Doğum

Sezaryenle Doğan Bebeklerde Alerji Riski 5 Kat Daha Fazla

Genelde herhangi bir tıbbi zorunluluk yoksa hamile kadınlara normal doğum yapmaları tavsiye edilmektedir. Fakat çeşitli nedenlerle birçok kadın sezaryenle doğum yapmaktadır. Fakat sezaryenle doğumun da kendi içinde bazı olumsuz yönleri bulunmaktadır. ABD’ de bulunan Henry Ford Üniversitesi doktorlarının yaptığı araştırmaya göre sezaryenle doğum çocuklarda alerji gelişme riskini artıran bir etkendir.   Araştırma bulgularına göre sezaryenle doğan çocuklarda 2 yaşından itibaren çeşitli alerjilerin gelişme riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi.   Sezaryenle doğan bebeklerde 2 yaşından itibaren alerji gelişme riski normal doğumla doğan bebeklere göre 5 kat daha yüksek bulundu.   Bu çocukların en yaygın olarak kedi, köpek ve toz akarlarına alerjik tepki gösterdikleri tespit edildi.   Bebeklerde alerji riskini artıran başka etkenler de var mı?   Bebeklerde alerji riskini artıran başka etkenler de bulunmaktadır.   Annede ve badada çeşitli alerjilerin ve astımın olması Bebeğin çevresinde sigara içilmesi Bebekteki çeşitli hastalıklar ve bebeğin kullandığı ilaçlar   Ayrıca bebeklerde alerji riskini düşürmek için de 2 önemli nokta vardır.   Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmelidir. Anne sütü hem içerik itibariyle bebeklerde alerji riskini düşürmektedir hem de bebek erken dönemlerde çeşitli alerjen besinlere maruz kalmaz.   Diğer önemli bir etken ise bebeğe ek besinlerin 6. ayda sonra verilmeye başlanmasıdır. Bebeğe verilecek besinler konusunda da dikkatli olunmalıdır. Bazı besinler bebekler için alerji oluşturma riski en yüksek besinlerdir. Yumurta, bal, inek sütü fıstık ezmesi, ağaç yemişleri, balık ( ton balığı, alabalık, morina ) ve kabuklu deniz ürünleri ( ıstakoz, karides, yengeç ) alerjiye yol açma riski en yüksek besinlerdir.    Besin alerjisi hakkında daha ayrıntılı bilgiye Bebeklerde Besin Alerjisi isimli makalemizden ulaşabilirsiniz.

Ölü Doğum Nedenleri

Ölü doğum nedir?   Ölü doğum gebeliğin 20. haftasından sonra bebeğin ölü olarak dünyaya gelmesidir. Bebeğin gebeliğin 20. haftasından önce kaybı ise düşük olarak adlandırılmaktadır.   Ölü doğum oranı 1/200 dür. Normal olarak görülen gebeliklerde bile ölü doğumlar olabilir. Ölü doğum elbette ki ebeveynler için oldukça yıkıcı olabilir.   Ölü doğum yapan kadınların çoğu bir sonraki gebeliklerinde sağlıklı bir bebeğe sahip olabilmektedir. Eğer ölü doğum kromozomal bir sorundan veya göbek bağı sorunundan kaynaklanıyorsa tekrar olma şansı düşüktür. Eğer annedeki bir kronik hastalıktan veya genetik bir sorundan kaynaklanıyorsa tekrar ölü doğum riski yüksektir. Ölü doğum yaptıktan sonra bir sonraki gebelikte başarı sansı ortalama olarak %90 dan fazladır.   Ölü doğum yapma nedenleri nelerdir?   Bütün vakaların hemen hemen yarısında ölü doğum nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat ölü doğum nedenlerinin genelde şunlar olduğu düşünülmektedir:   1. Doğum kusurlarının olması 2. Göbek bağı sorunları 3. Plasenta ile ilgili sorunlar 4. Annedeki bir diyabet, yüksek tansiyon, preeklampsi ( gebelikte olan yüksek tansiyon ) gibi sorunlar. 5. Rahim için gelişme geriliği. Bu bebek için bir risk oluşturur. Bu durumda bebeğin beslenme eksikliğinden kaynaklana bir ölüm riski doğar. 6. Şiddetli beslenme eksikliği 7. Gebelikte enfeksiyonlar 8. Pestisit, karbonmonoksit gibi çevresel etkenlere maruz kalma 9. Aile geçmişinde kan pıhtılaşmasıyla ilgili bir sorun olması   Ölü doğum için risk faktörleri   Eğer aşağıdaki durumlar sizde varsa ölü doğum yapma açısından riskli bir grupta yer almaktasınız.   1. Bir önceki gebelikte ölü doğum yapma 2. Alkol veya yasaklı madde bağımlılığı 3. Sigara içmek 4. Obezite 5. 15 yaşından küçük olmak veya 35 yaşından büyük olmak
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: