Hamileliğe Fiziksel Hazırlık

Başarısız Tüp Bebek Sonrası

1) Başarısız Tüp Bebek Sonrası Deneme Yapılır mı?   Evlenip yuva kuran her çift evliliklerinin ardından kısa veya uzun bir süreç geçirdikten sonra yuvalarının neşe kaynağı olacak bir çocuk sahibi olmayı planlar. Kimi çiftler bu planlarını kısa bir vadede doğal yolla gerçekleştirebilirken; kimileri içinse bu durum o kadar kolay olmamaktadır. Maalesef ki her çift doğal yolla bebek sahibi olamamaktadır. Bu durumu belirleyen pek çok faktör vardır. Ancak bebek sahibi olmayı engelleyen bir takım faktörlerin önüne tüp bebek tedavisi yöntemi ile geçilerek çocuk sahibi olunabilir.   2) Her çift tüp bebek tedavisi için uygun mudur?   Doğal yollarla gebe kalamamış, nedeni belli olan ya da olmayan kısırlık tedavisinde en başarılı yöntemlerden biri olan tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu yöntemle çocuk sahibi olabilmeleri için de bir takım koşulların bu tedaviye uygun olması gerekmektedir. Tüp bebek tedavisinde başarıyı etkileyen sebeplerin en başında yaş faktörü bulunmaktadır. Yaş dışında tüp bebek tedavisinde başarı oranını etkileyen diğer faktörler; erkekten alınacak olan sperm durumu, kadının yumurtalarının kalitesi ve kadının rahiminde problem olup olmaması durumudur.   Günümüzde yeni geliştirilen yöntemler ve uygulamalar neticesinde başarı oranı giderek artış gösteren tüp bebek tedavisinin ilk denemesinde eğer başarılı bir netice alınamazsa yeni tüp bebek denemeleri yapılabilir. Çiftler açısından bakıldığında tüp bebek tedavisi biraz meşakkatli bir süreç olsa da, çocuk özlemini giderebilecek umut kaynağı olan bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir.   3) Tüp bebekte başarı şansı kaçtır?   Tüp bebek tedavisinde ilk deneme sonrasında çiftler; gebelik elde etme oranını % 100 olarak görmemelidir. Tüp bebek tedavisinin ilk denemesinde her zaman başarılı netice alınamayabiliniyor. Ancak bu tedavinin sonu değil. İlk tüp bebek tedavisi bitmiş ve başarılı bir sonuç elde edilememiş olabilir ancak yeni bir tüp bebek tedavisi sizi bekliyor. Bu deneme ile gebelik elde edebilirsiniz. Çocuk hayalinize; ikinci veya diğer tüp bebek denemenizde kavuşabilirsiniz.   4) Tüp bebek tedavisinin ilk neticesinde olumlu sonuç alamayan çiftlerin aklında hep aynı soru: Başarısız Tüp Bebek Sonrası Deneme Yapılır mı?   Bu yazımızda çiftlerin merakla yanıt aradığı bu sorunun yanıtı yazımızın devamında yer almaktadır.  Başarısız Tüp Bebek Sonrası Deneme Yapılır mı? konulu yazımızın devamını okumanızda fayda var.   Çiftler başarısız ilk deneme sonrası yapılan yeni tüp bebek denemelerinde çocuk sahibi olabilir. Çiftlerin bu durumda birbirlerine karşı anlayışlı olması ve çocuk sahibi olma konusunda umutlarını yitirmemeleri oldukça önemlidir.   5) Eşler bu durumda nasıl davranmalı?   Tüp bebek tedavisinde eşlerin birbirini motive etmesi gereklidir. Aksi halde ilk tüp bebek denemesinde başarısız netice alınırsa ikinci denemenin başarılı neticeleneceğine karşı olan inanç düşer ve psikoloji elbette ki tedaviyi de etkiler. Tüp bebek tedavisinin kaç kez deneneceği hakkında belirlenen net bir sayı bulunmamaktadır. Çiftlerin isteği, doktorun öneri ve çiftlerin sağlık durumuna bağlı olarak yeni tüp bebek denemeleri yapılabilir.   6) Başarısız denemenin ardından   Her yeni tüp bebek tedavisinin arasında minimum 1 aylık bir süre bırakılarak, çiftlerin hazır olduğunda tüp bebek tedavisinin tekrar yapılmasında mahsur yoktur. Ancak bu süre uzun olmamalıdır. Çünkü yaş ilerlemesi tüp bebek tedavisindeki başarıyı olumsuz etkileyen bir durumdur.   7) Başarı durumu nasıl bir tabloda ilerler?   Uzmanlar her yeni tüp bebek denemesinde başarı oranının diğer tüp bebek tedavisine oranla yarısı kadar azalacağını öngörmüştür. Fakat daha önce uygulanan tüp bebek tedavilerinde gözden kaçmış tüp bebek tedavisindeki başarıyı etkileyen faktörlerin varlığı unutulmamalıdır. Eğer bu tip bir durum söz konusu ise yani daha önceki tüp bebek tedavilerinde bazı problemler saptanamamış ve bu problemler baz alınarak tüp bebek tedavisi uygulanmamışsa başarısız netice elde edilmesi normaldir.   8) Tüp bebek tedavisinde 2. Denemede başarı şansı yüksek midir?   Yeni tüp bebek denemesinde olası bu problemler saptanarak başarı elde etme oranı artırılabilir. Özetle ilk tüp bebek denemesinin başarısızlığının nedenini araştırmak ve ikinci yapılacak olan denemede bu nedeni dikkate alarak yaklaşmak; ikinci tüp bebek denemesi ile hamileliğin oluşmasını mümkün kılmaktadır.   Kaynak: http://www.cemficicioglu.com.tr/tup-bebekte-basarisizlik-nedenleri

Kadınlarda Kısırlık, Nedenleri Ve Tedavisi

Çiftler arasında kısırlık oranı %20 dir. Bunun yarısı da kadınlardan kaynaklanmaktadır. Kısırlık kadının herhangi bir korunma olmadan ve düzenli ilişkiye rağmen 6 – 12 ay arasında gebe kalamamasıdır.   Kadınlardaki kısırlığın nedenleri nelerdir?   Kadınlardaki kısırlık nedenleri genelde ovulasyon, fallop tüplerdeki veya rahimdeki veya serviksteki bir sorunla ilgilidir. Yaş faktörü de kısırlıkta etkilidir. Yani özellikle 35 yaşından sonra doğurganlık yeteneği azalmaya başlar.   Ovulasyon problemleri genelde aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilir:   Hormonal dengesizlik Tümör veya kist Bulimia veya anoreksia gibi bir yeme bozukluğu Alkol veya madde bağımlılığı Tiroid bezi sorunları Aşırı kilo Stres Vücut yağlarında önemli bir kayba neden olan aşırı ve ağır egzersizler Çok kısa adet döngüsü   Rahimdeki veya fallop tüplerdeki problemleri aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilir:   Pelvik inflamatuar hastalık Daha önceki yaşanan bir enfeksiyon Rahim içinde polipler Endometriozis veya miyomlar Skar dokusu veya adezyonlar Kronik bir tıbbi sorun Daha önce ektopik gebelik yaşanması Bir doğum kusuru DES sendromu ( Annenenizin size hamileyken aldığı bazı ilaçlardan kaynaklanmaktadır )   Anormal servikal mukus da kadında kısırlığa neden olabilir. Anormal servikal mukus ( servikal mukustaki bir yetersizlik veya kalite sorunu ) sperm hücrelerinin yumurtaya ulaşmasını önleyebilir.   Kadınlarda kısırlık nasıl tedavi edilir?   Kadınlardaki kısırlığın tedavisinde genelde aşağıdaki yöntemler uygulanır:   1. Bir hormonal dengesizliği gidermek, endometriyosis veya kısa adet döngüsü orunu için hormon alımı   2. Ovulasyonu canlandırmak için ilaç alımı   3. Doğurganlığı geliştirmek için destek vitamini alımı   4. Var olan bir enfeksiyonu gidermek için antibiyotik alımı   5. Cerrahi müdahale   Kadınlarda kısırlığın önlenmesi   Genelde genetik bir sorundan veya hastalıktan kaynaklanan kadın kısırlığını önlemek için yapılabilecek bir şey yoktur. Bununla birlikte kadınların kısırlık ihtimalini azaltmak için yapabilecekleri bazı şeyler de bulunmaktadır 1. Mümkün olduğunca cinsel yolla bulaşan hastalıklardan kaçınmaya özen göstermek 2. Yasak madde veya uyuşturucu kullanımından kaçınmak 3. Alkol kullanımından kaçınmak 4. Günlük yaşamda genel sağlıklı ve hijyen kuraklarına uymak 5. Yılda bir defa jinekoloğa görünerek sağlık kontrolünden geçmek   Ne zaman hekime görünmeli?   Aşağıdaki durumlarda mutlaka hekime görünmek gerekir: Aşırı vajinal kanama Karın ağrısı Ateş Olağan dışı vajinal akıntı İlişki sırasında acı veya ağrı Vajinal bölgede yara veya kaşıntı gibi belirtiler.

Doğurganlığı Artıran Besinler

Doğurganlık yeteneğinizi artırmak, hamile kalmayı kolaylaştırmak istiyorsanız doğru bir diyet uygulamanız ve bu diyette bazı besinleri özellikle tüketmeniz gerekiyor. Bu besinler doğurganlığınızı artırarak hamile kalmanızı kolaylaştırır. Uygulamayacağınız diyette mutlaka tam tahıllı besinlere, taze sebze ve evyelere ve sağlıklı yağlara mutlaka yer vermelisiniz. Üstelik organik besinler de bu şansı artırmaya yardımcı olmaktadır.   Doğurganlığı artırmak için hangi besinleri tüketmeli?   Hamile kalmayı kolaylaştıran, doğurganlık yeteneğini artıran besinler yeşil yapraklı sebzeler (lahana, karalahana, pazı, brokoli, Brüksel lahanası, yeşil fasulye v.b. ), pancar, pancar yaprağı, ahududu, yaban mersini, kiraz, böğürtlen, koyu üzüm, hormonsuz kırmızı et ve tavuk eti bu amaçla tüketilebilecek besinler.   Doğurganlığı artırmak için sağlıklı yağlar   İşlenmiş yağlar genelde sağlık için zararlıdır. Sağlıklı yağlar ise hem genel sağlık durumuna hem de doğurganlığı artırmaya katkı sağlar. Sağlıksız yağ içeren besinlere mısır cipsi, kızartılmış besinler ve diğer fast food gıdaları örnek verebiliriz. Bir bebek sahibi olma şansını artırmak için beslenme şeklinde mutlaka sağlıklı seçimler yapmak gerekiyor. İşlenmiş yağlar ve rafine edilmiş karbonhidratlar doğurganlık yeteneğini kısıtlayarak gebe kalmayı zorlaştırabilir. Yapılan araştırmalar da diyette tam tahıllar, sebzeler, meyveler, bakliyatlar, süt ve süt ürünleri, balık ve sağlıklı işlenmemiş yağlara yer vermenin doğurganlığı artırmada önemli olduğunu ortaya koymaktadır.   Somon balığı gibi tatlı su balıklarında bulunan omega 3 yağ asitleri doğurganlığı artırmada oldukça fayda sağlar. Bu sağlıklı ve işlenmemiş yağlar hamilelik döneminde anne karnındaki bebeğin gelişimi ve büyümesi içinde önemli bir rol oynar. Omega 3 özellikle balıklarda ve bitkisel kaynaklarda bol bulunur.   Doğurganlığı artırmak için önemli vitaminler   Doğurganlığı artırmada özelikle bazı vitaminler önemli rol oynar. B12 vitamini ve folik asit bu konuda önemli rol oynar. Her ikisi de hamile kalmayı kolaylaştırır. B12 ve folik asit içeren besinleri özellikle tüketmek gerekir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, pancar, brokoli ve avokado tüketilebilir. E vitamini de doğurganlıkta önemli bir vitamindir. Güçlü bir antioksidan olduğu için kadın yumurtalarını korumaya yardımcı olur.   Doğurganlığı artırmak için kaçınılması gereken besinler   Bazı besinler var ki bunlar hem doğurganlığa zarar vermekte hem de hamilelik döneminde fetusa zarar vermektedir. Pastörize edilmemiş peynir gibi süt ve süt kaynakları, kılıç balığı ve köpek balığı gibi civa oranı yüksek balıklar, yapay tatlandırıcılar, şeker, kafein, fast food besinler…. Tüm bu besinler doğurganlık yeteneğini kısıtlayabilir ve hamilelik döneminde de ham anne hem de bebek için zararlı olabilir.

Hamilelik İçin Hazırlık

Sağlıklı hamilelik dönemi geçirmek ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için gerekli planlama çalışmalarına hamilelik öncesinde başlamanız gerekir. Hamilelik öncesinde birçok yönden yapacağınız hazırlıkla bazı önlemleri almanız gerekir. Bu önlemler sağlıklı bir hamilelik ve sağlıklı bir bebek ihtimalini oldukça artıracaktır.   Hamilelik için hazırlık genelde şu hususları kapsamaktadır:   1. Günlük olarak folik asit almaya başlayın. Hamilelik öncesinde 1 – 2 ay öncesinden folik asit almaya başlamanız sağlıklı bir bebek şansınızı artıracaktır. Her gün 400 mikrogram folik asit almaya başlayın. Folik asit ayrıca yeşil yapraklı sebzeler, turunçgiller ve fasulyegiller de bol miktarda bunmaktadır. Çoğu zaman folik asit vitamin desteği almaya ihtiyaç olur. Folik asit bebekteki doğum kusurlarını önlemeye yardımcı olur.   2. Bir sağlık kontrolünden geçin. Hamilelik planlamaya başladığınız zaman hamileliğinizden birkaç ay öncesinde hekiminize görünün. Aşağıdaki konular hakkında bilgiler alın ve kontrollerinizi yaptırarak risklerinizi ve gerekli önlemlerinizi öğrenin.   İhtiyacınız olan testler ve aşılamalar Doğum öncesi vitaminlere başlama Sizde olan herhangi bir sağlık sorununu nasıl kontrol altına alabileceğiniz Hamilelik sürecinde ilaç kullanımınız   3. Diş hekiminize görünün. Hamilelik öncesinde diş hekiminize görünerek olası sorunları tespit etmek ve tedavilerini yaptırmak önemlidir. Çünkü sağlıklı dişler sağlıklı hamileliklerde oldukça fayda sağlayabilir. Tam tersi de doğrudur. Diş ve diş eti hastalıkları hamilelik sürecini olumsuz etkileyebilir. Örneğin sağlıksız diş ve diş etleri erken doğum riskini artırabilen bir etkendir. Dişlerinizi hamilelik döneminde düzenli olarak fırçalamalısınız ve düzenli olarak da diş ipi kullanmalısınız.   4. Sağlıklı bir kiloda olmaya çalışın. Çok kilolu olmanız veya çok zayıf olmanız hamileliğinizi zorlaştırabilir. Hamilelik öncesinde çok kilolu olmanız ve bunun hamilelikte de devam etmesi diyabet ve yüksek kan basıncı riskini artırır. Hamilelik sürenizi uzatabilir ve doğumunuzu güçleştirebilir. Hamilelik öncesinde iyi bir diyet uygulayarak ve düzenli egzersize başlayarak sağlıklı bir kiloda olmaya çalışın.   5. Bebeğiniz için daha sağlıklı ve dengeli beslenin. Hamilelik öncesinde kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden birisi de sağlıklı ve dengeli beslenmenizdir. Bol protein, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar, düşük yağlı süt ürünler, meyveler, kuruyemişler tüketebileceğiniz besinler. Sağlığınıza fayda sağlamayacak besinlerden uzak durun.   6. Hamilelik döneminiz ve bebeğiniz için bir bütçe oluşturun. Bu bütçe oluşturma işlemine daha şimdiden başlayın. Bebeğinizin hekim kontrolleri, bakımı, beslenmesi, giyimi, temizliği oldukça bir bütçe oluşturacaktır. Şimdiden hazırlık yapmanız bebeğiniz doğduğu zaman ekonomik olarak sizi rahatlatacaktır.   7. Hamilelik öncesinde kafein tüketiminizi azaltın. Kafein tüketiminizi günlük olarak 200 miligramı geçmemelidir.   8. Hamilelik öncesinde sigarayı bırakmanız oldukça sağlıklı bir seçim olacaktır. Sigara hamile kalmanızı zorlaştırabilir. Ayrıca hamilelik döneminde de sigara içmeniz erken doğum, düşük ağırlıklı bebek ve düşük riskiniz de artırır. Ayrıca sigara içerek bebeğinizde ani bebek ölümleri riskini de artırmış oluyorsunuz.   Ayrıca yakınınızdaki kişilerinde içtiği sigara sizi etkileyebilir. Özellikle eşinize de sigarayı bırakmasını söyleyin. Pasif içicilik de tehlikelidir. Eğer sigarayı bırakmak konusunda zorluk yaşıyorsanız bu konuda hekiminize danışın.   9. Hamilelik için hazırlık yaparken alkolden kalınmanız gerekiyor. Alkol hamile kalmayı zorlaştırabilen bir etkendir. Ayrıca hamilelik döneminde de alkol kullanmanız bebeğinizde doğum kusurları ve öğrenme problemleri riskini de artırır. Alkolün güvenli bir miktarı bulunmamaktadır.

Hamileliğe Sağlıklı Bir Başlangıç İçin

Eğer bir bebek yapma düşünceniz varsa sağlıklı bir bebek için sağlıklı bir hamilelik sürecinin oldukça önemli olduğunu bilmelisiniz. Sağlıklı bir hamilelik için de hamilelik öncesinde sağlıklı başlangıçlar yapmak ve hamileliğe sağlıklı bir şekilde hazırlanmak gerekiyor.   Hamileliğe sağlıklı bir başlangıç için aşağıdaki adımları atmaya çalışın.   Kilonuzu kontrol edin   Hamilelik öncesinde mutlaka mümkün olduğunca ideal bir kiloda olmaya çalışın. Normal kilonun çok üstünde veya çok altında olmanız hamilelik döneminde sorunlar yaşama ( yüksek tansiyon, diyabet v.b. ) riskinizi artırır ve bebekte doğum kusurlarına yol açma ihtimalini yükseltir.   Sigarayı bırakın ve sigara dumanından uzak durun   Vücut sigaranın yarattığı kirliliğin çoğunu günler içinde kendi kendime temizler. Fakat sigaransın yarattığı kirliğin ve zararlı maddelerin bir bölümü de vücutta depolanır. Bu da hamilelik soruları riskini artırabileceği gibi bebekte de sorunlar yaşanmasına neden olabilir. Örneğin hamilelikte sigara içmek veya sigara dumanına maruz kalmak erken doğum, düşük ağırlıklı bebek, astım ve ani bebek ölümleri riskini artırır.   Alkolden uzak durun   Alkol de tıpkı sigara gibi oldukça zararlıdır. Alkolün hamilelikte güvenli bir düzeyi yoktur. Bu yüzden mutlaka kaçınmak gerekir. Hamilelikte alkol kullanımı bebekte fetal alkol sendromu riskini artırır ve bu sorun bebekte ciddi sorunlara, öğrenme problemlerine neden olabilir.   Uyuşturucu ve yasak maddelerden uzak durun   Uyuşturucu ve yasak maddelerin hepsi hem hamileliğiniz için zararlıdır hem de bunlar bebeğiniz üzerine oldukça yan etkiler gösterir.   İlaç kullanımı konusunda hekiminize danışın   Hamilelik öncesinde aldığınız kimi ilaçların hamileliğe hazırlanırken ve hamilelik sürecinizde kullanılması zararlı olabilir. Bu nedenle hamileliğe hazırlanırken kullandığınız ilaçları hekiminize bildirin. Hamilelikte kullanılan kimi reçeteli ve reçetesiz ilaçlarla kalp kusurları, dudak yarığı, damak yarığı ve diğer bazı vücut anomalileri arasında bağlantı bulunmaktadır. Bu ilaçlar kalp, depresyon, kan sulandırıcı gibi ilaçlar olabilir.   Doğum öncesi vitaminleri almaya başlayın   Hamileliğe sağlıklı bir başlangıç yapmak istiyorsanız hamilelik öncesinde folik asit, kalsiyum ve diğer hekimin önereceği vitamin ve mineralleri almaya başlayın. Bunları hamilelikten en az 2 ay öncesinde almaya başlamanız faydalı olacaktır.   Kızamıkçık ve suçiçeğine karşı bağışıklığınızı test ettirin   Bu her iki çocukluk hastalığına karşı bağışıklığınızı test ettirmek için en basit yol bir kan testidir. Bu testle kızamıkçık ve suçiçeğine karşı bağışıklığınızın olup olmadığını öğrenebilir ve gerekli önlemleri alabilirsiniz. Çocukken bu hastalılara karşı aşılanmış olduğunuzu düşünseniz bile yine de emin olmak ve gerekli önlemleri almak önemlidir.   HIV durumunuzu öğrenin   Hamilelik öncesinde HIV pozitif olan kadınların bu soru bebeklerine de geçirme riski vardır.   Eşinizin ve kendinizin kan grubunu bilin   Eğer sizin ve eşinizin kan grupları uyumlu değilse kan grubunuz bebeğinizinkiyle de uyumsuz olabilir. Bu da bebekte kansızlığa veya ciddi bir soruna neden olabilir. RH hastalığı bu kan uyumsuzluğundan kaynaklanır fakat hamilelikte kolayca tedavi edilebilir.   Ailenizdeki doğuştan gelen doğum kusurları hikayesini öğrenin   Eğer aile geçmişinizde genetik olarak doğuştan gelen sorunlar varsa bunu bilmeniz ve hamilelik öncesinde gerekli önlemlerin alınması oldukça önemlidir.

Hamilelik Öncesi Hekim Kontrolleri

Hamilelik öncesinde yaptıracağınız hekim kontrolleri ve hamilelik öncesi bakımınız hem sizin için hem de bebeğiniz için iyidir.   Hamilelik öncesindeki bakımda temel amaç hamilelik öncesinde ve hamilelik süreci için potansiyel riskleri görmek ona göre önlemleri alarak gerekli tedavi ve bakım sürecini yürütmektir.   Hamilelik öncesinde ve sürecinde sağlıklı olmak fiziksel sağlığın yanında duygusal ve psikolojik sağlığı da kapsamaktadır.   Hamilelik öncesi hekim kontrolleri   Hamilelik öncesi hekim kontrolleri aklınızdaki soruları hekiminize sormak ve danışmak için harika bir zamandır. Bu kontrollerde diyetiniz, doğum öncesi vitaminler, sağlık sorunların hakkında birçok şeyi konuşabilirsiniz.   Hekiminiz bu kontrollerde genelde şunları sorgulayacaktır.   Daha önceki hamilelikleriniz: Hekiminiz daha önceki hamileliklerinizi, adet döngülerinizi, kontraseptif kullanımı, daha önceki PAP testi sonuçlarınız, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, vajinal enfeksiyonlar gibi durumlarınızı sorgulayacaktır.   Sağlık geçmişiniz: Hekimiz şu an bir sağlık sorununuz olup olmadığını bilmek isteyecektir. Çünkü bu sağlık sorunlarının hamilelik öncesinde kontrol altına alınması gerekir.   Cerrahi geçmişiniz: Hekiminiz daha önce cerrahi bir operasyon geçirip geçirmediğinizi, hastanede yatıp yatmadığınızı bilmek isteyecektir.   Şu an kullandığınız ilaçlar: Şu an kullandığınız reçeteli ilaçları, otc ilaçları ve destek vitamin ve mineralleri hekiminize mutlaka bildirin. Çünkü bazı durumlarda kullandığınız bu ilaçlar hamilelik döneminde doğum kusurları riskini artırabilir.   Ailenizin sağlık geçmişi: Ailenizde olan sağlık sorunlarını hekiminizle paylaşın. Hekiminiz ailenizde olan sağlık sorunlarını bilmek isteyebilir.   Ev ve çalışma ortamınız: Evinizdeki ve çalışma ortamınızdaki olası risk faktörlerinizi hekiminize anlatın. Örneğin kimyasalların, tozun, radyasyonun v.b. zararlı maddelerin olduğu ortamlarda bulunmak hamileliğiniz için risklidir. Bunu hekiminize bildirin. Çünkü hem doğurganlığınızı olumsuz etkileyebilir hem de sağlıklı bir hamilelik ihtimalini düşürebilir. Kilonuz: Hamilelik öncesinde ideal kilonuzun ne olması gerektiğini bilmelisiniz. Bu nedenle kilo kontrolüyle hamilelik döneminde olmanız gereken kiloya ulaşmanız için gerekli önlemleri de almaya başlayacaksınız. Yaşam şekli faktörleri: Hekiminiz sizin ve eşinizin yaşamdaki alışkanlıkları hakkında sorular sorabilir. Sigara ve alkol kullanıp kullanmadığınızı, yasak madde alıp almadığınızı öğrenmek isteyecektir.

35 Yaşından Sonra Hamilelik

Her ne kadar 35 yaşından sonra hamilelikler riskli grup içinde yer alsalar da artık gelişen tıbbi teknolojiler ve sağlık hizmetleri ve tıptaki ilerlemeler, 35 yaşında hamileliklerin getirdiği riskleri oldukça azaltmaktadır. Bu da sağlıklı hamileliklerin ve sağlıklı bebekler dünyaya getirmenin oranını oldukça yükselten bir durumdur.   Fakat elbette ki 35 yaşından sonra hamileliklerde de sağlıklı hamilelik süreci için daha fazla dikkat, daha yakından takip ve daha sağlıklı tercihler yapmak gerekir. Bu konuda hekimle görüşerek sağlıklı bir hamilelik için gerekli önlemleri hamilelik öncesinde almak ve hamilelik sürecinde bunlara dikkat etmek önemlidir.   35 yaşından sonraki hamileliklerde sağlıklı bebek şansınızı nasıl artırırsınız?   1. Hamilelik dönemindeki bakım ve kontrollerinizi düzenli ve zamanında yaptırın. Hamileliğin ilk haftaları bebeğinizin gelişimi için çok önemlidir. Erken ve düzenli doğum öncesi bakım güvenli bir hamilelik ve sağlıklı bir bebek şansınızı oldukça artırır. Hamilelik dönemindeki bakımınız çeşitli tıbbi kontrolleri, düzenli egzersizleri, gebelik ve bebek bakım eğitimini, danışmanlık ve destek hizmetlerini kapsamaktadır.   35 yaşından sonra hamilelik yaşadığınız için gebelik diyabeti ve preeklampsi gibi riskleriniz de artar. Bu risklere karşı hekiminizle yakın takip içinde olarak bu risklerinizi azaltabilirsiniz. Hekiminiz düzenli olarak kontrollerinizi yapacak, kan basıncınızı ölçecek, idrarda protein ve şeker kontrolü yapacak ve kandaki glukoz seviyelerinizi ölçecektir. Bu hamileliğiniz le ilgili potansiyel riskleri erken teşhis edip erken tedavi ve önlem imkanı sağlamış olur.   2. 35 yalın üzerindeki kadınlar için opsiyonel hamilelik testlerini yaptırın. Hekiminiz özellikle bazı testleri sizin için teklif edebilir. Bu testler doğum kusur gibi bebeğinizde oluşabilecek olası riskleri belirleyecektir. Bu testler hakkında hekiminizle konuşun ve faydalarını, olası risklerinizi, sizin için uygun olup olmadıklarını öğrenin.   3. Doğum öncesi vitaminlerinizi alın. Günlük olarak 400 mikrogram folik asit vitamini almalısınız. Hamilelik öncesinde folik asit vitamini almaya başlamanız ve folik asit vitamini almaya hamileliğinizin ilk 3 ayında devam etmeniz bebeğinizde oluşabilecek olası beyin ve omurilikle ilgili kusurların riskini azaltacaktır. Hekim önermedikçe daha fazla miktarda folik asit vitamini almayın.   35 yaşından sonraki hamileliklerde hamilelik sorunları riskini düşürmek için ne yapmalısınız?   1. Doktor randevularınızı aksatmadan gerçekleştirin. Doktor randevularınız hamilelikte oryaya çıkabilecek gebelik diyabeti, preeklampsi gibi sorunları önlemeye yardımdı olacaktır.   2. Dengeli ve sağlıklı beslenin. Beslenmenizi çeşitlendirin. Her besin grubundan tüketmeye çalışın. Bol sebze ve meyve, tam tahıllar, fasulyegiller, kuruyemişler, yağsız et ve düşük yağlı süt ürünleri tüketmeniz gereken besinler. Folik asit içeren besinleri özellikle tüketin ( yeşil yapraklı sebzeler, fasulyegiller, karaciğer ve turunçgil meyveleri )   3. Tavsiye edilen kiloda olmaya gayret gösterin. Hekiminizle konuşarak hamilelikte kaç kilo almanız gerektiğini öğrenin. Hamilelikte çok fazla kilolu olmanız hamilelik komplikasyonları riskini artırabileceği gibi, bebeğinizin de sağlığını tehlikeye sokar. Aynı şekilde çok zayıf olmanız da risk doğurur.   4. Düzenli olarak egzersiz yapın. Düzenli egzersiz hamilelikte fazla kilo almanıza engel olacak, sizi ve bebeğinizi sağlıklı tutmaya yardımcı olacaktır. Hekiminizle görüşerek bir egzersiz programı oluşturun. Hekime danışmadan kendi egzersiz programınızı oluşturmayın.   5. Alkol ve sigaradan uzak durun. Bu ikisi bütün hamileliklerde risklidir. Alkol bebeğinizde zihinsel, fiziksel ve daha birçok soruna yol açabilir. Sigara bebeğinizin düşük ağırlıklı doğmasına yol açabilir. Sigara içmemeniz hamilelikte gelişen yüksek tansiyona ( preeklampsi ) sorununa karşı da korunmanıza yardımcı olabilir.   6. İlaçlar konusunda hekiminize danışın. Eğer hamilelik öncesinde ilaç kullanıyorsanız bunun hekiminizin bilmesi gerekir. Çünkü hamilelikte kullanılan kimi ilaçlar bebeğe zarar verebilir.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: