Bebeklerde Beslenme Kategorileri
Bu kategoriye alt kategori eklenmemiş!!!
Bebeklerde Beslenme Makaleleri

Bebeklerin Beslenmesi Nasıl Olmalı?

Bebekler ek besinleri almaya başladıklarında beslenmesi yetişkinlerinkinden farklıdır. Örneğin yağsız veya düşük yağlı besinler yetişkinlere önerilirken bebekler için düşük yağlı beslenme uygun değildir. Lifli besinler bebeklerin sindirim sistemi iç faydalı olmakla birlikte fazla düzeyde lifli besin tüketmek bebeğin sindirim sistemine zara verebilir. Bir bebeğin enerji düzeyinin artması için düşük yağlı bir beslenme uygun olmamaktadır.   Eğer sizin bebeğiniz de ek besinleri almaya başladıysa 6-12 aylık olduklarında beslenmesinde bazı önemli temel noktalara dikkat etmeniz ve bazı besin gruplarını özellikle yedirmeniz gerekir. İşte size bazı tavsiyeler:   1. Sebze ve meyveleri ihmal etmeyin   Bebeğiniz ek besinleri almaya başladığında en temel besin gruplarından birisi taze sebze ve meyveler olacaktır. Çünkü sebze ve meyveler bebeğinizin sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişebilmesi için gerekli olan vitaminleri, mineralleri içerirler. Ayrıca bebeğiniz için gerekli olan lifleri de sağlar.   Bebeğinize meyve olarak mutlaka kırmızı, sarı ve yeşil meyvelerden yedirin. Çünkü bu meyveler önemli birçok vitamin ve mineral açısında zengin olmakla birlikte özellikle A vitamini kaynağıdır.   Yeşil yapraklı sebzeler de bebeğinizin beslenmesi için oldukça değerlidir. Çünkü önemli bir C vitamini kaynağıdır. Bunun yanında C vitamini olarak portakal ve mandalina gibi turunçgil meyvelerini, kavunu ve mangoyu yedirebilirsiniz.   2. Nişastalı gıdalar   Nişastalı gıdalar da bebeğinizin belenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü nişastalı gıdalar da bebeğiniz için önemli bir besin kaynaklarıdır. Besin değerleri yüksektir. Bebeğinize enerji verirler. Protein yanında lif ve B vitamini de sağlarlar. Nişastalı yiyecekler ayrıca diğer başka vitaminleri de içerir. Nişastalı yiyecek olarak bebeğinize pirinç, makarna, patates, ekmek ve hububatları yedirebilirsiniz.   3. Protein kaynaklarından yedirin   Bir bebeğin iyi bir şekilde büyüyüp gelişebilmesi için proteinlere de ihtiyacı vardır. Hatta proteinler bebekler için kritiktir. Bebeğiniz eğer üç öğünde ek besinler alıyorsa bunun en az 2 öğününde protein içeren besin yedirmelisiniz. Protein kaynağı olarak sadece et ve balığı düşünmeyin. Bunlar önemli protein kaynaklarıdır. Fakat bebeğinizin beslenmesini çeşitlendirmeli ve diğer protein kaynaklarını da zaman içinde bebeğinize sunmalısınız. Et ve balığın dışında bebeğinize yumurta, baklagiller, fasulye, mercimek, soya fasulyesi peyniri gibi protein kaynaklarını da yedirebilirsiniz.   4. Bebeğinizin beslenmesinde yağlar   Bebeklerin beslenmesi biz yetişkinlerin beslenmesinden farklıdır. Örneğin yağ tüketimi bebeklerin büyüyüp, gelişmesinde önemlidir. Çünkü bebekler veya çocuklar yağa yetişkinlerden daha fazla ihtiyaç duyar. Özellikle bebeğiniz 2 yaşında olan kadar ona süt, yoğurt ve peynirin tam yağlı olanlarını yedirin.   5. Lifli besinler   Lifli besinler de bebekler sindirim sistemi için gereklidir. Sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlayarak kabızlık gibi sorularda faydalıdır. Fakat bir bebeğe aşırı derece de lifli besin yedirmek de zararlıdır. Çünkü bir bebeğin şu an için sindirim sistemi fazla miktarda lifle baş edemez. Fazla miktarca lif ayrıca bebeğiniz veya çocuğunuz karnını çabuk doyurabileceği için diğer besinlerden beslenmesini önleyebilir. Bebeğinize hububatları yedirebilirsiniz. Sebze ve meyveler de lif kaynağıdır.   Bir bebeğin beslenmesinde en öneli kurallardan birisi de dengedir. Bebeğiniz ek besinleri almaya başladığında her besinden dengeli bir şekilde vermeye çalışın. Bebeğinizi bir besinle tanıştırdıktan sonra diğer bir yeni besin için 2-3 gün kadar bekleyin. Bir seferde birden fazla ek besinle bebeğinizi tanıştırmaktan kaçının.

Bebeklere ve Çocuklara Özel " Tombul Organik Bebek ve Çocuk Tarhanası "

Bebeklere ve Çocuklara Özel " Tombul Organik Bebek ve Çocuk Tarhanası "   "Kalbinizden sevgi sofranızdan tarhanamız eksik olmasın" sloganıyla vatandaşlara seslenen ve sektörün önde gelen firmalarından olan Tombul Doğal ve Organik Ürünler firması lezzetinden ödün vermeden hiçbir katkı maddesi kullanmadan, tamamen doğal ve geleneksel yöntemlerle üretilen Tombul Organik Bebek ve Çocuk Tarhanası özellikle bebekler ve çocukların ek gıdası şifalı ve besleyicidir.   "Annelerimizin yöntemleriyle geleneksel tarzda hazırlanan ve üretim aşamasında taze kırmızıbiber ve domates kullanılan, hammaddelerini doğal ortamlarda kurutulan, Tombul Organik Bebek ve Çocuk Tarhanası Türkiye'de ilk defa organik tarhana üretimiyle şifalı ve besleyici üründür.   Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde hormonsuz özel tohumlarla üretilen malzemelerin, Almanya'da faaliyet gösteren İsveçli 'Bio Inspecta AG' tarafından 24 Ocak 2012 tarihinde sertifikalanmıştır. "Biz tıpkı annemizin yaptığı gibi bir tarhana yapmak istedik ancak son yıllarda organik adı altında birçok kimyasal ürün piyasada satılmaya başlaması ve bu konuda birçok görevlinin de yeterince bilgi ve denetime sahip olmaması sebebiyle yola çıkarak, ürettiğimiz Tombul Organik Bebek ve Çocuk Tarhanasını gönül rahatlığı ile tüketebilirsiniz.   Tombul Organik Bebek ve Çocuk Tarhanası   6 aylık ve üzeri yaştaki çocukların gelişimine büyük destek sağlayan yepyeni bir ürün; Bebek ve küçük çocuk ek gıdası bebek tarhanası tamamen doğal, katkısız, besleyici ve vitamin deposu geleneksel lezzet.   İçindekiler: Organik buğday unu, Organik taze kırmızı biber(kapya biber), Organik yoğurt, Organik kuru soğan Organik havuç Organik domates, Organik ısırgan otu, Organik maydanoz, Organik kuru nane, Organik ekşi maya, Organik deniz tuzu.

Çocuklarda En Yaygın Görülen Besin Alerjileri

Çocuklarda alerjiye neden olduğu bilinen 160’dan fazla besin bulunmaktadır. Bu besinlerden bazılarının alerjiye yol açma riski daha yüksek, diğerlerinin ise daha düşüktür. Daha doğrusu bu 160 besin arasında da en çok alerji yapan besinler bulunmaktadır.   Hatta bu konuda Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi çocuklarda besin alerjisine en çok yol açan besinleri belirlemiştir. Eğer sizin çocuğunuzda da besin alerjisi varsa muhtemelen bu besinlerden birisine veya daha fazlasına alerjisi olma riski daha yüksektir.   Ortalamaya göre çocuklardaki besin alerjilerinin %90 ı aşağıdaki besinlerden kaynaklanmaktadır.   Süt: Bazen inek sütü bazı bebeklerde süt alerjisi dediğimiz alerjik duruma yol açabilmektedir. Bebekler 1 yaşına kadar anne sütünü aldıktan sonra 1 yaşından sonra süt olarak inek sütünü tüketmeye başlayabilirler. Süt alerjisi ortalama olarak her 10 bebekten 1 tanesinde görülebilmektedir. Süt alerjisi durumu genelde 2-3 yaş civarlarında ortadan kalkar. Bebekte süt alerjisi oluştuğunda egzama, öksürük, hırıltı, burun akıntısı, gaz sancısı, kabızlık gibi belirtiler görülebilir. ( Bebeklerde Süt Alerjisi )   Yumurta: Yumurta bebeklerde alerji oluşturma riski yüksek besinlerden birisidir. Hekim tavsiye etmediği sürece bebeğe 1 yaşından önce yumurta verilmemesi önerilmektedir.   Fıstık ezmesi: Fıstık bebeklerde alerjiye yol açma riski en çok olan besinlerden birisidir. Hatta bir alerjik durumda bebeğin hayatını bile tehdit etme potansiyeline sahiptir. Bebekte fıstık alerjisi oluştuğunda ciltte kızarıklık, döküntü, ishal, hırıltı belirtileri görülebilir. Hatta şiddetli bir alerjik durumda bebek solunumda zorluk yaşayabilir. Bebeğin hayatını tehdit edebilecek olan bu durum anaflaksi olarak adlandırılır.   Ağaç yemişleri: Badem ve ceviz gibi ağaç yemişleri de bebeklerde besin alerjisine yol açma riski daha yüksek olan besinlerdendir.   Diğer besinler: Soya fasulyesi, buğday, balık ve kabuklu deniz ürünleri ( yengeç, istakoz, karides ) de besin alerjisi riski yüksek olan besinler arasındadır.

Bebekler İçin En İyi Ek Besinler, Sebzeler, Meyveler

Bebek ek besinlerle nasıl tanıştırılmalı?   Bebeğiniz ilk ek besinlerini almaya başladıysa bu süreçte dikkat etmeniz gereken en önemli şey, bu ilk ek besinlerin bebeğinizin sindirim sistemi için hafif olması ve alerjik bir reaksiyona yol açmamasıdır.   Bebeğinize ilk ek besinleri verirken bu besinlere ekstradan tuz ve şeker eklememelisiniz. Tuz bebeğinizin böbreklerine zarar verebilir. Şeker ise bebeğin tatlıya daha çok alışmasına ve ilk dişlerinin de tatlıdan zarar görmesine yol açabilir.   İlk haftalar içinde bebeğinize çeşitli besinlerden oluşan besin karışımları vermemelisiniz. Bu konuda dikkatli olmanızda fayda vardır. Çünkü besinler birbiriyle karıştırılarak bebeğe verildiğinde bebek bunu iyi sindiremeyebilir ve bir alerjik soruna yol açabilir. Her bir besini tek tek ve her yeni ek besin arasında 3 gün kadar bekleyerek bebeğinizi yeni besinlerle tanıştırmalısınız. ( Bebeklerde Besin Alerjisi )   Bebek için en iyi ilk ek besinler nelerdir?   Sebzeler   Havuç: Havuç beta-karoten yönünden zengin bir besindir. Ayrıca bebeği sütten kesme süresinde de harika bire besindir. Bebek için doğal bir tatlı görevi de görür.   Kök sebzeler: Havuç, patates, tatlı patates, balkabağı, şalgam kök sebzeler grubundadır ve bebekler için iyi bir ilk ek besin olurlar. Püre edilerek bebeğe verilirler.   Balkabağı: Balkabağı kolay sindirilebilen bir sebzedir. Bebekte alerjik olması çok nadirdir. Ayrıca bebeği sütten kesme sürecinde de anne sütü yerine ikame edilebilir. Harika bir beta-karoten kaynağıdır.   Tatlı patates: Tatlı patates potasyum, C vitamini ve lif açısından zengindir. Beta-karoten kaynağıdır. Vücudu serbest radikallerden koruyarak kanser riskini düşürür. Bebekler için mükemmel bir ilk besindir.   Kabak: Kabak harika bir beta-karoten kaynağıdır. Besleyici bir besindir. Özellikle kabuğu oldukça değerlidir. Bu nedenle bebeğe kabak yedirirken kabuğunu soymadan yedirilmelidir.   Brokoli: Brokoli bebek için harika bire besindir. C vitamini kaynağıdır. Beta-karoten, folik asit, demir, potasyum zenginidir. Ayrıca anti kanser özellikleri de vardır. Bebek eğer brokolinin tadını sevmezse ve bu nedenle yemezse içine tat verici bir başka besin de eklenebilir. Bu tatlı patates veya balkabağı olabilir.   Patates: İyi bir potasyum ve C vitamini kaynağıdır. Bebek diğer sebzeleri de almaya başladığında diğer sebzelerle de birlikte karışım yapılarak bebeğe yedirilebilir.   Meyveler   Elma püresi: Elma püresi bebekler için en iyi ilk meyvelerdendir. Sindirimi kolaydır ve harika bir bebek besinidir. İshale iyi geldiği bilinmektedir. Elmada bulunan pektin maddesi ( çözünebilen bir lif ) kabızlığa karşı da mücadele etmektedir.   Papaya: Papaya ek besinleri almaya başlayan bebekler için ve daha sonra bebeği sütten kesme sürecinde bebeğe yedirilebilecek güzel bir besindir. Bebek tarafından kolayca yutulabilir. C vitamini ve beta-karoten yönünden zengindir. Papaya ayrıca lif kaynağıdır. Bebeğin bağırsak hareketlerine de yardımcı olarak kabızlığa iyi gelir.   Armut: Armut ilk bebek besinleri arasında alerjik etki riski en az olan meyvedir. Bu nedenle ek besinleri almaya başlayan bebekler için idealdir.   Muz: Muz bebek için enerji kaynağı olan bir meyvedir. Şeker yönünden de pek risk teşkil etmez. Bebek için harika bir ilk ek besindir. İshal ve kabızlık sorununa iyi gelir.   Kayısı: Kayısı iyi bir beta-karoten kaynağıdır. Lif açısından da zengindir. Demir ve potasyum mineralleri de içerir. Bu açıdan bebek içim besin değeri yüksek bir besindir.   Kavun: Kavun da bebek için oldukça besleyici bir besindir. C vitamini ve beta-karoten açsından zengindir ve doğal bir tatlı görevi görür.   Yaban mersini: Yaban mersini C vitamini ve beta-karoten kaynağıdır. Kabuğundaki antosiyaninler kansere karşı koruma sağlamaktadır. Yaban mersini yüksek düzeyde antioksidan özeliği olan bir meyvedir.   Şeftali: Şeftali C vitamini kaynağıdır ve sindirimi kolay bir meyvedir. Bu açıdan bebek için idealdir.   Bebek pirinci ve et   Bebek pirinci: Bebekler için ilk ek besinlerdendir. Daha doğrusu bebek birinci bebeklerin tanıştıkları ilk ek besin olmalıdır. Çünkü gluten içermezler. Gluten maddesi özellikle 6 aydan daha küçük bebekler için alerjik olabilir. Gluten buğday, yulaf, arpa ve çavdarda bulunan bir proteindir. Bebek pirinci kolayca sindirilebilir ve sütlü bir tadı vardır. Bebeğin anne sütünden tamamen katı besinlere geçiş sürecinde oldukça ideal bir besindir.   Kırmızı et: Kırmızı et bebekler için en iyi demir kaynağıdır. Çünkü bebekler 6 aylık olduklarında depoladıkları demir düzeyinde azalma olur ve demir eksikliği yaşamaya başlar. Bu nedenle kırmızı et demir düzeyi yüksek bir besin olarak bebeğe yedirilebilir. Anne sütü yeterince demir içermez.

Bebeklerin D Vitamini İhtiyacı

Emzirilen bebekler anne sütünden yeterince D vitamini alamayabilirler. Bu nedenle emzirilen bebeklerin D vitamini desteğine ihtiyaçları olur.   Bebeklere neden D vitamini desteği verilmeli?   Emzirilen bir bebek yeterince D vitamini alamadığı zaman kemik gelişimi bundan olumsuz etkilenebilir. Çünkü D vitamini kemik gelişimi için önemli bir vitamindir. D vitamini bebeklerin vücudunda yeterince depolanmamaktadır.   D vitamini bebeklerin bağışıklık sisteminin gelişmesinde, diyabet, raşitizm ve kanser gibi hastalıkların önlenmesinde de rol oynayan bir vitamindir.   Anne sütü yeterince D vitamini içermemektedir. Bu nedenle bebekler günlük olarak ihtiyaç duydukları D vitaminini desteği alarak almalıdırlar.   D vitamini ayrıca bebeğin vücudunun kalsiyum ve fosforu daha iyi kullanması için gereklidir.   D vitamini için güneş ışığı iyi bir kaynak olmasına rağmen 6 ayda daha küçük bebeklerde pek tavsiye edilmemektedir. Bu nedenle D vitamini desteği verilmesi tavsiye edilmektedir.   Bebeklerin günlük D vitamini ihtiyacı ne kadardır?   Bebeklerin günlük D vitamini ihtiyacı 400 IU kadardır. D vitamininin bebeklere damla şeklinde verilmesi tavsiye edilir. D vitamini bebeklere doğumdan itibaren verilme başlanır. Buna 1 yaşına kadar devam edilir. 1 yaşından sonra tam inek sütü ile ve diğer D vitamini içeren besinlerle beslenerek D vitamini ihtiyaçlarını giderebilirler.

Bebekler Yediğini Neden Çıkarır

Bebeklerin yedikleri besinlerin bir bölümünü geri çıkarması genelde normal bir durumdur. Bu şekilde yediklerinin bir bölümünü geri çıkarması genelde 6 aylıktan daha küçük bebeklerde olmaktadır. Fakat bazen bebeğin yediğinin bir kısmını geri çıkarması bir hastalığa da işaret edebilir. Bebekte bir bağırsak tıkanıklığı sorunu olabilir.   Yeni doğan bebeklerdeki bu tür yediğinin bir kısmını geri çıkarma bebeğin yemek borusuyla mide borusu arasında bulunan olgunlaşmamış bölüm olan sfinkterden kaynaklanabilir.   Bebeğin aşırı derecede beslenmesi, geçirdiği ateşli hastalıklar da bebeğin yediğini çıkarmasına neden olabilecek durumlardır. Bebeğin beslenirken hava yutması da bu duruma yol açabilir.   Bebeklerde bu tür kusma vakalarına karşı bebeği aşırı beslememek, besledikten sonra bebeği olabildiğince dik oturtmak, beslenme sonrası bebeği zıplatmamak, öğün sırasında bebeği beslerken ara ara sırtına masaj yaprak gazını çıkarmak faydalıdır. Ayrıca bebeğe biberon veriliyorsa biberon memesi ne büyük ne de küçük olmalıdır. Bebeğe uygun olmalıdır. Aynı şekilde bebeğe verilen emzik boyutları da bebeğe uygun olmalıdır. Çünkü küçük veya büyük olduğunda bu bebeğin hava yutmasına yol açabilir.   Tüm bu önlemlere rağmen bebekler yediklerinin bir kısmını tükürebilir ve kusabilir. Bunu önlemenin kesin bir yolu yoktur. Bu durumda bebeği kucağına alan kişinin bebeği olabildiğince dik bir şekilde tutması ve omuz kısmına doğru bir bez yerleştirmek iyi olacaktır. Bebek yediğinin bir kısmını geri kusarsa bu beze çıkarabilir.   Eğer bebek yediğinin çoğunu geri tükürüyorsa, fışkırtır şekilde kusuyorsa bu bir hastalığa işarettir. Bu durumda bebeği hekime göstermek gerekir. Bebeğin bu şekilde yediklerinin çoğunu geri tükürmesi ve kusması bebeğin zaman içinde gelişimini de olumsuz etkiler.

Bebeklere Ne Zaman Ve Ne Kadar Su Verilmeli?

Birçok ebeveynin merak ettiği konulardan birisi de bebeğe ne zaman ve ne kadar su verilmeli? konusudur. Bebeğinize su vermeyi düşünüyorsanız aşağıdaki bilgileri dikate alarak hareket etmenizde fayda vardır:   Bebeklere ne zaman su verilmeli?   Bebeklere ne zaman su verilmesi gerektiği konusunda farklı fikirler bulunmaktadır. Fakat bebeklere su verilmesi konusunda genel kanı 6 aydan önce bebeklere su verilmemesi yönündedir. Bazı özel sağlık sorunları veya durumlar için hekim tavsiye etmedikçe bebeğe bu zamandan önce su verilmemelidir.   Bebekler için ilk 6 ay anne sütüyle beslenmeleri tavsiye edilmektedir ve anne sütü ilk 6 ay normal şartlarda bebeklerin sıvı ihtiyacını karşılamaktadır. Anne sütünün yetmediği durumlarda bebeğe mama verilebilir. Hekim önermedikçe bebeğe 6 ayda önce su vermek bebekte çeşitli sorunlara yol açabilir. Bu sorunlar şunlar olabilir:   1. Bebeğe su vermek bebekte yetersiz beslenmeye ve kilo kaybına yol açabilir. Çünkü su içerek bebek gereksiz bir şekilde tok tutulur ve alması gereken besinleri yeterli düzeyde alamaz. Bebek su içerek daha az anne sütü veya mama ile beslenmiş olur.   2. Yapılan araştırmalara göre bebeklere 6 aydan önce su vermek bebeklerde sarılık riskini artıran bir etkendir.   3. Bebeğin zamanından önce su içmesi anne sütüyle daha az beslenmesine neden olacağından bu anne sütünün azalmasına neden olabilir. Çünkü anne sütünü artıran etkenlerden birisi bebeği sık sık düzenli emzirmektir.   4. Bebeğe su içirmek ( özellikle fazla miktarda içirildiğinde ) bebekte su zehirlenmesine neden olabilir. Bu durum kandaki tuz dengesini bozar. Sonuç olarak bebekte nöbetlere ve hatta ölüme bile yol açabilir.   Bebeklere ne kadar su verilmeli?   Bebekler genelde katı ve diğer ek besinleri almaya başladığında ( Bu 6. aydan sonradır ) su içmek için de hazırdır. Fakat bu durumda bile yine bebeğe fazla su içirilmemelidir. Örneğin bir öğünde bebeğe küçük bir bardak içinde 60 ml kadar su verilebilir. Bebeğin su içmeye başladığı geçiş süreci için bu uygundur. Bebeğe suyun kaynatılıp ılıtılarak verilmesi daha uygundur.

Bebeklere Ne Zaman Yoğurt Yedirilebilir?

Bebeklerin ne zaman yoğurt yemeye başlayabileceği konusu ebeveynlerin kafasını karıştıran konulardan birisidir. Çünkü bu konuda farklı tavsiyeler yapılabilmektedir. Bu nedenle bebeğin ne zaman yoğurt yemeye başlayabileceği konusunu en iyi bebeğin hekimi bilecektir. Diğer yandan bu konuda birçok hekim bebeklere yoğurt yedirmek için 9-10 aylık olduğu zamanların uygun olduğunu bildirmektedir. Bununla birlikte yapılan son araştırmalara göre 6 ay gibi erken bir dönemde bebeğe sade, tam sütten yağılmış yoğurt verilebileceğini tavsiyeden hekimler de vardır. Tabi bebeğin aile geçmişinde alerji geçmişi varsa bunu da dikkate almak önemlidir. Bu nedenle 6. ayda sonra yani bebek ek besinleri almaya başladıktan sonra bebeğe yoğurt yedirmek için öncelikle bebeğin hekimiyle görüp onayını almak gerekir.   Hangi yoğurt bebek için uygundur?   Bebekler için yoğurt seçimi yaparken bebekler için üretilmiş olmasına dikkat etmek gerekir. Bu konuda birçok yoğurt markası bebekler için özel ürün üretmektedir. Ayrıca bebeklere verilecek yoğurtlarda tam sütten yapılmış yoğurt tercih edilmelidir. Tam süt yağ içeriğiyle bebek için daha besleyicidir ve bebeğin uygun gelişimi için faydalıdır. Evde de bebek için oldukça sağlıklı yoğurtlar da yapılıp bebeğe yedirilebilir.   Hangi meyve ve sebzeler bebeğe yoğurtla birlikte verilebilir?   Bebeğe yoğurt verirken onu gelişimini desteleyecek şekilde diğer besleyici meyve ve sebzelerle de karışım yapılarak daha besleyici ve sağlıklı karışımlar elde etmek mümkündür. Örnek olarak: Elma, şeftali, muz, avokado, tatlı patates, bal kabağı, yeşil fasulye ve armut. Bunlar püre halinde yoğurtla karıştırılarak bebeğe verilebilir.   Yoğurt neden 1 yaşından önce bebekler için uygun.? İnek sütü neden uygun değil?   Bunun nedenlerini şöyle belirtmek mümkündür:   1. İnek sütü her şeyden önce ilk 1 yıl, anne sütü ve formül besin kadar bebek açısından besleyici değildir ve bebeğin ihtiyaçlarını tam karşılamaz. Bu nedenle bebeklere ilk 1 yıl anne sütü veya formül besin yerine inek sütü verilmesi tavsiye edilmez.   2. Yoğurt bebeklere ilk 1 yıl için verilen sadece destek bir besindir. Yani anne sütü veya formül besinin yerine verilmez. Yoğurt sadece 6. aydan sonra bebek ek besinleri almaya başladıktan sonra, bebeğin hekiminin onayı da alındıktan sonra, bebeğe destek bir besin olarak verilir. Bebeğin beslenmesi desteklenir. Yani anne sütü ve formül besinin yerini tutmaz.   3. İnek sütü ilk 1 yıldan önce bebekler alerjiye yol açabildiği bilinen bir besindir. Bebek inek sütündeki proteinlere alerji gösterebilir. Çünkü sindirim sistemleri henüz tam gelişmemiştir. Besin alerjisi riskinden dolayı inek sütü ilk 1 yıl bebeklere verilmez. Yoğurt ise inek sütündeki proteinler yıkılarak bir kültürleme işlemine tabi tutulur. Peynir de yoğurt ile aynı şekilde işleme tabi tutulur. Yoğurt ve peynir bebek için harika bir protein kaynağıdır ve sindirimi kolaydır.

Bebeği Ek Besinlerle Erken Tanıştırmak Riskli

Bebekleri ek besinlerle veya katı besinlerle tanıştırmanın zamanlaması önemlidir. 4. ayda sonra bebeklerin ek besinlerle tanıştırılabileceğini öneren görüşler bulunsa da genelde bebeği ek besinlerle tanıştırmak için, bebek 6 aylık olana kadar beklenmesi tavsiye edilmektedir. 6. aydan sonra katı besinler ve diğer ek besinleri bebeğe vermeye başlama daha doğru bir davranıştır. Bebeğe ek besinleri erken vermeye başlamak bebek için çeşitli riskler doğurmaktadır.   Bebeği ek besinlerle erken tanıştırmak neden riskli?   Yapılan araştırmalara göre bebekleri katı ve diğer ek besinlerle erken tanıştırmak çocukluk obezite riskini artıran en önemli etken. Özellikle 4. aydan önce emzirmeyi bırakan annelerin bebeklerinde veya hiç anne sütüyle beslenmeyen bebeklerde çocukluk çağına geldiklerinde obezite vakaları daha fazla yaşanıyor. Bu bebeklerde 3 yaşlarına geldiklerinde obezite görülme riski diğer bebeklere göre 6 kat daha yüksek. Bu nedenle bebeklerin ilk 6 ay süreyle anne sütüyle ve mümkünde emzirilerek beslenmesi bebekler için önemlidir.   Peki bebeklerin ilk 6 ay anne sütüyle beslenmesinin gerekçesi sadece obezite sorunu mu?   Hayır. Bebekler sadece obezite riski nedeniyle sadece anne sütüyle beslenmiyorlar. Katı ve diğer ek besinlerle erken tanışan, bu besinleri erken almaya başlayan bebekler için başka riskler de ortaya çıkıyor.   Örneğin yapılan bazı araştırmalarda bebekleri 4. aydan önce ek besinlerle tanıştırmaya başlama bebeklerin kafa kontrolünde yetersizliğe neden olabilmektedir.   Bebeği katı ve diğer ek besinlerle erken tanıştırma bebeğin boğulmasına bile neden olabilecek vakalar yaşanmasına yol açabilir.   Ayrıca erken dönemde ek besinlerin verilmeye başlanması bebeklerin henüz tam olarak olgunlaşmamış sindirim sistemlerini olumsuz etkileyebilir ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Bebeklere Bal Ne Zaman Yedirilir?

Bebeklerini ek besinlerle beslemeye başlayan annelerin en çok sordukları sorulardan birisi de Bebeğe bal yedirilir mi? Bal bebek için zararlı mi? Bebeğe bal ne zaman yedirilir? tarzındaki bal yeme ile ilgili sorulardır.   Bu soruya hemen yanıt vermek gerekirse bebekler için en iyi bal yemeye başlama yaşı 1 yaşından sonradır. Yani 1 yaşından küçük bebeklere bal yedirilmesi tavsiye edilmemektedir. Bal ister tek başına olsun isterse de bazı besinlerde bulunsun, bebeğe verilmesi tavsiye edilmemektedir. 1 yaşından önce bütün bebeklerde balın kendisi ve bal içeren besinlerden kaçınılmalıdır.   Bal bebekler için neden zararlı kabul edilmektedir?   Balın bebekler için en önemli zararı bebeklerde botulizm olarak adlandırılan ciddi bir hastalık riski yaratmasıdır. Bal bebekte boğulma tehlikesi veya besin alerjisi yaratabilir. Bebeklerdeki botulizm, Clostridium botulinum olarak adlandırılan bir bakterideki sporların sindirilmesi sonucu oluşur. Bu bakteri daha sonra içerde toksinler üretmeye başlar. Bu toksinler bebeklerin kas kontrolü için ciddi etkilere yaratabilirler. Aşırı vakalarda ( bu genelde nadir olur ) solunum kaskları felç olur. Eper acil tıbbi müdahale yapılmaz ise bebek ölebilir.   Bebeklerde botulizm; tıkanıklık, beslenmede uyuşukluk ve zayıf emme, güçsüz ağlama, hareketlerde azalma, yutma zorluğu, kas güçsüzlüğü, solunum problemleri şeklinde kendisini gösterir.   Bal 1 yaşından sonra neden güvenlidir?   Bal 1 yaşından sonra BEBEKLERDE GÜVENLİDİR. Çünkü bebeğin sindirim sistemi olgunlaşmıştır. Bu nedenle mide bağırsak sistemindeki toksinleri dışarı daha kolay atar. Mide bağırsak sistemi daha iyi çalışır.    Bal ile yapılmış besinler güvenli mi?   Bal ile yapılmış yani içinde bal bulunan besinlerden 1 yaşından önce güvenli değildir. Çünkü bunlar yüksek sıcaklıkta da yapılsalar, yüksek sıcaklıklar da botulizm sporlarını yok etmezler. Bu nedenle içinde bal bulunan kek, pasta, kraker v.b. besinleri de bebeğe vermemek gerekir.

Bebekler Ne Zaman Balık Yiyebilir Ve Hangi Balıklar Uygundur?

Bebekler katı besinleri ve diğer ek besinler yemeye başladıklarında ebeveynler bebeğin beslenmesi konusunda birçok şeyi merak ederler. Bunlardan birisi de bebeğin balık yemesi ile ilgilidir. Acaba bebeğin katı besinlere geçtikten sonra hemen balık yiyebilir mi? Bebeğin ne zaman balık yemeye başlar? Hangi balıklar bebeğim için güvenlidir? gibi soruları kendilerine sık sorarlar.   Bebekler katı besinleri ve diğer ek besinleri ortalama 6. ayını doldurduktan sonra almaya başlayabilir. Bebeklerin ilk 6 ay anne sütüyle ve özellikle emzirilerek beslenmeleri tavsiye edilmektedir.   Bebeğin katı besinlere ve diğer ek besinlere geçişinde, bu besinleri bebeğe vermeye başlamadan önce öncelikle bebeğin hekimiyle görüşüp bu konuda tavsiyelerini ve yönlendirmelerini almak gerekir.   Bebeklere balık ne zaman verilmeye başlanabilir?   Eğer bebekte bir alerji geçmişi yoksa bebek 6. ayını doldurduktan sonra ve uygun şekilde pişirilmesi koşuluyla bebeklere balık yedirilmeye başlanabilir. Fakat bebeğin balık tüketiminde de yine öncelikle hekime danışmak gerekir. Hatta bazı hekimler beneklere balık yedirilmesi için 1 yaşını doldurmasını tavsiye edebilmektedir.   Bebeğe balık yedirildiğinde bebekte alerjik belirtiler de görülebilir. Esasen birçok besin bebeklerde alerjiye neden olabilir. Fakat bazı besinlerin bebeklerde diğerlerine göre alerji riski daha yüksektir. Yumurta, inek sütü ve fıstık ezmesi v.b.   Civa oranı yüksek balıklara dikkat   Balıklar civa içermektedir. Fakat bazı balıklardaki civa oranı çok daha yüksektir. Yüksek civa oranına sahi balılar bebeklerde beyinde ve sinir sisteminde hasara yol açabilir. Bu nedenle civa oranı yüksek olan köpek balığı, kılıç balığı, kral uskumru ve kiremit balığını bebeklere vermekten kaçınmak gerekir.   Balık bebekler için mükemmel bir besin kaynağı   Balık besleyici yön yüksek olan ve bebekler için mükemmel bir besin kaynağıdır. Omega 3 yönünden oldukça zengin bir besindir. Balıklardaki omega 3 yağ asitleri bebeklerin beyin gelimi için oldukça faydalıdır. Balık ayrıca demir, kalsiyum, çinko ve magnezyum açısından da zengindir. Bu mineraller de bebeğin geliminde oldukça faydalıdır.   Bebeklere balık nasıl yedirilmeli?   Balık iyi pişmiş, kılçıkları arındırılmış ve taze olmalıdır. Çiğ veya az pişmiş balık bebeğe yedirilmemelidir.   Bebekleri balıkla tanıştırırken seçilen balığa oldukça dikkat etmek gerekir. Civa oranı yüksek balıklardan kaçınılmalıdır. Kılıç balığı, kral uskumru, köpekbalığı ve kiremit balığı civa oranı yüksek balıklardır.   Pisi balığı, mezgit balığı, morina balığı, somon balığı ve dil balığı bebeklerin balık yemeleri için iyi bir başlangıç seçenekleri olabilirler.   Bebeğin balığı nasıl hazırlanmalı?   Bebeklere balık haşlama veya fırında pişirilerek yedirilebilir. Bu pişirme yöntemleri tavada kızartmaya göre daha sağlıklıdır. Haşlama ve fırında pişirme yönteminde balık bebeğin yemesi için daha uygundur. Yumuşaktır ve ezilerek püre şeklinde verilemeye müsaittir.

Anne Sütü Pompayla Nasıl Sağılır?

Anne sütü bebekler için en iyi besin kaynağıdır. Çünkü anne sütünün içeriği tan bir besin, antikor deposudur. Bebeğin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi için anne sütü çok faydalıdır. Emzirme tekniği de bebekler için belki de en iyi beslenme yöntemidir diyebiliriz. Çünkü emzirme anne ve bebek arasındaki güçlü bağın kurulmasında önemli bir işleve sahiptir. Fakat bazı anneler çeşitli nedenlerle bebeklerini emzirerek besleme imkanı bulamayabilirler. Bu durumda anne sütünü sağma yöntemi gündeme gelir. Anne sütünü sağmak elle sağılabileceği gibi pompayla da sağılarak anne sütü saklanabilir ve bebeğe verilebilir. Aşağıda anne sütünün pompayla nasıl sağılabileceği konusunda bilgiler bulabilirsiniz.   Anne sütünü pompayla sağmak için gerekenler   Göğüs pompası Süt saklama poşeti veya şişesi Sıcak bir havlu   Anne sütünün pompayla sağılması   1. Göğüs pompasını kullanmadan önce bütün parçalarını temizleyerek sterilize edin. Sterilizasyon işlemiyle göğüs pompasındaki olası mikropları yok edebilirsiniz.   2. Sütünüzü pompayla sağmaya başlamadan önce göğüslerinize masaj yapın. Nazik, hafif dairesel hareketlerle yapacağınız bir masaj rahatlatıcı olacağı gibi süt üretimini de canlandırır. Göğüslerinize sıcak bir havlu uygulayın. Havlu çok sıcak olmasın. Sıcak havlu uygulaması da süt üretiminize yardımcı olur.   3. Rahat bir yerde oturun. Rahatlamaya çalışın. Rahat olmanız ve rahat bir oturuş sütünüzü pompayla sağmanızda yardımcı olur. Uygun bir süt sağma işlemi biraz zaman alabilir. Sütünüzün daha hızlı akmasına yardımcı olması için sütünüzü sağdığınız zaman anınızda bebeğinizle ilgili bir şey bulundurun. Bu bebeğinizin bir kıyafeti olabilir. Bebeğinizin kokusu size olumlu yansıyacaktır.   4. Göğüs pompasını göğüslerinize uygulayın ve işleme başlayın. Eğer elektrikli bir göğüs pompası kullanıyorsanız açın ve sütünüzü sağılana kadar ayarlamasını yapın. Eğer el pompası kullanıyorsanız sütünüz gelene kadar sıralı ve sağlam bir şekilde pompalamaya devam edin.   5. En az 20 dk pompalayarak sütünüzü sağın. Sütünüzün son damlasını görün. Sütünüzün tamamen boşaldığından emin olun. Sütünüzün son damlasını gördükten sonra bile biraz daha pompalamaya devam edin. Bu daha fazla sütü üretiminize yardımcı olur.   6. Sonrasında süt pompasını göğüslerinizden çıkarın. Dikkatli olun. Göğüslerinize zarar vermeyin. Çünkü bazen pompanın emişi oldukça güçlü olabilir.   7. Sütünüzü bir süt poşetinde ve şişesinde depolayın ve bunlara bir tarih verin. Buzdolabında veya dondurucuda saklayın. Eğer sütünüzü 1 gün içinde kullanacaksanız bunu buzdolabında tutun. Eğer daha uzun süre sonra kullanacaksanız dondurucuda saklayın.   8. Süt sağma işleminden sonra göğüs pompasının bütün parçalarını yıkayın ve iyice kurumasını sağlayın. Uygun bir yıkama ve sterilizasyon işlemi anne sütünün daha iyi pompalanmasına yardımcı olur.   Dikkat etmeniz gerekenler   1. Daha önce başkasının kullandığı göğüs pompalarını kullanmayın. Kullanılmış göğüs pompaları hastalık yayılmasına neden olabilir.   2. Eğer memede yara veya çatlama varsa göğüs pompasını kullanmayın. Çünkü bu durumda hissettiğiniz rahatsızlık hissi artar. Bu da sizin göğüs pompası kullanmaya karşı olumsuz bakmanıza neden olabilir.

Bebeğin Aç Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Yeni doğan bebekler sık sık beslenme ihtiyacı duyarlar. Çünkü küçük olan mideler çok fazla besin tutmaz ve sık sık beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle yeni doğan bebekleri 2-3 saatte bir defa beslemek gerekir. Emzirilen bebekler anne sütünü daha çabuk sindirirler. Mamayla beslenen bebeklerde ise sindirim süreci daha yavaştır. Özellikle ilk kez anne olanlar bebeklerinin ne zaman acıktığı? Acıkıp acıkmadığı? V.b. konularda tereddüt geçirebilirler. Elbette ki bu durumda bir bebeği normalde 2-3 saatte bir defa beslemek gerektiğini bilmek önemlidir. Fakat bebekler acıktıklarını işaretlerle de anlatırlar. Bu konuda bazı ipuçları verirler. Siz de bebeğinizin aç olduğunu anlamak için aşağıdaki belirtilere bakarak anlayabilirsiniz:   1. Bir bebeğin acıktığını gösteren ilk, erken işaretler vardır. Dudaklarını şapur şupur eder, ağzını açar ve kapatır, dudaklarını emer, ellerini ağzına götürür v.b. işaretler bir bebeğin acıktığını gösteren belirtilerdir. Bunların farkında olmak bebeği zamanında beslemeye yardımcı olur.   2. Bebeğin acıktığını gösteren başka net işaretler de vardır. Örneğin bebeğinizi kucağınıza aldığınızda göğüslerinize yakın tuttuğunuzda ağzını göğüslerinize doğru götürerek beslenmek ister. Bunun yanında dilini çıkarma, mızmızlanma, kıvranma, daha ileri aşamada ağlama gibi belirtiler gösterir.   3. Bebeğin acıktığını ilk, erken işaretlerde anlamak ve buna cevap vermek gerekir. Bir bebek uykuda uyandığı zaman ağlarsa bu acıktığının büyük bir belirtisidir. Bu durumda bebeği bir an evvel emzirerek sakinleştirmek gerekir. ( Ağlayan Bebek Nasıl Sakinleştirilir? )   4. Bebeğinizi beslemeye yakın bir zamanda bebeğinizi kontrol edin. Bebeğinizde başka acıktığını gösteren işaretler de görebilirsiniz.   Bilmeniz gerekenler   Emzirilen bebekler daha fazla sıklıkla beslenirler ve beslenme periyotları mama ile beslenen bebeklere göre daha kısadır.   Ağlamak bir bebeğin acıktığını gösteren beki de en son işarettir. Eğer bebeğiniz ağlayana kadar beklerseniz bebeğinizi beslerken sakinleştirmek daha zor olabilir. Bu nedenle bebeğin ilk işaretlerini erkenden anlamak önemlidir.   Eğer bebeğiniz asabi, mızmız, üzgün olduğunda beslenirse bu beslenme veya emzirme sırasında daha fazla hava yutmasına neden olur. Fazla miktarda hava yutması bebekte gaz sancısına, daha sık ve fazla kusmasına neden olur.

Bebeklerin Beslenmesi

Bebekler aç olduklarında, beslenme ihtiyacı duyduklarında bunun işaretlerini gösterirler. Bunun en belirgin işareti bebeğin ağlamasıdır. Bebekler aç olduklarında beslenirler ve tok olduklarında yemeyi bırakırlar. Aslıda bebeklerin beslenme ihtiyacı bu kadar basittir. Uzmanlar bebeklerin beslenme ihtiyaçlarının bebeklerin talebi üzerine olması gerektiğini belirtirler. Yani bebekler istedikleri sürece beslenirler. Bunun anlamı bir bebek ister emzirilsin ister, biberonla beslensin, açlık işaretlerini mutlaka gösterir.   Genelde pediatri akademileri bebeklerin en az 6 ay süreyle emzirilerek beslenmesini ve 6 aydan sonra da ek besinlerin yanında 1 yıla kadar emzirmenin devam etmesini önermektedirler. Hatta Dünya Sağlık Örgütü çocukların 2 yaşına kadar emzirilmelerinin faydalı olduğunu belirtmektedir.   Her ne kadar anne sütü bebekler için eşsiz bir besin kaynağı olsa da emzirilen bebeklerinde sağlıklı gelişmeleri için vitamin ve diğer besin desteklerine ihtiyaçları olabilir, özellikle demir mineraline… Bebeklerini emzirmeyen anneler ise demir katkılı bebek mamalarını tercih etmeleri gerekir.   İnek sütü, soya sütü ve keçi sütü 1 yaşından küçük bebekler için tavsiye edilmemektedir. Bu sütlerde bebekler için yeterli yağ, demir ve diğer bazı besin maddeleri yeterli değildir. Ayrıca inek sütü ve keçi sütündeki protein bebeklerin sindirimi için uygun değildir. Bebekler bu sütleri sindirmekte zorlanırlar.   Bebeklere 6 aydan sonra ek besinler verilmeye başlanır. Bebeğe ek besinlere verilmeye başlandığı zaman bazı önemli hususları dikkate almakta fayda vardır.   1. Bebeğin ilk ek besinleri çok yumuşak besinler olmalıdır. Çok yumuşak besinlerle başlanmalıdır.   2. Bebeğe her seferinde bir besin tanıştırılmalıdır. Bir besin bebeğe verildikten sonra birkaç gün bekleyip herhangi bir alerji gelişip gelişmediği kontrol edilir.   3. Bebek ek besinleri aldığı zaman açlık ve tokluk işaretlerine bakmak gerekir.   4. Bebeğinize ilk ek besinleri verirken onun genelde aç olduğu zamanları tercih edin. Böylelikle ek besini alması daha kolay olur.   5. Bebeğiniz kendini iyi, hissettiği zamanlarda ek besinleri vermeye başlamak daha uygundur. Mızmızken, ağlarken, hastayken ek besinleri kabul etmesi zor olur.   6. Huzurlu ve sakin bir ortamda ilk ek besinleri tanıştırın.

Emzirme Mi Mama Mı?

Bazı yeni anneler bebeklerini emzirerek mi besleme yoksa mama ile mi besleme konusunda karar vermekte zorlanmaktadır. Tabi bir annenin bebeğini emzirmesini engelleyen çeşitli durumlar da olabilir. Karar verirken her iki yöntemin de faydalarını bilmek ve karar verirken bunları dikkate almak gerekir.   Emzirme yöntemi   Emzirmenin bir bebek için en iyi beslenme şekli olduğu artık bilimsel olarak kanıtlanmıştır ve tavsiye edilen belenme şekli budur. Bebeklerin doğduktan sonra en az 6 ay süreyle emzirilmeleri ve daha sonrasında ek besinlerin yanında anne sütünün bebeğe 1 yaşına kadar verilmesi tavsiye edilmektedir. Hatta Dünya Sağlık Örgütü çocukların 2 yaşına kadar emzirilmelerinin faydalı olduğunu belirtmektedir.   Peki anne sütünün ve dolayısıyla emzirmenin bu üstün yönleri nelerdir?   1. Anne sütü bebek için doğal antikorlar sağlar. Bu yönüyle hastalıklara karşı, örneğin kulak enfeksiyonuna karşı, bebeğe yardımcı olur.   2. Anne sütü ilk 1 yıl içinde bebeklerde ani bebek ölümleri sendromu olarak bilinen riski azaltır.   3. Anne sütü bebeğin zekasını geliştirir. Yapılan araştırmalara göre emzirilen bebeklerin bilişsel fonksiyonlarının daha gelişmiş olduğu tespit edilmiştir.   4. Anne sütü bebeğin ilerleyen yılları için de yardımcı olur. Obezite, astım, tip 1 ve tip 2 diyabet, yüksel kolesterol,  Hodgkin hastalığı, lösemi ve lenfoma riskini düşürür.   5. Emzirmenin anne açısından da önemli faydaları vardır. Emziren kadınlarda meme kanseri, diyabet, kalp hastalığı, osteoporoz ve yumurtalık kanseri riski daha düşüktür.   6. Emzirme anne ile bebek arasında mükemmel bir bağ kurma yöntemidir.   7. Emzirmenin mümkün olmadığı zamanlarda anne sütü ayrıca pompa ile sağılarak da her zaman bebeğe verilebilir.   Bebeği mama ile beslemek   Bebeği mama ile beslemek de bebek için sağlklı bir seçimdir. Mama anne sütüne en iyi alternatif besindir.   Peki bazı anneler neden bebeklerini mama ile beslemeyi tercih ederler:   1. Mama ile beslenen bebekler her hangi bir zamanda bir baka kişi tarafından pekala beslenebilir.   2. Mama ile beslemek anneye esneklik kazandırır. Örneğin zaman açsından enselik verir. Anne işte olduğu zamanlarda bebeğin bakıcısı veya bir başkası tarafından beslenebilir.   3. Mama ile beslemede zaman planı oluşturmak daha kolay olabilir. Mamalar anne sütü kadar hızlı sindirilmezler. Bu nedenle mama ile beslenen bebekler sıklıkla beslenmeye ihtiyaç duymazlar. Bu durum özelikle ilk birkaç ayda böyledir.   4. Mama ile beslenen bebekler annelerinin beslenme şeklinden etkilenmezler. Yani annenin yiyip, içtikleri bebeği etkilemez. Fakat bebeklerini emziren anneler yiyip, içtiklerine dikkat etmelidirler. Emziren annelerin kaçınmaları gereken besinler bulunmaktadır. Çünkü bunlar anne sütü yoluyla bebeği olumsuz etkileyebilir.   Hangi yöntem tercih edilirse edilsin; ister emzirme, ister mama veya isterse de her ikisinin kombinasyonu, bebeğin her zaman düzenli beslenmesi, iyi beslenmesi, bakımının iyi yapılması ve sevgi görmesi çok önemlidir.

Bebekler İçin Parmak Besinler

Parmak besinler bebeklerin kendileri tarafından tutabileceği ve yiyebileceği boyutta besin parçalarıdır. Bebeklerin çoğu 7 – 8 aylık civarlarında kendi kendilerine yiyebilirler ve buna isteklidirler. 9 – 12 aylık olduklarında besinleri tutmayı ve kendi kendilerine yemeyi daha iyi hale getirmiş olurlar.   Bebekler için en iyi parmak besinler nelerdir?   1. Kepekli simit, tam tahıllı ekmek veya tost, pirinç kek, kraker gibi besinler olabilir. Bu besinlerin bebeğin ağzında kolayca çiğneyebileceği büyüklükte ve yumuşaklıkta olması gerekir. 2. Yulaflı besinler, hububatlar, pirinç 3. Pastörize edilmiş peynir 4. Olgun muz, çok olgun armut, şeftali, kayısı, kavun, mango 5. Küçük pişmiş havuç, tatlı patates, brokoli, karnabahar ve bezelye 6. Izgara veya haşlanmış balık ( kılçıklarından arındırılmış ) 7. İyi pişmiş değişik şekillerde makarna ( bebeğin tutabileceği ve yiyebileceği boyutta ) 8. İyi pişmiş ve dilimlenmiş yumurta ( 1 yaşından önceki çocuklarda alerji riski de bulunmaktadır )   Bebeklerde ilk yıl kaçınılması gereken besinler   Bazı besinler bebekler için ilk yılda uygun olmayabilir ve riskli olabilir. Çünkü özellikle bazı besinlerin ilk 1 yıl bebeklerde alerjik reaksiyonlara neden olabildiği bilinmektedir. Ayrıca alerjen olmayıp yapısı itibariyle bebek için yenmesi tehlikeli olabilecek besinler de vardır. Bu besinler de bebeğin yerken boğulmasına yol açabilir. Bu besinler genelde şunlardır:   Pişmemiş kuru üzüm Patlamış mısır Kuruyemişler Pişmemiş sert sebzeler ( havuç, biber ) ve meyveler ( elma, olgunlaşmamış armut, üzüm ) Büyük et parçası, sosisli sandviç ve hamburger v.b. besinler. Ayrıca katkı maddesi içeren ve sodyum içeriği yüksek olan diğer besinler   Bebeklerin azı dişleri 12 aylık olduğunda çıkabilir. Gerçekten çiğneme isteyen besinler bebeğin diyetine bu zamanlarda eklenmeye başlanır. Fakat bu durumda bile bu tür sert besinleri bebeğe çok küçük parçalar haline vermek gerekir.

Bebekler İçin İlk En İyi Ek Besinler

Bebekler için ilk 6 ay boyunca anne sütüyle beslenmeleri çok önemliydi. Anne sütü bebek için ilk 6 ay en temel besin kaynağı… 6. aydan sonra anne sütü bebekler için tek başına yeterli olmayabiliyor. Dolayısıyla bebeği 6. aydan sonra ek besinlerle tanıştırmak gerekiyor.   Bebeği ek besinlerle nasıl tanıştırmalı?   Bebeği ek besinlerle tanıştırırken çok aceleci ve ısrarcı olmamak gerekir. Bebek yavaş yavaş alıştırılmalı ve her seferinde bir besin sunulmalıdır. Bebek o besini kabul edip yedikten sonra birkaç gün beklenir ve o besinin bebekte her hangi bir alerjik tepkiye yol açıp açmadığı da gözlenir. Birkaç gün sonra bebek bir başka yeni besinle tanıştırılabilir.   Bebekler için ilk en iyi ek besinler hangileridir?   Tahıllar: Aslında bebekler için ek besinlere başlamak için en iyi seçimin pirinç gevreği olduğu söylenmektedir ve bilinmektedir. Diğer yandan Amerikan Pediatri Enstitüsü de bebeklerin kolayca sindirebileceği herhangi bir besinle de bebeğin ek besinleri almaya başlayabileceğini tavsiye etmektedir. Eğer bebeğin ilk e besini olarak tahılla başlanacaksa pirinç, yulaf, arpa ile başlanabilir. Buğday ise bebeklere önerilmemektedir. Çünkü bebekler için alerjen bir besin olarak bilinmektedir. Mama ile biraz tahılı karıştırarak ve içine de biraz anne sütü ekleyerek bir karışım elde edilebilir ve bebeğe verilebilir.   Sebzeler: Sebzeler ek besinleri almaya başlayan bebekler için sağlıklı ve besleyicidirler. Bebe için alerji yaratıcı özellikleri genelde yoktur. Bebek için ilk sebze olarak tatlı patates, havuç gibi hafif sarı ve turuncu besinlerle başlanabilir. Bezelye ve yeşil fasulye verilebilir. Eğer bebek verilen besini reddetmiyorsa ve alerjik bir durum oluşmadıysa bu besin bebeğe verilmeye devam edilir. Bazı bebeklerin bir besini kabul etmeleri için birkaç defa o besini vermek de gerekebilir. Yani hem kabullenmeyebilirler. Bu konuda çok ısrarcı olmadan sabırlı ve azimli olmak gerekir.   Meyveler: Bebekler için sağlıklı besleyici ve kolay sindirilebilen meyve olarak püre edilmiş muz, elma, şeftali ve armut verilebilir. Bu meyveler bebek için iyi bir ilk ek besin olabilir.

Anne Sütünü Azaltan Etkenler

Eğer bebeğinizi emziriyorsanız ve sütünüz yetersiz geliyorsa muhtemelen yaptığınız bazı yanlışlar anne sütünüzün azalmasına neden olmuş olabilir. Genelde anne sütün azaltan etkenler aşağıda belirtilmiştir. Bunlara dikkat ederek aslında anne sütünü artırmak için de bir adım atmış olursunuz.   Bebeği mamayla beslemek   Emzirme döneminde bebeğin sürekli veya arar ara mamayla beslenmesi anne sütünü azaltan bir etkendir. Çünkü anne sütünün artırılması için bebeğin düzenli olarak emzirilmesi gerekir. Düzenli emzirilme yapılmadığı zaman anne sütü üretimi yetersiz olur.   Emzirme sıklığının az olması   Anne sütünü azaltan diğer bir etken emzirme sıklığının seyrek olmasıdır. Normalde yeni doğan bebekler orta ama 3 saatte 1 defa emzirilmeye ihtiyaç duyarlar. Bu düzendeki bir emzirme sıklığı annenin süt üretimini de artırır. Tam tersinde ise emzirme sıklığının seyrek olması süt üretimini azaltır.   Bebeği kısa süreyle beslemek   Bebeği kısa süreyle beslemek sütü üretimini olumsuz etkileyen bir faktördür. Örneğin bebeğin 5 dk süreyle emzirme kısa bir emzirme süresidir. Bu hem bebeğin yeterince beslenmesini önler hem de süt üretimini engeller. Süt üretiminin iyi olması için bebeği yeterince emzirmek gerekir. Bu da 20 dk kadar bir süre alabilir.   Bebeğin emzik kullanması   Her bebekte olmasa da bazı bebeklerde sürekli bebeğe emzik vermek bebeğin annesinden emme içgüdüsünü biraz olumsuz etkileyebilir. Emzik emmeyle vakit geçiren bebek emme duygusunu biraz bastırdığı için annesinden emme konusunda uzun bir çaba göstermeyebilir. Bu da anne sütünü azaltabilir.

Anne Sütü Nasıl Saklanmalı?

Anne sütünü saklamanın en iyi yolu nedir?   Genelde çalışan anneler veya bebeğini emzirerek besleme olanağı kısıtlı olan anneler anne sütünü sağarak saklama yöntemini tercih ederler. Anne sütünü saklamak için bir buzdolabı veya dondurucu idealdir.   1. Anne sütünü biberona veya anne sütü poşetine koyun   Sütünüzü sağdıktan sonra saklamak için birkaç tane biberon veya saklama kabı bulundurun. Eğer anne sütünü dondurma ihtiyacı duyuyorsanız özellikle bunun için yapılmış plastik saklama kaplarından edinin. Nuk Süt Saklama Şişesi 3'lü   2. Anne sütünü sıcaktan ve güneşten uzak tutun   Sütünüzü pompayla sağdıktan sonra saklama düşünceniz varsa sağdığınızı sütü mutlaka sıcaktan ve güneşten uzak tutmalısınız. Eğer sütünüzü yeni sağdıysanız bunu oda sıcaklığında 6 saatte kadar tutabilirsiniz. Fakat bu 6 saatlik zaman diliminde güneşten ve sıcaktan uzak tutun.   3. Buzdolabınız ve saklama poşeti iyi yalıtılmış olmalı   Eğer anne sütünü daha uzun süreyle saklama düşünceniz varsa iyi yalıtılmış bir saklama poşeti veya kabı ediniz. Ayrıca buzdolabınızın da iyi yalıtılmış olması gerekir. 24 saate kadar bu şekilde sütünüzü taze tutabilirsiniz. Philips Avent Anne Sütü Saklama Poşetleri 25x180 ml   4. Sütünüzü azar azar saklayarak dondurun   Sütünüzü sağarken veya saklarken bebeğinizin bir seferde tüketebileceği miktarlarda sütünüzü sağarak saklayın. Bir seferde 85 – 100 ml kadar süt dondurun. Eğer saklama poşeti kullanıyorsanız poşetin ¾ ü kadar doldurun. Kullandığınız her bir saklama poşetini veya kabını tarihlendirin. Kullanmak için ilk olarak en eskisini kulanın. Mikrodalga fırında veya sobada asla dondurduğunuz sütü ısıtıp eritmeye çalışmayın. Bebeğinizi besledikten sonra kalan sütleri tekrar dondurmayın veya tekrar kullanmayın.

Biberon Nasıl Sterilize Edilir?

Bebeğinizi biberonla besleyeceğiniz zaman onun için uygun bir biberon seçmeniz yanında biberonun temizliği ve sterilizasyonu da oldukça önemlidir. Biberonu kullanmadan önce ilk olarak iyice sterilize etmelisiniz. Tabi her bir kullanımda biberonu sterilize etmeniz gerekmez. Ama ilk kullanımdan önce bunu mutlaka yapın. Çünkü sterilize etmediğiniz durumda bebeğiniz mikroplarla karşı karşıya kalır. Aşağıda bebeğinizin biberonunu nasıl sterilize edeceğiniz adım adım anlatılmıştır.   1. Biberonu sterilize etmeden önce sıcak su ve sabunla ellerinizi yıkayın.   2. Biberonun bütün çıkarılabilir parçalarını birbirinden ayırın. Bütün bebek biberonları birbirinden farklı olabilir. Bazıları tek bir biberon ve biberon memesinden oluşabilir. Diğer biberonların ise içinde farklı mekanizmalar olabilir.   3. Biberonun bütün parçalarını temiz bir lavaboda sabunlu sıcak suda yıkayın. Sonra akan sıcak suyun altına tutarak bütün parçaları iyice durulayın.   4. Duruladıktan sonra kurumaları için ( biberon memesi hariç ) temiz bir bulaşık bezsinin üstüne veya rafa koyun.   5. Biberon memesini ise küçük bir tencereye koyun. Tencerenin içini biberon memesini tamamen örtecek şekilde suyla doldurun. Bunu 10 dk kadar ocakta ısıtın. Süre bitiminde ocağı kapatın ve biberon memesini çıkarın ve diğer biberon parçalarının olduğu ere kurumaya bırakın.   6. Biberonu sterilize etmek için diğer bir yöntem ise bulaşık makinesinde yıkamaktır. Biberon parçalarını bulaşık makinesinin üst rafına yerleştirin. Biberon memesini ise küçük bir şeyin içinde makineye yerleştirin.

Bebeği Ek Besinlerle Tanıştırmak

Bebekler genelde 6 aydan sonra ek besinleri ve diğer katı besinleri almaya başlarlar. Anne sütü belli bir aydan sonra bebek için yeterli olmaz ve ek besinlere ihtiyaç duyulur. Ek besinler bebeğin sağlıklı gelişmesi ve büyümesi için gereklidir. Ebeveynlerin bebeklerini ek besinlerle tanıştırırken bazı önemli noktalara dikkat etmeleri gerekir.   1. Bebekler ek besinler için hazır olduklarında bunu kendilerini belli ederler. Bebeğinizin bu ipuçlarına dikkat etmelisiniz. Ek besinler için hazır olan bebekler baş kısımlarını dik tutabilirler. Bu beslenme için çok önemlidir. Ek besinler için hazır olan bebek kendi kendine oturabilir. Ebeveynlerin yediklerine ilgi gösterebilir ve dikkat edebilirler. Ağızlarıyla çiğneme hareketleri yaparlar. Bebek anne sütü veya mamayla beslendiği zaman bile aç görünür.   2. Bebeğinizi ek besinlerle tanıştırırken bebek tahıllarıyla başlayın. Bebekler için en iyi ilk başlangıç ek besin pirinç gevreğidir. Pirinç gevreğini bebeğinize yeterli oranda anne sütü veya mamayla karıştırarak verin. Karışıma 3 – 4 çay kaşığı kadar pirinç gevreği ekleyin. Buna günde bir defayla başlayın. Daha sonra derece derece günde 2 – 3 defa verin.   3. Bebeğinizi ek besinlerle tanıştırdığınızda kauçuk kaşıkları deneyin. Çelik kaşıklar bebeğinizin damağına zarar verebilir. Bebeğinizin hoşuna gidecek renkli kaşıklar bulabilirsiniz.   4. Bebeğinizi ek besinlerle tanıştırma sürecinde ona püre edilmiş sebze ve meyve verin. Fakat sebzeleri meyvelerden önce verin. Genelde sebzeyi önce vermek tavsiye edilir.   5. Bebeğinize tahıldan yapılmış bebek krakerleri verebilirisiniz. Bu krakerler bebeğinizin ağzında çok daha çabuk çözülür ve erir. Eğer bunlar bebeğinizi ağzını çok tıkıyorsa veya bebeğiniz bunları yerken çok tıkanıyorsa bir 1 hafta kadar bekleyin. Sonra tekrar deneyin.   6. Eğer bebeğinizi ek besinlere geçmek konusunda sorun yaşıyorsa veya ek bir besini reddediyorsa onu çok fazla zorlamayın. Başka bir zaman deneyin. Daha sonra eğer istekli davranıyorsa devam edin.   7. Bebeğinize artık küçük bir kaseden yemek vermeye başlayın. Bebeğinizin böylelikle kaseden kendi kendine yemeye başladığında daha kolay alışacaktır.

Bebeklerde Yaygın Beslenme Sorunları

Bebekler 6. aydan sonra ek besinleri almaya başlarlar. Bu bebeğin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesi için gereklidir. Fakat bebeklerin ek besinleri almaya başlamaları beraberinde bazı beslenme sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Aşağıda bu beslenme sorunları ve çözümler belirtilmiştir.   Bebeğin yeni bir besini reddetmesi   Bebekleri yeni besinlerle tanıştırırken çok aceleci ve baskıcı olmamak gerekir. Çünkü bebekler her bir yeni besini hemen kabullenmeyebilirler. Bebeğinize her bir yeni besini azar azar vermeye çalışın. Bebeğinize tanıştırdığınız her bir yeni besinin birbirine benzer olması onları daha çabuk kabullenmesine yardımcı olabilir. Örneğin püre dilmiş havuç verdiyseniz ve bebeğiniz bundan hoşlandıysa bir sonrakinde püre edilmiş tatlı patates vermeyi deneyin.   Bebeğin dağınık yemesi ve çok kirletmesi   Aslında ek besinleri almaya başlayan her bebek dağınık yer ve etrafı oldukça kirletebilir. Yerler yemek tanelerinden geçilmez. Özellikle bu durum 9 aylıktan itibaren daha yaygındır. Çünkü bebekler bu aydan itibaren artık kendi kendilerine yemeyi isterler ve bundan hoşlanırlar. Bu da normal olarak etrafın oldukça kirlenmesine neden olur. Aslında bebeğin kendi kendine yemeye başlaması onun gelişimi, öğrenmesi ve kendine öz güveni açısından önemlidir. Bebeğinizin bu kendi kendine yemesini önemeyin ve hatta teşvik edin. Fakat rol model olarak onun daha kısa zamanda bu beslenme sorununu atlatmasına yardımcı olabilirsiniz.   Bebeğin yediğini çıkarması, kusması ve reflü   Bebeklerin yediklerinin bir kısmını dışarı çıkarması normaldir. Özellikle yeni doğan bebekler… Bebeklerin sindirim sistemi henüz tam gelişmemiştir ve gelişim sürecindedir. Bebeklerde ayrıca reflü sorunu da olabilir. Bebeğin yediğini çıkarması, kusması ve reflü sorununa yardımcı olmak için bebeği mümkün olduğunca yavaş yedirmek ve her bir seferinde çok fazla yedirmekten kaçınmak, bebek bezini beslenirken gevşek tutmak, besledikten sonra bebeği yukarı doğru tutmak faydalı olacaktır.Bebeğin besledikten hemen sonra uzatmak veya yatırmak yediğini daha fazla çıkarmasına neden olabilir. Bebeklerde reflü sorunu da genelde bebek 12 – 14 aylık civarında olduğu zaman tedavi gerektirmeden düzelmiş olur.   Bebeğin beslenmeyi reddetmesi   Bebeklerdeki beslenme sorunlarından birisi bebeğin kimi zaman beslenmeyi reddetmesidir ve bunun birçok nedeni olabilir. Bebekler yorgun olduklarında, hasta olduklarında, tok olduklarında beslenmeyi reddedebilirler. Bebeği beslenmesi konusunda çok ısrarlı olmamalı ve onu zorlamamalıdır. Fakat bebeğin hekimiyle de konuşarak bu beslenme sorunu hakkında önerilerini almak faydalı olacaktır. Çünkü bebeğin sürekli bir şekilde beslenmeyi reddetmesi hem bir sağlık sorununa işaret edebilir hem de büyümesi ve gelişmesi için sorunlar yaşamasına yol açabilir.   Bebeklerde besin alerjileri ve besin intoleransı   Besin alerjileri ve intoleransı da bebeklerde beslenme sorunu olarak kabul edilir. Çocukların hemen hemen %8 nde besin alerjisi görülmektedir. Besin alerjilerinin belirtileri arasında ciltte kızarıklık, döküntüler, ishal, kusma, mide ağrısı vardır. Ayrıca bebekler ve küçük çocuklar özellikle bazı besinlere ( inek sütü, kuru yemişler, yumurta, buğday, kabuklu deniz ürünleri v.b. )  alerjik reaksiyonlar gösterebilirler. Besin intoleransı ise bebeklerde besin alerjisinden daha yaygın bir durumdur. Besin intoleransında bebekte gaz, şişkinlik ve karın ağrısı oluşur. Şüpheli bulduğunuz besinleri bebeğinizin hekimiyle de görüşerek bebeğin diyetinden çıkarın.   Bebeklerde kolik ve bebeğin iştahı   Bebeklerde görülen beslenme sorunlarından birisi koliktir. Kolik bebekteki ağlama nöbetleridir. Bebekteki bu ağlama nöbetlerinin kolik olarak adlandırılabilmesi için bu ağlamaların güde en az 3 saat, haftada 3 gün devam oluşması gerekir. Kolik genelde bebek 3 haftalık olduğunda başlar ve 3. aydan itibaren soj bulur. Kolik sorunu bebeğin iştahını ve beslenme yeteneğini olumsuz etkilemez. Fakat kolik bebekler beslenme öncesinde sakinleşmeye ihtiyaç duyarlar. Sakinleşmememsi beslenmesini geciktirebilir.   Bebeklerde ishal ve kabızlık   Bebeklerdeki kabızlık ishal ve kabızlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle ishal ve kabızlık bebeklerde bir beslenme sorunu olarak ortaya çıkabilir. İshal bebekte aşırı sıvı kaybına yol açabilir ki bu bebek için tehlikelidir. İshal olan bebekte sıvı kaybından dolayı ağızda kuruluk, idrarda azama veya altını ıslatmama, ağlarken göz yağının çıkmaması, kilo kaybı, uyuşukluk ve gözlerde çöküntü gibi belirtiler oluşur. Bütün bunlar bebeğin hekimini aramak için önemli nedenlerdir.   Bebeklerde kabızlık sorunu da görülebilir. Kabızlık sorununda bebeğin bağırsak hareketleri yavaşlamıştır. Bir gün içindeki katı dışı sayısında ve miktarında azalma olur. Karı dışkısında kan görülebilir. Katı dışkısını yaparken zorlanabilir. Evde bir çözüm uygulamadan önce hekimine danışmak gerekir.   Bebeğe verilmemesi gereken besinler   Bebeklerin sindirim sistemleri henüz çok gelişmiş olmadığında bazı besinlere karşı özellikle oldukça hassas olabilirler. Bu besinlerden birisi baldır. Balda bulunan bakteriler bebekte botulizm denilen soruna yol açabilir. Bu sorun bebek için ölümcül olabilir. Bebeklerin diyetinden her zaman bal, inek sütü, fast food besinler ve çiğ ve iyi pişmemiş besinleri uzak tutmak gerekir.

Bebeği Biberonla Beslerken Bilmeniz Gerekenler

Bebeğinizi biberonla beslerken dikkate almanız ve düşünmeniz gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır. Buları dikkate alarak bebeğinizi biberonla daha başarılı ve sağlıklı besleyebilirsiniz.   Cam biberon mu plastik biberon mu?   Cam veya plastik biberon seçiminde bunun en iyi ipuçlarını bebeğiniz size verecektir. Hangisinden hoşlandığını belli edecektir. Fakat dikkat etmeniz gereken bazı noktalar bulunuyor. Plastik biberonlar cam biberonlara göre daha hafif ve kırılmazdırlar. Cam biberonlar ise kırılmadığı sürece plastik biberonlardan daha uzun ömürlü olabilirler. Daha önceki zamanlarda plastik biberonlar bisfenol A denilen bir kimyasal madde içermekteydiler. Bu nedenle cam biberonlara yöneliyorlardır. Fakat günümüzde arık bisfenol A içermeyen biberonlar üretilmektedir.   Biberon memeleri hakkında   Çoğu biberon memeleri silikon veya lateksten yapılmaktadır ve çeşitli biçimlerde olmaktadır. Fakat biberon memelerinin akışkanlık hızları farklı olabilir. Bu biberon memesi deliğinin genişliğiyle ilgilidir. Bebeğiniz için en iyi biberon memesini seçmek konusunda birkaç denem yamanız gerekebilir. En iyisini bulduğunuz zaman onunla devam edebilirsiniz. Biberon memesini çatlama ve aşınmalar için düzenli olarak kontrol etmeniz gerekir. Yıpranmış veya sorunlu biberon memesini değiştiriniz.   Biberonu ilk kullanmadan önce sterilize etmek   Biberonu ve biberon memesini sıcak su içine koyarak 5 dk süreyle sterilize edin. Daha sonra akan sıcak suyun altına tutarak deterjanla yıkayın v kurumaya bırakın. Bunu elle yapabileceğiniz gibi bulaşık makinesinde de yıkayabilirsiniz. Fakat bulaşık makinesi kullanımlarında biberon memeleri yüksek sıcaklıktan dolayı bazı kimyasallara maruz kalabilirler. Bu konuda bazı araştırmalar bulunmaktadır. Bu nedenle biberon memesini elle yıkayabilirsiniz.   Anne sütünden mamaya geçiş   Bebeğinizi bir süre sonra sütünüzü sağarak biberonla veya mamayla beslemek isteyebilirsiniz. Bebeğinizi mamayla besleyeceğiniz zaman mama etiketinde yazılan kullanım yönergelerine mutlaka dikkat edin. Çok fazla su eklemeniz mamayı çok inceltir. Az su eklemeniz de tersi bir sonuç doğurur ve bebeğin midesini ve böbreklerini zorlayabilir. Su miktarını iyi ayarlamak mamanın besleyici özelliklerini korumaya yardımcı olur.   Mama nasıl seçilmeli?   Ebeveynlerin çoğu bebeklerine mama verirken ilk olarak inek sütünden yağılmış mamalarla başlarlar. Ayrıca soya sütünden yapılmış mama ve hipoalerjenik mama seçenekleriniz de bulunmaktadır. Fakat seçtiğiniz mamanın demir katkılı olmasına dikkat edin.  Kullanıma hazır mamaları seçebileceğiniz gibi toz ve konsantre mama seçenekleriniz de bulunmaktadır. 6. aydan itibaren mamayla beslenen bebeklerin her bir seferde 180 ml – 240 ml arasında beslenmeye ihtiyaç duyarlar.   Mama sıcaklığı   Bebeğiniz mamasının ılık veya oda sıcaklığında olması en iyisidir. Eğer bebeğinizin biraz daha sıcak mamayı tercih ediyorsa mama şişesini sıcak sı içinde biraz bekleterek ısınmasını sağlayın. Ya da sıcak su akan musluğun altında 1-2 dakika süreyle tutun. Mamayı mikrodalga fırında ısıtmayın. Bu bebeğinizin ağzını yakabilir. Bebeğinize mamayı vermeden önce biberonu mutlak sallayın ve sıcaklığını test etmek için elinizin üst tarafına bir damla damlatın.   Bebeği geğirtmek   Eğer bebeğinizin biberonla beslenirken geğirtilmeye ihtiyacı varsa onu dizlerinizin üstüne doğru uzatın veya omuzlarınızın üzerine doğru tutun. Hafifçe sırtına ovma hareketlerini yapın veya nazikçe pat pat yaparak vurun. Bebeğiniz yediğinin birazını geri çıkarabilir. Bebeğiniz eğer birkaç dakika sonra geğirmediyse fakat mutlu görünüyorsa sorun yoktur.   Bebeğinizin yediğini çıkarması   Bebekler yediklerinin birazını çıkarırlar. Bu normaldir. Fakat bebeğiniz çok fazla çıkarıyorsa bebeğinizi biberonla beslerken aynı zamanda her birkaç dakikada bebeğinizi geğirtmeye çalışın. Bebeğiniz beslendikten sonra ilk 20 – 30 dk bebeğinizi yere yatırmayın ve onunla oynamayın. Bebeğinizi oturtun. Otururken kusması daha iyidir. Eğer bebeğiniz sürekli çok fazla kusuyorsa bebeğinizin hekimiyle durumu görüşün. Çünkü bebeğin sürekli olarak yediğinin çoğunu geri çıkartması gelişim ve büyüme sorunlarına neden olabileceği gibi sağlık sorunlarına da neden olabilir.   Mamayı değiştirmek   Eğer bebeğiniz yediğinin çoğunu çıkarıyorsa ve mızmız görünüyorsa sorun mamadan kaynaklanabilir. Bazen bebekler mamaya karşı alerjik reaksiyon gösterebilir ve bebekte ishal, kusma, ciltte kuruma ve kızarıklık gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Eğer bebeğinizde bu durumlar oluyorsa bebeğinizin hekimiyle de görüşerek mama değişikliği gerekip gerekmediğini konuşun. Eğer kullanılan mamadan kaynaklanıyorsa hekiminiz yeni bir mama önerecektir. Hekiminizle konuşmadan bebeğinizin mamasında veya beslenmesinde bir değişiklik yapmayın.

Tam Yağlı Süt Bebekte Kabızlığa Neden Olur Mu?

Bebeğinizin ilk yaş gününü kutladığınızda muhtemelen bebeğinize verdiğiniz mamaya elveda deyip inek sütüne geçiş yapmış olacaksınız. Tabi bebeklerin diyetinde yapılacak değişiklikler kabızlık sorununa da yol açabilir. Kabızlık sorunu oluşursa bebeğinizin daha iyi hissetmesini sağlamak için yapabileceğiniz birçok şey bulunuyor.   Bebeklerde kabızlık belirtileri   Bebeğinizin katı dışkısını yapmada zorluk yaşıyorsa veya yapamıyorsa, katı dışkısını yaparken sıkıntı çekiyorsa, muhtemelen kabız olmuş demektir. Ayrıca bebeğinizin kakası çok sert ve küçük parçalar halinde gelir. Bebeğiniz katı dışkısını 1 haftalık süre zarfında 3 defadan daha az yapıyorsa bu da bir kabızlık belirtisi sayılır.   Süt ürünleri intoleransı   Süt ürünleri bebeklerde kabızlık şikayetlerine neden olabilir. Bebeğin süt ürünlerine karşı gösterdiği tepkiler arasında burun akıntısı, ciltte kuruma, egzama, hırıltı ve kulak enfeksiyonları riskinde de artış görülür.   Tam sütteki yağlar   1 – 2 yaşlar arasındaki çocuklar tam yağlı süt tüketmelidirler. Eğer çocuğun aile geçmişinde kalp hastalığı, obezite, kolesterol sorunları gibi hastalıklar yoksa düşük yağlı süt yerine tam yağlı süt tüketmeleri önerilmektedir. Fakat diğer yandan bazı çocuklarda tam yağlı sütteki yağlara karşı kabızlık reaksiyonu gelişebilir.   Diğer süt seçenekleri   Bazı zamanlar soya sütüne geçiş yapmak bebekte kabızlık sorununu çözebilir. Tabi kimi bebeklerde soya sütüne karşı da reaksiyon gelişebilmektedir. Bu bebekteki diyet değişikliklerinin getirdiği sorunların devam ettiğini gösterir. Bu durumlarda bebeğe 2 hafta süre için hipoalerjenk ürünler vermek faydalı olacaktır.

Bebekler İçin Ek Besin Listesi

Bebeğiniz 6. aydan sonra ek besinleri almaya başladığında hangi besinlerle başlayacağınız konusunda bir tereddüt yaşayabilirsiniz. Aşağıdaki ek besin önerilerini dikkate alarak bebeğinizin ek besinlerine başlayabilirsiniz.   Tahıllar   Bebeklere 6. aydan itibaren demir katkı tahıllardan vermeye başlamak iyi bir seçim olacaktır. Bebeğinizin mamasına pirinç gevreği karıştırabilirsiniz. Arpa ve yulaf ezmesi de bebekler için ilk ek besinler olarak verilebilir.   Meyveler   Bebeğiniz 7 – 8 aylıkken ona meyve püresi verebilirsiniz. Muz, şeftali, armut, elma gibi meyveler püre edilerek verilebilir.  8 – 10 aylık arasında bebeğinize pür eyerine küçük küçük dilimlenmiş yumuşak meyve parçaları verebilirsiniz.   Sebzeler   Bebeğinizi sebzelerle besleme başlamak için 7. – 8. aylar arası uygundur. Bebeğinize pişmiş havuç, tatlı patates ve kabak yedirebilirsiniz. Fakat bu besinleri bebeğinize yavaş yavaş tanıştırın.   Proteinler   Bebeğiniz ek besinleri almaya başladığı zaman ona protein kaynağı olarak püre dilmiş et, tavuk, kılçıksız balık, fasulye püresi yedirebilirsiniz. 1 yaşından itibaren yumurta yedirmeye başlamak daha güvenli olur. Soya peyniri 8. ayda verebilirsiniz.   Süt ürünleri   Bebeğiniz 9 aylık olduğu zaman ona günlük olarak 15 gr kadar yoğurt veya süzme peynir verebilirsiniz. Fakat yoğurdu evde siz kendiniz yapmanız daha doğal ve daha sağlıklı olacaktır. 1 yaşına kadar bebeğinize inek sütü vermekten kaçının.

Biberon Nasıl Temizlenir?

Bebeğiniz beslenmesinde hijyen kurallarına da dikkat etmeniz gerekmektedir. Örneğin bebeğinizi biberonla beslemeye başladıysanız biberonunun temizliğini iyi yapmalısınız. Çünkü çabuk bakteri üreyebilmektedir. Diğer yandan biberon temizliği anneler için en basit işlerden birisidir. Tabi özellikle yeni bir anneyseniz bunun nasıl yapıldığını bilmeniz gerekmektedir.   1. Bir tencerede sıcak suyun içine 3 yemek kaşığı kadar kabartma tozu ve 1 fincan kadar sirke dökün ve karıştırın.   2. Biberonu, biberon başlığını, memesini suyun içine sokun. 10 dk kadar sıcak suyun içinde kalmalıdırlar.   3. Biberon fırçasıyla biberonu ve diğer malzemeleri temizleyin. Bütün hepsi temizlendikten sonra suyu boşaltın.   4. Daha sonra biberonu ve diğer parçaları akan sıcak suyun altına tutarak iyice durulayın. Duruladıktan sonra lavabonun kenarına temiz bir bezin veya havlunun üzerine kurumaları için bırakın.   Eğer bebeğinizin biberon temizliğini bulaşık makinesinin içinde yapmak isterseniz doğal bulaşık deterjanı kullanın. Fakat biberon memesini bulaşık makinesinde yıkamayın. Bunu daima elle yıkayın.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: