransı belirtileri kendini en güçlü bir biçimde mide-bağırsak sisteminde gösterir. Kolik, aşırı gaz birikmesi, ishal, yediğini tükürme ve kusma gibi belirtiler bebeklerde laktoz intolerensının belirtileridir. Bebeklerde ishalde katı dışkısı yumuşak sarış dışkıdan daha farklıdır ve gün içinde birkaç defa meydana gelir. Bebek kustuktan ve ishalden sonra bebekte sıvı kaybı meydana gelebilir. Aşırı sıvı kaybı ise bebekler için oldukça riskli olabilir. Aşırı sıvı kaybına karşı önlem için bebeğin hekimine danışmak doğru olacaktır.   Egzama ve laktoz intoleransı   Bebeklerde laktoz intoleransı egzama belirtilerine de yol açabilir. Bebeğin cildinde kuruluk ve pul pul şekilde deri döküntüleri olabilir. Egzama bebeğin vücudunun geniş bir alanını da kaplayabilir. Egzamalı cilt bölgesinde genelde kaşıntı meydana gelir ve bu bebeği oldukça rahatsız eder. Egzama durumunda bebeğin cildini mümkün olduğunca nemli tutmak gerekir. Bebeğin banyosunda yumuşak, hafif sabunlar kullanılır.   Laktoz intoleransı ve süt alerjisi arasındaki fark   Laktoz intoleransı bebekte sütteki şekeri yani laktozu sindirmek için gereken bir enzimin ( laktaz ) eksikliğinde meydana gelir. Bu bir süt alerjisi değildir. Fakat sütteki laktozu tolere edememesidir. Süt alerjisi ise sütte bulunan proteine bağışıklık sisteminin geliştirdiği bir yanıttır.

Bebeklerde Süt Alerjisi, Belirtileri Ve Tedavisi

Süt alerjisi bebeklerde görülen en yaygın besin alerjisidir. İnek sütüne alerji gösteren bazı bebekler birçok mamada bulunan inek sütüne veya soyalı formül besinlere de alerji gösterebilir. Emzirme bebeklerdeki süt alerjisini azaltmakta önemli bir çözümdür. Eğer aile geçmişinizde alerji vakaları varsa emzirme yöntemi bebeğinizi alerjiden uzak tutmak için etkili bir çözüm olabilir.   Bebeklerde süt alerjisi belirtileri   Bebeklerde süt alerjisi olduğunun bazı net belirtileri vardır. Ciltte döküntüler, kurdeşen, egzama ve mide bulantısı gibi belirtiler süt alerjisi belirtileri arasındadır.   Bunların yanında bebekte gaz, kolik, mızmızlık ve normalden daha çok ağlama gibi belirtiler varsa bunlar da bebekte süt alerjisi belirtisi olabilir.   Bebeğin katı dışkısının çok sert veya çok akışkan olması, beslendikten sonra yediklerini aşırı derecede dışarı tükürmesi gibi belirtiler de süt alerjisi yaşayan bebekte görülebilir.   Bebekte süt alerjisi belirtileri varsa ne yapılır?   Eğer bebeğinizde bu tür belirtiler varsa bebeğinizi hekimine gösterin. Bebeğinizin hekimi size aile geçmişinizde alerji vakaları olup olmadığını sorabilir. Süt alerjisi belirtileri ile ilgili bir kontrol yapabilir.   Hekim ayrıca bazı testler de uygulayabilir. Bu testlerin bir faydası da bebekte süt alerjisi belirtileriyle benzerlik gösterebilecek diğer başka bir problemin olup olmadığını tespit etmektir.   Bir alerji için en iyi test alerji cilt testidir.  Hekim böyle bir cilt testi uygulayabilir. Uygulama neticesinde bebekte bir reaksiyon gelişirse bebekte bir alerji olduğu söylenebilir.   Bebekte süt alerjisi tedavisi   Bebekte süt alerjisi tedavisine bebeğin aldığı inek sütünü kısıtlayarak başlanır. Hekim bebek için soya tabanlı bir başka formül besin tavsiye edebilir. Bu durumda bebekteki reaksiyonları tekrar gözlemek gerekir. Çünkü bazen soyalı formüller de alerjik olabilir. Eğer bebeğiniz soya sütlü formül besine alerjik bir reaksiyon göstermezse bebekteki süt alerjisi belirtilerinin 2-4 hafta içinde kaybolması beklenir.   Dikkat etmeniz gerekenler   Eğer sizde alerji sorunu varsa bebeğinizi anne sütüyle yani emzirerek besleyin. Emzirme bebeklerde alerji riskini azaltır. Ayrıca anne sütünün içeriği çok daha değerli olup bebekler için en iyi koruyucu ve iyileştiricidir.   Eğer bebeğiniz ani hırıltılar, kusma, solunum zorluğu gibi şiddetli alerjik belirtiler gösteriyorsa ( anaflaksi ) bebeğinizi mutlaka en yakın bir acil servise götürün.

Anne Sütü Alerjisi

Anne sütü bebekler için doğal bir mükemmel besindir. Anne sütüne duyulan alerji ise genelde annenin diyetindeki bazı besinlerin anne sütünü etkileyerek bebekte alerjik reaksiyona neden olmasıdır. Bu durumda annenin diyetindeki olası alerjen besinleri elimine etmek gerekir. Anne sütü alerjisi durumunda ne olur? Anne sütü alerjisine hangi besinler yol açabilir? Bu gibi durumlarda ne yapmak gerekir?   1. Eğer yeni doğan bebek sahibiyseniz bebeğinizin tarama testlerini bebeğinizin hekimiyle görüşün. Topuk kanı testi bütün bebeklerde doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde yapılan bir testtir. Bu test bebeklerde nadiren görülebilecek metabolik bozuklukların test etmek için yapılır. Bunlardan birisi de galaktozemidir. Galaktozemi laktozu sindirmek için gerekli olan bir karaciğer enziminin genetik olarak bulunmamasıdır. Bu durumda bebek anne sütüne alerji gösterebilir.   2. Bebeğinizde oluşabilecek olası alerji belirtilerini tanıyın. Bebekte anne sütüne alerji oluşması durumunda kolik, reflü, egzama, kronik tıkanıklık, kusma, ishal, katı dışkıda kan belirtileri görülebilir. Bu gibi belirtileri hekime bildirmek gerekir. Ayrıca aile geçmişinizde alerji belirtileri varsa bunu da bebeğinizin hekimine bildirin. Örneğin ebeveynlerden birisinde besin alerjisi olması durumunda bebekte de besin alerjisi olması ihtimali yükselir.   3. Anne sütünü olumsuz etkileyebilecek olası alerjen besinler bulunmaktadır. Bu alerjen besinleri bir süre diyetinizden elimine edin. İnek sütü en alerjen besinlerden birisidir. Ayrıca inek sütünden yapılan yoğurt, dondurma, tereyağı gibi besinler de alerji riski oluşturabilir. Bu süt ve süt ürünlerini eleyin. Eğer bu işe yaramazsa bu sefer diğer olası alerjen besinleri ( soya, yumurta, fıstık, mısır, buğday ) diyetten eledikten sonra bebekteki olası alerji belirtilerine tekrar bakmak gerekir. Anne sütünü olumsuz etkileyen alerjen besin tespit edildikten sonra eliminasyon diyetiyle bu besini diyetinizde bir süre kullanmayın.

Annedeki Anksiyete Bozukluğu Bebeği De Etkiliyor

Ebeveynlerde bir ölçüde endişe ve üzüntü olması normaldir. Her anne bebeği için endişe ve üzüntü duyar. Fakat aşırı endişeli ve üzüntülü hissetmek bir annenin bebeğine iyi bir ebeveynlik yapmasını engelleyebilir. Bir annenin aşırı endişeli olması bir anksiyete bozukluğu yaşadığının belirtisi olabilir.                                                                                              Anksiyete bozukluğu asabiyet, kötü uyku alışkanlıları, panik atak, hiperventilasyon, aşırı üzüntü, obsesif düşüncellere neden olabilir. Bu durum hem gebelikte hem de lohusalık döneminde annenin bebeğine bakımını olumsuz etkileyebilir ve bebek için olumsuz sonuçlar doğurabilir.   Hamilelikte anksiyetenin etkileri   Hamilelik sürecinde kadınlarında hem fiziksel hem de duygusal açıdan değişmeler olur. Anksiyete bozukluğu sorunu gebelikte başlayabilir ve doğum sonrasında da devam edebilir. Hamilelik döneminde anksiyete sorununun etkileri; eğer planlanmamış bir gebelik yaşandıysa, aile içi şiddet yaşanıyorsa veya ayrılık varsa daha şiddetli kendisini gösterir.   Hamilelikte anksiyete sorunu anne adayının kendi öz bakımını aksatmasına, hipertansiyon sorununa, kötü beslenmeye, düşüklere, erken doğuma ve düşük ağırlıklı bebek doğumuna neden olabilir.   Anksiyete ebeveynliği nasıl etkiliyor?   Ansiyete bozukluğu yaşayan anneler kendi bakımlarını aksatabilecekleri gibi bebeklerinin bakımında da sorunlar yaşayabilirler. Bebeklerin anneleriyle bağ kurmaya ihtiyaçları vardır. Anksiyete sorunu annenin bebeğiyle bağ kurmasını zorlaştırabilir. Bebekler yakın ilgiye, yakın bakıma, beslenmeye, uykuya ihtiyaç duyarlar. Anksiyete sorunu yaşayan bir anne bebeğin bu temel ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalabilir.   Anksiyete bozukluğu yaşayan anneler bebeklerini daha az emzirirler. Emzirmede sorunlar yaşarlar. Anksiyete sorunu yaşayan annenin bebeği daha mızmız ve tedirgin olur. Bu bebekler gelişim sorunları yaşayabilirler. Annenin yaşadığı anksiyete bozukluğu sorunuyla bebeğin daha sık hastalanması arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Bu bebeklerin iştahları daha zayıf olabilir ve uyku sorunları yaşayabilirler.   Bu durumdaki bir annenin yardıma ihtiyacı vardır. Kadının hem eşi hem de diğer yakınları gerek bebek bakımında, gerekse de psikolojik olarak anneye destek olmalıdırlar. Ayrıca mutlaka bir psikiyatri hekiminden profesyonel yardım alınmalıdır.

Bebeklerde Konak İçin Doğal Çözümler

Bebekte konak oluştuğu zaman bebeğin kafa derisinde kuruma, lapa lapa kepek benzeri bir görünüm oluşur. Konakta kepek benzeri döküntüler sarımsı, yağlı veya daha kalın bir görünümünde olur. Konak 6 – 12 aylık arasındaki bebekleri etkileyen yaygın sorunlardan birisidir. Nadir durumlarda konak çocukluk dönemine de sarkabilir. Yani birkaç yaşında olmasına rağmen konak sorununu hala yaşayan çocuklar da nadiren de olsa vardır. Konak bazen bebeğin boyun, yüz ve kulak bölgelerini de etkiler.   Bebekte konak için doğal çözümler   1. Eğer bebeğinizin kafasında konak oluşursa saçlarını 2 günde bir defa yıkayın. Bebeğinizin saçlarını çok sık yıkamanız hem cildini hem de kafa derisini kurutur. Bu da konak sorununun daha kötüleşmesine neden olur. Ayrıca bebeğinizin şampuanını değiştirerek daha hafif bir şampuan kullanmayı düşünebilirsiniz.   2. Bebeklerde konak sorununun çözümünde mineral yağlar, bitkisel yağlar ve zeytinyağı popüler çözümlerdir. Bebeğinizin kafa derisini 10-15 dk kadar yağ kullanarak nazikçe ovun. Sonra yumuşak bir fırçayla saçlarını nazikçe tarayarak saçlarımdaki deri döküntülerini temizleyerek atın. Sonra hafif bir şampuanla bebeğinizin saçlarını yıkayın.   3. Bebeğin saç derisinde oluşmuş aşırı yağlanmayı azaltmak ve deri döküntülerini atmak için bazı anneler E vitamini yağı ile bebeğin saç derisine masaj yapmaktadır ve bunu tavsiye etmektedirler. Bu uygulama günlük olarak yapılabilir ve sonra yumuşak bir fırçayla deri döküntüleri taranarak saçlardan atılır.   4. Bebekteki konak sorununun çözümü için evde uygulanabilecek başka çözümler de bulunmaktadır. Bitkisel karışımlar bunlardan birisidir. Papatya, dulavratotu veya karakafes kökünü ılık suda çay ağacı yağıyla iyice karıştırın. Bu karışımla bebeğinizin kafa derisine masaj uygulayın. 1 saat kadar bekledikten sonra yumuşak bir fırçayla saçlarını tarayın.

Bebeklerde Kabızlığı Önlemek İçin

Bebeklerde kabızlığı tedavi etmek için kullanılan diyet değişiklikleri aynı zamanda bebeğin kabız olmasını önlemeye de yardımcı olur. Küçük çocuklarda ise çocuğun düzenli tuvalet alışkanlığının olması kabızlığı önlemeye yardımcı olur.   Bebeklerde kabızlık görülmesi normaldir. Kabızlık bebeklerde yaygın görülen sorulardan birisidir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde kabızlık çok görünmese de bu bebeklerde bile zaman zaman kabızlık vakalarına rastlanmaktadır. Kabızlık durumunda bebeğin bağırsak hereke6tlerine yavaşlama olur. Katı dışkısını yapma sıklığı azalır, zorlanır ve katı dışkısı kuru gelir.   Bir bebek eğer düzenli olarak anne sütüyle besleniyorsa katı dışkısını günde ortalama 10 defa yapabilir. Mama ile beslenen bebeklerde ise bu dışkılama sayısı daha azdır. Bu bebekler günde ortalama 4 defa katı dışkılarını yaparlar.   Bebeklerde kabızlığı önlemek için şu önlemlerin alınması faydalıdır:   1. Kimi bebekler kabız olmaya daha yatkın olurlar. Eğer bebek kabızlığa yatkınsa bebeğe ilk 6 ay katı besin vermekten kaçınmak gerekir. Bu süre zarfında bebeğin sindirim sistemi daha olgunlaşmış olur. İlk 6 ay anne sütü bebek için genelde oldukça yeterli ve besleyicisidir.   2. Mamayla beslenen bebeklerde ise 4 aylık olduktan sonra hekiminde onay vermesiyle biraz su içirilebilir.   3. Bebekler katı besinlere başladıkları zaman kabız olmalarını önlemek için verilecek besinlere de dikkat etmek gerekir. Bebekte kabızlığı önlemede ilk besin olarak bebeğe pirinç gevreği vermek yerine arpa verilebilir. Pirinç gevreği bebeklerde kabızlık yapabilecek bir besindir.

Bebeklerde Konak, Nedenleri, Belirtileri Ve Tedavisi

Bebeklerde konak belirtileri nelerdir?   Bebekte konak oluştuğu zaman bebeğin kafa derisinde kuruma, lapa lapa kepek benzeri bir görünüm oluşur. Konakta kepek benzeri döküntüler sarımsı, yağlı veya daha kalın bir görünümünde olur. Konak sorunu bebeklerde yaygın bir sorundur. Konak bir diğer ismiyle İnfantil seboreik dermatit olarak da bilinmektedir.   Bebeklerde konak tehlikeli bir sorun değildir ve genelde bebeğin ilk birkaç ayında görünür. Bebek 12 aylık civarlarında olduğunda genelde geçmiş olur. Bazı bebeklerde ise daha uzun sürebilmektedir. Bebeklerde konak bulaşıcı değildir.   Bebeklerde konak nedenleri nedir?   Bebeklerde konak sorunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat bebeğin kötü hijyen şartlarından veya alerjiden kaynaklanmamaktadır. Konağın başka sebeplerinin olduğu düşünülmektedir.   Bazı uzmanlar bebeklerde konak oluşmasının bebeğin anneden aldığı hormonlardan ve hamileliğin sonunda bebekteki yağ bezlerinin aşırı çalışmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.   Bebeklerde konak tedavisi   Konak sorunu için normalde herhangi bir şey yapmaya ihtiyaç yoktur. Fakat görünümü rahatsız edici olabilir. Bu nedenle aşağıdaki şeyler yapılabilir.   1. Bebeğin kafa derisinde lapa lapa haldeki saç derisi döküntülerini atmak için bebeğin kafa derisinde parmak uçlarıyla masaj yapılabilir veya yumuşak bir fırçayla bu döküntüler uzaklaştırılabilir.   2. Bebeğin saçlarını gün içinde 1 den fazla şampuanlamak da çözüm olabilir. Fakat bebeğin saçlarını şampuanladıktan sonra bebeğin saçını yumuşak fırçayla nazikçe taramak ve sonrasında iyice durulandığından emin olmak gerekir.   Bazı bebeklerde konak oldukça inatçı olabilir. Bu durumda bazı doğal çözümler denenebilir. Badem yağı veya zeytinyağı gibi doğal bir yağla bir miktar bebeğin kafa derisine nazikçe masaj yaparak uygulanır. 15 dk. kadar beklendikten sonra ince ve yumuşak uçlu bir tarak veya yumuşak bir fırçayla bebeğin saçları taranarak döküntüler uzaklaştırılır. Daha sonra bebek şampuanıyla bebeğin saçları yıkanır ve suyla durulanır.   Bebekteki konak sorunu için hekime görünmek gerekir mi?   Eğer bebekteki konak şiddetliyse, oldukça inatçıysa, kanama gibi bir durum varsa veya konak bebeğin başka yerlerine sıçramışsa bebeğin hekimiyle görüşmek faydalı olur. Hekim reçeteli bir kepek şampuanı veya otc bir ilaç tavsiye edebilir. Eğer bebeğin saç derisinde iltihaplanma varsa bir kortizon krem verebilir. Nadiren de olsa bebekte bir mantar enfeksiyonu da olabilir. Bu durumda hekim bir anti mantar ilacı verebilir.

Bebekler İçin Güneş Kremi Seçimi

Bebekler için ilk 6 aydan itibaren güneş kremleri veya güneşten koruyucular kullanılabilir. 6 aydan küçük bebekler için ise farklı formlarda güneşten koruyucular kullanılabilir.   Bebek eğer 6 aylık veya daha büyükse güneş kremleri cömertçe kullanılabilir. Fakat yine de bir önlem olarak mümkün olduğunca bu bebekleri de güneşin kendini iyice hissettirdiği saatlerde ( 10:00 – 16:00 arası ) dışarı pek çıkarmamakta fayda vardır. Dışarıdayken de gölgeli yerleri tercih etmek gerekir. Bebeği uzun saatler güneş altında tutmamak gerekir. Ayrıca bebeği güneşten koruyabilecek hafif, ince kıyafetler giydirmelidir. Ayrıca başına bir şapka ve gözlerine güneş gözlüğü de oldukça gereklidir.   6 aydan daha küçük bebeklerde ise bebeği yine mümkün olduğunca evde tutmak gerekir. Ya da dışarıdayken direkt güneş ışınlarından kaçınılmalıdır. Yine bu beklere de koruyucu ince ve hafif kıyafetler giydirilir. Çünkü ciltler oldukça hassastır. Güneşten çabuk yanabilir. Yine bir şapka ve güneş gözlüğü oldukça gereklidir.   Bebekler için güneş kremi seçerken geniş spektrumlu bir güneş kremi seçilmelidir. Örneğin 30 faktör ve üzeri güneş kremleri iyi bir koruma sağlar. Bebeklere güneş kremi sürerken oldukça geniş bir alana sürülmelidir. Her 2 saatte 1 defa bu tekrarlanmalıdır.   Bebekler için olan güneş kremlerinde çok yüksek koruma faktörü olan güneş kremlerinin bebekler için zararlı olabileceğin belirten görüşler de bulunmaktadır. Çünkü bu görüşe göre çok yüksek faktörlü güneş kremlerindeki fazla miktarda yer alan kimyasal içerikler bebeklerin hassas ciltleri için zararlı olabilir. Bundan dolayı bu görüşü savunanlar 30 faktör koruma özeliği olan güneş kremlerinin uygun olduğunu belirtmektedirler. Daha üzeri zararlı olabilir. Bu noktada bebeğin hekimine de danışmak faydalıdır.   Bebekler için daha iyi bir güneş kremi alternatifi olarak ise doğal içerikler barındıran güneş kremleri tercih edilebilir.     Bebekler için üretilmiş güneş kremleri kullanılmalıdır. Bebekler için üretilen güneş kremlerinde çinko oksit ve titanyum oksit içeren güneş kremleri tercih edilmelidir. Bu iki madde doğal güneş filtresi niteliğindedir.   Bebekleri güneş yanıklarına karşı korumak oldukça önemlidir. Çünkü bebeklerin hassas ciltlerinde sık sık güneş yanığı oluşması onların gelecek yaşamlarında cilt kanseri riskini artırır.

Bebeklerde Akne, Nedenleri Ve Tedavisi

Bebeklerde akne genelde yüzde yanak, burun ve alın bölgesinde görülür. Bebeklerde akne yaygın cilt sorunudur ve geçicidir. Bebeklerdeki akneyi önlemek için yapılabilecek az şey vardır.   Bebeklerde akne belirtileri   Bebek aknesi genelde küçük kırmızı yumru veya püstüller şeklinde olur ve çoğunlukla yanak, burun veya alın bölgesinde görülür. Sıklıkla doğumdan sonraki ilk 2 – 4 hafta içinde gelişir. Bebekteki akneler bebek mızmız olduğunda veya ağladığı zamanlarda daha da kötüleşebilir.   Birçok bebekte ayrıca burun, çene veya yanak bölgesinde küçük beyaz yumrular gelişebilir. Bunlar milia olarak bilinmektedir.   Bebeği akne sorununda ne zaman hekime göstermek gerekir?   Eğer bir ebeveyn olarak bebeğinizin cildindeki bir sorun sizi endişelendiriyorsa bebeğinizi hekimine gösterin. Bebeklerdeki akne genelde 3 – 4 ay içinde yok olur.   Bebeklerde akne nedenleri   Bebeklerdeki aknenin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte birçok etken bunda rol oynayabilir. Bu etkenler aşağıda belirtilmiştir:   1. Hamilelik döneminde hormonal değişmelerin bebeği etkilemesi 2. Emzirme döneminde annenin kullandığı bazı ilaçlar 3. Bebek için kullanılan cilt bakım ürünleri 4. Bebekte sıcak basması 5. Bebeğin salyası gibi etkenlerin bebeğin cildinizi tahriş etmesi   Bebekte akne teşhisi nasıl yapılır?   Bebekte akne teşhisi için belirli bir test yoktur. Hekim cildi gözlem yoluyla teşhiste bulunur.   Bebeklerde akne tedavisi   Bebeklerdeki akne genelde birkaç ay içinde kendi kendine geçer. Bunun için genelde tıbbi bir tedavi gerekmez. Bazı vakalarda ise bebekteki akneler daha uzun süre bebeğin cildinde kalır. Bu tür inatçı akne vakalarında bebeğin hekimi tıbbi amaçlı bir krem veya diğer tedavilerden önerebilir. Bebekteki akne orunu için hekime danışmadan asla herhangi bir otc ilaç verilmemelidir. Çünkü bazı otc ilaçlar bebeğin hassas cildine zarar verebilir.   Bebekteki akne için ayrıca şunlar yapılabilir:   1. Bebeğin cildi her zaman temiz tutulmalıdır. Bebeğin yüzü günlük olarak ılık suyla yıkanmalıdır. Akneli bebekler için nemlendirici yüz sabunları kullanılabilir. Sabunla yıkandıktan sonra ılık suyla iyice durulanmalıdır. 2. Bebeğin yüzü nazikçe kurulanmalıdır. 3. Bebekteki akneler çekip çekiştirilmemeli ve koparılmamalıdır. Bu bebeğin cildinin daha fazla tahriş olmasına ve enfeksiyon kapmasına neden olabilir. 4. Bebeğin cildinde yağ veya losyon kullanmaktan kaçınmalıdır.

Bebeklerde Ateş

Yeni doğan bebeklerin bağışıklık sistemleri henüz tam olarak olgunlaşmamıştır ve bundan dolayı da enfeksiyonlara daha yatkın durumdadırlar. Özellikle doğumdan sonraki ilk birkaç ayda bebeklerde görülen ateş ciddiye alınmalıdır. Bir bebekte yüksek ateşten söz etmek için bebeğin ateşinin rektal yolla ölçümle en az 38 derece olması kabul edilir.   Bebeklerin ateşi neden çıkar?   Bebeklerde ateşin çıkmasının birçok nedeni olabilir. Fakat en yaygın nedeni enfeksiyonlardır. Ateş aslında vücudun bağışıklık siteminin bakteri ve virüslere karşı vermiş olduğu koruma amaçlı bir yanıttır. Bu tür enfeksiyonel durumlarda artan vücut ısısı bakteri ve virüslere karlı mücadele verir. Çünkü bazı bakteri ve virüsler yüksek ısıdan hoşlanmazlar. Bu durumda vücudun bağışıklık sistemi tarafından yok edilirler.   Bebeklerdeki ateşin veya yüksek vücut ısısının nedeni bebeğin aşırı giydirilmesi veya yüksek hava sıcaklığına uzun süre maruz bırakılmasından kaynaklanabilir. Bu gibi durumlarda mevcut duruma uygun olara bebeği daha hafif giyindirmek gerekir.   Bebeklerde ateşten ne zaman endişe etmek gerekir?   Birkaç aylık bebeklerde herhangi bir ateş durumu önemle dikkate alınması gereken enfeksiyonel bir durumun göstergesi olabilir. 2 yaşın altındaki tüm çocuklarda yükse ateş durumunda hekimin değerlendirmesine ihtiyaç vardır.   Bir bebekte eğer ateşin yanında başka hastalık belirtileri de varsa (  sinirlilik, halsizlik, uyuşukluk, kötü beslenme, solunum zorluğu, döküntü, kusma, ishal v.b. ) bunu ertelememek ve hemen hekime göstermek gerekir.

Diş Çıkaran Bebeği Sakinleştirmek

Bebekler diş çıkarırlarken odlukça stresli, huysuz ve mızmız olurlar. Çünkü diş çıkaran bebeğin diş etlerinde, ağrı, acıma ve kaşıntı gibi şeyler olur. Bebeğin ebeveynleri de en az onun kadar stres yaşarlar. Fakat bazı yöntemler bebekleri diş çıkarma süreçlerinde sakinleştirmeye yardımcı olmaktadır.   1. Diş çıkaran bebeği sakinleştirmek için kullanılan en eski yöntemlerden birisi ona çiğneyebileceği bir şeyler vermektir. Bebeğin diş etleriyle çiğnemesi ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur. Bebeğe çiğnemesi için temiz bir avlu veya bez veya çiğneyebileceği yumuşak ve temiz bir başka obje verilebilir. Bebeğe çiğnemesi için verilen havlu, bez veya diğer objeler sert kimyasallarla yıkanmamış olmalıdır. Ayrıca diğer objeler yumuşak olmalı, sert ve keskin yüzeyleri olmamalıdır. Aksi halde bebeğin diş etlerini yaralayabilir.   2. Bebeğin diş etlerine masaj yapmak da diş çıkaran bebeği rahatlatır. Fakat masaj yapmadan önce elleri iyice yıkamak gerekir. Hafif bir masaj iyi gelecektir.   3. Bebeğinizin yüzünü temiz ve yumuşak bir bezle silin. Diş çıkaran bebeğin salyası temizlenmezse ağız bölgesini tahriş edebilir.   4. Diş çıkaran bebeği rahatlatmak için hekime danışmadan asla otc bir ilaç verilmemelidir.   5. Diş çıkaran bebeğinizin davranışlarını ve durumunu iyi gözleyin. Genelde diş çıkarma bebeği çok fazla etkilemez. Örneğin yüksek ateş diş çıkarmanın bir göstergesi değildir. Daha çok bir hastalık belirtisidir. Bu nedenle bebeği eğer ateş gibi daha ciddi bir durum varsa hekimine mutlaka göstermek gerekir.   6. Diş çıkaran bebeği sakinleştirmek için diş etlerine alkol gibi uygulamalar asla uygulanmamalıdır. Bunlar tehlikeli olabilir.

Bebeklerde Egzama, Belirtileri, Nedenleri Ve Tedavisi

Egzama bebeklerde yaygın görülen cilt sorunlarından birisidir. Özelikle doğduktan sonra ilk birkaç aylık süreçte daha sık görülmektedir. Bebeğinizin yaşadığı cilt sorununun egzama olup olmadığından emin değilseniz aşağıdaki sorular ve yanıtları size yardımcı olacaktır:   Bebeklerde egzama belirtileri nelerdir, nasıl anlaşılır?   Bebek egzaması aynı zamanda atopik dermatit olarak da bilinmektedir. Çocukların %10 – 15 inde görülmektedir. Bebeğin cildinde kırmızı cilt lekeleri olarak görülür. Ciltte kaşıntı, kuruma olur ve cilt pürüzlü görünür.   Egzama bebeğin vücudunda herhangi bir yerde görülebilir. Fakat çoğunlukla bebeğin yanaklarında, kol ve bacak eklem yerlerinde oluşur.   Bebeklerde egzama sorunu konak veya diğer kırmızı ve kaşıntılı cilt sorunlarıyla karıştırılabilmektedir.   Bebeklerde neden egzama olur?   Bebeklerde egzamanın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat bağışıklık siteminin sabunlara, kremlere, çeşitli alerjenlere, deterjanlara, strese, sıcağa ve terlemeye bir reaksiyonu olduğu düşünülmektedir. Bir de anne veya babada egzama sorunu varsa bebekte de egzama görülme ihtimali diğer bebeklere göre daha yüksektir. Yani kalıtım faktörü de egzamada rol oynayabilmektedir.   Cildin koruma kalkanındaki bozulmalar cildi dışarıdan gelen etkenlere karşı daha korumasız yapmaktadır ve bu da bebeklerde egzama için bir risk teşkil etmektedir.   Bebeklerdeki egzama kendi kendine geçer mi?   Egzama sorunu görülen bebekler ve çocuklar okul çağına geldiklerinde bu sorunu atlatmaktadırlar. Yani egzama sorunu ile büyüyebilmektedirler. Fakat bazı çocuklarda ise egzama yetişkinlik döneminde de devam edebilmektedir ve cilt kuruluğu – kaşıntı sorunu uzun yıllar devam edebilmektedir.   Bebeklerde egzamayı tetikleyen etkenler nelerdir?   Her bebekte egzamayı tetikleyen etkenler farklı olabilir. Fakat genelde egzamayı tetikleyeni belli başlı temel etkenler bulunmaktadır. Bunlardan kaçınmakta fayda vardır.   1. Ortamdaki nem eksikliği, kuru havaya ve dolayısıyla bebekte cilt kuruluğuna neden olabilir. Kuru havalar bebekte egzamayı tetikleyebilir. Kuruyan bebek cildinde diğer bir egzama belirtisi olan kaçıntı da oluşur.   2. Bebeklerde4 egzamayı bazı tahriş adici maddeler tetikleyebilir. Yün kıyafetler, vücut sabunları, çamaşır deterjanları   3. Bebeklerde egzamayı tetikleyen etkenlerden birisi strestir. Stres bebekte ve çocukta cildinde kızarıklıklar, tahrişler ve kaşıntıya neden olabilir. Bunlar egzama belirtileri arasındadır.   4. Sıcak ve terleme bebeklerde bir başka egzama tetikleyicisidir. Mevcut egzama sorununu da daha da alevlendirebilir.   5. Bebeklerde çeşitli alerjen besinler de egzama tetikleyicisi olabilir. Genelde inek sütü, fıstık, yumurta bebeklerde alerjen besin olarak bilinir ve bunların bebekte egzamaya yol açma riski daha yüksektir.   Bebekte egzamayı tedavi için ne yapılabilir?   Bebekte egzamayı tedavi için egzama sorununu iyi yönetmek ve kontrol altına almak gerekir. Bu amaçla genelde şunlar uygulanır:   Nemlendiriciler: Bebekte egzamayı tedavi için iyi bir nemlendirici, koku ve alkol içermeyen bir krem oldukça yardımcı olabilir. Nemlendirici bebeğin cildini nemli tutmaya yarar. Banyo sonrasında hemen bebeğin cildine nemlendirici uygulamak gerekir.   Ilık suyla banyo: Ilık suyla banyo bebeğin cildini nemli ve serin tutacaktır. Bu bebekteki kalıntıyı azaltabilir. Bebekteki kaşıntıyı hafifletmek için antihistamin kullanımı konusunda ise hekime danışmak gerekir.   Topikal steroidler: Otc steroidler ( hidrokortizon kremler e merhemler gibi ) bebeğin cildindeki kaşıntıyı ve kızarıklığı hafifletebilir. Fakat bu tür ürünleri bebeğin vücudunun belli bir bölgesinde çok uzun süre ve çok fazla uygulamamak gerekir. Bunlar bebeğin derisinde incelmeye neden olabilir. Çocuklarda egzama vakalarında ultraviyole ışık tedavisi ve antibiyotikler de kullanılabilir.   Bebekteki egzamanın evde tedavisi için ne yapılabilir?   1. Bebekteki egzama tedavisinde önemli hususlardan birisi de bebeğin cildini kaşımasını önlemektir. Kaşıma egzama belirtilerini daha da kötüleştirebilir, enfeksiyona neden olabilir ve cildinde kalınlaşmaya neden olabilir.   2. Bebeğin tırnaklarının kesilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Bebek özellikle uyurken ellerine eldiven gibi bir şey giydirilmelidir. Bu pamuklu olmalıdır.   3. Bebeğe banyo yaptırırken banyoda 10 dk dan fazla tutulmamalıdır. Sıcak su bebeğin cildindeki doğal yağ tabakasına zarar verebilir.   4. Egzamaya karşı kokusuz, hafif ve alkol içermeyen sabunlar seçilmelidir. Parfümlü ürünler, deodorantlar ve anti bakteriyel sabunlar bebeğin hassas cildine zara verebilir.   5. Bebeğin cildi yıkandıktan sonra yumuşak bir havluyla pat pat yaparak kurutmak daha uygundur. Cildi ovularak kurutulmamalıdır.   6. Banyo sonrasında bebeğin cildi hafif nemliyken nemlendirici sürülmelidir.   7. Bebekteki egzamayı giyindiği kıyafetlerde tetikleyebilir veya alevlendirebilir. Bebeğe pamuklu kıyafetler giydirilmelidir. Bebek için yeni bir kıyafet alındığı zaman ilk olarak yıkanmalıdır.   8. Bebeğin kıyafetlerini yıkamak için yumuşak, koku içermeyen bir deterjan kullanmak gerekir.   9. Bebeği çok fazla giyindirmemekte ve uyuturken de üzerini battaniyelerle çok fazla örtmemekte fayda vardır. Çünkü bebeğin aşırı ısınması ve terlemesi egzamayı tetikleyebilir ve alevlendirebilir.

Ani Bebek Ölümleri Riskini Azaltmak İçin

Ani bebek ölümleri sendromu ebeveynlerin yeni doğan bebekleri için duydukları en büyük korkulardan birisidir. Ani bebek ölümleri sendromunun nedeni hakkında çok fazla şey bilinmese de yağılan araştırmalar bu konuda bazı risk faktörlerin olduğunu ortaya koymaktadır.   Ani bebek ölümleri sendromu 1 – 12 aylık bebeklerde meydana gelen ölüm sebebi olarak adlandırılır. Örneğin ABD’ de her yıl 5,000 – 6,000 arasında bebek ani bebek ölümleri sendromu olarak tanımlanan nedenden dolayı ölmektedir.   Ani bebek ölümleri sendromu görünüşte sağlıklı olarak tanımlanan bir bebeğin ani ve beklenmedik bir şekilde ölmesidir.   Fakat tüm dünya genelinde ani bebek ölümleri riskini azaltmak için uygulanan bazı önlemler de bulunmaktadır. Bu önlemler ani bebek ölümleri riskini dürmeye yardımcı olur.   1. Eğer hekiminiz aksini belirtmedikçe bebeğinizi daima sırt üstü pozisyonda uyutun.   2. Bebeğiniz uyurken başucuna yumuşak materyaller, pelüş oyuncaklar, yastıklar koymayın. Bunlar bebeğinizin hava alma yollarını tıkayabilir.   3. 12 aylıktan küçük bebeğinizi yatağında, üzerinde yumuşak battaniyeler, yastıklar veya oyuncaklarla yalnız bırakmayın.   4. Bebeğiniz uyurken üzerini sadece göğsüne kadar örtün. Bebeğinizin yüzünü kapatmayın.   5. Bebeğinizin üstünü çok kalın bir şekilde örtmeyin.   6. Bebeğinizin yanında, odasında sigara içmeyin ve sigara içilmesine müsaade etmeyin. Çünkü sigara dumanı bebeklerde soğuk alınlığı ve üst solunum yolları hastalıkları riskini artırır. Bu da ani bebek ölümleri riskini artıran bir etkendir.   7. Eğer bebeğiniz hasta görünüyorsa onu zaman geçirmeden hekime gösterin.   8. Sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmek için azami dikkat edin ve doğum öncesi kontrollerinizi mutlaka aksatmadan yaptırın.

Bebeklerde Pişik, Önlenmesi Ve Tedavisi

Pişikler genelde kirlenmiş bebek bezinin ıslaklığından dolayı cildin tahriş olmasıyla oluşur. Ayrıca bebeğin cildinde pişik vakaları bebeğin banyo sonrası uygun bir şekilde kurulanmadığı zaman da gelişebilir. Bazen bir bakteri veya mantar enfeksiyonu da bebeklerde pişiğe neden olabilir. Bebeğe antibiyotik verilmesi de özellikle mantar enfeksiyonundan kaynaklanan pişiklerde bir neden olabilir. Çünkü bebeklerde mantar gelişimini kolaylaştırabilir.   Birçok pişik vakaları tıbbi bir yardım gerektirmez. Pişiği tedavi etmek ve önlemek için aşağıdaki önerileri uygulayabilirsiniz:   1. Bebeğinizin altını sık sık kontrol edin.   2. Altını ıslattığı veya kakasını yaptığı zaman bezini bekletmeden hemen değiştirin   3. Bebek bezinin olduğu cilt bölgelerini hafif, yumuşak bir koku içermeyen temizleyiciyle veya suyla yıkayın. Eğer pişik şiddetliyse ovmadan temizlemek için bir püskürtme şişesi kullanın.   4. Islak mendil yerine yumuşak temiz bir bez kullanın. Çünkü birçok ıslak mendil parfüm veya alkol içermekte ve bı da bebeğin cildini kurutarak daha fazla tahriş edebilmektedir.   5. Bebeğinizin yeni bezini koymadan önce cilt bölgesinin biraz açık havada kendi kendine kurumasını bekleyin.   6. Bebek bezinin kapladığı cilt bölgesine vazelin sürün veya koruyucu bir merhem kullanın.   7. Eğer bebek pudrası kullanıyorsanız pudrayı bebeğinizin yüz bölgesinden uzak tutun. Özellikle talk pudrası kullanmaktan kaçının. Bu bebeğinizin yüzüne temas ettiği zaman solunum problemlerine yol açabilir.   Eğer bebeğinizdeki pişik 2 – 3 gün içinde geçmezse hekime danışın. Pişik egzama, bakteriyel veya mantar enfeksiyonu veya başka bir durumdan kaynaklanabilir. Bu durumda reçeteli bir tedaviye ihtiyaç olabilir.    

Yeni Doğan Bebeklerde Soğuk Algınlığı Tedavisi

Ebeveynler her ne kadar yeni doğan bebeklerini mikroplardan uzak tutmaya çalışsalar da birçok bebek yaşamlarının ilk haftalarında veya aylarında soğuk algınlığı geçirebiliyorlar. Yeni doğan bebeklerin bağışıklık sistemi henüz tam olarak olgunlaşmamıştır. Bu nedenle yetişkinler kadar korunaklı değildirler. Soğuk algınlığı gibi durumlara daha açıktırlar.   Bebeğinizde soğuk algınlığı oluşursa tedaviye yönelik olarak aşağıdakileri uygulamaya çalışın:   1. Bebeğinizde soğuk algınlığından şüphelenirseniz mümkün olduğunca çabuk bebeğinizin hekimini arayarak tavsiyelerini alın. Hekiminiz ayrıca bebeğinizin spesifik ihtiyaçlarına yönelik tavsiyelerde de bulunabilir.   2. Bebeğinizin her birkaç saatte bir rektal yoldan ateşini ölçün. Eğer bebeğinizin ateşi 38 dereceden fazlaysa hekiminiz bebeğinizi muayenehanesinde görmek isteyebilir.   3. Eğer bebeğinizde tıkanıklık varsa nazikçe bir burun aspiratörü kullanarak burundaki mukusu dışarı atabilirsiniz. Her iki burun deliğinde de aspiratörü kullanın. Gerekirse işlemi tekrarlayın.   4. Bebeğinizin odasını nemli tutmaya çalışın. Bunun için bir nemlendirici cihaz kullanın. Nemlendirici cihaz bebeğinizin tıkanıklığını açmaya yardımcı olacaktır. Nemlendirici cihaz bebeğinizin özellikle uyku zamanlarında oldukça faydalı olabilir.   5. Bebeğinizin soğuk algınlığı tedavisinde hekiminizin önerdiği tuzlu burun damlasını kullanın. Bu damlalar yeni doğan bebeklerde tavsiye edilmektedir. Fakat kullanmadan önce bebeğinizin hekimiyle görüşerek yine tavsiyelerini alın.   6. Bebeğinizin burun deliklerinin her birine tuzlu burun damlasından 2 – 6 damla kadar damlatın. Bu damlalar ihtiyaç oldukça bebeğin tıkanıklığını açmada ve mukusu temizlemeye yardımcı olmakta kullanılabilir.   7. Bebeğinizin uyku zamanlarında bebeğinizin başını biraz da yüksek tutun. Böylelikle bebeğiniz daha iyi nefes alıp verir.   8. Pediatristler yeni doğan bebeklerin soğuk algınlığı tedavisinde sıvı alımının artırılmasını tavsiye etmektedirler. Bu burun akıntısı yoluyla sıvı kaybına uğrayan bebeğin sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur.

Bebeğin Ateşini Düşürmek İçin

Bebekleri aşırı derecede giyindirmek, bebeğin diş çıkarması, hasta olması ve aşılar bebekte ateşe neden olabilir. Bebeğinize dokunduğunuzda çok sıcak hissederseniz bu bebeğinizin ateşi olduğunu gösterebilir. Bu durumda bebeğinizin ateşini ölçün. Bunu ya koltuk altı bölgesinden veya rektal yoldan ölçerek yapın. Eğer bebeğiniz 3 aylıktan daha küçükse ve ateşi 100.4 fahrenayt veya daha fazlaysa ( 38 derece veya daha fazla ) bu konuda bebeğinizin hekimiyle görüşerek bilgi verin.   Ayrıca bebeğinizin ateşini düşürmek için aşağıdakileri uygulayın:   Eğer bebeğiniz 3 aylık veya daha küçükse   1. Bebeğinizi daha sık emzirin. Eğer mama veriyorsanız mama yedirmeye devam edin. Ateşi olan bebeğinizin biraz mızmız ve huzursuz olması normaldir. Eğer bebeğiniz birkaç defadır beslenmeyi reddediyorsa durumu bebeğinizin hekimine bildirerek danışın. Çünkü bebeğinizin vücudundaki bir sıvı kaybı tehlikeli olabilir.   2. Bebeğinizin üzerindeki fazla kıyafetleri çıkarın. Eğer titremeye başlarsa üzerine battaniyesini örtün.   3. Bebeğinize ılık bir banyo yaptırın. Özellikle ateşli bir nöbet geçiriyorsa bunu yapın. Bunun için ılık suyun içine bir sünger sokun ve bebeğinize cildine süngeri hafif ovarak uygulayın. Nöbet ateşten kaynaklanabilir.   Eğer bebeğiniz 3 aydan daha büyükse   1. Bebeğinize hekiminizin tavsiye ettiği rehidrasyon sıvısı verin. 1 yaşından daha küçük çocuklar ağızdan alına elektrolit sıvılarından faydalanabilirler.   2. Çocuğunuzu dinlendirin. Çok fazla hareket etmesi vücut sıcaklığını artırabilir.   3. Bebeğinizin hekimine danışarak verilebilecek ilaç tavsiyesini alın. Hekiminizin önereceği ilacı hekimin belirttiği şekilde kullanın.

Bebekle Nasıl İletişim Kurulur?

Bebeğiniz henüz konuşamasa da veya sizin söylediklerinizi tam olarak anlayamasa da bu sizin onunla iletişim kurmanıza mani değildir. Tam aksine bebeğinizle iletişim kurmanız gerekir. Bebeğinizle iletişim kurmanız onun sosyal becerilerini ve dil gelişimini olumlu etkileyeceği gibi onun sizinle olan bağının kuvvetlenmesine de yardımcı olacaktır.   Bebeğinizle nasıl iletişim kurabilirsiniz?   1. Bebeğinizle iletişim kurmak için yapabileceğiniz şeylerden birisi ona kitap okumaktır. Bebeğinizin düzeyine uygun bir renkli resimli kitap alın ve ona kitap okuyun. Bebeğinizin kitaba bakmasına ve dokunmasına izin verin. Bu tür kitaplar bebeklerin duygularını canlandırır. Hikayelerdeki farklı karakterleri farklı seslerle okumanız dil gelişimi açısından daha uygun olacaktır ve bu bebe için daha ilgi çekicidir. Kitaptaki resimler hakkında bebeğinize soru da sorabilirsiniz. Örneğin “Kedi nerede” diye soruduktan sonra kediyi gösterin.   2. Bebeğinizin yaşına uygun oyunlar oynayarak bebeğinizle iyi bir iletişi kurabilirsiniz. Oyun bebeğinizin size daha çok alışmasına, mutlu bir zaman geçirmesine ve iletişi becerisinin gelişmesine yardımcı olacaktır.   3. Bebeğinize şarkı söyleyin ve onunla dans edin. Müziğin sesini fazla açmadan düşük veya orta seviyede bebeğinizi kollarınızda hafifçe sallayabilirsiniz. Bebeğinizin sizin şarkı söylerken ki sesinizi de oldukça sevecektir.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: