Hamilelik Sorunları

Gebelikte Yaşanan Komplikasyonlar

Her gebelikte çeşitli komplikasyonların yaşanma riski vardır. Fakat gebeliklerin çoğu da sorunsuz yaşanmaktadır. Bu gebelik komplikasyonlarında sorunların erkenden farkına varmak ve gerekli müdahale ve tedaviyi yaptırmak önemlidir. Gebelikte yaşanan komplikasyonlar genelde şunlardır:   Gebelik diyabeti   Gebelik diyabeti gestasyonel diyabet veya gebelik şekeri olarak da bilinmektedir. Bütün gebeliklerin ortalama %3-6 arasında gebelik diyabeti sorunu yaşanmaktadır. Gebelik diyabetinin en temel nedeni pankreasın istenilen düzeyde insülin üretememesidir. Bu da yüksek düzeyde glukozun açığa çıkmasına yol açar. Gebelik diyabeti genelde gebelik sonrasında ortadan kaybolur. Gebelik diyabetinde gerekli tıbbi kontroller yapılırsa, kan şekeri düzenli kontrol edilirse ve düzenli egzersizle de kontrol altına alınırsa endişe edilecek pek bir durum yoktur. Fakat bazı gebelik diyabeti yaşayan hamile kadınların her gün insülin iğnesi olmaları gerekebilir.   Dış gebelik   Gebelik komplikasyonlarından birisi de dış gebeliktir. Gebeliğin anne rahminde değil de rahim dışında oluşmasıdır. Yumurtanın döllenmesi fallop tüpünde oluşur. Buna dış gebelik veya diğer bir adıyla ektopik gebelik denir. Dış gebeliğin en belirgin belirtileri aniden ortaya çıkan şiddetli bir karın ağrısı ve vajinal kanamalardır. Mide bulantısı, kusma, halsizlik, baygılık hissi, bayılma, nabızda düşme gibi belirtiler de görülür. Dış gebelik ciddi ve anne adayının hayatını tehdit edebilecek bir durumdur. Bu nedenle dış gebelikte acil müdahale gerekir.   Erken doğum   Ortalamaya göre her 10 bebekten 1 tanesi 20 gebelik haftasından sonra ve 37. gebelik hastasından önce doğmaktadır. Bu dönemler arasında olan doğumlar erken doğum olarak adlandırılır. Erken doğum vakalarının hemen hemen yarsında herhangi bir neden saptanamamaktadır. Diğerlerinde ise başta gelen nedenlerden birisi enfeksiyonel nedenlerdir. Örneğin idrar yolu enfeksiyonu ve vajinal enfeksiyonlar erken doğum riskini artırmaktadır.   Düşük ağırlıklı bebek   Anne karnındaki fetusun incelemelerde düşük ağırlıklı olması bir komplikasyon olarak kabul edilir. Burada anne adayının daha iyi yemesi tavsiye edilmektedir. Anne adayı iyi beslendiği zaman bu bebeğin de kilosunu olumlu etkiler. Eğer bebekte başka bir sorun varsa bu kan testi ve ultrason testi ile öğrenilebilir. Tabi bunların yanında anne adayının bebeğin doğum kilosunu olumsuz etkileyecek, düşük ağrılıklı doğmasına neden olan sigara içmek gibi alışkanlılardan vazgeçmesi de gerekir.   Preeklampsi   Preeklamspi gebelikte görülen bu döneme has bir tür yüksek kan basıncı ( yüksek tansiyon ) durumudur. Kronik yüksek tansiyondan farklı bir durumdur. Gebeliklerin yaklaşık %10 unda preeklampsi durumu görülebilmektedir. Preeklamside en temel belirtiler yüksek tansiyon, idrarda fazla miktarda protein ve yüz, el, bilek, bacak ve karın bölgesinde şişmedir. Bir hamile kadında preeklampsi durumu gelişirse anne adayının daha yakından takibi gerekir. Çünkü durum anne karnındaki bebeği de tetikleyebilir Erken doğum, epilepsi, serebral palsi, duyma ve görme sorunları riskini artırır. Bu sorun genelde gebelik sonrasında son bulur.   Düşük yapma   Gebelik komplikasyonlarından belki de en hüzünlü ve yıkıcı olanlarından birisi de düşük yapmaktır. Bu durum özelikle anne adayı için psikolojik yönden oldukça etkileyici olabilir. Bazı anne adayları bu tür gebelik kayıplarıyla baş edememektedir. Bu nedenle hamilelikte düşük vakalarında anne adayının profesyonel olarak psikolojik destek alması da gerekir.   Vajinal kanamalar   Gebelik döneminde yaşanan kanamalarda hemen bir hastaneye giderek tıbbi yardım almak gerekir. Gebelikteki kanamalar bir soruna işaret edebilir. Kanamalar bir düşük belirtisi de olabilir.   Plasenta previa   Plasenta previa plasentanın bebeğin doğum kanalı üzerinde yerleşip, burayı tıkamasına verilen addır. Plasenta previa vakası hamileliklerin 3. döneminde her 200 hamilelikten 1 tanesinde görülebilmektedir. Çoğul gebelik yaşayanlar, daha önce sezaryen doğum yapanlar, daha önce yine plasenta previa durumunu yaşayanlar ve 35 yaşından sonra hamile olanlarda bu sorun daha çok görülür.

Hamilelikte Sırt Ağrısı Nasıl Önlenir?

Hamilelik döneminde vücudunuzda bulunan ligamentler bu sürecin doğal bir sonucu olarak daha yumuşak ve gergin olur. Bu aslında vücudu doğuma hazırlamak içindir. Bu durum alt sırt bölgesindeki eklemlere ve pelvis bölgesine yük koyarak eklemleri zorlayabilir. Bu yük ve zorlama da sırt ağrıları yaşamanıza neden olabilir.   Hamilelikte sırt ağrılarını önlemek için   Hamilelik döneminizde sırt ağrısını önlemek için yaşabileceğiniz bazı şeyler vardır. Aşağıdaki önlemleri uygulayarak hamileliğinizde sırt ağrılarını önlemeye yardımcı olabilirsiniz.   1. Ağır şeyler kaldırmaktan kaçının. 2. Yerden bir şey alırken sırtınızı eğerek değil dizlerinden bükülerek yere eğilin ve yerdeki şeyi alın. 3. Hamileliğinizde omurganızı bükmemek için etrafınızda dönerken ayaklarınızı döndürerek dönün. Vücudunuzu döndürmeyin. Yani ayaklarını hareket ettirerek vücudunuzun yönünü değiştirin. 4. Vücut ağrılığınızı yere eşit olarak dağıtmak için olabildiğince düz topuklu bir ayakkabı giyinin.Yüksek topuklu ayakkabılardan uzak durun. 5. Eğer çalışıyorsanız mümkün olduğunca eğilmemeye çalışın. Yani vücudunuz mümkün olduğunca düz duralıdır. Bunun için daha yüksek bir yerde çalışmayı deneyin. 6. Otururken sırtınızı iyi destekleyin. Düz oturmaya çalışın. 7. Mutlaka iyi dinlenin. Özellikle hamileliğinizin sonları yaklaşırken iyi dinlenmeye çalışın. 8. hamileliğinizde sırt ağrılarını hafifletmek ve önlemek için yatağınızın da sıkı olması faydalı olacaktır. Eğer yatağınız çok yumuşaksa bunu daha sıkı hale getirmek için altına bir sunta parçası yerleştirin. 9. Masaj yaptırın. Masaj hamilelikte sırt ağrılarına iyi gelir. 10. Aquarobik, akupunktur, sıcak paket uygulaması, yürüyüş yapma gibi yöntemleri deneyin. Bunlar sırt ağrılarını önlemeye ve hafifletmeye yardımcı olur.   Hamilelikte Sırt Ağrısı Nasıl Hafifletilir?

Yoga Gebelikte Depresyona İyi Geliyor

Brown Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmanın bulgularına göre yoga gebelik depresyonuna iyi geliyor. Yoga gebelik depresyonunu hafifletmeye yardımcı oluyor.   Gebelikte depresyon hamile kadınlarda yaşanan psikiyatrik sorunlardan birisi ve yaygın yaşanan bir sorun. Gebelikteki çeşitli sorunlarla başa çıkamama, gebelikte aşırı iş yükü, gebelikte anne adayının kendisi ve bebeği hakkındaki endişeleri depresyona girmelerine neden olabiliyor.   Brown Üniversitesinin yaptığı araştırmada depresyon sorunu yaşanan 34 hamile kadın 10 hafta süreye yoga sınıfında yoga çalışmalarına katıldılar. Ayrıca bu kadılar   Bu yoga programı depresyon tedavisi için diğer herhangi bir danışmanlık veya terapi yöntemlerini de içermiyordu.   Yoga programı sürecinde kadınların depresyon düzelerinde azalma tespit edildi. Yoga çalışmalarına daha fazla katılanlarda daha fazla düzelme tespit edildi.   Yoga çalışmalarına katılan depresyonu kadınların farkındalık düzeylerinde de artış gözlendi.   Farkındalık düzeyinin artması yoganın depresyonu hafifletmede en faydalı yönlerinden birisi olduğu bilim insanlarından vurgulanmaktadır.   Araştırma sürecinde yoga çalışmalarına katılan kadınların depresyon ilacı almaya daha az ihtiyaç duydukları da saptandı.

Hamilelikte Mide Bulantısı

Hamilelikte mide bulantısı hamile kadınların en sık şikayet ettikleri sorunlardan birisidir. Hamilelikte mide bulantısı hamileliğin erken belirtilerinden birisi olarak bilinmektedir. Özellikle hamileliğin ilk 3 aylık dönemi boyunca yaygındır. Bazen daha uzun da sürebilir. Hamilelikteki mide bulantıları anne adayları için oldukça rahatsız edici olabilir. Fakat bebeğe bir zarar vermez. Aslında mide bulantısı genelde hamileliğin sağlıklı bir belirtisi olarak da algılanmaktadır.   Hamilelikte mide bulantısının nedeni nedir?   Hamilelikte mide bulantısının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat hamilelikte salgılanan insan koryonik gonadotropini hormonu ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.   Diğer taraftan hamilelikte mide bulantılarının nedeni olarak tahmin edilen diğer faktörler genelde şunlardır:   1. Östrojen hormonu: Bu hormonun düzeyi hamilelik döneminde yükselir. Bu hormon seviyesinin yükselmesi özellikle hamileliğin erken aylarında bulantıları tetikleyebilir.   2. Hassas mide yapısı: Hamilelik döneminde vücutta meydana gelen değişmelere paralel olarak, bu değişmelere vücudun uyum sağlamaya çalışırken midenin bu durumdan hassaslaşması bulantılara neden olabilir.   3. Stres ve bitkinlik: Hamilelik döneminde kadınların en yaygın yaşadıkları iki duygudur stres ve bitkinlik. Stres ve bitkinlik hissi mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir.   Genelde hamileliğin 4. – 8. haftaları içinde mide bulantıları başlar. Bunun 13 – 14. haftalarda durması beklenir. Diğer yandan hamilelikteki mide bulantıları daha erken bir dönemde başlayıp daha geç bir dönemde de sonlanabilir.   Hamilelikteki mide bulantılarında ne yapmak gerekir?   Hamilelikte mide bulantılarının önlemesi ve tedavisine yönelik olarak evde uygulanabilecek çeşitli çözümler ve kişisel bakım önerileri bulunmaktadır.   1. Mide bulantısını tetikleyebilecek besinlerden ve kokulardan kaçınılmalıdır. 2. Sabah yataktan kalkmadan önce güne birkaç kraker yenilerek başlanabilir. 3. Günde 3 büyük öğün yemek yerine daha fazla sıklıkla fakat daha az yemekte fayda vardır. 4. Yemeklerde daha az su veya diğer sıvılardan içilmelidir. Daha fazla sıvı alımını öğün aralarında yapmak daha uygundur. 5. Daha fazla kuru ve sade yiyecekler yemeye özen göstermek gerekir. 6. Uyunulan oda ve evin diğer bölümleri iyi havalandırılmalıdır. Biraz dışarı çıkıp temiz hava almak da iyi gelir. 7. Bol dinlenmelidir. Vücut kapasitesini zorlamamak gerekir. 8. Zencefil ve limon koklamak veya limonata içmek mide bulantısını hafifletmeye yardımcı olur. 9. Hamilelikte alınan doğum öncesi vitaminler konusunda hekimle konuşmak gerekir. Çünkü çok fazla miktarda demir minerali alınması hamilelikte mide bulantısına neden olabilir. 10. B6 vitamini mide bulantısı ve kusmayı azaltmaya yardımcı olabilir. B6 vitamini alımı konusunda almadan önce hekime danışmak gerekir. 11. Hamilelikteki mide bulantılarına yukarıdaki önlemlerin yardımcı olmaması durumunda hekime mide bulantısına karşı ilaç alınması konusunda danışılabilir.   Hamilelikte mide bulantıları her ne kadar normal bir durum olsa da çok şiddetli bulantı ve şiddetli kusma durumunda mutlaka durumu yine hekimle görüşmek gerekir. Çünkü hamilelikte şiddetli mide bulantısı ve kusmalar kilo kaybı, besin eksikliği gibi sorunlara yol açabilir.

Hamilelikte ( Gebelikte ) Baş Dönmesi

Hamilelikte baş dönmesi veya bayılma hissi yaygın bir durumdur. Özellikle hamileliğin ilk 3 aylık döneminde daha yaygındır.   Hamilelikte baş dönmesinin nedenleri nelerdir?   Hamilelikte baş dönmesinin en temel nedeni artan hormonlardır. Hormon düzeylerindeki artış damarların gevşemesine be genişlemesine neden olur. Bu aslında vücuda kan kakımının artmasına yardımcı olur. Fakat damarlarda kanın dönüşünü yavaşlatır. Bu durum kan basıncının normalden daha düşük olmasına yol açar. Sonuçta beyne kan akımı azalır ve geçici baş dönmesi ve baygınlık hissi oluşur.   Hamilelikte baş dönmesi ayrıca kan şekeri düzeylerinin düşmesinden de kaynaklanabilir. Bu vücudun metabolizmadaki değişmelere adapte olmaya çalışmasından oluşur. Kansızlık sorunu olan veya varis sorunu olan hamile kadınlar baş dönmesi sorununu diğer kadınlara göre daha fazla yaşayabilirler.   Hamileliğin 2. döneminde ( ikinci 3 aylık dönem ) baş dönmesi büyüyen rahmin damarlara daha fazla baskı yapmasından kaynaklanır.   Hamilelikte baş dönmesi ayrıca son 3 aylık dönemde de olabilir. Özellikle sık sık sırt üstü uzanan hamilelerde oluşabilir. Bunun nedeni ise sırt üstü uzanma durumunda rahimde büyüyen bebeğin vena kava olarak adlandırılan damara baskıyı artırmasıdır.   Hamilelikte baş dönmesini önlemek için çözümler   Hamilelikte baş dönmesini önlemek için bazı önlemler alınabilir. Aşağıdaki öneriler hamilelikte baş dönmesini önlemek veya azaltmak için yardımcı olacaktır:   1. Uzun süre ile ayakta durmaktan kaçınılmalıdır. Ayakta dururken ayakları hareket ettirmek dolaşımın artmasına yardımcı olur.   2. Yerden kalkarken veya uzanırken yavaş hareket edilmelidir. Hızlı ve ani hareketler baş dönmesine neden olabilir. Özellikle banyo gibi ıslak zeminin olduğu yerlerde bu güvenlik açısından çok önemlidir.   3. Sıcak banyo veya duştan kaçınılmalıdır.   4. Özellikle hamileliğin 2 döneminin sonlarından itibaren sırt üstü uzanmaktan kaçınmak gerekir.   5. Vücuttaki kan dolaşımına yardımcı olmak için rahat bol kıyafetler giyilmelidir.   Hamilelikte baygınlık hissi olursa ne yapmalı?   Baygınlık hissi oluşurken yavaşça oturmaya çalışmalı veya yere eğilmelidir. Alçakta durmak baygınlık hissine iyi gelir ve güvenlik riskini düşürür. Akabinde derin bir nefes alınır. Bu rahatlama sağlar. Sıkı kıyafetler giyilmişse bunlar gevşetilir. Pencereler açılarak içeriye temiz hava girmesi sağlanır. Hamilelikte baygınlık hissine karşı demir yönünden zengin besinler tüketmek iyi gelir.   Hamilelikte baş dönmeleri için en zaman hekime görünmek gerekir   Hamilelikte baş dönmesine vajinal kanama ve/veya karın ağrısı ( Bu ektopik gebelik veya plasenta ile ilgili bir sorun belirtisi olabilir ) eşlik ederse hemen hekime görünmek gerekir.   Ayrıca sürekli baş dönmelerinin yanında bulanık görme, baş ağrısı, çarpıntı gibi belirtilerin olması durumunda yine hekime görünmek gerekir. Bu şiddetli bir kansızlık sorununun veya hamileliği olumsuz etkileyen bir başka sorunun belirtisi olabilir.

Hamilelikte Vajinal Mantar Enfeksiyonu

Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonu yaşanması diğer dönemlere göre daha yaygındır. Özellikle hamileliğin 2. döneminde vajinal mantar enfeksiyonu riski daha fazladır. Tuhaf kokulu vajinal akıntı artışı gözlenir. Bu yaygın bir durumdur ve hamileliğin 2. döneminde normal bir belirtidir.   Vajinal mantar enfeksiyonu nedir?   Bir mantar enfeksiyonu vajinadaki asit ve mantar düzeyindeki denge kaybolduğu zaman meydana gelir. Bu durum mantarın normalden daha fazla oluşmasına neden olur ve rahatsızlığa yol açar.   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonunun nedenleri   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonunun nedenleri genelde şunlardır:   Hamilelikte yaşanan hormonal değişmeler Alınan hormonlar veya doğum kontrol hapları Alınan antibiyotikler ve steroidler Yüksek kan şekeri Vajinal ilişki Vajinaya duj yapma   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonu neden yaygındır?   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonlarının daha yaygın olmasının nedeni genelde hormoanl değişmelerdir. Hamilelikteki bu hormonal değişmeler vajina çevresindeki kimyasal değişmelere de neden olur. O bölgedeki hormonal dengesizlik normalden fazla mantar üremesine neden olur.   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri nelerdir?   Genelde beyaz, süzme peynire benzer ve kokulu bir akıntı Bazen de yeşilimsi veya sarımsı bir akıntı olabilir. Bol miktarda akıntı Vajinada kızarıklık, kaşıntı veya tahriş İlişki veya idrar yapma sırasında yanma hissi   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonu tedavisi ve önlenmesi   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonu tedavi edilmediği zaman doğum sırasında bebeğin ağzına geçebilir. Vajinal mantar enfeksiyonu için vajinal kremler ve fitiller tavsiye edilmektedir. Ağızdan alınan ilaçlar hamilelikte güvenli olmayabilir.   Hamilelikte vajinal mantar enfeksiyonunun temizlenmesi 2 haftayı bulabilir. Bu süreçte iyi bir hijyen ve iyi bir beslenme iyileşme sürecini kolaylaştırır. Böylelikle mantar enfeksiyonunun yeniden oluşma riski de azaltılır.   Tuvalet veya banyo sonrası vajina bölgesinin önden arkaya doğru temizlenmesi ve kurutulması daha uygundur. Ayrıca beslenmede mümkün olduğunca şekeli besinlerden uzak durmak hem iyileşmeyi kolaylaştırır hem de daha sonra tekrar oluşmasına engel olur. Çünkü bu tür besinler mantarın tekrar üremesine imkan sağlar.   Rahat, hava alan ve pamuklu iç çamaşırları giyilmelidir.   Yüzdükten sonra hemen duş alınmalıdır ve deniz kıyafeti değiştirilmelidir.   Vajina bölgesini duşlamaktan ve hijyenik spreyler, pedler ve tamponlar kullanmaktan kaçınmak gerekir.   Vücudun mantar enfeksiyonu ile daha iyi mücadele etmesi için iyice dinlenmek gerekir.   Ne zaman hekime danışmalı?   Yukarıda belirtilen vajinal mantar enfeksiyonu belirtileri görülürse hekime görünmek gerekir. Çünkü bu belirtiler diğer enfeksiyonlarla ( cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar v.b. ) benzerlik gösterebilir. Kesin teşhisi hekim yapacaktır. Teşhis sonrası hemen tedaviye başlanmalıdır. Eğer tedavi sonrası birkaç gün içinde bir düzelme görülmezse ve mantar enfeksiyonu daha da yaygınlaşırsa tekrar hekime görünmek gerekir.

Plasenta Previa, Belirtileri ve Risk Faktörleri

Plasenta previa plasentanın bebeğin doğum kanalı üzerinde yerleşip, burayı tıkamasına verilen addır. Plasenta previa vakası hamileliklerin 3. döneminde her 200 hamilelikten 1 tanesinde görülebilmektedir.   Plasenta previa vakalarında risk faktörleri   1. Rahim ile ilgili bir cerrahi operasyon geçirme 2. Daha önce de doğum yapma 3. Sezaryen doğum 4. Çoğul gebelikler 5. Daha önceki hamileliklerde plasenta previa vakasının yaşanması, 6. 35 yaşından sonra hamilelik   Plasenta previa’nın türleri   Tam previa: Plasentanın rahim ağzını tam olarak kapatmış olması Kısmi previa: Rahim ağzının bir kısmının plasenta tarafından kapatılmış olması Marjinal previa: Plasenta rahim ağzını kapatmaz fakat hemen kenarına kadar uzanmıştır.   Plasenta previa belirtileri nelerdir?   Plasenta previa belirtileri değişebilir. Fakat en yaygın belirtisi hamileliğin 3. dönemindeki ağrısız vajinal kanamalardır. Diğer belirtileri ise; erken kasılmalar ve bebeğin makat veya enine pozisyonunda olmasıdır.   Plasenta previa tedavisi   Plasenta previa teşhisi koyulan anne adayına bol dinlenmesi önerilir. Ayrıca daha sık hastane ziyareti gerekir. Hekim bebeğin akciğerlerinin olgunlaşması için steroid iğne verebilir. Eğer kanamalar kontrol edilemezse genelde gebeliğin uzunluğundan bağımsız olarak acil sezaryen doğum yapılır. Bazı marjinal plasenta previa vakalarında vajinal doğum olabilir.   Plaseta previa durumu olan kadınlarda cinsel ilişkiden kaçınmaları, seyahatlerini sınırlamaları ve pelvik egzersizlerinden kaçınmaları tavsiye edilmektedir.   Plasenta previa teşhisi koyulması anne ve baba adayları için oldukça zor bir durum olabilir. Bu konuda aynı sorunu yaşamış kadınların bulunduğu destek gruplarına katılmak, benzeri durumu yaşayan kadınların tecrübelerini dinlemek, bununla nasıl başa çıktıklarını öğrenmek faydalı olur.

Hamilelikte Kansızlık, Nedenleri Ve Türleri

Hamilelikte kansızlık nedeni   Hamilelikte yaşanan genel sorulardan birisi kansızlık sorunudur. Kansızlık sorununda anneye ve bebeğe oksijen taşıyacak olan sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin eksikliği görülür. Yetersiz kırmızı kan  hücreleri kansızlığa neden olur.   Hamilelik döneminde vücut daha fazla kan üretir. Bu bebeğin gelişimini destekler. Eğer vücutta yeterli demir yoksa veya diğer vitamin ve mineraller yönünden eksiklik yaşanıyorsa bu kırmızı kan hücrelerinin üretimini olumsuz etkiler ve yetersizlik yaşanır.   Kansızlık özellikle hamile kadınlarda yorgunluk ve güçsüzlüğün daha fazla hissedilmesine neden olur. Hamilelikte kansızlık sorunu şiddetli olduğu durumlarda erken doğum gibi komplikasyonlara eden olabilir. Bu nedenle hamilelikte kansızlık sorunun mutlaka tedavi edilmesi gerekir.   Hamilelikte kansızlık türleri   Hamilelik boyunca kansızlığın çeşitli türleri yaşanabilir. Kansızlık türleri şunlardır:   Demir eksikliğine bağlı kansızlık Folik asit eksikliğine bağlı kansızlık B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık   Demir eksikliğine bağlı kansızlık: Hamilelikte demir eksikliği kansızlığı vücutta yeterli hemoglobin üretimini sağlamak için vücutta yeterli demir olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu kırmızı kan hücrelerinde bulunan bir proteindir. Akciğerlerden vücuda oksijen taşır.   Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta kan vücuda yeterli oksijen taşıyamamaktadır. Demir eksikliği hamilelik döneminde yaygın görülen bir sorundur ve hamilelikteki kansızlık sorununun en yaygın nedenidir.   Folik asit eksikliğine bağlı kansızlık: Folik asit B vitaminleri grubunda yer alan bir vitamindir. Vücut yeni hücreler üretmek için folik asite ihtiyaç duyar. Buna sağlıklı kırmızı kan hücreleri de dahildir.   Hamilelik döneminde kadınların folik asit ihtiyacı daha fazladır. Fakat bazen diyetten yeterince folik asit alınmaz. Bu durumda vücuda yeterli oksijen taşımak için yeterli kırmızı kan hücresi üretimi gerçekleşmez. Bu da hamilelikte folik asit eksiliğinden kaynaklanan kasnılığa neden olur.   Folik asit eksikliği hamilelikte önemli düzeyde etkiler de doğurabilir. Anne karnındaki bebekte spina bifida gibi doğum kusurlarına ve düşük ağırlıklı doğuma yol açabilir.   B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık: Vücut sağlıklı kırmızı kan hücreleri için B12 vitaminine de ihtiyaç duyar. Hamile kadınlar diyetlerinden yeterince B12 vitamini almadıklarında bu kansızlığa neden olur. Çünkü vücut yeterli sağlıklı kırmızı an hücresi üretemez. Özellikle yeterince kırmızı et, tavuk eti gibi beyaz etler, süt ve süt ürünleri ve yumurta tüketmeyen hamile kadınlarda kansızlık sorunu daha fazladır. Çünkü bu besinler önemli bir B12 vitamini kaynağıdır. Özellikle vejetaryen beslenme şeklini benimseyen hamile kadınlarda kansızlık daha yaygın görülebilir. B12 eksiliğinden kaynaklanan kansızlık durumunda bebekte doğum kusurları olabileceği gibi, erken doğum da gerçekleşebilir.   Ayrıca doğumdaki ve doğum sonrasındaki kan kaybı da kansızlığa neden olabilir.   Hamilelikte kansızlık için risk faktörleri   Bütün hamile kadınlar kansızlık konusunda riskli grupta yer alırlar. Bu nedenle normalden daha fazla demir, folik asit ve B12 almak gerekir. Aşağıdaki durumlarda kansızlık riski daha fazladır:   Çoğul gebelikler Birbirine yakın zamanlarda ardı ardına hamilelik yaşamak Hamilelikte çok sık ve fazla sabah bulantısından dolayı kusmak Özellikle 18 yaşından önceki hamilelikler Demir yönünden zengin besinlerden yeterince tüketmemek Hamilelik öncesinde de kansızlık sorununun olması

Gebelik Diyabeti Anneyi Ve Bebeği Nasıl Etkiler?

Gebelik döneminde hormonal değişmeler anne adayında kan şekeri düzeyinin artmasına neden olabilir. Artan kan şekeri gestasyonel diyabet denilen gebelik diyabetinin yaşanmasının nedenidir. Gebelik diyabeti hem anneyi hem de anne karnındaki bebeği olumsuz etkileyebilmektedir.   Gebelik diyabeti bebeği nasıl etkiler?   Gebelik diyabeti anne karnındaki bebek üzerinde de olumsuz etkiler doğurabilir. Bu etkiler şunlardır:   1. Gebelik diyabetinde bebek normalden daha büyük olabilir ve bu da doğumun zor olmasına yol açan bir etkendir. Doğum sırasında bebekte hasar riski olabilir.   2. Doğumda düşük kan şekeri ve mineral düzeyi oluşabilir.   3. Bebekte sarılık oluşabilir.   4. Erken doğum olabilir.   5. Bebekte geçici solunum sorunları oluşabilir.   Gebelik diyabeti yaşanan durumlarda bebek doğduktan sonra bebekte obezite ve diyabet riski daha yüksek olur. Bu nedenle bu tür çocukların sağlıklı yaşam şekillerine kavuşturulmaları önemlidir. Sağlıklı yaşam değişiklikleriyle çocuklarda obezite ve diyabet riski azaltılır. Çocuğun sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmesi, egzersize alıştırılması, günlük yaşamda daha aktif olması, zararlı alışkanlıklardan uzak durması sağlanmalıdır.   Gebelik diyabeti anneyi nasıl etkiler?   Gebelik diyabeti gebelikte çeşitli komplikasyonların riskini de artırır. Gebelik diyabetinin yaşanması durumunda hekim hem anne adayının hem de anne karnındaki bebeğin sağlık durumunu daha yakından takip edecektir.   Gebelik diyabetinin annedeki olumsuz etkileri şunlar olabilir:   1. Gebelik diyabeti sezaryen doğum ihtimalini artırır.   2. Gebelik diyabeti düşük yapma riskini artırır.   3. Gebelik diyabetinde preeklampsi ( gebelikte yüksek tansiyon ) riski artar.   4. Gebelik diyabetinde erken doğum riski artar.   Gebelik diyabeti yaşayan kadınlarda doğumdan sonra Tip 2 diyabet gelişme riski daha fazladır. Fakat sağlıklı yaşam değişiklikleri bu riski azaltır.   Gebelik diyabeti sorunu yaşayan kadınlarda sezaryen doğum ihtimali artsa da birçok gebelik diyabeti sorunu yaşayan kadın düzenli normal vajinal doğum yapmaktadır. Eğer hekim sezaryen doğum öneriyorsa bunun nedenlerini bebek ve anne için risklerini hekimden öğrenmek gerekir.

Hamilelikte Akne, Nedenleri ve Tedavisi

Hamilelikte akneler neden oluşur?   Hamilelikte artan hormon düzeyleri ve hormonal dengesizlikler vücutta ve ciltte bazı değişikliklere neden olmaktadır. Bu hormonlar hamilelik döneminde aknelere neden olabilirler.   Androjenler hamilelikte ciltte aknelere neden olan hormonlardır. Androjenler hamilelik döneminde ciltte yağ üretimini artırır. Artan yağ oranı ciltte gözeneklerin kapanmasına yol açar. Kapanan cilt gözeneklerinde akne oluşumları gözlenir.   Hamilelikte akneyi önlemek için   Hamilelikte akneyi önlemek zordur. Çok az kadında akne hamilelikte önlenebilmektedir. Akne oluşumlarında cildin temiz olmaması, kendini yenilemede sorun yaşaması, ciltteki yağlanma gibi etkenlerin rolü bulunmaktadır. Her gün yüz bölgesini 2 defa yıkamak hamilelikte aknelere karşı iyi bir önlemdir. Fakat daha fazlası cildin doğal yağ tabakasına zarar verebilir ve cildi kurutabilir.   Hamilelikte akne tedavisi   Hamilelikte akne tedavisi için birkaç yol bulunmaktadır. Yüzü uygun bir şekilde yıkamak, doğru bir nemlendirici kullanmak, cildi nazikçe kurutmak gerekir.   Yüzü yıkarken yağ içermeyen bir yüz temizleyicisi kullanılmalı ve yüz günde 2 defa yıkanmalıdır. Sabah ve gece yatmadan önce yıkamak uygun olacaktır. Yüz bölgesini çekip çekiştirmek, sert ovmak, kaşımak ciltteki akneyi artırır ve cildi daha da tahriş eder.   Hamilelikte nemlendiriciler cilt için gereklidir. Fakat yüz nemlendiricisinin yağ içermediğinden emin olmak gerekir. Yüzü kuruturken el ile hafifçe pat pat yaparak kurutmak uygundur. Bunun için yumuşak bir havlu da kullanılabilir. Yumuşak havluyla yüze hafif dokunuşlarla yüz kurutulur.   Ciltteki sivilce veya akne gibi lekeleri sıkmak, kazımaya çalışmak cildi daha da tahriş eder ve akne lekelerinin daha fazla yayılmasına neden olur.   Hamilelik sonrasında ise hormon düzeyleri normale döner ve ciltteki akne türü oluşumlar gider   Hamilelikte aknelerin tedavisi için ilaç alınması konusunda kesinlikle hekime danışmak gerekir. Hekime danışmadan akne ilacı kullanılmamalıdır. Çünkü bu tür ilaçlar bebekte doğum kusurlarına yol açabilir.

Hamilelikte Hemoroidler İçin Doğal Çözümler

Hamilelikte hemoroid sorunu yaygın yaşanan bir sorundur. Hemoroid sorununda anüs veya rektumda damarlarda şişme olur. Hemoroidler hamileliğin özellikle 3. döneminde oluşurlar. Çünkü bu dönemde rahim pelvis bölgesine olan baskıyı artırır. Buna ek olarak hamile kadınlarda sıklıkla kabızlık yaşanır. Kabızlık hemoroid nedenlerinden birisidir. Kabızlık durumunda bağırsak hareketlerinden yavaşlama olur. Bu da hermoroid oluşumuna yol açar.   Hamilelikte hemoroidlere karşı çözüm yolları:   1. Hamilelikte heoroidleri engellemenin ve tedavi etmenin en iyi yolu lif zengini besinlerden beslenmek, bol su içmek ve egzersizdir. Lif zengini besinlere sebze ve meyveleri, keten tohumunu, erik suyunu, tam tahılları ve fasulyegilleri örnek verebiliriz.   2. Hamilelikte hemoroidleri hafifletmek için içi sıcak su dolu küvete oturmak da faydalı olur. Günde birkaç defa 10 – 15 dk. bu şekilde oturmak hemoroidlere iyi gelecektir.   3. Boya ve koku içermeyen nemli tuvalet kağıdı kullanılmalıdır.   4. Hemoroidlere karşı hamamelis mendili yatıştırıcı bir rol oynar   5. Hemoroidli bölgeye soğuk kompres uygulamak iyi gelir.   6. Kabartma tozu ve suyu karıştırarak hamur haline getirin ve hemoroid oluşan yere uygulayın.   7. Uzun süre oturmaktan kaçınmak gerekir.   Bu çözümler hemoridlerin oluşturduğu rahatsızlığı hafifletmeye yardımcı olurlar. Doğumdan sonra hamilelikte oluşan bu hemoroidler genelde yok olur.

Hamilelikte Mide Ekşimesi

Hamilelikte mide ekşimesinin nedeni nedir?   Hamilelik döneminde en yaygın yaşanan hamilelik sorunlarından birisi mide ekşimesi sorundur. Hamilelikte mide ekşimelerinde bu dönemdeki yaşanan hormonal değişmelerin önemli katkısı vardır. Bu dönemde mide ve yemek borusundaki kaslar gevşer ve bu da mide asitlerinin yemek borusuna kaçmasına neden olur. Akabinde yemek borusunda tahriş olur. Hamilelikte mide ekşimesine hatalı beslenme de etki eder.   Hamilelikte mide ekşimesi için çözümler   Eğer hamileyseniz ve mide ekşimesi oluyorsa aşağıdaki çözüm yöntemlerini deneyin:   1. Hamilelikteki mide ekşimesi sorununun çözümü için hekiminize danışarak hamilelikte güvenli olabilecek bir otc ilaç tavsiyesi isteyebilirsiniz.   2. Hamilelikte mide ekşimelerinde beslenme tarzının da etkisi olduğu için beslenmenize dikkat etmelisiniz. Doğru beslenme hem mide ekşimelerinizi hafifletmeye yardımcı olur. Azar azar yemeye çalışın. Yenmekleriniz düşük yağlı olmalıdır. Soslu ve yağlı yiyeceklerden kaçının. Gazlı yiyecekler ve içecekler de mide ekşimelerinizi tetikleyebilir.   3. Hamilelikte mide ekşimeleriniz için doğal yöntemlerini deneyebilirsiniz. Örneğin şekersiz sakız çiğneyin. Sakız ağız içi salgınızı artırarak asit nötralize edici etki gösterebilir. Fakat naneli sakız çiğnemeyin. Çünkü asit oranı yüksektir.   4. Yemeklerden sonra hemen uzanmayın. Uyurken de başınızı biraz daha yüksekte tutun.   5. Bir bardak ılık süte bir yemek kaşığı kadar bal eklemeyerek içmeyi deneyin. Bazı hamile kadınlar bunun kendilerine iyi geldiğini ifade etmektedirler.

Hamilelikte Sabah Bulantılarına Doğal Çözümler

Eğer hamilelik döneminizde sabah bulantılarından şikayetçiyseniz beslenmenizde bazı değişiklikler yapmanızda fayda vardır. Sindirimi daha kolay besinleri tüketin, soslu veya yağlı yiyeceklerden kaçının. Bir bardak ılık süt, peynir, bir kase yoğurt gibi protein düzeyi yüksek besinleri tüketmeye çalışın. Sabah bulantılarınız için aşağıdaki diğer doğal yöntemler de faydalı olabilir.   Hamilelikte sabah bulantılarına zencefilli çay iyi gelebilir. Zencefilin mide asitlerini nötralize eden iltihaplanma karşıtı bir özelliği bulunmaktadır. Zencefil çayı yerine zencefil tablet de kullanılabilir. Her sabah ve gece yatmadan önce 250 mg zencefil tableti alınması tavsiye edilmektedir.   B6 vitamini de sabah bulantılarına iyi gelir. Özellikle hamileliğin erken dönemlerindeki mide bulantılarında faydalıdır. B6 vitamin desteği alınabilir.   Masaj tekniği de hamilelikte sabah bulantılarına iyi gelebilir. Fakat masaj konusunda dikkatli olunmalıdır. Hamilelik masajı konusunda uzman bir kişiden yardım almakta fayda vardır. Çünkü ayak gibi bazı baskı noktalarındaki aşırı baskı erken doğumu tetikleyebilen bir etki gösterebilir.   Akupunktur tedavisi de hamilelikte sabah bulantılarında rahatlama sağlayabilir. Akupunktur ayrıca hamilelikteki baş ağırlarında, sırt ağrılarında ve ruh halinin geliştirilmesinde de faydalıdır.   Hamilelik sabah bulantılarının hafifletilmesi ve önlenmesi için zencefil, vitamin desteği masaj ve akupunktur doğal yöntemlerini kullanmadan önce mutlaka hekime danışmak gerekir.

Hamilelikte Depresyon, Belirtileri Ve Tedavisi

Birçok kadında hamilelik döneminde depresyon sorunu gelişebilmektedir. Bu daha çok hamilelik dönemindeki hormonal dalgalanmalara bağlı olarak gelişir. Hamilelikte depresyon doğum yaklaştıkça daha yaygın görülebilir.   Kadılarda arasında hamilelik döneminde depresyon vakalarının oranı %14 - %23 arasında değişmektedir.   Hamilelikte depresyon için kimler daha risklidir?   Hamilelik döneminde depresyon açısından riskli olan kadınlar şunlardır:   Aile geçmişinde depresyon vakaları olan kadınlar, Hamilelik döneminde eşinden destek göremeyen kadınlar, Hamilelik komplikasyonlarından dolayı yatak istirahatı veya hastanede yatmak durumunda kalan kadınlar Hamilelikte çok stres yaşayan kadınlar Hamilelikte döneminde finansal sorunlar, evlilik sorunları yaşayanlar Bebeğinin sağlığı konusunda çok endişe eden kadınlar   Hamilelikte depresyonun belirtileri nelerdir?   Hamilelikte depresyon belirtişleri genelde şunlardır:   Üzüntü İlgisizlik Sinirlilik Uyku sorunları İştah değişiklikleri Konsantre olmada zorluk Endişe Panik Suçluluk duygusu Obsesif düşünceler ve hareketler İntihar düşüncesi   Hamilelikte tedavi edilmeyen depresyon annenin kendi öz bakımını aksatabileceği için bu bebeği de olumsuz etkiler. Hamilelikte depresyon yaşanması lohusalık döneminde de lohusalık depresyonu riskini artırır. Fakat doğru bir tedaviyle bebeğin doğumundan sonraki lohusalık depresyonu önlenebilir.   Hamilelikte depresyon durumunda ne yapılabilir?   Hamilelikte depresyonda tedaviye ve depresyonu önlemeye yönelik şunlar yapılabilir.   1. İyi beslenmek gerekir. Özellikle omega 3 yağ asitleri yönünden zengin besinleri tüketmek hem depresyon belirtilerini hafifletmeye hem de depresyonu önlemeye yardımcı olabilir.   2. Egzersiz hamilelikte depresyon riskini düşürmeye ve yaşanacak olası bir depresyonun daha hafif seyretmesine yardımcı olabilir. Egzersiz ruh halini geliştirir.   3. Hamilelikte depresyon belirtilerini asla hafife almak ve en kısa sürede destek almak gerekir. Bu hem tıbbi tedavi şeklinde olur hem de eşinin psikolojik desteğiyle olur. Depresyon tedavisiyle ilgili yardım almak konusunda asla utanılacak bir durum yoktur. Ve asla depresyon sorunu yaşan kadın kendisini suçlu hissetmemelidir.   4. Hamilelikte depresyon durumunda hekime danışmadan asla ilaç tedavisi, otc ilaç veya bitkisel tedaviler uygulanmamalıdır.

Hamilelikte Sırt Ağrısını Hafifletmek İçin İpuçları

Hamilelik döneminde sırt ağırlarının olması normal bir durum olmakla birlikte dikkat edilmesi gereken bir sorundur. Bu sorunda artan ağırlığınızın, vücudunuzun dengesinin değişmesinin ve hormonal etkenlerin rolü bulunmaktadır. Hamilelik döneminde sırt ağırlarını hafifletmek için birçok yöntem bulunmaktadır.   Eğer siz de hamileliğinizde sırt ağırları yaşıyorsanız bu sorunu hafifletmek için aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz.   1. Duruşunuzu düzeltin. Hamilelikte karnınızdaki bebek büyüdükçe denge merkeziniz de değişir ve öne doğru kayar. Bu nedenle duruşunuzda öne doğru yönelmekte kaçının. Arkanıza doğru duruş merkezinizi yöneltin. Dik durun ve biraz geriye doğru kendinizi itin. Bu sırt kaslarınızı da güçlendirmeye yardımcı olur. İyi bir duruşta şu prensipleri unutmayın:   Ayakta mümkün olduğunca dik durmaya çalışın. Göğüs bölgenizi yüksek ve dik tutun. Omuzlarınıza geriye doğru yaslayın.   Ayakta uzun süreyle duracaksanız bir ayağınızın altında biraz yüksekçe bir şey koyun. Uzun süre ayakta durmamaya özen gösterin. Sık sık aralar verin.   Hamilelikte iyi bir duruş için otururken sırtınızı destekleyecek bir sandalye seçin ya da alt sırt bölgenizi bir yastıkla destekleyin.   2. Alçak topuklu ayakkabı giyinin ( ama düz değil ). Hamilelik destek kemeri kullanın. Her ne kadar hamilelik destek kemerlerinin faydaları konusunda araştırmalar sınırlı olsa da birçok hamile kadın hamilelik kemerinin yardımcı olduğunu belirtmektedir.   3. Ağırlık kaldırırken uygun bir şekilde kaldırın. Yere eğilirken dizlerinizi bükerek eğilin ve kalkarken bütün vücudunuzla birlikte kalkın. Belinizi bükmeyin. Limitlerinizi zorlamayın. Eğer oldukça ağır bir şey ise bir başkasından yardım isteyin.   4. Hamilelikte sırt ağrılarınızı hafifletmek için uyku pozisyonunuz da önemlidir. Bunun için sol tarafınıza doğru uyuyun. Uyurken dizlerinizi bükün ve dizlerinizin arasına bir yastık koyun. Yastığı ayrıca destekleyici olması için karnınızın altına ve sırtınızın arkasına da koyabilirsiniz.   5. Sırtınıza sıcak bir kompres uygulayın. Veya tam tersi bir buzlu kompres de uygulamanız sırt ağrılarınıza yardımcı olur. Ayrıca sırtınıza ovma yapacak şekilde masaj uygulanması da ağrıları hafifletebilir.   6. Günlük rutininizde egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Düzenli fiziksel aktiviteler sırt bölgenizi güçlendirir ve hamilelik döneminde yaşayabileceğiniz sırt ağrılarını hafifletebilir. Fakat egzersiz için öncelikle hekiminizin onayını almalısınız ve hangi egzersizlerin sizin için uygun olduğunu bilmelisiniz. Egzersizlerde de aşırıya kaçarak kendinizi zorlamamalısınız.   Yürüyüş ve su egzersizleri oldukça iyi gelebilir.   Belinizi esnetebilirsiniz. Bunun için yerde ellerinizin ve dizlerinizin üstünde başınız ileri bakacak şekilde durun. Sonra karın bölgenizi içeri çekin ve sırtınızı hafifçe yuvarlayın. Bu şekilde birkaç saniye durun ve sonra karın ve sırt bölgenizi serbest bırakın. Bunu kısa aralıklarla 10 defa tekrarlayın. Esneme hareketleri konusunda hekiminize de danışarak tavsiyelerini alın.   7. Hamilelik döneminde sırt ağrıları için tamamlayıcı tedavileri de dikkate alabilirsiniz. Bazı araştırmalar akupunktur gibi tamamlayıcı tedavilerin hamilelik döneminde sırt ağrılarını hafiflettiğini gösteriyor. Kayropraktik tedavi konusunda ise hekimle ilgili seçenekleri görüşmek gerekir.   Hamilelikte sırt ağrılarında ne zaman hekime görünmeli?   Hamilelikte sırt ağrılarınız eğer çok şiddetliyse Hamilelikte sırt ağrılarınız 2 haftadan daha uzun bir süredir devam ediyorsa hekimine danışın.   Hekiminiz ağrı kesici gibi ilaç tedavisi veya diğer ağrı hafifletici tedaviler uygulayabilir.   Hamilelikteki sırt ağrıları kimi zaman bir erken doğum sancısı belirtisi de olabilir. Ayrıca vajinal kanamalara, ateşe veya idrar yaparken yanmaya eşlik eden bir sırt ağrısı da olabilir. Bu sorunların altında yatan nedenlerin de bilinmesi gerekir. Eğer sırt ağrılarınız konusunda endişeleriniz varsa hemen hekiminizle bağlantı kurmanızda fayda vardır.

Hamilelikte Bacak Kramplarını Önlemek İçin

Hamilelikte bacak krampları ağrılı istemsiz kas kasılmalarıdır. Genelde gece vakitlerinde ve gebeliğin 2. ve 3. dönemlerinde olur.   Hamilelikte bacak kramplarının nedenleri hakkında tam net bir bilgi yoktur. Hamilelikte bacak kramplarını önleme için aşağıdaki adımları atabilirsiniz:   1. Baldır kaslarınızı gerin. Gece yatmadan önce germe hareketleri yapmanız hamilelik döneminde bacak kramplarını önlemenize yardımcı olacaktır. Duvara karşı bir kol boyu uzaklığında durun. Ellerinizi duvara dayayın. Bir ayağınızı önde ve bir ayağınız arkada olacak şekilde ön ayağınızın dizini bükerek duvara doğru eğilin. Arkadaki bacağınızın dizi düz durmalıdır. Bu şekilde 30 sn kadar durun. Sonra ayaklarınızı değiştirerek tekrar aynı hareketi yapın.   2. Aktif olun. Düzenli fiziksel egzersizler hamilelik döneminde bacak kramplarını önlemeye yardımcı olur. Egzersiz programına başlamadan önce hekiminize danışarak bir egzersiz programı oluşturun. Hekiminiz ayrıca sizin için egzersizin uygun olup olmadığını ve hatta hangi egzersizleri yapıp yapamayacağını size bildirecektir.   3. Magnezyum desteği alın. Yapılan bazı araştırmalarda magnezyum desteği almanın hamilelikte bacak kramplarını önlediğine dair bulgulara rastlanmıştır. Ayrıca magnezyum açısından zengin besinler tüketmek faydalı olacaktır ( tam tahıllar, fasulyegiller, kurutulmuş meyveler, kuruyemişler )   4. Vücudunuzun sıvı dengesini iyi ayarlayın. Vücudun sıvı dengesinin iyi olması kaslara da oldukça fayda sağlar. Bu da hamilelikte bacak kramplarını önlemede yardımcı olur. İdrarınızın koyu sarı renkte gelmesi vücudunuzdaki sıvı yetersizliğinin belirtisi olabilir.   5. Uygun bir ayakkabı giyinin. Rahat ve destekleyici bir ayakkabı bacak krampları için faydalı olacaktır.

Hamilelikte Hemoroit Tedavisi

Hamilelik döneminde yaşanma riski artan komplikasyonlardan birisi de hemoroitlerdir. Hemoroitler anüs ve rektumda oluşan şişmiş damarlar ve buradaki kaşıntı, ağrı ve kimi zaman kanamalardır.   Hamilelikte hemoroit tedavisi için şunları yapabilirsiniz. Bunlar hemoroit belirtilerinizi hafifletmeye yardımcı olacaktır.   1. Sıcak su içine oturun. Küveti sıcak suyla doldurun ve içine oturarak. Bunu günde birkaç defa tekrarlayın. Her seferinde bir 10. kadar oturmuş olun.   2. Hamilelikte hemoroit tedavisi için hamamelis kullanın. Bir parça pamuğu hamamelis suyunun içine batırın ve buna anal bölgenize uygulayın. Pamuğu sık sık değiştirin.   3. Hamilelikte hemoroit tedavisi için buz kullanın. Günde birkaç defa anüse buzlu soğuk kompres uygulayın. Bu şişmeyi rahatlatacaktır.   4. Anal bölgenizi temiz tutun. Islak bir mendille temizliğinizi yapın. Sonra tuvalet kağıdıyla kurutun. Parfüm ve alkol içermeyen ürünleri tercih edin. Veya hemoroit sorunu olan kişiler için özel yapışmış ilaçlı mendiller kullanın.   5. Uzun süre oturmaktan kaçının. Uzun süre oturmanız anüs ve rektumdaki damarlara baskı yapar. Olabildiğince yan tarafınıza doğru oturun. Uyurken de sol yanınıza doğru uyuyun. Eğer oturuyorsanız sık sık ara verin ve biraz ayağa kalkarak gezinin.   6. Hamilelikte hemoroit tedavisi için otc bir ürün kullanın. Bunun için hekiminize danışın. Hekiminiz hamilelikte güvenle kullanılabilen bir hemoroit kremi tavsiye edebilir. Hemoroit kremleri sorunun altında yatan nedeni ortadan kaldırmazlar. Sadece var olan hemoroitlerin yarattığı ağrı, acı ve kaşıntı gibi belirtileri hafifletebilir.   Hamilelikte hemoroiti önlemek veya hafifletmek için şunları da yapın:   Hamilelik diyetinizde lif oranı yüksek besinlere mutlaka yer verin. Bol su ve diğer sıvılardan için. Düzenli olarak egzersiz yağın ve biraz daha aktif olun. Sürekli hareketsiz kalmayın. Dışkı yumuşatıcı ve lif desteği kullanmak için hekiminize danışın.   Eğer kendi kendinize uyguladığınız yukarıdaki önlemler işe yaramazsa veya hemoroitler daha da kötü hale gelirse mutlaka hekiminize danışın. Hekiminiz reçeteli bir ilaç reçete edebilir. Hemoroitler genelde doğum sonrasında ortadan kaybolurlar. Eğer doğum sonrasında da devam ederlerse hekiminiz cerrahi bir operasyon tavsiye edebilir.

Hamilelikte Toksemi Ve Eklampsi

Toksemi ve eklampsi hamile kadınlarda yüksek kan basıncına neden olan durumlardır. Bu sorunlar hem anne adayı hem de anne karnındaki bebek için tehlikeli olabilir.   Toksemi nedir?   Toksemi sıklıkla preeklampsi olarak ifade edilen ve hamile kadınlarda gelişen bir durumdur. Toksemi genelde hamileliğin 20. haftasından sonra herhangi bir zamanda oluşabilir. Yüksek kan basıncına neden olur ve bebek için tehlikeli olabilir. Bebeğe plasentadan yeterli kan akışını engelleyebilir. Toksemi sorunu bebeğin kalp atışlarında yavaşlamaya ve erken doğuma yol açabilir.   Toksemi belirtileri nelerdir?   Tokseminin birçok belirtisi olabilir. Ayrıca hamilelikte yaşanan diğer komplikasyonlarla da benzerlikler gösterebilir. Bazı kadınlarda ise belirti vermeyebilir ve teşhisi zor olabilir. Toksemi olan hamile kadınlarda yüksek tansiyon gelişir. Bu durum vücutta sıvı birikmesinden dolayı şişkinliğe yol açabilir. İdrarda protein birikir. Vücut sıvılarında artış olsa da hamile bir kadının idrar üretiminde azalma olabilir. Kadınlar ayrıca şiddetli baş ağrıları ve karın bölgesinde ağrı hissedebilirler. Karın ağrısına aşırı bulantı ve kusma da eşlik edebilir.   Eklampsi nedir?   Toksemi eklampsinin ilk evresidir. Eğer toksemi belirtileri daha da kötüleşirse eklampsiye yol açabilir. Eklampsi hamileliğin 2 döneminin sonunda veya 3. döneminde oluşur. Fakat toksemiden daha şiddetlidir. Annenin ölümüne veya komaya girmesine neden olabilir. Eklampsi sorunu ayrıca plasentaya zarar vererek bebeğin ölümüne bile yol açabilir.   Eklampsi belirtileri nelerdir?   İstatistiklere göre toksemi olan her 200 hamile kadından 1 tanesinde eklampsi sorunu gelişebilmektedir. Eklampsi toksemi belirtilerinin şiddetli olarak yaşanmasıyla kendini gösterir. Eklampsinin gelişmesi durumunda nöbet belirtileri görülebilir. Hatta annede ölüm riskini bile doğurabilir.   Toksemi ve eklampside risk faktörleri nelerdir?   Toksemi ve eklampsi her hamilelikte yaşanabilecek bir durumdur. Bununla birlikte çeşitli risk faktörleri toksemi ve eklampsi riskini artırır. Örneğin her iki durum özellikle ilk hamilelikte daha yaygın görülür. Her ne kadar ilk hamilelikte bu sorunlar daha yaygın görülse de ilk hamilelikte görüldükten sonra sonraki hamileliklerde de görülme riski artar. Genç annelerde ve 40 yaşın üzerindeki hamileliklerde toksemi ve eklampsi riski daha fazladır. Obezite, çoklu hamilelikler, diyabet, böbrek hastalığı ve romatoid artrit sorunları toksemi ve eklampsi riskini artıran diğer faktörlerdir.   Hamilelikte toksemi ve eklampsi tedavisi   Toksemi ve eklampsinin tek bir tedavisi vardır o da bebeğin doğmasıdır. Bebek doğduktan sonra kendi normal değerlerine döner ve kendi kendini düzeltir. Bununla birlikte toksemi ve eklampside elbette ki belirtileri hafifletecek bazı şeyler de yapılabilir. Toksemili hamile kadınlarda genelde yatak istirahatı tavsiye edilir. Tuz tüketimi azaltılır ve gün içinde bol bol su içilmesi tavsiye edilir. Eklampside ise hastane tedavisiyle durum kontrol altına alınabilir. Ayrıca ilaç tedavileri de erken doğum sancısını ve erken doğumu önlemek için yapılabilir. Eklampside şiddetli belirtiler devam ederse bu durum erken doğumu tetikleyebilir.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: