Hamilelikte Sağlık

Hamilelikte Demir Minerali Doğum Kilosunu Geliştiriyor

Yapılan bir araştırmanın bulgularına göre gebelikte günlük demir minerali alımı ile doğum kilosunu artırma ve düşük doğum kilosu riskini azaltma arasında bağlantı bulunmaktadır.   Dünya Sağlık Örgütü hamile kadınlara günlük 60 mg dozda demir almalarını tavsiye etmektedir.   Bilindiği gibi demir eksikliği vakaları tüm dünya genelinde en yaygın beslenme yetersizlikleri arasında yer almaktadır. Buna bağlı olarak demir eksikliğine bağlı kansızlık vakaları da hamilelikte yaygın görülmektedir. Hamilelikte demir eksiliğine bağlı kansızlık vakaları en yaygın olarak düşük ve orta gelirli ülkelerde görülmektedir. 2011 yılı verilerine göre tüm dünyada 32 milyon hamile kadının bundan etkilendiği tahmin edilmektedir.   Yapılan araştırmaya göre hamilelikte kansızlık ile erken doğum ( prematüre doğum ) arasında bağlantı bulunmaktadır. Araştırmada hamilelikte demir minerali kullanan hamile kadınlar ile demir minerali kullanmayan hamile kadınlar karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonunda demir kullanan kadınlarda hemoglobin düzeylerinin daha yüksek olduğu görüldü ve bu hamile kadınlarda kansızlık oranının önemli düzeyde düştüğü görüldü.   Hamileliğin özellikle ilk ve ikinci 3 aylık döneminde demir kullanımından dolayı düşük ağırlıklı doğum ve erken doğum riskinde önemli azalma görüldü.   Bazı hamile kadınlar ise demir eksikliğinden kaynaklanan kansızlık durumunu daha şiddetli yaşayabilir. Bu kadınlar genelde sık aralılarla doğum yapanlar, çoklu gebelik yaşayanlar, yeterince beslenemeyenler, sabah bulantılarını daha sık ve yoğun yaşayanlardır.   Demir eksikliğinde beslenme de önemlidir   Hamilelikte yeterince demir kullanamayan veya demir eksikliği yaşayan kadınlar doğru beslenmelidirler. Demir yönünden zengin besinleri tüketmek hamilelikte demir eksikliği yaşayan anne adaylarına yardımcı olacaktır.   Örneğin kırmızı et, ıspanak, baklagiller, soya fasulyesi, pekmez, kurutulmuş meyveler, kuruyemiş, marul, lahana, şalgam, kabak demir yönünden zengin besinleri tüketmek faydalıdır.   Aynı şekilde C vitamini yönünden zengin besinleri tüketmek de demir mineralinin vücutta daha iyi emilmesini sağlar. Portakal ve mandalina gibi meyveler C vitamini deposudur.   Bunların yanında hamilelikte çay ve kahve gibi kafeinli içecekleri sınırlamak gerekir. Bu içecekleri aşırı tüketmek hamilelikte kansızlık sorununu tetikleyebilir.

Hamilelikte Zika Virüsü Bebeği Nasıl Etkiler?

Zika virüsü en çok da hamile kadınlarda anne karnındaki bebekler için risk oluşturmaktadır. Son zamanlarda salgın halinde insanları en çok etkileyen virüslerden birisi Zika virüsüdür. Zika virüsü grip benzeri belirtiler gösteren bir enfeksiyonel hastalığa neden olur. Zika virüsü ile ilgili en çok merak edilen konular hakkında aşağıda bilgiler bulabilirsiniz.   Hamile kadınlar Zika virüsünün olduğu yerlere seyahat edebilirler mi?   Normalde herkesin Zika virüsünün olduğu yerlere seyahat etmemeleri tavsiye edilmektedir. Özellikle hamile kadınlar bu yönde daha dikkatli olmalıdırlar. Çünkü Zika virüsünün anne karnındaki bebeği etkileme riski çok daha yüksektir. Zika virüsünden dolayı hamilelikte anne karnındaki bebekte doğum kusurları meydana gelebilir. Bu konudaki raporlara göre bebeklerin küçük kafalı doğma riski vardır. Buna tıp dilinde mikrosefali denilmektedir. Mikrosefali ile doğan bebeklerde zeka geriliği, konuşma güçlükleri gibi sorunlar görülebilir.   Zika virüsünün yaygın görüldüğü yerler neresidir?   Zika virüsünün yaygın olarak görüldüğü yerler Afrika, Güney Asya ve Pasifik Adalarıdır. Hamile kadınlara özellikle bu yerlere seyahat etmemeleri tavsiye edilmektedir.   Zika virüsü nasıl bulaşır?   Zika virüsü bir RNA virüsüdür ve Aedes sivrisineğinin ısırmasıyla bulaşır. Cinsel temas yoluyla da bulaşabilir. Riskli gruptaki kişilerin cinsel ilişki de kondom gibi koruyucu önlemler almaları tavsiye edilmektedir.   Hamileyken veya bebek emzirirken böcek kovucu kullanmak güvenli mi?   Evet böcek kovucu kullanmak güvenlidir ve sivrisinekleri uzak tutmakta etkilidir. Hamile kadınlar ve emziren anneler sivrisineklere karşı böcek kovucu kullanabilirler. Fakat güvenli bir böcek kovucu kullanılmalı ve etiketindeki kullanım kurallarına uyulmalıdır.   Eğer hamile olmayan bir kadın bir sivrisinek tarafından ısırılıp Zika virüsünden etkilenirse bu gelecekteki hamilelik durumunu etkiler mi?   Bu konuda şu an elde deliller bulunmamaktadır. Yan şu an hamile olmayan bir kadının Zika virüsüne yakalanmasının bir sonraki hamileliğinde etkili olup da bebekte doğum kusuruna yol açabileceği konusunda elde herhangi bir delil bulunmamaktadır. Elbette Zika virüsünden etkilenen bir kadın eğer hamile kalmayı düşünüyorsa bu konuda hekimine danışmalıdır.   Zika virüsü için bir aşı var mı?   Zika virüsünü önlemek veya tedavi etmek için şu an herhangi bir aşı bulunmamaktadır.   Hangi durumlarda hekime danışmak gerekir?   Eğer Zika virüsünün yaygın olduğu yerlere seyahat ettiyseniz ve Zika virüsünden etkilendiğinizi düşünüyorsanız ( 2 hafta içinde ateş, döküntü, eklem ağrıları, kırmızı göz belirtileri görülür ) bunu hekiminize bildirmelisiniz.

Hamilelikte Sauna Ve Jakuzi Zararlı Mı?

Yapılan bazı araştırmalara göre hamilelik döneminde sauna gibi vücut ısını artıran uygulamalar sakıncalı olabilmektedir. Bu nedenle hamile kadınlara bu sürçte sauna ve jakuzi gibi uygulamalardan kaçınmaları tavsiye edilmektedir.   Sauna ve jakuzi gibi sıcak uygulamalar vücut ısısını aşırı artırmanın yanında vücutta sıvı kaybına ve bitkinliğe yol açabilmektedir.   Hamilelik döneminde kadınlar kendilerini normalden daha fazla sıcak hissedebilirler. Bunun nedeni hamilelikteki hormonal değişmeler ve cilde kan akımının artmasıdır. Bu hormonal değişmeler hamile kadınların kendilerini ayrıca baygın hissetmelerine de neden olabilir.   Bu nedenle eğer siz de hamilelik döneminizde sauna ve jakuzi gibi şeylerden faydalanmak istiyorsanız bunu isteğinizi hamilelik sonuna kadar ertelemenizde fayda vardır.   Eğer vücut ısınız fazla artarsa bu durum cildinize daha fazla kan akımına neden olur. Bu durumda terlemeye başlarsınız. Bu vücutta sıvı kaybına yol açar. Ayrıca iç organlarınıza daha az kan gider. Buna beyin de dahildir. Böyle bir durumda beyin yeterli düzeyde kan alamaz. Bu da dolayısıyla beyinde oksijen azlığına yol açar. Sonuç olarak siz de baygınlığa neden olabilir.   Vücut ısınızdaki fazla artış henüz doğmamış olan bebeğinizi de etkileyebilir. Bebeğinizin gelişimi sizin bu durumunuzdan olumsuz etkilenebilir. Özelikle hamileliğin ilk 12 haftalık diliminde bu risk daha fazladır.   Bu nedenle hamilelik döneminizde vücut ısınızı çok artıracak sauna, jakuzi, buhar banyosu, sıcak küvette uzun süre bekleme v.b. uygulamalardan kaçınmanızda fayda vardır.

Hamilelikte Ateş Yükselmesine Çözümler

Hamilelik döneminde soğuk algınlığı ve grip gibi enfeksiyonel durumların neden olduğu ateş yükselmesi hamilelikte risklidir ve erken doğum sancılarına, düşüğe ve bebekte doğum kusurlarına yol açabilecek niteliktedir. Hamilelikte çok yüksek ateş durumunda mutlaka zaman geçirmeden hekime danışılmalıdır. Hamilelikte yüksek ateş durumunda ev ortamında da ateşi düşürmek ve kontrol altına almak için mutlaka yapılabilecek bazı şeyler de bulunmaktadır.   1. Ateşinizi sık sık ölçün. Eğer ateşiniz 38.3 dereceye ( 101 F ) ulaşırsa hekiminizi aramalısınız. Ateşiniz çıkarsa gün içinde düzenli aralıklarla ateşinizi ölçün.   2. Hamilelikte ateş yükselmesi durumunda bol su ve diğer sağlıklı sıvılardan içmeniz gerekir. Yüksek ateş vücudunuzda sıvı eksikliğine neden olabilir. Bu da mide bulantısı ve erken doğum sancısı gibi daha ciddi problemlere yol açabilir. Yanınızda daima bir şişe su bulundurun ve düzenli olarak için.   3. Sizi rahatlatıcı besinler tüketin. Yulaf ezmesi, sade makarna, kuru ekmek, patates püresi daha iyi hissettirebilir. Midenizi rahatlatır ve size enerji verir. Mide bulantınızı tetikleyebilecek yağlı ve soslu besinlerden uzak durun.   4. Kendinizi rahat hissedeceğiniz bir sıcaklıkta kalın. Daha hafif şeyler giyinin. Uyurken hafif bir battaniye örtün. Odanızda bir hafif derecede klima da çalıştırabilirsiniz. Odanızı serinletir. Fakat direkt klimanın karşısında durmayın. Alnınıza soğuk nemli bir kompres yapın. Ilık bir banyoda ateşinize iyi gelir. Banyo suyunuzun çok soğuk veya sıcak olmamasına dikkat edin.   5. Bol dinlenin. Dinlenmek ateşinizin düşmesine yardımcı olur. Eğer vücudunuzda bir enfeksiyonla mücadele ediyorsanız ve ateşiniz varsa kendinizi daha yorgun hissedebilirsiniz. Dinlenmek size iyi gelecektir. Gece uykunuzu mutlaka iyi almalısınız. Gün içinde gerekirse kısa uyku molaları da verebilirsiniz. Dinlenmeniz size enerji verecek ve daha çabuk iyileşmenizi sağlayacaktır.   6. Hamilelikte yüksek ateş için hekiminize danışmadan asla bir ilaç kullanmayın. Buna otc ilaçlar da dahildir. İlaç kullanımı konusunda önce hekiminize danışın. Bunun yanında portakal suyu C vitamini özelliğiyle size enerji verebilir ve bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı olabilir.  Bunun yanında bitkisel ilaç, besin desteği v.b. şeyleri kullanmadan önce de yine hekiminize danışmalısınız.

Gebelik Diyabeti, Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

Hamilelikte diyabet ( gebelik diyabeti veya diğer bir adıyla gestasyonel diyabet ) hamilelikte ortaya çıkan, hamilelik kaynaklı yüksek kan şekeri durumudur. Gebeliğe bağlı şeker hastalığıdır. Gebelik diyabeti her 100 gebelikten ortalama 3-5 tanesinde yaşanmaktadır. Hamilelik öncesinde diyabet sorunu yaşamayan kadınlar bile hamilelik döneminde gebelik diyabeti sorununu yaşayabilir. Gebelik diyabetinde kan şekerini kontrol altında tutmak hem anne hem de bebek sağlığı için önemlidir.   Bu nedenle gebelik diyabetine neden olan olası nedenleri iyi anlamak gerekir. Kan şekerini dengede tutmak için pankreas organı daha fazla insülin üretmelidir ( normalden 3 kat daha fazla ). Eğer pankreas yeterince insülin üretemezse kan şekeri yükselecektir ve gestasyonel diyabet denilen gebelik diyabeti durumu yaşanacaktır.   Gebelik diyabetinin belirtileri   Hamilelik döneminde ortaya çıkan diyabetin belirtileri şunlardır:   İştah artışı: İştah artışı gebelik diyabetinin bir göstergesi olabilir. Fakat buna rağmen anne adayı ayrıca kilo kaybı da yaşayabilir. Vücut kandaki yüksek insülin düzeyine tepki verir. Bu durum iştah artışına neden olur.   Aşırı susama ve idrara çıkma: Gebelik diyabeti yaşayan hamile kadınlar sık sık susayabilirler. Vücut kandaki aşırı şekeri sulandırmak için sıvıya ihtiyaç duyar. Bu da susuzluğu artırır. Gebelik diyabeti aşırı idrara çıkmaya da neden olur.   Enfeksiyonlar: Diyabet vücudun enfeksiyonlarla mücadelesini olumsuz etkilemektedir. Gebelik diyabet yaşayan hamile kadınlarda bu nedenle vajina, cilt ve mesane gibi bölgelerde enfeksiyon daha yaygın görülür. Kırmızı kan hücreleri vücudu bakterilere karşı korur. Gebelik diyabeti yaşayan kadılarda vajina veya ciltte mantar enfeksiyonu daha yaygın görülebilir.   Yüksek kan şekeri ( Şeker hastalığı ): Yüksek kan şekeri gebelik diyabetinin en önemli göstergesidir. Laboratuar testlerinde gebelik diyabeti yaşayan kadının kandaki şekeri düzey normalin üzerindedir.   Hamilelikte diyabet için risk faktörleri   Aşağıdaki durumlar gebelik diyabeti sorununun yaşanma riskini artırarak hamilelikte diyabet oluşmasını tetikleyebilirler.   Hamilelikten önce aşırı kilolu olmak. Fazla kilolar kan şekerinin yükselmesine neden olabilir. Gebelikte çok hızlı kilo almak Ebeveynlerin birinde, erkek veya kız kardeşte tip 2 diyabet olması Prediyabet denilen gizli şeker sorununun olması Daha önceki bir gebelikte gestasyonel gebelik yaşanması. 25 yaşından büyük olmak Oldukça iri bir bebek doğurmak Ölü doğum yapmak Polikistik over sendrom ( pkos ) denilen bir durumu yaşamak   Gebelikte diyabetinde tedavi   Gebelik diyabeti genelde hamileliğin 3 döneminin ( son 3 aylık dönem ) başlarında başlar. Hekim anne adayına hamileliğin 24.-28. haftaları arasında test yaptırmayı önerir. Laboratuar testinde şekerli bir içecek alındıktan sonra kan şekeri kontrol edilir.   Hamilelikte kan şekerini kontrol altında tutmak için hekimin tavsiyelerine mutlaka uymak gerekir. Test sonuçlarına göre hekim ilaç tedavisi ve/veya diyet değişiklikleri önerir. Hamilelikte kan şekeri kontrol altında tutulduğu zaman gebelik diyabeti sorununun anne karnındaki bebeği etkileme riski azalacaktır.   Gebelik diyabetini önlemek için   Gebelik diyabetini önlemede en önemli kriterlerden birisi diyettir. Uygun bir diyetle hamilelikte diyabet riski azaltılır. Bu nedenle hekimin önereceği beslenme tavsiyelerine uymak gerekir.   Gebelik diyabetini önlemede egzersiz de oldukça faydalıdır. Hamilelik döneminde haftada 3 defa ve günde 30 – 60 dk. orta düzeyde egzersiz gebelik diyabetini önlemede fayda sağlayacaktır. Egzersiz hem anne adayı hem de anne karnındaki bebek için önemlidir.

Hamilelikte Mide Ekşimesini Önlemek İçin Nasıl Beslenmeli?

Hamilelikte mide ekşimesi mide ve özofagus arasındaki valfi gevşeten progesteron hormonu nedeniyle olur. Hamilelikte mide ekşimesine karşı beslenmeye yönelik değişikliklerle çözüm bulunabilir. Hamilelikte mide ekşimesini önleme ve hafifletmek için aşağıdaki beslenme önerilerini uygulayabilirsiniz.   1. Bir öğünde fazla miktarda tüketmek yerine sık sık fakat azar azar yiyin. 3 büyük öğün yerine 5 – 6 öğün tüketmeye çalışın. Anne karnında büyüyen bebek de çok fazla yendiğinde genişleyen mideye baskı yapar. Bu da mide ekşimesine neden olur. Aynı şekilde hızlı yemek de hamilelikte hazımsızlık şikayetlerinin yaşanmasına yol açar. Mide ekşimesine karşı baharatlı yiyecekler, turunçgil meyve suları, gazlı içecekler, kurutulmuş besinler ve kafeinden mümkün olduğunca kaçınmak gerekir.   2. Biraz zencefili deneyin. Zencefil hamilikte güvenli olup, güzel kokusunun yanında hamilelikte mide ekşimesini, mide bulantısını ve kusmayı azaltmaya yardımcı olur.   3. Bir bardak süt veya yoğurt tüketin. Bu besinler doğal anti asit içerirler ve mide ekşimesi belirtilerini hafifletmeye yardımcı olurlar.   4. Bol su ve diğer sağlıklı sıvılardan tüketin. Hamile kadınlara günde 10 – 12 bardak su içmeleri tavsiye edilmektedir. Suyu gün boyunca yanınızdan ayırmayın ve yudum yudum için.   5. Yemeklerden sonra en az 1 saat uyumayın ve uzanmayın. Çünkü dolu bir mideyle hemen uyumanız veya uzanmanız mide ekşimesine neden olabilir. Ayrıca yatmadan hemen önce yemekten de kaçının.   6. Uyurken başınız göğüs hizanızdan daha yüksekte durmalıdır. Başınızın daha yukarda durması mide asitlerini aşağıda tutmaya yardımcı olur.   7. Eğer hekiminiz mide ekşimesine karşı hamilelikte güvenli olan bir anti asit ilaç verdiyse bunu kullanın.

Hamilelikte Sigara Bebeğin Kilosunu Etkiliyor

Eğer sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek istiyorsanız bu süreçte sağlıklı seçimler yapmanız gerekiyor. Bunlardan birisi de sigarayı bırakmak olmalı. Sigara hamilelikte hem kendi sağlığınız hem de bebeğinizin sağlığı için oldukça risk teşkil etmekte.   Nitekim Valencia Üniversitesi bu konuda bir araştırma yaptı. Yaptığı araştırmada sigaranın hamilelikte anne karnındaki bebeği nasıl etkilediğini inceledi.   Bu amaçla bilim insanları hamilelikte sigara içen anne adaylarıyla, sigara içmeyen anne adaylarının doğan bebeklerinin sağlık bilgilerini incelediler.   İnceleme neticesinde hamileliğin özelikle ilk 3 ayında sigara içen kadınların bebekleri doğdukları zaman, diğer bebeklere göre daha düşük kilolu doğduğu saptandı.   Bilim insanları hamilelikte sigara içmenin bebeğin doğum kilosunu olumsuz etkilemesinin yanında başka sorunlara da neden olabildiğini belirtiyorlar.   Hamilelikte sigara içmenin başka zararları da bulunuyor. Erken doğum, ani bebek ölümü gibi önemli riskler barındırıyor. Ayrıca hamilelikte sigara içen kadınların bebeklerinde hastalık oluşma riski de artıyor.   Hamilelikte sigara içen kadınların çocuklarında öğrenme zorlukları, dikkat eksikliği gibi sorunlar da görülebiliyor.   Bilim insanlar hamilelikte sigara içmenin yanında sigara dumanına maruz kalmanın da yani pasif içiciliğin de zararlı olduğu belirtiyorlar. Hamile kadınlar sigaralı ortamlardan mutlaka uzak durmalılar.

Hamilelikte Masajda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sağlıklı ve rahat bir hamilelik dönemi geçirilmesinde hamilelikte uygulanan masajın faydası da bulunmaktadır. Fakat hamilelikte masaj yaptırmadan önce bu konuyu ilk olarak uygunluğu açısından hekimle görüşmek gerekir. Çünkü hamilelik masajı bazı açılardan riskli olabilir. Bu nedenle hekimle görüşerek onayını almakta fayda vardır hem de hamilelere masaj konusunda bilgili ve tecrübeli bir kişiye masajı yaptırmak gerekir.   Hamilelik döneminde masaj konusunda genelde aşağıdaki hususları dikkate almak gerekir.   Masaj sırasında vücut pozisyonu   Hamilelere masaj konusunda çoğu uzman kişi hamile kadınlara masaj yaparken sol veya sağ yanına doğru pozisyonda durmanın daha uygun olduğunu belirtmektedirler. Çünkü böylelikle rahim bölgesine olan baskı daha da az olur ve rahatsızlık riski azalır. Bu konuyu masaj öncesinde masaj terapistiyle görüşmek gerekir.   Uygun bir masaj terapisti bulmak   Hamilelik döneminde masaj yaptırırken hamilelere masaj konusunda uzman bir kişiden bu hizmeti almak gerekir. Bu konuda sertifikalı bir uzman olması önemlidir. Çünkü hamile masajı konusunda uzman olan kişiler hamile kadınların özel durumlarını ve vücuttaki hassas bölgeleri dikkate alarak bu işlemi yaparlar.   Vücuttaki hassas baskı noktalarını bilmek   Hamilelere masaj konusunda eğitimli terapistler vücuttaki hassas bölgeleri ( ayak bölgesi ) bilirler. Çünkü özellikle ayak bölgesindeki bazı kısımlara ( ayak bilekleri ) şiddetli baskılar doğum sancıklarını tetikleyebilecek niteliktedir. Bu nedenle bu bölgelere özellikle dikkat ederler.   Ayrıca hamilelik döneminde aşağıdaki sorunları olan hamile kadınlar da masaj konusunda dikkatli olmalı ve ilk olarak hekimleriyle görüşerek onaylarını almalıdırlar.   Yüksek riskli hamilelikler Hamileliğe bağlı hipertansiyon Daha önce erken doğum sancıları yaşanması Şiddetli şişkinlik, yüksek kan basıncı veya ani, şiddetli baş ağrıları olanlar Daha önce yakın zamanda doğum yapanlar   Hamilelikte masaja ne zaman başlanmalı?   Hamileliğin herhangi bir döneminde masaja başlanabilir. Fakat istatistiklere göre hamileliğin ilk 12 haftalık döneminde masajla düşük yapmak arasında bağlantı olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle bu ilk 12 haftalık dönemde masaj yaptırmak riskli olabilir.

Hamilelikte Masajın Faydaları

Yapılan araştırmalar hamilelik döneminde masajın stres ve endişeleri azalttığını, depresyon riskini düşürdüğünü, kas ve eklem ağrılarını hafiflettiğini, doğum sancısına iyi geldiğini ve yeni doğan bebeğin sağlığı üzerinde faydalı olduğunu ortaya koyuyor. Hamilelikte masaj aşağıdaki konularda faydalı olmaktadır:   Hamilelikte masaj hormon düzenlenmesinde yardımcı olur   Bilindiği gibi hamilelik döneminde hormonal seviyelerde meydana gelen değişmeler birçok hamilelik sorununun tetikleyicisi olabiliyor. Fakat son yıllarda yapılan araştırmaların bulgularına göre hamilelik döneminde yapılan masaj bu hormonların düzenlenmesinde olumlu etkiler yaparak hamileliğin daha rahat geçmesine imkan sağlıyor. Hamilelikte masaj hormonlar üzerinde olumlu etkiler yaparak ruh halinin daha iyi olmasına ve kardiyovasküler sağlığa olumlu katkılar yapıyor. Hamilelikte masaj ayrıca doğum sürecinin daha iyi atlatılmasına ve komplikasyon riskinin azalmasına yardımcı oluyor. Ayrıca bebekte düşük ağırlıklı doğum gibi riskleri de düşürüyor.   Hamilelikte masaj şişkinliği azaltıyor   Hamilelikte eklemlerde meydana gelen şişkinlik veya ödem genelde vücuttaki dolaşımın azalmasından ve rahmin büyümesiyle temel kan damlarlarına baskının artmasından kaynaklanmaktadır. Hamilelikte masaj vücutta sıvı tutulmasını azaltmaya, eklemleri rahatlatmaya ve dolaşımı güçlendirmeye yardımcı olur.   Hamilelikte masaj ağrılara iyi gelir   Hamilelik döneminin sonlarına doğru birçok hamile kadın siyatik sinir ağrısından şikayet edebilmektedir. Rahmin büyümesinin yol açtığı basınç sinirlere, eklemlere, kaslara olan baskıyı artırır. Bu da ağrılara neden olur. Hamilelikte masaj bu ağrıları hafifletmeye yardımcı olur. Hamilelikte düzenli masaj siyatik sinir ağrısını azaltmaya yardımcı olur.   Hamilelikte masajın diğer faydaları:   Hamilelikte masaj sırt ağrılarını azaltır Hamilelikte masaj eklem ağırlarını azaltır Hamilelikte masaj dolaşımı güçlendirir Hamilelikte masaj ödemi azaltır. Hamilelikte masaj kaslardaki basıncı ve baş ağrılarını azaltır Hamilelikte masaj stresi ve anksiyeteyi hafifletir, depresyon riskini düşürür Hamilelikte masaj yumuşak dokuların ve kasların oksijenizasyonunu geliştirir Hamilelikte masaj daha iyi bir uykuya imkan sağlar

Hamilelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu

Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonunun nedeni nedir?   İdrar yolu enfeksiyonu idrar yollarındaki bir bakteriyel enfeksiyondur. Hamilelik döneminde idrar yolları enfeksiyonu riskini artar. Çünkü bu dönemde rahim doğrudan mesane üzerine oturur. Rahim büyüdükçe artan ağırlık mesaneden idrar drenajını bloke edebilir. Bu da enfeksiyona neden olur.   İdrar yolu enfeksiyonunun belirtileri nelerdir?   İdrar yolu enfeksiyonu olması durumunda aşağıdaki belirtiler görülebilir:   İdrar yaparken yanma veya acı Olağandan daha fazla idrara çıkma Acil idrar yapma hissi İdrarda mukus veya kan Alt karın bölgesinde kramp veya ağrı Cinsel ilişki sırasında acı Titreme, ateş, terleme, idrar sızıntısı İdrar yapma için uykudan uyanma İdrar miktarında azalma veya artma Mesane bölgesinde ağrı, basınç veya hassasiyet Bakterinin böbreklere yayılması durumunda sırt ağrısı, titreme, ateş, mide bulantısı ve kusma   Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu bebeği nasıl etkiler?   İdrar yolu enfeksiyonunun tedavisi geciktiğinde bu böbrek enfeksiyonuna yol açabilir. Böbreklerdeki bir enfeksiyon erken doğum sancısına ve düşük ağırlıklı doğuma neden olabilir. hamilelikte idrar yolu enfeksiyonunun erken teşhis edilmesi, erken ve uygun bir tedavi bebeğe zarar vermeyecektir.   Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu tedavisi   İdrar yolu enfeksiyonu hamilelik döneminde antibiyotikle güvenli bir şekilde tedavi edilebilir. İdrar yolu enfeksiyonlarının antibiyotikle tedavisi yaygındır.   Eğer ateş, titreme, alt karın bölgesinde ağrı, mide bulantısı, kusma, kasılma varsa veya birkaç gündür ilaç alınmasına rağmen idrar yaparken yine yanma hissi oluyorsa hekimi aramak gerekir.   Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonunu önlemek için   Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonunu önlemek veya riski azaltmak için aşağıdaki önlemler faydalı olacaktır:   1. Her gün en az 8 bardak su içilmelidir.   2. Rafine edilmiş besinleri, meyve sularını, alkol ve şekeri diyetten elimine etmek gerekir. Ayrıca kafein tüketimi de sınırlandırılmalıdır.   3. Enfeksiyonla mücadele için günlük besinlerden mutlaka C vitamini, beta-karoten ve çinko içeren besinlere günlük olarak yer vermek gerekir.   4. İdrar yapma iteği olduğu zaman bunu ertelemeden hemen yapmakta fayda vardır. İdrar bekletilmemelidir ve tamamen boşaltılmalıdır.   5. Cinsel ilişki öncesi ve sonrasında mutlaka idrar yapılmalıdır.   6. İdrar yolları enfeksiyonu varsa cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.   7. İdrar yapıldıktan sonra genital bölge kuru silinmeli, kuru ve temiz tutulmalıdır.   8. Güçlü sabunlar, şırıngalar, antiseptik kremler, kadınsı hijyen spreyleri ve pudralardan kaçınmalıdır   9. İç çamaşırları ve külotlu çoraplar her gün değiştirilmelidir.   10. Çok sıkı pantolon veya diğer kıyafetlerden giyinmekten kaçınmalıdır.   11. Pamuklu iç çamaşırlarını ve külotlu çorapları tercih etmekte fayda vardır.   12. Günde 2 defadan daha fazla veya 30dakikadan daha uzun süre küvet banyosundan kaçınmak gerekir.

Hamilelikte ( Gebelikte ) Toksoplazma

Kedilerin katı dışkıları toksoplazma gondii olarak adlandırılan bir parazit içermektedir. Bu parazit toksoplazma enfeksiyonuna yol açar. Ciddi bir kan enfeksiyonudur fakat nadiren görülür. Toksoplazma ayrıca enfekte olmuş etlerin, az pişmiş veya pişmemiş etlerin ve kirli sebze ve meyvelerin yenmesiyle de bulaşabilmektedir. Toksoplazma vakaları sıcak ve nemli iklim bölgelerinde daha yaygındır.   Toksoplazma belirtileri nelerdir?   Toksoplazma belirtileri genelde şunlardır:   Bitkinlik Ateş Lenf bezlerinde şişme Bazen de hiçbir belirti vermeyebilir.   Toksoplazma hamileliği nasıl etkiler?   Toksoplazmaya bağışıklığı olmayan kadınlarda hamilelikte toksoplazma parazitine maruz kalmak anne karnındaki bebeği etkileyebilir. Örneğin araştırmalara göre hamileliğin 10. – 24. haftaları arasında toksoplazma parazitine maruz kalarak enfeksiyonu yalayan hamile kadınların yeni doğan bebeklerinde ciddi problem oluşma riski %5-6 dır. Toksoplazmanın bebek üzerindeki etkileri konusunda erken doğum, düşük ağırlıklı doğum,  yeni doğan bebekte ateş, sarılık, gözde retina anomalileri, zihinsel gerilik, anormal kafa ölçüsü, kasılmalar ve beyin kalsifikasyonu gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Hamileliğin 3. dönemi boyunca anne karnındaki bebekte de enfeksiyon riski artar.   Hamilelikte toksoplazmayı önlemek için   Hamilelikte toksoplazmayı önlemek için aşağıdaki önlemler alınmalıdır:   Kedi dışkısına maruz kalmaktan kaçınmalıdır. Kediye çiğ et verilmemelidir. Çiğ etlerle veya kediyle temas edildikten sonra eller iyice yıkanmalıdır. Etler iyi pişmiş yenmelidir. Her zaman iyi hijyen kurallarına uyulmalıdır. Hamilikte mümkünse evde kedi beslenmemelidir.   Toksoplazma nasıl teşhis edilir?   Hamilelik öncesinde veya hamilelikteki ilk hekim randevusunda toksoplazma enfeksiyonuna karşı bağışıklığın olup olmadığı test edilir. Bu konuda bir kan testi ile belirlenebilir. Hamilelikte toksomplazma enfeksiyonunun oluşması durumunda tedavi için birkaç ay antibiyotik verilir. Bu enfeksiyonun bebeği de etkileme riskini azaltır. Kordosentez testi de toksoplazma enfeksiyonunun hamilelikte oluşup oluşmadığını belirlemek için yapılabilen bir testtir.

Makrozomi Nedir?

Makrozomi bebeğin 4,5 kilodan fazla doğması olarak tanımlanmaktadır. Bebek iri bebek olarak tarif edilir. Her 100 bebekten 5 – 10 tanesi makrozomik olarak dünyaya gelir. Çok nadiren de olsa prematüre bebeklerde de makrozomi olabilir.   Makrozomi genelde gebelik diyabeti olarak tanımlanan gestasyonel diyabetle ilgilidir. Ayrıca gebeliği olumsuz etkileyen başka faktörler de bebeğin makrozomik doğmasına neden olabilir. Erkek bebeklerde makrozomi oranı kız bebeklere göre daha fazladır. Yani makrozomi erkek bebekleri kız bebeklerden daha çok etkiler.   Makrozomi nedenleri nelerdir?   Makrozomi nedenlerinden en bilineni gebelikte yaşanan diyabettir. Yani gebelik diyabetidir. Diğer nedenler ise etnik köken, bebeğin cinsiyeti, gebelikte alınan fazla kilolar makrozomi nedenleri arasında bulunmaktadır.   Bebek ve anne makrozomiden nasıl etkilenir?   Bebeğin makrozomik olması doğumu zorlaştıran bir etkendir. Doğumda aşırı kanama, perine bölgesinin fazla zarar görmesi, doğumun geç olması gibi riskler artar. Ayrıca sezaryen doğum ihtimali de bu durumda artar.   Makrozomiyi önlemek için   Makrozomik bir bebek doğurmak bir sonraki gebelikte makrozominin tekrarlanma ihtimalini artırır. Gebelik diyabeti yaşayan anneler özel bir diyete tabi tutulabilirler. Bu bebekteki olumsuz etkileri azaltmak ve kiloyu gebelik döneminde normal seviyelerde tutmak için yapılır. Eğer makrozomi nedeni bilinemiyorsa hekim bir sonraki gebelikte rahim yırtılmasını önlemek için sezaryen doğum planlayabilir. Doğum sonrasında ne yapmak gerekiyor?   Doğum sonrasında hekimin tavsiyelerine mutlaka dikkat etmek gerekir. Bu iri bebek doğumundan kaynaklanan perine bölgesindeki fazla hasarı ve doğum kesilerini daha çabuk iyileştirmek için önemlidir. Perine bölgesindeki enfeksiyon riskine karşı hijyene mutlaka dikkat edilmelidir. Gebelik diyabeti sorunu genelde doğumdan sonra çözülür. Fakat gebelik diyanet, yalandıysa doğumdan sonraki ilk birkaç ay içinde diyabet testi yapılmalıdır. Çünkü doğumdan sonra da yani lohusalık dönemi olarak adlandırılan dönemde de diyabet sorunu ihtimali vardır. Örneğin istatistiklere göre gebelik diyabeti yaşayan kadınların %20 sinde lohusalık döneminde de diyabet görülebilmektedir.

Hamilelikte Sağlıklı Kiloda Kalmak İçin

Sağlıklı bir hamilelik için hamile kadınların kilo almaları beklenir. Fakat hamilelikte kilo alımı tavsiye edilen ölçülerde olmalıdır. Ve sağlıklı bir şekilde alınmalıdır. Çok fazla kilolar hamilelikte çeşitli komplikasyonların yaşanmasına neden olabilir be doğumu zorlaştıran bir etkendir. Ayrıca anne karnındaki bebek için de risklidir. Bu nedenle hamilelikte sağlıklı kiloda kalmak önemlidir. Bunun için neler yapılabilir? İşte bazı tavsiyeler:   1. Hamilelikte almanız gereken kilo miktarında hamilelik öncesindeki kilonuz önemli bir etkendir. Hamilelikte kaç kilo almanız gerektiğini bilmelisiniz. Ayrıca hamilelikte aşırı kilo almanın da hemoroidler, varisler, gebelik çatlakları, bitkinlik, sırt ağırları ve daha ciddi sorunları tetikleyebileceğini bilmenizde fayda vardır. Örneğin gestasyonel diyabet hamilelikte aşırı kilo almanın en riskli sonuçlarından birisidir. Bu nedenle hamilelikte sağlıklı bir kiloda kalmaya çalışmalısınız.   2. Hamilelikteki kilonuzu düzenli olarak ölçün. Eğer istenilen kiloda değilseniz; yani normalin altında veya üstünde bir kilonuz varsa muhtemelen beslenme kaynaklıdır. Aşırı yemeniz veya yeterince beslenmemeniz hamilelikte kilo sorunu yalamanız neden olacaktır.   3. Vitamin ve mineral yönü güçlü ve sağlıklı besinleri tercih edin. Yemekleriniz düşük yağlı olmalıdır. Fast food gibi tuzlu, şekerli ve sağlıksız yağlar içeren besinlerden kaçınmalısınız. Hamilelikte her gün fazladan 300 kalori almaya ihtiyacınız vardır. Boş ve sağlıksız kalori kaynaklarından uzak durmanız gerekir. Hamilelik döneminde 2 kişilik beslenmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Hamilelikte 2 kişilik beslenmek, hamilelik öncesindeki yediklerinizin 2 katını yemek değildir. Bu daha çok anne karnındaki bebeğinizi düşünerek beslenmeniz anlamına gelir.   4. Hamilelikte sağlıklı bir kiloda kalmak için doğum öncesi vitaminlere de ihtiyacınız olacaktır. Doğum öncesi vitamin alımınız için hekiminize danışın.   5. Hamilelikte sağlıklı kiloda olmak için daha aktif olun. Yani bütün günü oturarak geçirmeyin. Egzersiz yapabilirsiniz. Kardiyovasküler egzersizler bu anlamda size oldukça fayda sağlayacaktır. Yürüyüş yapmak, hamilelik yogası gibi egzersizler kilo kontrolünüze yardımcı olur. Vücudunuzu doğuma daha iyi hazırlar. Ağrılarınızı hafifletir. Hamilelik döneminizde vücudunuzu bir biçimde tutmaya yardımcı olur.

Sağlıklı İkiz Gebelik İçin

İkiz gebelikler normal gebeliklerden biraz daha fazla dikkat isteyen ve daha özel bir bakım gerektiren gebeliklerdir. İkiz gebelikler her ne kadar normal gebeliklere göre biraz daha riskli olsa da ikiz gebeliklerde de sağlıklı bir gebelik şansı yüksektir.   İkiz gebeliklerde erken doğum sancısı ve diğer gebelik komplikasyonlarının ( gestasyonel diyabet v.b. ) riski daha fazladır. Bu nedenle ikizlere hamile olan kadınların veya çoğul gebelik yaşayan kadınların hekim kontrolleri normal gebelik yaşayan kadınlara göre daha fazladır. Daha yakından takip altında olurlar.   Sağlıklı ikiz gebelik için tavsiyeler   1. İkiz gebeliklerde anne adaylarının günlük kalori ihtiyacı 600 kalori artar. Tekli gebeliklerde anne adaylarının günlük kalori ihtiyacı 300 kalori artmaktaydı. Fakat ikiz gebeliklerde bu iki katına çıkar. Ayrıca ikiz gebeliklerde kadınların 15 – 20 kilo arasında kilo almaları beklenir.   2. İkiz gebelik yaşayan kadınların günlük olarak daha fazla su içmeye ihtiyaçları vardır. Çünkü vücutta sıvı eksikliği riski daha da artar. Bu nedenle daha çok su içmeye ihtiyaçları vardır.   3. İkiz gebeliklerde diyet konusu da önemlidir. Tamamen sağlıklı besinlerden tüketmek gerekir. Diyete daha fazla tam tahıllı besinler, sebzeler, meyveler, yağsız et, süt ürünleri eklenmelidir. Bu şekilde beslenme bebeklerin ihtiyaç duyduğu besinleri de sağlayacak ve normla gelişmelerine yardımcı olacaktır. İkiz gebelik gibi çoğul gebelik yaşayan kadınların tekli gebelik yaşayanlara gör3e daha fazla beslenmeye ihtiyaçları vardır.   4. Gebelik öncesinde normalin üzerinde kilosu olan kadınlara gebelik döneminde eğer ikiz gebelik veya çoğul gebelik yaşıyorlarsa normalden daha az kilo almaları tavsiye edilir.   5. Gebelik öncesinde normalin altında kilosu olan kadınlara ise gebelikte ikiz gebelik veya çoğul gebelik yaşıyorlarsa ilk birkaç ay ekstra kilo almaları tavsiye edilir.   6. İkiz gebeliklerde her ne kadar egzersiz konusunda daha dikkatli olunması gerekse de bu gebelikte egzersiz yapmamak için bir neden değildir. İkiz gebelik yaşayan kadınlar da pekala yürüme, yüzme, hafif düzeyde yoga gibi egzersizleri yapabilirler. Fakat ikiz ve diğer çoğul gebeliklerde ağır egzersizlerden kaçınmak gerekir.  Ayrıca egzersiz öncesi, egzersiz sırası ve egzersiz sonrasında mutlaka bol su içmek gerekir.   7. İkiz ve diğer çoğul gebeliklerde doğum zamanı yaklaştıkça hekim kontrollerinin sıklığı artar. Daha fazla teste ihtiyaç duyulur. Çünkü bu tür çoğul gebeliklerde erken doğum riski daha fazladır. Bu nedenle hekim tarafından özellikle son 3 aylık dönemde yakından takip gerekir.

Hamilelikte Alkol Kullanımı - Fetal Alkol Sendromu

Hamilelikte alkol kullanımından mutlaka uzak durmak gerekir. Hamilelikte alkol anne sağlığı için zararlı. Fakat özellikle bebek için daha büyük riskler içermektedir.  Anne adayında alkol kısa süreli bir zehirlenmeye ve bebekte de fetal alkol sendormu denilen duruma yol açabilir. Alkolün etkisi altındayken anne adaylarında yasak madde kullanımı, sigara içme veya tehlikeli cinsel ilişki gibi zararlı davranışlar da görülebilir.   Fetal Alkol Sendromu Bebeği Nasıl Etkiliyor?   Alkolün anne karnındaki bebeği etkilemesi sonucu oluşan fetal alkol sendromunda bebekte fiziksel belirtiler görünmektedir. Bu bebeklerde normalden daha küçük bir kafa, dar gözler, kısa ve kalkık burun, ince üst dudak, basık burun, düşük kilo gibi fiziksel özellikler oluşabilir.   Bazı fetal alkol sendromlu bebeklerde ise eklem ve kalp anomalileri ortaya çıkabilir. Bu bebekler normal bir gelişim gösteremeyebilirler.   Fetal alkol sendromu bebeklerde zihinsel geriliklere yol açabilir. Bu çocuklardaki fiziksel sorunlar entelektüel gelişimlerini de olumsuz etkileyebilir. Daha fazla zihinsel sorun yaşayabilirler. Bu çocuklarda davranış sorunları, dikkat eksikliği sorunları ve fiziksel koordinasyon sorunları görülebilir.   Hamilelikte alkol kullanımı sorunu oluşan fetal alkol sendromunun başka uzun dönemli etkileri de oluşabilir. Uzun dönemde bu çocuklarda uygun olmayan cinsel davranışlar alkol bağımlılığı, suça yatkınlık, okulda istenmeyen davranışlar gözlenme riski artmaktadır.

Hamilelikte Suçiçeği

Suçiçeği varicella virüsünün yol açtığı viral bir enfeksiyondur. Ciltte kızarıklık, kaşıntı ve içi su dolu kabarcıklara neden olur.   Hamilelikte suçiçeğinin yaygınlık oranı   İstatistiklere göre hamilelik döneminde suçiçeği vakalarının oranı her 2000 hamilelikten 1 tanesinde görülmektedir. Yetişkin insanların %90 ı bu virüse karşı bağışıklığı vardır.   Suçiçeği için riskli kişiler   Eğer suçiçeği virüsüne karşı bağışıklığınız varsa bu konuda endişelenmeniz gerekmez. Bağışıklığınız olmasa bile enfekte olma riskiniz azdır.   Suçiçeği belirtileri nelerdir?   Suçiçeği belirtileri ilk olarak karın veya sırt bölgesinde görülür. Sonra vücudun diğer bölgelerine yayılır. Küçük kırmızı döküntüler şeklinde başlar. Bu kaşıntılıdır ve sonra içi su dolu kabarcıklar oluşur.   Hamilelikte suçiçeği yaşanması   Eğer hamileliğinizin ilk yarısında suçiçeği virüsü kaptıysanız doğmamış bebeğinizin bundan etkilenerek konjenital varisella sendromu yaşanması riski oldukça düşüktür. Hamileliğin daha sonraki dönemlerinde suçiçeği geçirmeniz bebeğiniz için biraz daha risklidir. Doğumda veya doğumdan bir kısa bir süre önce suçiçeğinin oluşması durumunda bebekte de suçiçeği oluşma riski vardır.   Hamilelikte suçiçeğine karşı   Eğer hamileliğinizde suçiçeğine karşı bağışıklığınızın olup olmadığını bilmiyorsanız kontrol için bir kan testi yaptırabilirsiniz. Eğer bağışıklığınız yoksa hamileliğiniz boyunca suçiçeği virüsünden uzak durmanız gerekir. Suçiçeği çocuklarda daha yaygın olabileceği için özelikle çocukların yoğun bulunduğu anaokulu, çocuk partileri gibi yerlerden mümkün olduğunca uzak durmaya bakın. Hamilelikte suçiçeği aşısı yapılmamaktadır. Çünkü suçiçeği aşısı canlı virüsler taşımaktadır.

Hamilelikte Grip Aşısı Güvenli Mi?

Hamilelik döneminde grip aşısı olmak güvenlidir. Grip mevsiminde ( Ekim – Mart arasın ) hamile olan kadınlara grip aşısı tavsiye edilmektedir.   Hamilelikte grip aşısı faydalıdır. Grip aşısının hamilelikteki faydaları şunlardır:   1. Grip aşısı gribi ve hamilelik döneminde yaratacağı komplikasyonları önler. Hamilelik kalp ve akciğerlere ekstra bir yük yükler. Hamilelik bağışıklık sistemini de etkileyebilir. Bu faktörler grip riskini artıran faktörlerdir. Dolayısıyla hamilelik döneminde grip aşısıyla bu riskleri oldukça azaltmak mümkündür.   2. Grip aşısı griple bağlantılı hamilelik sorunlarını önlemeye yardımcı olur. Hamilelik döneminde grip olmak düşük, erken doğum ve düşük ağırlıklı bebek doğumu risklerini artırır.   3. Hamilelik döneminde grip aşısı olmak doğum sonrasında bebeği de korur. Bebekler şiddetli grip belirtilerinden etkilenirler. Fakat 6. aya kadar bebeklere grip aşısı vurulmaz. Dolayısıyla hamilelik döneminde grip aşısı olmak bebeği 6. ayına kadar korumaya yardımcı olur. Hamilelik döneminde anne adayının olduğu grip aşısı plasenta yoluyla bebeğe de geçerek koruma sağlar. Yapılan bir araştırmaya göre hamilelik döneminde grip aşısı olan kadınların bebeklerinde ilk 1 yıl içinde mevsimsel gripten dolayı hastanede yatma vakaları %50 daha az görülmüştür.   Nazal sprey yerine grip aşısı tercih edilmelidir. Grip aşısı aktif olmamış virüslerden yapılır. Bu nedenle hamilelik döneminde hem anne hem de bebek için daha güvenlidir. Nazal spreyler ise canlı virüslerden yapılmıştır ve hamilelik döneminde uygulanması pek uygun değildir.

10 Adımda Erken Doğumu Önleyin

Erken doğumla bağlantılı birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bunları bazıları kontrol edilebilir risk faktörleridir. Bazıları ise kontrol edilemez…. Hamilelik öncesinde ve hamilelik sürecinde bu risk faktörlerini olabildiğince elimine etmek ve kontrol altına almak gerekir.   Hamilelikte erken doğumu önlemek için bu risk faktörleriyle ilgili şu önlemleri almak oldukça fayda sağlayacaktır:   Hamilelik öncesinde erken doğumu önlemek   1. Sigara içmeyi bırakın. Alkolden ve yasak maddelerden uzak durun. Bu tür zarlı maddeleri hamilelik öncesinde 6 ay öncesinden bırakın. Böylelikle vücudunuzdaki değerler normale dönecektir.   2. Egzersiz yapın ve uygun bir şekilde beslenin.   3. Hamilelik öncesinde diş hekiminize görünün ve diş ve diş eti hastalıklarına karşı önlemlerinizi alın. Diş fırçalamayı alışkanlık haline getirin. Diş ve diş etlerinde oluşan bakteriler kana karışabilir.   4. Hamilelik öncesinde hekiminize görünerek gebelik öncesi testlerinizi yaptırın. Olası risk faktörlerini bilin. Hali hazırsa sağlık sorunlarınız varsa tedavilerini yaptırın. Örneğin cinsel yolla bulaşan hastalıklar erken doğum için bir risk oluşturur.   5. Hamilelik öncesinde çinko minerali ve folik asit vitamini almaya başlayın. Her ikisi de erken doğum ve doğum kusurları riskini azaltmaktadır. Gebelikte bunları almaya devam edin. Bebeğinizi mümkün olduğunca uzun süreyle emzirin.   Hamilelik döneminde erken doğumu önlemek   6. Sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulayın. Bu hem sizin hem de bebeğinizin sağlığı açısından önemlidir. Sağlıklı protein kaynaklarından tüketin. Vitamin ve mineral yönü güçlü besinler tüketin. Boş besinlerden kaçının. Ayrıca hekiminiz demir takviyesi almanızı da önerebilir.   7. Her gün en az 8 bardak su için.   8. Hamilelik dönemi boyunca hekiminizi düzenli olarak ziyaret edin. Hekim kontrollerinizi aksatmayın ve hekiminizin tavsiyelerine mutlaka uyun.   9. Çok fazla ayakta durmayın. Aynı şekilde çok uzun süreler de hareketsiz bir şekilde oturmayın. Düzenli olarak egzersiz yapın. Fakat ağız egzersizlerden kaçının. Ağır kaldırma, ağır ev işleri gibi işlerden kaçının.   10. Stresli durumlardan uzak durmaya çalışın. Mümkün olduğunca size neşe, mutluluk verecek imkanlar yaratın. Çünkü aşırı stres de erken doğumu tetikleyebilen bir faktördür.

Gebelik Diyabeti ( Gestasyonel Diyabet )

Gebelik diyabeti nedir?   Eğer kan şekeri düzeyiniz bebelik döneminizde çok yüksek olursa gebelik diyabeti sorununuz var demektir. Gebelik diyabeti genelde bebek doğduktan sonra son bulur.   Yüksek kan şekeri sizde ve bebeğinizde bazı sorunlara yol açabilir. Bebeğiniz normalden daha büyük olabilir. Bu da doğum sürecinde sorunlar yaşanmasına yol açabilir. Ayrıca bebeğiniz doğduğunda düşük kan şekeri sporunu gelişebilir. Fakat gebelik döneminde gelişen diyabet sorununda iyi bir tedavi ve önlemlerle genelde kan şekeri kontrol altına alınabilmekte ve sağlıklı bebekler dünyaya gelebilmektedir.   Gestasyonel diyabet sorunu yaşayan kadınlarda daha sonra tip 2 diyabet sporunu gelişme riski daha fazladır. Fakat gebelik döneminde sağlıklı bir kiloda kalarak, sağlıklı besinler tüketerek ve düzenli egzersizle tip 2 diyabe4t riski azaltılabilir veya önlenebilir.   Gebelik diyabetinin nedenleri nedir?   Pankreas insülin denilen bir hormon üretir. İnsülin vücudun yediğimiz besinlerden sağlanan şekeri uygun bir şekilde depolaması ve kullanmasına yardımcı olur. Bu vücuttaki kan şekerini uygun düzeyde tutar. Hamilelik döneminde insülin bu görevini yeterince yerine getiremeyebilir. Buna insülin direnci denir.   Bir hamile kadında kan şekeri düzeylerini istenilen düzeyde tutmak için yeterli insülin üretimi konusunda pankreas istenen performansı yerine getiremediği zaman diyabet sorunu gelişebilir.   Gebelik diyabetinin belirtileri nelerdir?   Gebelik diyabeti belirti göstermeyebilir. Bu nedenle gebelik diyabeti için test yaptırmak gerekir. Gebelik diyabeti testi yaptırmanız sizin için önemlidir. Çünkü yüksek kan şekeri hem sizden hem de bebeğinizden kaynaklanabilir.   Gebelik diyabetinde genelde aşağıdaki belirtiler görülebilmektedir:   1. Artan susuzluk 2. Daha sık idrara çıkma 3. Daha çabuk acıkma 4. Bulanık görme   Hamilelik döneminde kadınlar daha çabuk acıkabilirler ve daha çok idrara çıkabilirler. Dolayısıyla acıkma ve idrara sık çıkma kesinlikle diyabet olduğunu göstermez. Fakat yukarıdaki belirtiler varda hekiminize görünmeniz gerekir.   Gebelik diyabeti nasıl teşhis edilir?   Gebelik diyabeti teşhisi için gebeliğin 24. – 28. haftaları arasında ağızdan glukoz tolerans testi yapılır.   Gebelik diyabeti nasıl tedavi edilir?   Gebelik diyabeti olan kadınlar düzenli egzersiz yaparak ve diyetlerine dikkat ederek kan şekerlerini kontrol altında tutabilirler. Ayrıca bunlar gebelik diyabetini ve sonraki aşamalarda tip 2 diyabeti önlemeye de yardımcı olur.   Gebelik diyabeti olan kadınların ayrıca kan şekeri düzeylerini düzenli olarak ölçtürmelidirler. İnsülin iğnesine ihtiyaç olabilir. Ayrıca hekim ilaç tedavisi de uygulayabilir.

Hamilelikte Bebeğin Gelişimini Olumsuz Etkileyen Faktörler

Hamilelik döneminde yapacağınız sağlıklı seçimler bebeğinizin gelişimini de doğrudan etkileyecektir. Bebeğiniz sizin rahminizde 9 ay boyunca gelişirken bazı faktörler onun gelişimini olumsuz etkileme riskine sahiptir. Özellikle aşağıdaki şeylerden kaçınmanız gerekir: Sigara   Sigara içmeniz bebeğinizin gelişimini doğrudan etkileyen bir faktördür. Ayrıca bebeğinizin doğduktan sonra da sigara dumanına maruz kalması yine olumsuz etkiler doğurur. Hamilelik döneminde sigara içen bir kadında erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, gelişimsel zorluklar ve bebek ölümü riski daha fazladır. Çünkü anne karındaki bebek sigara dumanı vasıtasıyla binlerce toksik maddelere maruz kalırlar.   Kafein   Hamilelikte 1 fincan kahve özellikle sabahları daha uyanık ve dinç hissetmek için faydalı olabilir. Fakat hamilelikte kafeinli içecekler veya besinleri fazla tüketmek bebeğin gelişimini geriletebilir. Ayrıca fazla miktarda kafein düşük vakalarına da yol açabilir. Kafein vücuttaki demir düzeyini de azaltan bir etkendir. Özellikle hamilelik döneminde demir mineraline bir hayli ihtiyaç duyulur. Hamilelik döneminde kafin tüketimini oldukça azaltmak daha sağlıklı bir seçim olacaktır.   Hava kirliliği   Hava kirliliği hamilelik döneminde anne adayının sağlığını olumsuz etkileyebileceği gibi bebeğin gelişimini de olumsuz etkileyebilir. Özellikle büyük şehirlerde egzoz dumanı önemli bir risk olarak kabul edilir. Solunum yoluyla anne karnındaki bebeği olumsuz etkileme gücüne sahiptir. Hamile kadınların trafiğin yoğun olduğu yolarda bulunmaktan kaçınmalarında fayda vardır. Ayrıca sigara içilen kapalı mekanlardan da uzak durulmalıdır.   İlaçlar   Bazı ilaçlar hamile kadınlar için güvenli kabul edilirken bazı ilaçlar da ham anne adayı hem de bebek için zararlı kabul edilmektedir. Anti depresanlar bebeğin anne karnındaki gelişimini olumsuz etkileyebilir. Hamile kadınların bu ilaçları almaktan kaçınmaları genelde tavsiye edilmektedir. Ayrıca hamilelik döneminde ilaç kullanmadan önce mutlaka hekime danışmak gerekir. Hamilelik öncesinde de eğer kullanılan ilaçlar varsa bunlar hamilelik hekime bildirilmelidir.   Kötü beslenme   Hamilelikte beslenme konusu hem anne hem de bebek için önemlidir. Hamilelikte kötü beslenme düşük ağırlıklı doğum gibi bebeğin gelişimiyle ilgili olumsuz sonuçlara yol açabilir. Yapay tatlandırıcılar, işlenmiş besinler hamilelik döneminde kaçınmanız gereken unsurlardır. Hamilelik döneminde bol sebze ve meyve tüketmeniz vücudunuzun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri almanıza oldukça katkı sağlayacaktır. Vitamin destekleri de hamilelik boyunca faydalıdır. Fakat destek vitamin ve mineral almadan önce hekiminize danışmanız gerekir.   Yasak maddeler   Yasak maddeler hamilelik döneminde bebeğin gelişimi için çok zararlıdır. Kokain, alkol, kenevir gibi maddeler bebeğin sağlığını ve gelişimini oldukça etkiler ve bebeğin anne karnında ölümüne bile yol açabilir. Bu tür maddeler bebeklerin beyin gelişiminde de olumsuz etki yaparlar.

Hamilelikte Yatak İstirahatı

Hamilelikte yatak istirahatı kimi zaman hamilelikteki komplikasyonları önlemek için hekim tarafından tavsiye edilebilir. Hamilelikteki yatak istirahatı kimi zaman zorluklar oluşturabilse de ( işe, alışverişe gitmeyi engelleme, gezmeye engel olma v.b. ) hamilelikteki sorunları engellemek için tavsiye edildiği durumda yapmak gerekir.   Hamilelikte yatak istirahatı her ne kadar hamilelikteki komplikasyonları ve erken doğumu önleme konusunda ispatlanmış bir çözüm olmasa da bir koruma ve önlem amacıyla tavsiye edilebilmektedir.   Hamilelikte yatak istirahatı ne zaman tavsiye edilebilir?   Hamilelikte yatak istirahatı plasentaya kan akımını artırabilir ve bebeğin doğum kilosunu hafifçe artırabilir.   Hekim aşağıdaki durumlarda hamilelikte yatak istirahatı tavsiye edebilir   Yüksek kan basıncı Vajinal kanama veya plasenta ile ilgili bir sorun Serviksle ilgili bir sorun Kasılmalar veya diğer erken doğum belirtileri Çoklu gebelik Bebekte gelişim sorunlarını gösteren test sonuçları veya belirtiler   Hamilelikte yatak istirahatının yan etkileri nelerdir?   Hamilelikte yatak istirahatı eklem ağrıları ve kas ağrıları riskini artırabilir. Hamilelikte yatak istirahatı özellikle bacaklarda kan pıhtılaşması riskini artırabilir. Yatak istirahatı durumunda vücuttaki kemik yoğunluğunun azalmasıyla ilgili bir risk de oluşabilir.   Yatak istirahatı hamile kadınlarda duygusal etkiler de doğurabilir ve izole edilmiş duygusu yaratabilir. Hamile kadınlardaki ruh halindeki değişmeler, suçluluk duygusu, anksiyete, depresyon en yaygın duygusal sonuçlar arasındadır. Aynı duygusal etkiler her iki eşte de görülebilir. Çocukların bakımı bu yatak istirahatından dolayı olumsuz etkilenebilir. Eğer anne adayı yatak istirahatından dolayı işe gidemiyorsa bu kimi zaman finansal sonuçlarda doğurabilir.   Hamilelikteki yatak istirahatında hekime sorulması gerekenler?   Hekim eğer yatak istirahatı vermişse bu konuda hekime aşağıdaki soruları sorarak öğrenmek gerekir.   1. Yatak istirahatı en zaman başlayacak ve ne zaman bitecek? 2. Yatak istirahatında hareket sınırlamaları nelerdir? Neler yapılabilir? Neler yapılamaz? 3. Hangi pozisyonda uzanmalıdır? 4. kan pıhtılaşmasını önlemek için ne yapılabilir? 5. Kişisel hijyen nasıl sağlanacak?   Yatak istirahatında tavsiyeler   Hekim yatak istirahatı verse de her geçen gün doğuma daha yaklaşmaktadır. Bu nedenle yatak istirahatında bazı şeyleri dikkate almak gerekir:   1. Organize olmak işleri oldukça kolaylaştıracaktır. Sık kullanılan telefon, bilgisayar gibi cihazların yakında bulunması faydalı olacaktır. Ayrıca yakınında acıkınca atıştırmalık şeyler, su, içecekler, kitaplar, dergiler, fazladan bir yastık ve battaniye v.b. şeyleri bulundurmakta fayda vardır.   2. Can sıkıntısını yenmek için tanıdık insanlarla mesajlaşmak v.b. şeyler can sıkıntısına iyi gelir. Bu tür iletişimler yatak istirahatının yaratabileceği izole olma durumunu engelleyebilir. Ayrıca yatakta bile olsa ev ve işle ilgili bazı planlar yapılabilir.   3. Eğer hekim izin verdiyse hafif düzeyde esneme egzersizlerine de zaman ayırmak iyi olacaktır.   4. Hamilelikte yatak istirahatında başka insanların yardım isteklerini geri çevirmemek gerekir ve yardımlarını kabul etmekte fayda vardır. Bu yardım çocukların bakımı, ev temizliği, yemek yapma gibi konularda olabilir.   5. Yatak istirahatında eşlerin birbirine destek olması, birbirlerini anlaması ve işleri kolaylaştırıcı şekilde davranmaları gerekir.

Hamilelikte Bebeğe Zarar Verebilecek Şeyler

Hamilelik heyecanlı olduğu kadar anne adayının hem kendisine hem de karnındaki bebeğe özenle odaklanması gereken bir zaman. Hamilelikte anne karnında gelişen bebeğe zarar verebilecek birçok husus bulunuyor. Anne adayının bunları bilip bu konularda gerekli önlemleri almaları gerekiyor. Böylelikle daha sağlıklı bir gebelik dönemi yaşanabilir ve sağlıklı bebekler dünyaya gelebilir.   Hamilelik döneminizde bebeğinize zarar verebilecek şeyler aşağıda belirtilmiştir. Bunlardan mümkün olduğunca kaçınmaya çalışın.   X – Ray ışınları: X – Ray ışınları radyasyondur ve fetusun gelişimine zarar verebilir ve doğum kursları riskini artırabilir. Bu nedenle bu konuda dikkatli olunmalı ve röntgen gibi uygulamalardan mümkün olduğunca kaçınmalıdır.   Bazı maddeler: Alkol, sigara, kafein, bazı ilaçlar ve uyuşturucu maddeler hamilelik döneminde kaçınılması gereken şeylerdir ve bebeğe zarar verirler. Bunlar erken doğum, düşük ağırlıklı bebek doğumu, düşük gibi sonuçlara yol açabilir.   Sıcak: Aşırı ısınma bebeğin beyin gelişimine zarar verebilir. Hamile kadınlara sauna, hamam, köpük banyosu, bronzlaşma gibi uygulamalardan kaçınmaları tavsiye edilir. Aşırı sıcak havalarda ise bol su içerek vücudun sıvı dengesini iyi tutmak gerekir. Ayrıca hamile kadınların güneşli havalarda dışarıdayken gölgelik yerleri özellikle tercih etmeleri önerilmektedir.   Böcek ısırmaları: Böcek ısırmalar hamilelik döneminde bebeğin merkezi sinir sisteminde zararlara neden olabilir.   Hastalıklar: Bazı hastalıklar anne karnındaki bebeğe de ciddi zararlar verebilir. Hamilelikte kızamıkçık ve suçiçeği hemen tedavi edilmesi gereken hastalıklardır. Çünkü bebeğin beyin gelişimine zarar verebilirler. Hamilelik öncesinde kızamıkçık ve suçiçeğine karşı aşılanmak hamilelik döneminde koruma sağlar.   Kilo verme: Kilo vermek hamilelik döneminde tavsiye edilmemektedir. Aksine sağlıklı bir hamilelikte hamile kadınların belli bir kiloda olmaları tavsiye edilmektedir. Elbette ki hamilelikte çok fazla kilo alınmamalıdır. Bunun için de doğru beslenmeli ve çok ağır olmamak koşuluyla düzenli olarak egzersiz yapmalıdır.   Kötü beslenme: Hamilelikte kötü beslenme, vitamin ve mineral eksikliği doğum kusurlarına neden olabilir. Örneğin hamilelikte folik asit eksikliği bebekte spina bifida ve nöral tüp defektlerine yol açabilir. Hamilelik döneminde taze sebze ve meyveler tüketmek, işlenmiş besinlerden uzak durmak, sağlıklı yağlardan tüketmek, yağsız proteinler ve süt ürünlerinden almak gerekir. Ayrıca hekimin tavsiye ettiği multivitaminler de alınmalıdır.

Hamilelikte İyi Uyku İçin İpuçları

Hamilelik döneminizde uykuya geçmekte zorlanıyorsanız, kaliteli ve yeterli uyku uyuyamıyorsanız bu sorunları azaltmanın yollarını bilmelisiniz. Çünkü iyi bir uyku sağlıklı bir hamilelik dönemi için faydalıysa uyku sorunları da hamilelikte birçok şikayetleri de beraberinde getirebilir.   Hamilelik uykuyu nasıl etkiler?   Hamilelik döneminde birçok sorunlar yaşamanız normaldir. Mide bulantıları, kusma, sık idrar çıkma, kaygılar, sırt ağrısı, bebek hareketleri, bacak krampları, nefes darlığı, mide ekşimesi bu sorunlar arasındadır. Hamilelikte yaşanan bu sorunlar uykunuzu da olumsuz etkiler. Örneğin hamilelikte solunum sistemindeki değişmeler uyku apnesi gibi sorunları daha da kötüleştirebilir.   Hamilelik döneminde hangi pozisyonda uyumalı?   Hamilelik döneminizde iyi bir uy için uyku pozisyonunu da doğru seçmeniz gerekiyor.   1. Hamilelik döneminde en iyi uyku pozisyonu sol tarafınıza doğru uyumanızdır. Yapılan araştırmalar sol tarafa doğru uyumanın vücudunuza ve bebeğinize kan akımını geliştirdiğine dair bulgular elde edilmiştir. Ayrıca uyurken dizlerinizi bükerek uyuyun.   2. Uyurken bacaklarınızın arasına bir yastık koyun. Bu rahatsızlık duygularınızı önlemeye yardımcı olur. Ayrıca karnınızın altını ve sırtınızı da yastıkla destekleyebilirsiniz.   3. Başınızı yüksek tutun. Başınızı uyurken yüksek tutmanız mide ekşimesi sorunuzu azaltabilir ve önleyebilir.   Hamilelikte iyi bir uyku için ayrıca şunları yapın?   1.  Bir uyku rutini oluşturun 2.  su için. Fakat gece su veya diğer içeceklerden çok içmeyin. 3. Sağlıklı besinler tüketin Dengeli bir diyet enerjinizi ve uyku kalitenizi artıracaktır. 4. Daha aktif olun. Egzersiz yapmanız uykunuzu geliştirir. 5. Uyku öncesi bacak kaslarınızı rahatlatmaya çalışın. Bu bacak kramplarınız için size yardımcı olur. 6. Rahatlama tekniklerini uygulayın. Nefes alma teknikleri, yoga, meditasyon, tansiyonunuzu normale çevirir, sizi rahatlatır ve uykunuzu geliştirerek iyi bir uykun uyumanıza yardımcı olur. 7. Soğuk algınlığından dolayı burun tıkanıklığınız varsa salin nasal burun spreyi kullanın. Sigara dumanından kaçının. 8. İyi bir uyku için karanlık, sessiz ve rahat bir ortam seçin.

Hamilelikte Kilo Alımı

Hamilelikte kilo alımı konusu sağlıklı bir hamilelik süreci ve sağlıklı bir doğum yapmak için önemlidir. Hamilelikte kilo almak kaçınılmaz bir durumdur. Bebeğiniz rahminizde büyür ve gelişir. Bebeğinizin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesi için de iki kişilik yemeniz gerekir.   Tabi hamilelikte alacağınız kilolar beli sınırlar içinde olmalıdır. Sağlıklı bir gebelik için kilo almanız kadar, kaç kilo aldığınız da önemlidir. Bu nedenle istenen kiloda olmak için kilo kontrolünü de yamanız gerekir.   Hamilelikte kaç kilo almalısınız?   Hamilelikte kaç kilo almanız gerektiği çeşitli faktörlere göre değişir. Bunda gebelik öncesi kilonuz ve vücut kitle indeksiniz oldukça önemli bir yer tutar. Sizin sağlığınız ve bebeğinizin sağlığı da hamilelikteki kilonuzu belirlemede önemlidir. Bu nedenle hamilelikte kaç kilo almanız konusunda hekiminizle görüşerek karar vermelisiniz.   Genelde hamilelikte alınacak kiloda aşağıdaki veriler esas alınmaktadır:   1. Gebelik öncesi kilonuz normalin altındaysa ( Vücut kitle indeksi 18,5 den az ) hamilelikte almanız gereken kilo: 13 – 18 kilo arasında   2. Gebelik öncesindeki kilonuz normal düzeydeyse ( VKİ 18,5 – 24,9 ) hamilelikte almanız gereken kilo: 11 – 16 kilo arasında   3. Gebelik öncesinde normalin üzerinde bir kilonuz varsa ( VKİ 25 – 29,9 ) hamilelikte almanız gereken kilo: 7 – 11 kilo arasında   4. Hamilelikte öncesinde obez denecek şekilde fazla kiloluysanız ( VKİ 30 ve daha yukarı ) hamilelikte almanız gereken kilo 5 – 9 kilo arasında   Çoklu gebeliklerde alınması gereken kilo   Çoklu gebelik yaşamanız durumunda daha fazla kilo almanız beklenmektedir. Bu konuda hekiminiz size bilgi verecektir. Fakat genelde çoklu gebeliklerde alınması gereken kilolar şöyledir:   1. Eğer gebelik öncesinde normal bir kiloya sahipseniz gebelik döneminde almanız gereken kilo 17 – 25 kilo arasında   2. Gebelik öncesinde normalin üzerinde bir kilonuz hamilelikte almanız gereken kilo 14 – 23 kilo arasında   3. Eğer gebelik öncesinde obez denecek şekilde fazla kiloluysanız hamilelikte almanız gereken kilo 11 – 19 kilo arasında   Kilonuz normalin üzerindeyse   Gebelik öncesinde normal bir kilonun üzerinde olmak çeşitli hamilelik komplikasyonlarını da beraberinde getirebilir. Bunlara arasında gebelik diyabeti ( gestasyonel diyabet ) ve yüksek kan basıncı gibi hamilelik sorunları bulunmaktadır. Gebelik öncesindeki kilonuz eğer normalin üzerindeyse gebeliğinizi planlarken öncelikle hekiminizle görüşün ve daha güvenli bir gebelik için olası riskleri belirleyin ve önlemleri alın. Gebelik öncesi kilo vermeye çalışmak bunlardan birisi…   Hamilelikteki fazla kilolarınızı da doğum sonrasında iyi bir diyet ve egzersiz programıyla vermeye çalışmalısınız. Çünkü fazla kilolarınız ilerleyen yıllarda sağlığınız için risk oluşturacaktır.   Gebelik döneminde fazla kilolu olmanızın bebeğinizde de sağlık risklerini artıracağını ve bebeğiniz doğduktan sonra çocukluk döneminde obez olma riskinin fazla olduğunu bilmelisiniz.   Kilonuz normalin altındaysa   Eğer kilonuz normalin altındaysa gebeliğiniz boyunca tavsiye edilen kilonuza ulaşmanız beklenir. Ekstra kiloları almadığınız durumda bebeğiniz erken doğabilir veya normalden küçük doğabilir.   Hamilelikteki aldığınız fazla kiloların kaynakları nelerdir?   Gebelik döneminizde aldığınız fazla kiloların kaynakları şunlardır:   Bebek: 3 – 3,6 kilo arasında Büyüyen göğüsler: 1 kilo kadar Büyüyen rahim: 1 kilo kadar Plasenta 0,7 kilo kadar Amniyotik sıvı: 1 kilo kadar Artan kan hacmi: 1,4 – 1,8 kilo arasında Artan sıvı hacmi: 1,4 – 1,8 kilo arasında Yağ depoları: 2,7 – 3,6 kilo arasında   Hamilelikte kilo alımı için beslenme   Hamilelikte istenen kiloya ulaşmanız için günlük olarak aldığınız kaloriye ek her gün fazladan 300 kalori almalısınız. Hamilelik döneminizde sağlıklı besinler tüketeniz çok önemlidir. Çünkü abur cubur besinlerin ne size ne de bebeğinize bir katkısı olmayacak. Aksine istenmeyen ölçüde kalori almanıza ve fazla kilolara neden olacaktır.

Hamilelikte Sigara İçmenin Riskleri

Hamilelikte sigara içmek bir arada düşünülmemesi gereken bir durumdur. Hem anne sağlığı hem de bebek sağlığı için riskler oluşturur. Hamilelikte sigara içmenin risklerini iyi bilmek gerekir. Bu konuda hamile kadınlar arasında bir bilinç oluşması oldukça önemlidir. Sigara içmek sadece hamilelik sürecini değil, aynı zamanda hamile kalmayı da zorlaştırabilen bir etkendir.   Sigara doğurganlığı ve hamileliği nasıl etkiler?   Sigara içmenin kalp hastalıkları, akciğer kanseri, ciltteki olumsuz etkileri gibi sonuçlarını az çok hepimiz biliyoruz. Fakat sigara içmek aynı zamanda doğurganlığı da olumsuz etkileyerek hamile kalmayı zorlaştırıyor. Eğer bir bebek sahibi olmayı planlıyorsanız bu planınızın başında sigarayı bırakmanız oldukça fayda sağlayacaktır.   Sigara ektopik gebelik denilen dış gebelik riskini de artıran bir etkendir. Dış gebelikte döllenme rahim dışında, genelde fallop tüplerde olur.   Hamilelikte sigara içmek bebeği nasıl etkiler?   Gebelik süresince anne karnındaki bebeğin sigara dumanına maruz kalması bebeğe giden oksijen ve besin miktarını azaltır. Bebeğin nikotine maruz kalması kalp atışlarını hızlandırır ve solunum hareketlerini yavaşlatır.   Hamilelikte sigara içmek ayrıca aşağıdaki sorunlarda da pay sahibi olur:   Vajinal kanamalar Plasenta ile ilgili sorunlar Bebekte düşük doğum ağırlığı Erken doğum sancıları Erken doğum Kalp, uzuvlarda, kafatasında, kaslar ve diğer vücut bölgelerinde doğum kusurları Düşük   Hamilelikte anne adayının sigara içmesi bebek doğduktan sonra bebeği şöyle etkileyebilir:   Bebekte ani bebek ölümleri riski artar Kolik riski artar Astım riski artar Sonlum yolları enfeksiyonu riski artar Çocukluk obezite riski artar   Yapılan bazı araştırmalarda ise gebelik döneminde sigara içmenin çocuğun duygusal ve davranışsal gelişimini, öğrenme yeteneğini olumsuz etkilediğine dair bulgulara rastlanmıştır. Ayrıca gebelikte sigara içen annelerin çocuklarının kendi doğurganlık yetenekleri de olumsuz etkilenebilir.   Pasif içicilik gebeliği nasıl etkiler?   Pasif içicilik de gebeliği olumsuz etkileyebilen bir durumdur. Başkalarının içtiği sigaranın dumanına da gebelikte maruz kalmamak gerekir. Pasif içicilik de gebelik kayıpları, doğum kusurları ve düşük ağırlıklı bebek doğumu riskini artırır.   Sigarayı bırakmak bebekte sağlık risklerini azaltır mı?   Sigarayı bırakmak bebekte sağlık konusundaki riskleri azaltır. Gebelik döneminde sigarayı bebeğin hayata sağlıklı bir başlangıç yapması için önemlidir. Gebeliğin ilk 4 ayında sigarayı bırakmak düşük ağırlıklı bebek doğumu riskini azaltır. Bu risk sigarayı bırakmayan kadınlara göre daha azdır. Sigarayı bırakmak ayrıca erken doğum, gebelik kayıpları, bebek ölümü ve diğer hamilelik komplikasyonları riskini de azaltır.   Hamilelikte sigarayı bırakmak için en güvenli yol nedir?   Gebelikte sigarayı bırakmak için en güvenli yol tıbbi yardım olmadan sigarayı bırakmaktır. Sigarayı bırakmak konusunda hekime danışmak faydalı olur. Ayrıca aşağıdaki ipuçları da sigarayı bırakmak konusunda yardımcı olacaktır:   1. Sigarayı bırakmanız için nedenlerinizi bir liste halinde yazın. 2. Çevrenizdeki sigara ve sigara materyallerini ortalıktan kaldırın. 3. Sigara içmeyen insanlarla zaman geçirin. 4. Sigara içilmesine müsaade edilmeyen yerlere gidin. 5. Yemek aralarında sağlıklı atıştırmalıklar tüketin. 6. sigarayı bırakmak konusunda desteğe ihtiyacınız olursa size yardımcı olabilecek, konuşabileceğiniz arkadaşlarınız olmalı. 7. Sigarayı bırakmak konusundaki hedeflerinizi oluşturun ve hedefleriniz gerçekleştikçe kendinizi ödüllendirin.   Gebelikte sigarayı bıraktıran ürünleri kullanmak güvenli mi?   Eğer sigarayı bırakmak konusunda zorlanıyorsanız sigarayı bıraktıran diğer ürünler hakkında ( nikotin bandı, nikotin sakızı, pastiller, otc ürünler v.b. ) hekiminize danışın. Çünkü bunları da aşırı derecede kullanmak bebek için risk oluşturabilir.

Hamilelikte Düşük Nedenleri ve Belirtileri

Hamilelikte düşük 20. gebelik haftasından önce gerçekleşen hamilelik kayıplarına denir. Çoğu düşük vakaları kimyasal gebelik nedeniyle olur. Kimyasal gebelikler bir gebelik gebe kaldıktan kısa bir süre sonra sonlandığında olur ve birçok kadın hamile olduklarının bile farkında olmayabilirler.   Hamilelikte düşük belirtileri nelerdir?   Düşük belirtileri genelde bebek hareketlerinde azalma, vajinal kanama, sırt ağrıları ve vajinadan mukus akıntısı şeklinde olur. Eğer bu belirtiler varsa hemen hekimle bağlantı kurulmalıdır.   Hamilelikte düşük nedenleri nelerdir?   Hormonal nedenler: Hamilelikte yaşanan düşük vakalarının hormonal nedenleri bulunmaktadır. Hormonal problemler genelde 10 gebelik haftasından önce gerçekleşen düşük vakalarında olur. En yaygın hormonal neden düşük progesteron düzeyidir. Düşük progesteron düzeyi sıklıkla ölü bir gebeliğin göstergesidir.   Eğer teşhis edilmemiş bir tiroid sorunu varsa düşük riski de artar. Tiroid sorunları kolaylıkla teşhis edilebilmekte ve tedavi edilebilmektedir.   Kromozomal nedenler: Kromozomal sorunlar erken düşük vakalarının neredeyse yarısını oluşturur. Bu bebeğin kromozomlarında bazı şeylerin yanlış gittiğini göstermektedir. Hekimler düşük sonrasında bir kromozomal sorun olup olmadığını test edebilir.   Rahim ve servikal nedenler: Rahmin şeklinden kaynaklanan bir sorun veya serviksin zayıflığından kaynaklanan bir durum olabilmektedir. Her iki durum da erken doğum sancısına neden olabilir. Rahim uygun bir şekilde genişlemeyebilir veya serviks zayıflığı erken doğumu tetikleyebilir.    Yaşam şekli: Yaşam şekli seçimleri anne karnındaki bebeği olumsuz etkileyerek düşüklere neden olabilir. Doğru ve sağlıklı beslenmemek, sigara, alkol, aşırı kafein tüketimi Toksik maddelere fazla maruz kalmak, yasak madde kullanımı, alınan bazı ilaçlar düşüklere neden olabilir. Yaşam şekli seçimleri düşük ağırlıklı doğum, doğum kusurları ve hatta ölüme bile neden olabilir.

Hamilelikte Obezitenin Riskleri

Hamilelikte obezite veya normalden kilolu olmak hem anne sağlığı hem de Anne karnında büyüyen bebek için önemli etkiler doğurabilecek bir etkendir. Hamilelikte obezite hakkında olası riskleri bilmeniz, tavsiye edilen kilolarda kalmanız sağlıklı bir hamilelik süreci için önemlidir.   Hamilelikteki kilonuz nasıl tanımlanır?   Obezite vücutta birlen aşırı yağlar olarak tanımlanmaktadır. Genelde bir kişinin kilosunun nasıl tanımlanacağı hususunda aşağıdaki değerler kullanılır.   Vücut kitle indeksi                          Kilo tanımlaması   18, 5 altında                                     Zayıf 18,5 – 24, 9                                      Normal kilolu 25 – 29,9                                          Kilolu 30 ve üzeri                                       Obez 40 ve üzeri                                       Aşırı obez   Obezite doğurganlığı nasıl etkiler?   Obez olmak hamile kalmayı zorlaştıran bir etkendir. Obezite in vitro fertilizasyon ( IVF ) sonuçlarını da etkileyebilir. Kadınlarda vücut kitle indeksi arttıkça ıvf sonuçlarında başarı oranı da azalır.   Obezite hamileliği nasıl etkiler?   Hamilelik döneminde obez olmak çeşitli hamilelik komplikasyonlarının riskini de artırır. Bu riskler şunlardır:   Gestasyonel diyabet ( gebelik diyabeti ): Hamilelikte obez olan kadınlarda diyabet gelişme riski normal kilolu hamile kadınlardan daha fazladır. Hamilelikte gelişen diyabete gestasyonel diyabet denir.   Preeklampsi: Preeklampsi hamilelikte gelişen yüksek tansiyon durumudur. Ayrıca idrarda 20. gebelik haftasında sonra protein riski artar.   Enfeksiyon: Hamilelikte obez olan kadınlarda enfeksiyon riski artar. Özellikle idrar yolları enfeksiyonu riski artar. Obezite lohusalık enfeksiyonu riskini de artırır.   Tromboz: Hamilelikte obez olan kadınlarda damarlarda tromboz ( pıhtılaşma ) riski artar.   Obstrüktif uyku apnesi: Hamilelikte obez olan kadınlarda obstrüktif uyku apnesi gibi uyku sorunları riski artar. Ayrıca eğer hamileilk öncesinde bu tür bir uyku bozukluğu sorunu varsa bu sorun hamilelik döneminde daha da kötü olabilir.   Uzayan hamilelik: Obezite hamilelik süresini uzatabilir.   Sezaryen doğum: Obez olan kadınlarda sezaryen doğum oranları daha fazladır. Obezite sezaryen doğum riskini artırır. Obezite ayrıca sezaryen komplikasyonlarına da yol açabilir. sezaryen ameliyat sonrası iyileşmeyi yavaşlatabilir. Obez olan kadınlarda sezaryen ameliyat sonrası başarılı vajinal doğum oranı azalır.   Hamilelik kayıpları: Obezite düşük ve ölü doğum riskini artırmaktadır.   Hamilelikte obezite bebeği nasıl etkiler?   Hamilelikte obezite bebekte çeşitli sağlık problemlerine neden olabilir.   Makrozomi: Obez olan hamile kadınlarda bebeğin normalden daha büyük olma riski artar. Bu da vajinal doğum ihtimalini azaltır. Ayrıca normalden daha büyük olan bebeklerde çocukluk obezitesi riski de artar.   Kronik sorunlar: Hamilelikte obezite bebeğin yetişkin bir birey olduğunda kalp hastalığı ve diyabet gibi risklerini artırır.   Hamilelikte kaç kilo almalı?   Hamilelik öncesindeki kilonuz ve vücut kitle indeksiniz hamilelik döneminde kaç kilo almanızı belirleyen önemli bir etkendir. Bu hem sizin hem de bebeğinizin sağlığını direkt etkileyebilir. Hamilelikte kaç kilo almanız gerektiği konusunda hekiminize danışın.   Fakat genelde obez olan kadınların hamilelikte almaları gereken kilo şu şekildedir:   Eğer tekli bir gebelik yaşanıyorsa alınması gereken kilo 5 – 9 kilo arasındadır. Eğer çoklu bir gebelik yaşanıyorsa alınması gereken kilo 11 – 19 kilo arasındadır.   Sağlıklı bir hamilelik için ne yapmak gerekir?   Hamilelikte obezite sorunu yaşasanız bile risklerinizi en aza indirmek için bazı önlemleri de almanız ve sağlıklı seçimler yapmanız gerekir. Aşağıdaki hususlara özellikle dikkat edin:   1. Hamilelik öncesinde hekiminizi ziyaret edin ve olası risklerinizi bilin. Buna göre hamileliğinizi planlamaya yönelik sağlıklı adımlar atın. Hamilelik öncesinde sağlıklı bir kiloya dönmeye çalışın. Ayrıca hamilelik döneminizde hekim randevularınızı aksatmayın. Yakından takibin önemi sizin durumunuzda artar. Diyabeti yüksek tansiyon, uyku apnesi gibi sorunlara karşı yakından takip edileceksiniz.   2. Sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulayın. Hekiminiz ve uzman bir diyetisyen eşliğinde beslenme programınızı hazırlanacaktır. Sağlıklı ve dengeli bir beslenmeyle hamilelik döneminde çok fazla kilo almanız önlenir. Hamilelik döneminde folik asit, kalsiyum, demir ve diğer vitamin ve mineraller sizin için oldukça önemlidir. Sizin durumunuza özel olarak hekiminiz beslenmeniz konusunda size yol gösterecektir.   3. Fiziksel olarak aktif olun. Güvenli sınırlar içinde fiziksel aktiviteler sizin için oldukça faydalıdır. Egzersizler konusunda hekiminize danışın. Egzersiz size hem doğuma daha iyi hazırlayacaktır hem de gereğinden fazla kilo almanızı da önlemeye yardımcı olacaktır.   4. Riskli durumlardan kaçının. İster obezite sorununuz olsun ister normal kilolu olun  hamilelik döneminde bazı riskli durumlardan kaçınmanız gerekir. Alkol, sigara, yasak madde kullanımı bunlardan bazılarıdır. Ayrıca hekiminize danışmadan ilaç vey7a besin desteği kullanmayın.

Riskli Hamilelikler

Gebelik heyecanlı bir süreç fakat bazı zamanlar sıkıntılı zamanlar yaşanabiliyor. Özellikle bazı kadınların gebelik süreci riskli gebelik olarak adlandırılıyor ki bu süreç normal gebeliklerden fazla dikkat edilmesi ve yakından takip edilmesi gereken bir süreç.   Birçok faktör gebeliğin riskli olarak adlandırılmasına neden olabilir. Fakat riski gebelikler olsa da bilimsel gelişmeler riskli gebeliklerin çoğunun sonunda sağlıklı bir doğumla sonlanmasına yardımcı olmaktadır.   Bir gebelikte gebeliğin riskli olarak tanımlanmasına yol açan faktörler şunlardır:   1. Yaşınız   Yaş faktörü gebeliğinizin yüksek riskli bir grupta yer alıp almayacağını belirten önemli faktörlerden birisidir. Daha yaşlı annelerden doğan bebeklerin çoğu sağlıklı bir şekilde doğsa da istatistiksel olarak 35 yaşın üzerindeki gebeliklerde bebeklerde doğum kusuru yaşanması riski daha fazla bulunuyor. 35 yaşından büyük kadınlarda gebelik diyabeti ( gestasyonel diyabet ) ve preeklampsi ( gebelikte yüksek tansiyon ) yaşanması riski artıyor.   Çok genç yaştaki gebeliklerde ise yine bebeklerde sorun oluşması riski daha fazla. Düşük ağırlıklı doğum, erken doğum veya ölü doğum bu risklerden bazıları.   2. Kilonuz   Normalin üzerinde kilosu olan kadınların gebeliklerinde preeklampsi veya gebelik diyabeti gelişme riski daha fazladır. Bu kadınlarda ayrıca erken doğum sancıları daha sık yaşanmaktadır. Obez veya kilolu hamile kadınlardan doğan bebekler çok daha büyük olabilmekte ve bu da sezaryen doğum ihtimalini artırmaktadır. Ayrıca bebeklerde doğum kusuru riski de artar.   Benzer şekilde normal kilonun altında olan veya zayıf olan hamile kadınlarda da bebek açısından risk bulunmaktadır. Bebek erken doğabilir veya düşük ağırlıklı olabilir. Zayıf annelerden doğan bebeklerde çocukluk ve yetişkinlik dönemine geldiklerinde davranış sorunları görülme oranı daha fazladır.   3. Gebelikten öncesi sağlık durumunuz   Gebelik öncesinde sahip olduğunuz birçok sağlık sorunu gebelik döneminde hem sizin hem de bebeğiniz için riskler ortaya koyabilir. Bu süreçte hekiminizle daha yakın bir işbirliğinde olmanız, hekim kontrollerinizi aksatmadan zamanında yapmanız gerekir. Ayrıca gebrelikteki olası riskleri en aza indirmek için gebelik öncesinde hekiminize görünmek ve gerekli önlemleri almak çok faydalı olacaktır. Gebelik öncesinde özellikle aşağıdaki sorunlar varsa mutlaka gebe kalmadan önce hekiminize görünün:   Otoimmün hastalığı Solunum problemleri Depresyon Diyabet Kalp problemleri Yüksek tansiyon Böbrek sorunları Daha önce düşük yapmanız HIV virüsü Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık   4. Gebelikteki sağlık durumunuz   Gebelik döneminde de bir anne adayında ciddi bir sağlık sorunu gelişebilir. Bu sorunlar yüksek riskli gebelik olarak adlandırılır. Bu sorunlardan bazıları şunlardır:   Gestasyonel diyabet: Kadınların ortalama %2 - %10 arasında gestasyonel diyabet denilen gebelik diyabeti sorunu görülebilmektedir. Bu sorunda kan şekeri üreten hormon olan insüline vücut daha fazla direnç gösterir. Eğer 25 yaşın üzerindeyseniz, kiloluysanız, geçmişte gebelik diyabeti yaşadıysanız veya kilolu bir bebek doğurduysanız gebelik diyabeti riskiniz artmaktadır. Gebelik diyabeti bebeğinizin normalden daha büyük doğmasına neden olabilir. Bu da sizin sezaryen doğum ihtimalinizi artırır. Ayrıca preeklampsi riskiniz de artar.   Preeklampsi: Bu ciddi durum hamile kadınların ortalama %5 - %8 ini etkilemektedir. Preeklampsi gebelikte yalanan yüksek tansiyon, şişkinlik ve idrarda protein bulunması anlamına gelmektedir. Preeklampsinin neden olduğu tam net değildir. Fakat gebelik yaşı ilerdeikçe preeklampsi riski de artmaktadır. Çoklu gebelikler de preeklampsi riskini artırır. Preeklampside anne adayının hastanede tedavisi, erken doğum veya sezaryen doğum söz konusu olabilir.   Erken doğum sancısı: Erken doğum 37. gebelik haftasından önce gerçekleşen doğumlara denmektedir. Erken doğumda bebekte sağlık sorunları ve gelişim gerilikleri riski de artar. Enfeksiyonlar, kısa serviks, daha önce erken doğum yaşanması erken doğum riskini artırmaktadır. Hekim yatak istirahatı ve ilaç tedavisiyle erken doğum sancılarını ertelemeye çalışacaktır.   Çoklu gebelikler: Hamileliklerin %2 sinden daha azı çoklu gebelik olarak yaşanmaktadır. Fakat çoklu gebeliklerde erken doğum riski daha yüksektir. Ayrıca gestasyonel gebelik veya preeklampsi gelişme riski de artar. Bebeklerde uzun dönemde sağlık sorunları ( gelişim geriliği, serebral palsi v.b. ) gelişme riski artar.   Daha sağlıklı bir gebelik için   Yüksek riskli gebelik sözü sizin için korkutucu olabilir. Fakat gebelik döneminizde iyi bir bakımın çok önemli olduğunu unutmayın. Bu aslında bütün norma gebeliklerde de böyledir. Kendinize iyi bakmanız, hekiminizle yakın işbirliğiniz, hekim kontrollerini aksatmamanız, riskli bir gebelik yaşasanız da, sağlıklı bir doğum ve sağlıklı bir bebek ihtimalinizi oldukça artıracaktır.   Bunun için aşağıdaki adımları mutlaka atmaya çalışın:   1. Hekiminizi düzenli olarak görün. Riskleriniz hakkında görüşün. 2. Sağlıklı bir diyet uygulayın. 3. Mümkün olduğunca sağlıklı bir kiloda kalın 4. Folik asit vitamini, demir minerali ve diğer önemli vitamin ve mineralleri sağlayan destekleri ve besinleri alın. 5. Alkol, sigara ve yasaklı maddelerden uzak durun. 6. Diyabet, depresyon veya enfeksiyonel sorunlar için hekiminize birlikte işbirliği içinde çalışın.

Sağlıklı Bir Hamilelik İçin

Sağlıklı bir hamilelik için bu süreçte sağlıklı tercihler yapmak ve sağlıklı olmayan alışkanlıklardan kaçınmak gerekir. Sağlıklı bir hamilelik dönemi için ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için aşağıdaki hususlar özellikle önemlidir.   1. Gebelik öncesinde gebeliğinizi planlamaya başlayın. Gebelik öncesinde sağlıklı ve doğru beslenmeye, aktif olmaya ve egzersiz yapmaya başlayın. Ek olarak diyetinize folik asit ekleyin. Ayrıca 2 ay öncesinden folik asit desteği almaya başlayın. Yapılan araştırmalara göre gebelik öncesinde folik asit almaya başlamak ve bunun gebeliğin ilk 3 ayında devam etmesi doğum kusurlarını önlemeye yardımcı oluyor.   2.  Eğer hamile olduğunuzdan şüpheleniyorsanız hemen hekiminize görünün. Hamileliğin öncesinde ve başlangıcından itibaren düzenli olarak hekimi ziyaret etmek daha sağlıklı bir hamilelik için oldukça önemli. Çünkü hamileliğin yakından takibi süresin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine çok yardımcı oluyor.   3. Eğer sigara içiyorsanız, alkol alıyorsanız, yasak maddelerden kullanıyorsanız bunlara hamilelik döneminde mutlaka son vermelisiniz.  Zaten hamilelik döneminde sigara ve alkolün güvenli bir miktarı yoktur. Bunlardan hamilelik döneminde mutlaka kaçınmak gerekir. Örneğin hamilelikte alkol bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimini olumsuz etkileyerek sorunlara yol açıyor. Bazen düşükle sonuçlana vakalara bile rastlanmaktadır.   4. Hamileliğiniz boyunca sağlıklı ve besleyici bir diyet takip edin. Taze sebze ve meyveler, yağsız protein kaynakları anne karnındaki bebeğin gelişimi için oldukça önemlidir.   5. Hamileliğiniz boyunca sağlıklı bir kiloda kalın. Hekiminiz size hamilelik sürecinde kaç kilo almanız gerektiğini belirtecektir. Ayrıca kilonuz bu süreçte yakından takip edilecektir. Kilonuzun hamilelikte belli sınırlar içinde kalması gerekir. Çok fazla kilo almamak için düzenli egzersiz yapın. Örneğin günlük yürüyüşler oldukça faydalıdır. Hekiminiz size bir egzersiz programı konusunda yardımcı olacaktır.   6. Hamilelik döneminde moralinizi yüksek tutun. Stresinizi iyi yönetin. Stresli şeylerden mümkün olduğunca kaçının. Olumlu düşünmeye çalışın. Çünkü sizin hissettiğiniz stres, üzüntü, korku gibi duygular bebeğiniz tarafından algılanabilmektedir. Bu da bebeğinizi olumsuz etkileyebilir. Mümkün olduğunca mutlu ve sakin kalmaya çalışın.
Anket
Bebeğinize ek besinleri ne zaman vermeye başladınız?
E Bülten
Yeniliklerden Haberdar Olmak İçin Lütfen Bültenimize Kayıt Olunuz.
Ad Soyad
:
E mail
: